Antalya’nın Ağustos ÇED dosyası: 33 kayıt, 29 proje, büyüyen ekolojik baskı

antalya çed kayıtları, antalya çed projeleri, antalya ekoloji, antalya enerji projeleri, antalya madencilik projeleri antalya çed kayıtları, antalya çed projeleri, antalya ekoloji, antalya enerji projeleri, antalya madencilik projeleri

Antalya’da Ağustos 2026’da kayda giren 33 ÇED işlemi, 29 farklı projeye işaret etti. Turizm, enerji, madencilik, sanayi ve yapılaşma yatırımları kıyıdan Toros Dağları’na yayılırken; Alara Çayı, Portakal GES, Çakırlar TOKİ projesi ve Finike’deki mermer ocakları kümülatif ekolojik etki tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Antalya’da Ağustos 2026 boyunca Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerine ilişkin 33 kayıt oluşturuldu. Enerji ve turizm yatırımlarının öne çıktığı listede; mermer, kalker ve kalsit ocaklarından hidroelektrik santrallere, binlerce konutluk yerleşim projesinden atıksu arıtma tesisi kapasite artışlarına, asfalt ve tekstil tesislerinden gıda sanayisine kadar farklı sektörlerden yatırımlar yer aldı.

Ağustos kayıtlarının coğrafi dağılımı Antalya’daki yatırım baskısının farklı yönlerini görünür kılıyor. Alanya, Manavgat, Serik, Aksu ve Kemer gibi kıyı ilçelerinde turizm yatırımları ve bunlarla ilişkili altyapı projeleri öne çıkarken; Akseki, Korkuteli ve Elmalı gibi iç kesimlerde enerji ve madencilik projeleri yoğunlaşıyor. Döşemealtı’nda ise sanayi yatırımları dikkat çekiyor.

Kaynak tablodaki 33 kaydın dokuzu turizm, sekizi enerji, yedisi madencilik, beşi sanayi, ikisi atık, biri konut ve biri gıda sektöründe bulunuyor. Ancak 33 kayıt, 33 ayrı proje anlamına gelmiyor. Aynı projenin ÇED sürecindeki farklı aşamaları ay içerisinde ayrı kayıtlar olarak sisteme işlenebiliyor.

LRS Hotels Sorgun Akadia Elite, Alara Enerji Grubu ve Akseki’deki kalsit ocağı kapasite artışı projeleri Ağustos ayında iki farklı süreç aşamasıyla kayda girdi. Serik’teki Kirman Belazur Verona Resort Otel kaydı ise aynı tarih, yatırımcı ve karar kategorisiyle iki kez listelendi. Bu tekrarlar ayrıştırıldığında Ağustos ayındaki 33 kayıt 29 farklı projeye karşılık geliyor.

chart visualization

33 KAYITTA HANGİ ÇED AŞAMALARI VAR?

Ağustos ayındaki kayıtların onu “ÇED Süreci Başlayan”, sekizi veri tablosunda “ÇED Gerekli Değil/ÇED Olumlu” birleşik kategorisinde, altısı İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK), üçü “Nihai Karar”, ikisi HKT, ikisi doğrudan “ÇED Olumlu” ve ikisi “İptal/İade” olarak yer aldı.

Listede “ÇED Olumsuz” veya “ÇED Gereklidir” başlığıyla işlenmiş bir kayıt bulunmuyor.

Kaynak tabloda “HKT” olarak kısaltılan aşama için Bakanlığın güncel duyurularında “Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı” ifadesi kullanılıyor. Bu toplantılar ÇED Yönetmeliği kapsamında halkın proje hakkında bilgilendirilmesi ile görüş ve önerilerinin alınması amacıyla gerçekleştiriliyor.

ÇED kayıtlarının yalnız karar başlıkları üzerinden okunması ise projelerin doğa üzerindeki toplam etkisini göstermeye yetmiyor. Aynı havzada veya aynı kırsal bölgede farklı tarihlerde gündeme gelen madencilik, enerji, turizm, sanayi ve yapılaşma yatırımlarının su varlıkları, toprak, ormanlar, tarım alanları, yaban hayatı, kıyılar ve yerleşimler üzerindeki kümülatif etkilerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

ELMALI: ÖZALTIN KARYAĞDI GES İÇİN ÇED SÜRECİ BAŞLADI

Elmalı’da Özaltın Otel İşletmeleri A.Ş. tarafından planlanan Özaltın Karyağdı Güneş Enerji Santrali için 28 Ağustos 2026’da ÇED süreci başladı.

Ek-1 kapsamındaki projenin 33,02 MWm kurulu güce, 21,7 MWe elektriksel güce ve 37,54 hektarlık proje alanına sahip olması planlanıyor.

Güneş enerjisinin fosil yakıtlara alternatif olması, büyük ölçekli santrallerin arazi üzerindeki etkilerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmıyor. Proje alanındaki mevcut arazi kullanımı, bitki örtüsü, tarımsal faaliyetler, yaban hayatı, servis yolları ve enerji nakil altyapısı ÇED sürecinde izlenmesi gereken başlıklar arasında.

ALANYA: KALKER OCAĞINA YIKAMA-ELEME TESİSİ EKLENİYOR

Alanya Belediye Başkanlığı tarafından HÜİB:07/2015-08 izin numaralı sahada faaliyet gösteren II-A grubu kalker ocağı ve kırma-eleme tesisine yıkama-eleme tesisi eklenmesine ilişkin proje, 28 Ağustos’ta kaynak tabloda “ÇED Gerekli Değil/ÇED Olumlu” kategorisinde yer aldı.

Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.

Kalker ocaklarında arazi kullanımının yanı sıra toz, gürültü, kamyon trafiği ve kırma-eleme faaliyetleri çevresel baskı oluşturabilirken, yıkama işleminin projeye eklenmesi su kullanımı ve oluşacak atıksuyun yönetimini de önemli hale getiriyor.

Proje sahibinin bir kamu kurumu olması, faaliyetin ekolojik etkilerinin değerlendirilmesi gerekliliğini değiştirmiyor.

KORKUTELİ: KARAPINAR GES VE DEPOLAMA TESİSİNDE ALAN REVİZYONU

Korkuteli’nde Maki Elektrik Enerji Operasyonları Yönetimi A.Ş. tarafından planlanan Karapınar Güneş Enerji Santrali ve Enerji Depolama Tesisi alan revizyonu için 28 Ağustos’ta İDK kaydı oluşturuldu.

