
Nepal ve Tibet sınırında 26 Ağustos’ta meydana gelen heyelan ve sellerde en az 353 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık bin 400 kişi halen kayıp. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Profesör Doktor Tolga Görüm, olayın bir kaya-buz kütlesinin kopması sonucu yaşandığını belirterek, bunun iklim değişikliğinin zincirleme etkilerine örnek olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Tolga Görüm-İklim Masası
Nepal ve Tibet arasındaki sınır bölgesinde 26 Ağustos’ta yaşanan heyelan ve sellerde en az 353 kişi hayatını kaybetti. Yaklaşık bin 400 kişi halen kayıp. Yaşanan heyelan ve selleri değerlendiren İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Profesör Doktor Tolga Görüm, benzer bir durumun Türkiye’de de yaşanabileceğine dikkat çekerek, bazı kentleri uyardı.
Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS), olayın bir buzul çökmesinden kaynaklandığını açıkladı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Profesör Doktor Tolga Görüm, görüntü ve kaynaklardan edindiği izlenimle olayın bir kaya-buz kütlesinin kama kayması sonucunda buzul vadisini ve içindeki malzemeyi kuru sıvılaşma etkisiyle kaya çığına dönüştürmüş olduğunu belirtti. Görüm, akarsuyun kısa süreliğine setlenerek göllenme oluşturduğunu, set gölünün yıkılmasıyla moloz akması ve selin önüne çıkan her şeyi yıkıp götürdüğünü ifade etti.
“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN KISA VE UZUN VADELİ ETKİSİNE ÖRNEK”
Olayın depremle tetiklenmediğini vurgulayan Görüm, yaşananların iklim değişikliğinin kısa ve uzun vadeli etkilerinin art arda gelmesine örnek olduğunu söyledi. Buzulların iklim değişikliğiyle erimesi sonucunda dağ kütlesine uygulanan baskının azaldığını, bunun zamanla çatlaklara ve kopmalara yol açtığını aktardı.
“DAHA ÖNCE TÜRKİYE’DE DE YAŞANMIŞTI”
Benzer bir olayın 1840 yılında Ağrı Dağı’nda yaşandığını belirten Görüm, o dönemde bin 300 kişinin hayatını kaybettiğini, göllenme sonucu oluşan selde ise bir Osmanlı köyünde 400 kişinin daha yaşamını yitirdiğini söyledi. Görüm, 2021’de Hindistan’ın Chamoli bölgesinde yaşanan benzer olayda 200’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini ve bir hidroelektrik santralinin yok olduğunu ekledi.
TÜRKİYE’DE BULUNAN RİSKLİ BÖLGELER
Türkiye’de de benzer riskin bulunduğunu belirten Görüm, Erzurum, Artvin, Tortum, Kars’ın Kağızman ilçesi ve Hakkari’nin bazı bölgelerini riskli alanlar olarak sıraladı.

Erken uyarı sistemlerinin önemine dikkat çeken Görüm, deprem izleme sistemleriyle (GEOFON) kaya çığlarının tespit edilebileceğini ancak bu bölgede uyarı yapılmadığını ifade etti.
YAZAR HAKKINDA

Prof. Dr. Tolga Görüm, lisans derecesini 2003 yılında İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü’nde, yüksek lisansını ise 2006’da aynı üniversitenin Fiziki Coğrafya, Jeomorfoloji alanında tamamlamıştır. 2008-2013 yıllarında Yerbilimleri alanındaki doktorasını Twente Üniversitesi’nde (Hollanda) tamamlamıştır. Introducing Talents of Discipline to Universities (ITDU-111), Ministry of Science and Technology of the People’s Republic of China araştırma bursu alarak farklı yıllarda State Key Laboratory of Geohazard Prevention and Geoenvironmental Protection’s (CDUT) misafir araştırmacı olarak çalışmıştır. Nisan 2018’den bu yana İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde görev yapmaktadır.
İKLİM MASASI HAKKINDA:
İklim Masası, iklim değişikliğiyle ilgili güvenilir bilgileri kamuoyunda yaygınlaştırmayı hedefleyen ücretsiz bir haber servisidir. Yazarları, haberleştirdikleri konularda uzmanlığı bulunan bilim insanlarıdır.
İklim Masası’nın paylaştığı haberler, haberi yazan bilim insanını referans göstermek kaydıyla, kısmen veya tamamen paylaşılabilir veya alıntılanabilir. Kısmen paylaşıldığı durumlarda, bütünün anlamından koparılarak veya çarpıtılarak gerçek dışı bilimsel veya siyasi bir anlam çıkarılamaz.