Ek-1 kapsamındaki projenin güneş enerji santrali 54 MWm/30 MWe, depolama tesisi ise 30 MWe/30 MWh kapasiteye sahip. Proje alanı 59,4753 hektar olarak kaydedildi.

Bir enerji projesindeki alan revizyonunun yalnız teknik bir değişiklik olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Revize edilen sınırların arazi örtüsü, tarım alanları, doğal habitatlar ve yakın çevredeki diğer enerji yatırımlarıyla ilişkisi, projenin toplam etkisinin belirlenmesi açısından önem taşıyor.

KORKUTELİ: KARAYOLLARI İÇİN YENİ KALKER OCAĞI

Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından Korkuteli’nde planlanan II-A grubu kalker ocağı için 27 Ağustos’ta ÇED süreci başladı.

HÜİB:15/2026-01 ve ER:3551595 numaralı sahaya ilişkin proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.

Yol ve altyapı yatırımlarında kullanılacak hammaddenin sağlanması amacıyla açılan ocakların çevresel etkisi yalnız nihai yol projesi üzerinden değerlendirilemiyor. Ocağın kendisinin oluşturacağı arazi değişimi, malzeme taşımacılığı, toz, gürültü ve çevredeki yaşam alanları üzerindeki baskının da değerlendirmeye dahil edilmesi gerekiyor.

MANAVGAT: LRS HOTELS SORGUN AKADIA ELITE İÇİN ÇED OLUMLU

Manavgat’ta Atölye Artı Mimarlık Mühendislik Müşavirlik Yapı Turizm ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan LRS Hotels Sorgun Akadia Elite projesi için 27 Ağustos’ta “ÇED Olumlu” kararı kayda geçti.

Ek-1 kapsamındaki aynı proje için 4 Ağustos’ta “Nihai Karar” kaydı da oluşturulmuştu. Böylece aynı yatırım Ağustos ayında ÇED sürecinin iki farklı aşamasıyla listede yer aldı.

Manavgat’taki büyük ölçekli turizm yatırımlarında tesisin kendisinin yanı sıra su tüketimi, enerji kullanımı, atıksu üretimi, katı atık, ulaşım yükü ve bölgedeki mevcut turizm tesisleriyle oluşan toplam baskının da değerlendirilmesi gerekiyor.

AKSEKİ: PORTAKAL GES 259,08 HEKTARLIK ALANLA İDK’DA

Akseki’de Salur Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan Portakal Güneş Enerji Santrali ve Elektrik Depolama Tesisi için 26 Ağustos’ta İDK kaydı oluşturuldu.

Ek-1 kapsamındaki proje 250 MWm/250 MWe güneş enerji santrali ile 250 MWh/250 MWe elektrik depolama tesisini kapsıyor. Ağustos 2026 Antalya kaydında proje alanı 259,08 hektar olarak belirtiliyor.

Portakal GES’in geçmiş ÇED süreçleri ise projenin ayrıca izlenmesini gerektiriyor.

ALANYA: MERYAN OTEL KAPASİTE ARTIŞI İDK AŞAMASINDA

Alanya’da Haypeks İnşaat Turizm Yatırımları ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan Meryan Otel kapasite artışı için 25 Ağustos’ta İDK kaydı oluşturuldu.

Proje Ek-1 kapsamında bulunuyor.

Antalya’nın kıyı ilçelerindeki turizm yatırımlarında mevcut tesislerin kapasite artışları da su ve enerji tüketimini, atıksu miktarını, katı atık üretimini ve kıyı bölgelerindeki toplam kullanım baskısını artırabilecek unsurlar arasında.

ALANYA: ADİN BEACH RESORT & SPA DOSYASI İPTAL/İADE

Star Turizm Transport ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan Adin Beach Resort & Spa Hotel kapasite artışı için 25 Ağustos’ta “İptal/İade” kaydı oluşturuldu.

Ek-1 kapsamındaki kayıt Ağustos ayında bu başlık altında bulunan iki işlemden biri oldu.

Ancak “İptal/İade” kaydı tek başına projenin çevresel etkileri nedeniyle reddedildiği veya yatırımın bütünüyle gündemden çıktığı anlamına gelmiyor. Kaynak tabloda gerekçe bulunmadığından yalnız bu kayıttan hareketle projenin geleceğine ilişkin kesin bir sonuç çıkarmak mümkün değil.

KONYAALTI: ÇAKIRLAR’DA 4 BİN 574 KONUT İÇİN YENİDEN ÇED OLUMLU

Konyaaltı’nın Çakırlar Mahallesi’nde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından planlanan altı etaplık toplu konut projesi Ağustos ayının en büyük yapılaşma yatırımı olarak kayda geçti.

Projede altı etapta 4 bin 574 konut, 70 dükkân, iki 24 derslikli okul ve bir caminin yanı sıra altyapı ve çevre düzenlemelerinin yapılması planlanıyor. Güncel proje bilgilerine göre yerleşimin 206 bloktan oluşması öngörülüyor.

Projenin geçmişinde önemli bir yargı süreci bulunuyor.

Daha önce verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı açılan davada Antalya 2. İdare Mahkemesi 12 Şubat 2026’da dava konusu işlemin yürütmesini durdurdu. Mahkeme kararında, “ÇED Olumlu” işleminin uygulanması halinde çevrenin korunması açısından telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceğine dikkat çekilirken, işlemin yetki yönünden de hukuka aykırı olduğu belirtildi.

Proje daha sonra yeniden çevresel değerlendirme sürecine alındı ve 25 Ağustos 2026’da ikinci kez “ÇED Olumlu” kararı verildi.

Çakırlar dosyasının ekolojik tartışmasının merkezinde Çandır Çayı ve taşkın riski bulunuyor. Dere yatakları yalnız yağışlı dönemlerde suyun geçtiği boş alanlar değil; taşkınların doğal biçimde yayılabildiği ve kent ekosisteminin su döngüsünde rol oynayan alanlar.

Binlerce konut, yollar, otoparklar ve ticari birimlerin oluşturacağı geçirimsiz yüzeylerin artması, yağmur suyunun toprağa sızmasını azaltarak yüzey akışını değiştirebilir. Yeni yerleşim aynı zamanda içme ve kullanma suyu, atıksu, ulaşım, enerji ve katı atık açısından yeni bir altyapı yükü anlamına geliyor.

DÖŞEMEALTI: VERMİKULİT VE PERLİT TESİSİ

Döşemealtı’nda Hicazhan Madencilik Tarım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından planlanan genleştirilmiş ve ayrıştırılmış vermikulit ile perlit projesi 25 Ağustos’ta kaynak tabloda “ÇED Gerekli Değil/ÇED Olumlu” kategorisinde yer aldı.

Ek-2 kapsamındaki proje kireç, perlit ve manyezit tesisleri alt sektöründe bulunuyor.

Mineral işleme faaliyetlerinde hammadde taşımacılığı, kırma ve ayrıştırma süreçlerinden kaynaklanabilecek toz, enerji kullanımı, üretim atıkları ve çevredeki hava kalitesi izlenmesi gereken başlıklar arasında.

SERİK: KİRMAN BELAZUR VERONA RESORT OTEL

Serik’te Kirman Kemal Otelcilik Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan Kirman Belazur Verona Resort Otel için 25 Ağustos tarihli kayıt, kaynak tabloda “ÇED Gerekli Değil/ÇED Olumlu” kategorisinde bulunuyor.

Proje Ek-2 kapsamında yer alıyor.

Serik gibi turizm yoğunluğunun yüksek olduğu bir kıyı ilçesinde yeni konaklama kapasitesinin su kaynakları, atıksu altyapısı, enerji ihtiyacı, katı atık üretimi ve bölgedeki mevcut turizm tesisleriyle oluşturacağı toplam yük açısından değerlendirilmesi gerekiyor.

SERİK: AYNI OTEL KAYDI İKİNCİ KEZ LİSTEDE

Kirman Belazur Verona Resort Otel projesi Ağustos tablosunda aynı ilçe, aynı yatırımcı, aynı karar kategorisi ve aynı 25 Ağustos tarihiyle ikinci kez bulunuyor.

İkinci kayıt da Ek-2 kapsamında.

Veriler aynı olduğu için iki kaydı iki farklı yatırım olarak değerlendirmek mümkün değil. Ağustos ayındaki 33 işlemin 33 farklı proje anlamına gelmemesinin nedenlerinden biri de bu mükerrer kayıt.

KONYAALTI: HURMA ATIKSU ARITMA TESİSİ KAPASİTE ARTIŞINDA NİHAİ KARAR

ASAT tarafından yürütülen Hurma Atıksu Arıtma Tesisi kapasite artışı projesi için 24 Ağustos’ta “Nihai Karar” kaydı oluşturuldu.

Mevcut Hurma Atıksu Arıtma Tesisi günlük 210 bin metreküp kapasiteye sahip ve 1 milyon 400 bin eşdeğer nüfusa hizmet ediyor. Arıtılmış su yaklaşık beş kilometrelik deşarj hattıyla denizin 50 metre derinliğine veriliyor.

2026 yılında gündeme gelen kapasite artışı dosyasında tesise günlük 180 bin metreküplük ilave kapasite kazandırılması ve toplam kapasitenin günlük 390 bin metreküpe çıkarılması planlanıyor. Bu, mevcut kapasiteye göre yaklaşık yüzde 86’lık artış anlamına geliyor.

Atıksu arıtma kapasitesinin artırılması büyüyen kentin atıksu yükünün yönetilmesi açısından gerekli bir kamusal altyapı yatırımı olmakla birlikte; çıkış suyu kalitesi, deşarj, arıtma çamuru, enerji tüketimi ve arıtılmış suyun yeniden kullanım olanakları da çevresel değerlendirmede önem taşıyor.

ALANYA: 510 ODALI LA PERLA DEL MARE RESORT HOTEL

Alanya’da Denisim İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan 510 odalı La Perla Del Mare Resort Hotel için 21 Ağustos’ta “ÇED Olumlu” kararı kayda geçti.

Proje Ek-1 kapsamında bulunuyor.

Yüzlerce odalı büyük turizm tesislerinin çevresel değerlendirmesinde günlük su tüketimi, atıksu, enerji talebi, atık miktarı, tedarik zincirleri ve ulaşım hareketliliği öne çıkan başlıklar arasında.

Alanya’da aynı ay içerisinde birden fazla turizm yatırımının ÇED gündeminde bulunması, tek tek tesislerin yanı sıra ilçenin toplam turizm kapasitesinin de değerlendirilmesini gerekli kılıyor.

ALANYA VE GÜNDOĞMUŞ: ALARA ENERJİ GRUBU HALKIN KATILIMI AŞAMASINDA

Alanya ve Gündoğmuş ilçelerini kapsayan Alara Enerji Grubu projesi için 19 Ağustos’ta kaynak tabloda HKT kaydı oluşturuldu. Bakanlığın güncel terminolojisiyle bu aşama “Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı” olarak ifade ediliyor.

The Point Medya Ltd. Şti. tarafından planlanan hidroelektrik enerji projesi 196 MWm/190,12 MWe kurulu güce sahip ve Ek-1 kapsamında bulunuyor.

Aynı proje için 14 Ağustos’ta ÇED sürecinin başladığına ilişkin ayrı bir kayıt da bulunuyor.

DÖŞEMEALTI: MOTORLU KARA TAŞITLARI ÜRETİM TESİSİ

Döşemealtı’nda Işıldar Otomotiv İnşaat Turizm ve Dayanıklı Tüketim Malları Ticaret Ltd. Şti. tarafından planlanan Motorlu Kara Taşıtları Üretim Tesisi için 17 Ağustos’ta “Nihai Karar” kaydı oluşturuldu.

Ek-1 kapsamındaki proje taşıt imalatı sektöründe yer alıyor.

Taşıt üretim tesislerinde kullanılan üretim proseslerine bağlı olarak enerji ve su kullanımı, kimyasal maddeler, endüstriyel atıklar, hava emisyonları ve lojistik hareketleri çevresel değerlendirmede izlenmesi gereken alanlar arasında bulunuyor.

AKSU: LUMERA HOTEL İÇİN ÇED SÜRECİ BAŞLADI

Aksu’da İsyap Gıda Eğitim İnşaat Turizm ve Taahhüt Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından planlanan Lumera Hotel için 17 Ağustos’ta ÇED süreci başladı.

Turizm konaklama tesisi Ek-2 kapsamında bulunuyor.

Aksu’da turizm ve yerleşim alanlarının büyümesi; su kaynakları, kanalizasyon ve arıtma kapasitesi, ulaşım, kıyı alanları ve tarımsal üretim alanlarıyla kentleşme arasındaki ilişki açısından birlikte değerlendirilmesi gereken bir süreç.

MANAVGAT: ÇOLAKLI ATIKSU ARITMA TESİSİ KAPASİTE ARTIŞI

ASAT tarafından yürütülen Çolaklı Atıksu Arıtma Tesisi kapasite artışı projesi için 14 Ağustos’ta İDK kaydı oluşturuldu.

Proje Ek-1 kapsamında bulunuyor.

Antalya Havzası yönetim belgelerinde Çolaklı Atıksu Arıtma Tesisi’nin mevcut kapasitesi günlük 15 bin metreküp olarak yer alıyor.

Arıtma kapasitesinin artırılması su kirliliğinin önlenmesi bakımından önem taşıyor. Bununla birlikte arıtma verimliliği, çıkış suyu kalitesi, deşarj noktası, arıtma çamuru ve enerji tüketimi de tesisin çevresel performansının parçaları.

FİNİKE: BİRİNCİ MERMER OCAĞI İÇİN OLUMLU KATEGORİ

Finike’de Onur Dolamit Madencilik Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından planlanan İR:202000902, ER:3396671 numaralı II-B grubu mermer ocağı için 14 Ağustos tarihli kayıt, kaynak tabloda “ÇED Gerekli Değil/ÇED Olumlu” kategorisinde yer aldı.

Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.

Mermer ocaklarında bitki örtüsü ve üst toprağın kaldırılması, pasa oluşumu, toz, gürültü, ağır araç trafiği ve yeni ulaşım yolları gibi etkiler faaliyet sahasının dışına taşabiliyor.

FİNİKE: AYNI ŞİRKETE AİT İKİNCİ MERMER OCAĞI

Aynı şirket tarafından Finike’de planlanan İR:202000940, ER:3395791 numaralı ikinci II-B grubu mermer ocağı da 14 Ağustos’ta kaynak tabloda “ÇED Gerekli Değil/ÇED Olumlu” kategorisinde yer aldı.

Bu ruhsatın geçmiş ÇED sürecinde ise dikkat çekici bir gelişme bulunuyor.

Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün duyuru arşivinde 202000940 ruhsat ve 3395791 erişim numaralı proje için 24 Şubat 2026 tarihli “ÇED İade Sürecinin Sonlandırılması” kaydı bulunuyor.

O dönemde yayımlanan proje bilgilerine göre 97,39 hektarlık ruhsat alanının 19,36 hektarlık bölümünde yıllık 300 bin metreküp mermer üretimi planlanıyordu. ÇED sürecinin ilgili kurum görüşü doğrultusunda sonlandırıldığı aktarıldı.

Aynı ruhsat ve erişim numarasının yaklaşık altı ay sonra Ağustos listesinde yeniden olumlu karar kategorisinde görülmesi, iki süreç arasında proje dosyasında hangi değişikliklerin yapıldığının izlenmesini önemli hale getiriyor.

ALARA ENERJİ GRUBU İÇİN SÜREÇ 14 AĞUSTOS’TA BAŞLADI

The Point Medya Ltd. Şti. tarafından Alanya ve Gündoğmuş’ta planlanan 196 MWm/190,12 MWe kapasiteli Alara Enerji Grubu için ÇED süreci 14 Ağustos’ta başladı.

Ek-1 kapsamındaki proje beş gün sonra Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı aşamasıyla yeniden Ağustos listesine girdi.

Dolayısıyla iki kayıt iki farklı hidroelektrik yatırımını değil, aynı projenin ÇED sürecindeki farklı aşamalarını gösteriyor.

AKSEKİ: 22 TÜRBİNLİ E-ZONE RES DOSYASI İPTAL/İADE

Akseki’de Özkaymak Madencilik İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından planlanan E-Zone Rüzgâr Enerji Santrali ve Depolama Tesisi için 12 Ağustos’ta “İptal/İade” kaydı oluşturuldu.

Ek-1 kapsamındaki projede 22 türbinle 149,6 MWm/149,6 MWe rüzgâr enerji santrali ve 149,6 MWe/149,6 MWh elektrik depolama tesisi planlanıyordu.

Rüzgâr enerjisi fosil yakıt kullanımının azaltılması bakımından önem taşısa da türbin sahaları, servis yolları ve enerji nakil altyapısının arazi ve habitatlar üzerinde oluşturabileceği etkilerden bağımsız değil. Kuşlar ve yarasalar başta olmak üzere yaban hayatı üzerindeki etkiler de değerlendirilmesi gereken başlıklardan.

İptal/iade gerekçesi kaynak tabloda bulunmadığından projenin ekolojik nedenlerle reddedildiği sonucuna ulaşılamıyor.

23. MANAVGAT: SAĞIRİN ASFALT VE MEKANİK PLENT TESİSİ

Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından Manavgat’ta planlanan Sağırin Asfalt Plent ve Mekanik Plent Tesisi için 12 Ağustos’ta ÇED süreci başladı.

Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.

Asfalt üretim tesislerinde yakıt kullanımı, hava emisyonları, koku, toz, gürültü, agrega taşımacılığı ve ağır araç trafiği çevresel değerlendirmede öne çıkan başlıklar arasında.

DÖŞEMEALTI: SÜT ÜRÜNLERİ TESİSİ GÜNLÜK 96 TON KAPASİTEYE ÇIKACAK

Döşemealtı’nda Çiftçi Süt Ürünleri Taşımacılık Gıda İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından yürütülen süt ve süt ürünleri üretim tesisinin kapasite artışı için 11 Ağustos’ta ÇED süreci başladı.

Ek-2 kapsamındaki projenin nihai kapasitesi günlük 96 ton olarak kaydedildi.

Süt işleme tesisleri su tüketimi ve organik yükü yüksek atıksu bakımından dikkatle yönetilmesi gereken faaliyetler arasında. Kapasite artışıyla birlikte proses atıksuyu, temizlik kimyasalları, enerji tüketimi, ambalaj atıkları ve koku gibi başlıkların da değerlendirilmesi gerekiyor.

DÖŞEMEALTI: PROFİL AKSESUARLARI TESİSİ BÜYÜYOR

Accado Kilit Sistemleri Aksesuar Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yürütülen Profil Aksesuarları Üretim Tesisi Alansal Kapasite Artışı için 10 Ağustos’ta ÇED süreci başladı.

Ek-2 kapsamındaki proje demir dışı metal tesisleri alt sektöründe bulunuyor.

Metal işleme sanayisinde üretim yöntemine bağlı olarak metal atıkları, yüzey işlem kimyasalları, enerji tüketimi, atıksu ve hava emisyonları çevresel değerlendirmenin temel bileşenleri arasında.

KORKUTELİ: AKÇA ANTALYA DEPOLAMALI GES İDK’DA

Menderes Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Korkuteli’nde planlanan Akça Antalya Depolamalı Güneş Enerji Santrali için 10 Ağustos’ta İDK kaydı oluşturuldu.

Ek-1 kapsamındaki projenin güneş enerji santrali 50 MWm/50 MWe, elektrik depolama tesisi ise 50 MWh kapasitede. Projenin 69,66 hektarlık alanda kurulması planlanıyor.

Korkuteli’nde aynı ay başka bir GES ile kalker ocağının da ÇED sisteminde bulunması, ilçedeki toplam arazi kullanım değişiminin birlikte değerlendirilmesini önemli hale getiriyor.

AKSEKİ: KALSİT OCAĞI HALKIN KATILIMI AŞAMASINDA

Akseki’de Kayalar Hafriyat Turizm Madencilik Ticaret Taşımacılık Otomotiv Sanayi Yatırım Komisyon İnşaat Ltd. Şti. tarafından planlanan 66928 ruhsat numaralı II-A grubu kalsit ocağı ve kırma-eleme-yıkama tesisi kapasite artışı için 10 Ağustos’ta kaynak tabloda HKT kaydı oluşturuldu.

Ek-1 kapsamındaki proje için ÇED süreci 6 Ağustos’ta başlamıştı.

Kapasite artışı daha yüksek hammadde çıkarımıyla birlikte arazi müdahalesi, nakliye, toz, gürültü ve yıkama prosesinin su ihtiyacında da değişiklik oluşturabileceğinden etkilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

KEMER: GRAND MIR’AMOR HOTEL & SPA KAPASİTE ARTIŞI

Kemer’de Ram Grup Turizm Sağlık Hizmetleri Eğitim Taşımacılık Hayvancılık İnşaat Gıda Petrol Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan Grand Mir’Amor Hotel & Spa kapasite artışı için 7 Ağustos’ta ÇED süreci başladı.

Proje Ek-2 kapsamında bulunuyor.

Deniz ile dağ ekosistemlerinin kısa mesafelerde birleştiği ve turizm yapılaşmasının yoğun olduğu Kemer’de kapasite artışlarının bölgenin toplam su tüketimi, atıksu altyapısı, atık üretimi ve taşıma kapasitesi açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.

AKSEKİ: KALSİT OCAĞI İÇİN ÇED SÜRECİ 6 AĞUSTOS’TA BAŞLADI

66928 ruhsat ve ER:2535536 numaralı II-A grubu kalsit ocağı ile kırma-eleme-yıkama tesisi kapasite artışı için 6 Ağustos’ta ÇED süreci başladı.

Aynı proje dört gün sonra Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı aşamasıyla yeniden listeye girdi.

Bu nedenle Ağustos listesindeki iki kayıt iki farklı maden yatırımını değil, aynı projenin ÇED sürecindeki iki aşamasını ifade ediyor.

MANAVGAT: MANAVGAT 2 GES VE ELEKTRİK DEPOLAMA TESİSİ

Assan Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan Manavgat 2 Güneş Enerji Santrali ve Elektrik Depolama Tesisi için 5 Ağustos’ta İDK kaydı oluşturuldu.

Ek-1 kapsamındaki proje 34,915 MWm/28 MWe güneş enerji santrali ile 28 MWe/28 MWh elektrik depolama tesisini kapsıyor. Proje alanı 34,04 hektar olarak kaydedildi.

Manavgat’ta turizm tesisleri, atıksu altyapısı, asfalt tesisi ve enerji yatırımlarının aynı ay ÇED kayıtlarında birlikte görülmesi, ilçenin toplam arazi, su ve enerji kullanımının birlikte değerlendirilmesini gerekli kılıyor.

DÖŞEMEALTI: TEKSTİL TESİSİNE YENİ PROSESLER EKLENİYOR

Döşemealtı’nda Akatek Teknik Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından işletilen pamuk, sentetik iplik ve kumaş üretim tesisine kasar, yani haşıl sökme ile haşıllama proseslerinin eklenmesine ilişkin 4 Ağustos tarihli kayıt kaynak tabloda “ÇED Gerekli Değil/ÇED Olumlu” kategorisinde yer aldı.

Proje Ek-2 kapsamında tekstil tesisleri kategorisinde bulunuyor.

Tekstil sektöründeki yaş işlemler yüksek su kullanımı ve kimyasal içerikli atıksu bakımından izlenmesi gereken üretim aşamaları arasında.

Kaynak tabloda bu kayıt Manavgat 2 GES satırının devamına birleşmiş görünse de ilçe, yatırımcı, sektör, tarih ve karar bilgileri ayrı bir ÇED kaydına karşılık geldiğinden Ağustos sayımında bağımsız işlem olarak değerlendirildi.

MANAVGAT: LRS HOTELS İÇİN 4 AĞUSTOS’TA NİHAİ KARAR

Manavgat’taki LRS Hotels Sorgun Akadia Elite için 4 Ağustos’ta “Nihai Karar” kaydı oluşturuldu.

Aynı proje 27 Ağustos’ta “ÇED Olumlu” kararıyla yeniden Ağustos listesine girdi.

İki kayıt iki farklı turizm yatırımını değil, aynı projenin ay içerisindeki farklı ÇED aşamalarını gösteriyor.

KAŞ: MERMER OCAĞINDA KAPASİTE ARTIŞI

Kaş’ta Adil Alper Özdamar tarafından planlanan İR:202200099, ER:3413770 numaralı II-B grubu mermer ocağı kapasite artışı için 3 Ağustos’ta ÇED süreci başladı.

Ek-2 kapsamındaki kayıt Ağustos ayının ilk ÇED işlemi olarak listede yer aldı.

Mermer ocağındaki kapasite artışı; çıkarılan malzeme ve pasa miktarını, nakliye hareketlerini ve sahadaki fiziksel müdahaleyi artırabileceğinden mevcut faaliyetle birlikte toplam etkisinin değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaş’ın doğal ve kırsal alanlarındaki madencilik projelerinde yeraltı ve yüzey suları, bitki örtüsü, tarım, yaban hayatı ve kırsal yaşam üzerindeki etkiler birlikte ele alınmalı.

33 KAYDIN İÇİNDE BEŞ KRİTİK EKOLOJİK DOSYA

Ağustos ayındaki kayıtların tamamı çevresel değerlendirme açısından önem taşırken bazı projeler ölçekleri, bulundukları ekosistemler veya geçmiş ÇED süreçleri nedeniyle ayrıca dikkat çekiyor.

Alara Çayı üzerindeki üç kademeli hidroelektrik enerji sistemi, Akseki’deki Portakal GES, Çakırlar’daki 4 bin 574 konutluk TOKİ projesi, Finike’de aynı şirkete ait iki mermer ocağı ile turizm yatırımlarına paralel büyüyen atıksu altyapısı bu başlıklar arasında.

ALARA ÇAYI: TEK BİR HES DEĞİL, ÜÇ KADEMELİ BİR HAVZA PROJESİ

Alara Enerji Grubu yalnız tek bir hidroelektrik santralden oluşmuyor.

Güncel proje bilgilerine göre yatırım; birinci kademede Gündoğmuş Barajı ve HES, ikinci kademede Gündoğmuş Regülatörü ve HES, üçüncü kademede ise Alara Barajı ve HES olmak üzere üç ayrı hidroelektrik yapıdan oluşuyor.

Toplam 196 MWm/190,12 MWe kurulu güce sahip projenin yıllık yaklaşık 508,066 GWh elektrik üretmesi hedefleniyor. Proje kapsamında enerji tünelleri, denge bacaları, cebri borular ve santral yapıları da planlanıyor.

Bu ölçek, yatırımın yalnız bir elektrik üretim tesisi olarak değil, Alara Çayı’nın farklı kesimlerine müdahale edecek bir havza projesi olarak değerlendirilmesini gerekli kılıyor.

Hidroelektrik santrallerde yalnız baraj veya santral binasının kapladığı alan değil; akarsuyun doğal debisinin değişmesi, dere yatağında bırakılacak can suyu, sucul yaşamın sürekliliği, sediment taşınımı, yeraltı ve yüzey suları arasındaki ilişki, tarımsal sulama ve vadideki doğal yaşam da önem taşıyor.

Alara Çayı’nın hidroelektrik enerji yatırımlarıyla karşılaşması ise yeni değil.

2021 yılında Alara Çayı üzerinde planlanan Hayat 1.1, Hayat 1.2 ve Hayat 2 HES projelerinin ÇED süreçleri sonlandırıldı. Dönemin kararında proje alanının bir bölümünün Uçansu Şelalesi Kesin Korunacak Hassas Alanı içinde kaldığı belirtildi. Bu projeler bugünkü Alara Enerji Grubu ile aynı yatırım değil; ancak aynı akarsu havzasının farklı dönemlerde birden fazla hidroelektrik projeye konu edilmesi kümülatif etki açısından önem taşıyor.

Bu nedenle yeni dosyada temel soru yalnız ne kadar elektrik üretileceği değil; Alara Çayı’nın mevcut ekolojik durumu, havzadaki mevcut ve geçmiş su yapılarının toplam etkisi, doğal akışın hangi kesimlerde değişeceği ve vadideki canlı yaşam ile su kullanımının nasıl etkileneceği.

PORTAKAL GES: GAZİPAŞA’DAKİ SÜREÇ SONLANDIRILDI, AYNI İSİM VE KAPASİTE AKSEKİ-DEREBUCAK’TA YENİDEN GÜNDEMDE

Portakal GES dosyasının geçmişi, ÇED sistemindeki “süreç sonlandırma” kayıtlarının her zaman yatırım fikrinin tamamen sona erdiği anlamına gelmediğini gösteren örneklerden biri.

Salur Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından aynı Portakal GES adı ve 250 MWm/250 MWe kurulu güçle hazırlanan önceki proje, Gazipaşa’nın Şahinler Mahallesi’nde 356,728 hektarlık alanda gündeme geldi.

Proje için ÇED süreci başlatıldı ve 12 Temmuz 2024’te Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı gerçekleştirildi. Daha sonra şirketin iptal talebi üzerine Bakanlık, Gazipaşa’daki projeye ilişkin ÇED sürecini sonlandırdı.

Daha sonraki süreçte aynı şirket tarafından aynı proje adı ve aynı kurulu güçla bu kez Antalya’nın Akseki ve Konya’nın Derebucak ilçelerini kapsayan yeni bir dosya hazırlandı.

Kasım 2025 tarihli resmi duyuruda Akseki-Derebucak projesi için toplam GES alanı 4 milyon 945 bin 23 metrekare, yani yaklaşık 494,5 hektar olarak açıklanmıştı.

Ağustos 2026 Antalya kaydında ise proje alanı 259,08 hektar.

Güncel ÇED raporundan aktarılan bilgilere göre 494,5 hektarlık alan, Konya il sınırını aşması nedeniyle revize edildi ve proje alanı yaklaşık 259 hektara düşürüldü. Aynı kaynakta proje sahasında iki kaynak ve üç düden bulunduğu; bunların çevresinde 50 metre yarıçapında mutlak koruma alanı bırakılmasının öngörüldüğü belirtiliyor. Dere yataklarının şev üstlerinden itibaren ise sağ ve solda 20’şer metrelik koruma mesafesi planlanıyor.

Bu bilgiler Akseki açısından özellikle önemli.

Akseki ve çevresinin karstik yapısında düden ve kaynaklar yalnız yüzey şekilleri değil, yüzey ve yeraltı su sistemleri arasındaki bağlantının parçaları. Bu nedenle projede panellerin kaplayacağı alan kadar servis yolları, enerji iletim altyapısı, yüzey akışındaki değişimler, yeraltı suyunun beslenmesi ve elektrik depolama tesisinin çevresel risklerinin de değerlendirilmesi gerekiyor.

Yenilenebilir enerji yatırımlarının iklim krizi açısından taşıdığı önem, kurulacak alanların ekolojik niteliğinin değerlendirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmıyor.

ÇAKIRLAR: İKİNCİ ÇED OLUMLU KARARI VE TAŞKIN RİSKİ TARTIŞMASI

Çakırlar’daki TOKİ projesinin büyüklüğü yalnız 4 bin 574 konuttan ibaret değil. Altı etapta 206 blok, 70 dükkân, iki okul, bir cami ve bunlara hizmet edecek ulaşım ile altyapı sistemleri planlanıyor.

Projenin çevresel değerlendirme geçmişi ise yargı süreci nedeniyle ayrıca önem taşıyor.

Önceki “ÇED Olumlu” kararına karşı açılan davada Antalya 2. İdare Mahkemesi 12 Şubat 2026’da işlemin yürütmesini durdurdu. Mahkeme, işlemin uygulanması halinde çevrenin korunması bakımından telafisi güç zararlar doğabileceğini belirtirken kararın yetki yönünden de hukuka aykırı olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Bunun ardından proje için yeniden ÇED süreci işletildi ve Ağustos 2026’da ikinci kez “ÇED Olumlu” kararı verildi.

Çakırlar dosyasında temel ekolojik tartışma Çandır Çayı ve taşkın riski üzerinden sürüyor.

Dere yatakları, kentlerin su döngüsünün parçası. Binlerce konut, yollar, otoparklar ve diğer yapıların oluşturacağı geçirimsiz yüzeylerin artması yağmur suyunun toprağa sızmasını azaltarak yüzey akışını değiştirebilir.

İklim krizinin Akdeniz kentlerinde kısa süreli ancak şiddetli yağışların yaratabileceği riskleri büyüttüğü koşullarda, bu ölçekteki bir yerleşim projesinin yalnız geçmiş yağış verileri üzerinden değil, gelecekteki iklim koşulları ve havzanın taşıma kapasitesi üzerinden de değerlendirilmesi gerekiyor.

FİNİKE: ŞUBATTA SONLANDIRILAN RUHSAT AĞUSTOSTA YENİDEN LİSTEDE

Finike’de aynı yatırımcıya ait iki ayrı mermer ocağının aynı gün Ağustos ÇED listesine girmesi madencilik baskısının kümülatif etkisi açısından dikkat çekiyor.

Bunlardan 202000940 ruhsat ve 3395791 erişim numaralı Dağbağ Mahallesi’ndeki projenin geçmişinde Şubat 2026’da sonlandırılmış bir ÇED süreci bulunuyor.

Antalya İl Müdürlüğü‘nün resmi duyuru arşivinde söz konusu dosya 24 Şubat 2026’da “ÇED İade Sürecinin Sonlandırılması” başlığıyla yer alıyor.

Dönemin proje bilgilerine göre 97,39 hektarlık ruhsat sahasının 19,36 hektarlık bölümünde yıllık 300 bin metreküp mermer üretimi planlanıyordu ve süreç ilgili kurum görüşü doğrultusunda sonlandırıldı.

Yaklaşık altı ay sonra aynı ruhsat ve erişim numarasının Ağustos listesinde yeniden olumlu karar kategorisinde bulunması, iki başvuru arasında hangi değişikliklerin yapıldığının izlenmesini gerekli kılıyor.

Proje alanı değişti mi? Üretim kapasitesi aynı mı kaldı? Önceki süreçte verilen kurum görüşünün konusu neydi ve yeni dosyada bu konu nasıl ele alındı?

Bu sorular yalnız son kararın değil, kararlar arasındaki değişimin de kamuoyu tarafından takip edilebilmesi açısından önem taşıyor.

Finike’de aynı yatırımcıya ait iki ayrı ocağın bulunması ayrıca toplam orman ve doğal alan kullanımı, ulaşım yolları, pasa depolama alanları, toz, gürültü ve ağır taşıt trafiğinin birlikte değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor.

TURİZM BÜYÜRKEN ATIKSU ALTYAPISI DA BÜYÜYOR

Ağustos kayıtlarının birlikte okunması gereken bir başka yönü turizm yatırımları ile atıksu altyapısı arasındaki ilişki.

Alanya, Manavgat, Serik, Aksu ve Kemer’de yeni konaklama tesisleri veya mevcut otellerin kapasite artışları ÇED sistemine girerken aynı listede Antalya’nın iki önemli atıksu arıtma tesisinin kapasite artışı bulunuyor.

Hurma Atıksu Arıtma Tesisi’nin mevcut kapasitesi günlük 210 bin metreküp. Projeyle 180 bin metreküplük yeni kapasite eklenerek tesisin günlük 390 bin metreküpe çıkarılması hedefleniyor.

Manavgat’taki Çolaklı Atıksu Arıtma Tesisi’nin mevcut kapasitesi ise resmi havza belgelerinde günlük 15 bin metreküp olarak belirtiliyor.

Arıtma tesislerinin büyütülmesi kendi başına ekolojik açıdan olumsuz bir gelişme olarak okunamaz. Aksine büyüyen yerleşimlerin ve turizm alanlarının atıksuyunun yeterli biçimde arıtılması, denizlerin, akarsuların ve yeraltı sularının korunması için gerekli.

Ancak bu tesislerde artan kapasite ihtiyacı aynı zamanda Antalya’nın büyüyen yerleşim ve turizm yükünün altyapıya nasıl yansıdığını da gösteriyor.

Her yeni otel odası yalnızca yeni bir konaklama kapasitesi anlamına gelmiyor. Su tüketimi, atıksu, enerji kullanımı, ulaşım, gıda tedariki ve katı atık üzerinden kentin ekolojik altyapısıyla doğrudan ilişki kuruyor.

Bu nedenle yeni turizm yatırımları değerlendirilirken yalnız otelin bulunduğu parsel değil, bölgenin su varlıkları, kanalizasyon altyapısı ve arıtma tesislerinin özellikle yaz aylarındaki en yüksek yükü de dikkate alınmalı.

KIYIDA TURİZM, TOROSLAR’DA ENERJİ VE MADENCİLİK

Ağustos ayındaki 33 ÇED kaydı birlikte değerlendirildiğinde Antalya’nın çevresel dönüşümünün üç farklı coğrafyada yoğunlaştığı görülüyor.

Kıyı ilçelerinde turizm ve yapılaşma kapasitesi büyürken bunlara hizmet eden su ve atıksu altyapısı genişliyor.

Kent çeperlerinde sanayi ve büyük ölçekli konut yatırımları öne çıkıyor.

Toroslar ve kırsal bölgelerde ise güneş, rüzgâr ve hidroelektrik enerji projeleriyle madencilik faaliyetleri arazi kullanımını dönüştürüyor.

Bu yatırımlar farklı ekonomik sektörlerde bulunuyor olsa da aynı su kaynaklarını, havzaları, toprağı, ormanları ve iklim koşullarını paylaşıyor.

YENİLENEBİLİR ENERJİ “ETKİSİZ ENERJİ” ANLAMINA GELMİYOR

Ağustos ayında enerji sektöründe sekiz ÇED kaydı bulunuyor.

Güneş enerjisi santralleri Elmalı, Korkuteli, Akseki ve Manavgat’ta; rüzgâr enerji projesi Akseki’de; hidroelektrik enerji projesi ise Alanya ve Gündoğmuş sınırlarında gündeme geldi.

İklim krizine karşı fosil yakıtlardan çıkış açısından yenilenebilir enerji yatırımlarının önemi açık. Ancak bir enerji kaynağının yenilenebilir olması kurulduğu yerde çevresel etkisinin bulunmadığı anlamına gelmiyor.

Yüzlerce hektarlık GES sahalarının hangi arazi kullanımının yerine kurulduğu, rüzgâr santrallerindeki türbin ve yol altyapısının yaban hayatıyla ilişkisi ve hidroelektrik projelerinin akarsu rejimine etkisi değerlendirilmek zorunda.

Enerji dönüşümünün yalnız karbon emisyonları açısından değil; su, toprak ve biyolojik çeşitlilik bakımından da sürdürülebilir biçimde yürütülmesi gerekiyor.

MADENCİLİKTE KÜMÜLATİF ETKİ SORUSU

Ağustos ayında madencilik sektöründe yedi kayıt oluşturuldu.

Kalker, kalsit ve mermer projeleri Alanya, Korkuteli, Akseki, Finike ve Kaş’ta ÇED gündemine girdi. Finike’de aynı yatırımcıya ait iki ayrı mermer ocağı aynı gün kayda geçti. Akseki’deki kalsit projesi ise aynı ay içerisinde iki farklı süreç aşamasıyla listelendi.

Madencilik faaliyetlerinin yalnız kendi ruhsat veya proje sınırları içinde değerlendirilmesi, aynı bölgede bulunan birden fazla ocağın toplam etkisinin görünmez kalmasına yol açabilir.

Toplam arazi kaybı, pasa miktarı, su kullanımı, toz, servis yolları, kamyon trafiği ve doğal yaşam üzerindeki baskının bölgesel ölçekte değerlendirilmesi gerekiyor.

“İPTAL” BİR PROJENİN SONU MU?

Ağustos dosyasının ortaya çıkardığı önemli sonuçlardan biri, ÇED sistemindeki “İptal/İade” ve “süreç sonlandırma” ifadelerinin dikkatle okunması gerektiği.

Portakal GES’in Gazipaşa’daki ÇED süreci şirketin iptal talebi üzerine sonlandırıldı. Daha sonraki dönemde aynı şirket, aynı proje adı ve aynı kurulu güçle Akseki-Derebucak bölgesinde yeni bir ÇED süreci başlattı.

Finike’de 202000940 ruhsat numaralı mermer ocağının ÇED süreci Şubat 2026’da sonlandırılırken, aynı ruhsat Ağustos kayıtlarında yeniden olumlu karar kategorisinde yer aldı.

Bu iki örnek, belirli bir ÇED dosyasının sonlandırılması ile yatırım fikrinin tamamen ortadan kalkmasının aynı şey olmadığını gösteriyor.

Proje sahibi yeni dosya hazırlayabilir, proje alanı veya teknik özelliklerinde değişiklik yapabilir ya da önceki başvuruda sorun oluşturan unsurları değiştirerek yeni bir süreç başlatabilir.

Bu nedenle ÇED haberciliğinde yalnız günlük kararları takip etmek değil; proje adı, yatırımcı, ruhsat ve erişim numarası, proje sahası ve geçmiş ÇED süreçlerini birlikte izlemek önem taşıyor.

33 ÇED KAYDININ ORTAK SORUSU: TOPLAM ETKİ NEREDE?

Alara Çayı, Portakal GES, Çakırlar, Finike’deki mermer ocakları ve kıyılardaki turizm-atıksu ilişkisi birbirinden farklı yatırımlar gibi görünse de ortak bir soruya işaret ediyor:

Antalya’daki projelerin toplam ekolojik etkisi nasıl ölçülüyor?

ÇED sisteminde yatırımlar çoğunlukla belirli bir proje sahası ve belirli bir yatırımcı üzerinden değerlendiriliyor.

Doğal sistemler ise bu sınırları tanımıyor.

Bir akarsu üzerindeki yeni barajın etkisi mevcut su yapılarından bağımsız değil.

Aynı dağlık bölgede kurulacak GES, RES ve maden ocaklarının yolları, enerji hatları ve arazi kullanımları birbirinden bağımsız değil.

Aynı kıyı bölgesindeki otellerin su tüketimleri ve atıksuları birbirinden bağımsız değil.

Bir dere havzasındaki binlerce konutun oluşturduğu geçirimsiz yüzey de yalnız proje parselinin içinde etkili olmuyor.

Bu nedenle Antalya’daki çevresel değerlendirme tartışmasının tek tek projelerin ötesine geçerek havza ve bölge ölçeğinde kümülatif çevresel etkiyi de içermesi gerekiyor.

ANTALYA’NIN ÇED HARİTASI AYNI ZAMANDA KENTİN DÖNÜŞÜM HARİTASI

Ağustos 2026 ÇED kayıtları Antalya’daki yatırım baskısının yalnız kıyı turizmiyle sınırlı olmadığını gösteriyor.

Kırsal ve dağlık alanlar enerji ve madencilik projeleriyle, kent çeperleri sanayi ve büyük ölçekli yapılaşmayla, kıyılar ise turizm kapasitesi ve buna bağlı altyapı yatırımlarıyla dönüşmeye devam ediyor.

Bir proje hakkında “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmiş olması, projenin doğa üzerinde hiçbir etkisinin bulunmadığı anlamına gelmiyor. ÇED sürecinin temel meselesi, doğrudan ve dolaylı çevresel etkilerin ortaya konulması, alternatiflerin değerlendirilmesi ve olumsuz etkilerin önlenmesi veya azaltılması.

Antalya açısından asıl soru da yalnız bir projeye hangi kararın verildiği değil.

Projeler birlikte düşünüldüğünde toprağın, suyun, kıyıların, ormanların, tarım alanlarının ve doğal yaşamın taşıma kapasitesinin nasıl değiştiğinin ortaya konulması gerekiyor.

Doğal varlıkların yalnız yatırım alanı veya ekonomik kaynak olarak değil, insanlarla birlikte bütün canlıların ortak yaşam alanı olarak değerlendirilmesi; ÇED süreçlerinde kümülatif etkinin, iklim krizinin, su varlıklarının, biyolojik çeşitliliğin ve yurttaşların karar süreçlerine katılımının merkeze alınması Antalya’nın geleceği açısından belirleyici önem taşıyor.

antalya çed kayıtları, antalya ekoloji, antalya enerji projeleri, antalya madencilik projeleri, antalya çevre