
Termessos Antik Kenti’nin konumu, ulaşımı, tarihçesi, kalıntıları ve UNESCO Geçici Listesi’ndeki yerine ilişkin bilgiler bu haberde.
Antalya’nın merkezine 24 kilometre uzaklıktaki Güllük Dağı‘nın (Solymos Dağı) dorukları arasında yer alan Termessos Antik Kenti, Anadolu’nun en iyi korunmuş ören yerlerinden biri olarak biliniyor. Pisidia Bölgesi’nin Milyas olarak anılan güneybatı bölümünde, Anadolu’nun en eski halklarından Luvilerin soyundan gelen Solymler tarafından kurulan kent, Büyük İskender’in M.Ö. 333’te kuşatıp alamadığı yer olarak tarih sahnesine çıktı. Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı içinde konumlanan antik kent, 2000 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. Peki, Termessos Antik Kenti nerede ve nasıl gidilir?
TERMESSOS ANTİK KENTİ NEREDE?
Termessos Antik Kenti, Antalya il merkezinin kuzeybatısında, bugün Güllük Dağı adını taşıyan Solymos Dağı’nın dorukları arasındaki vadide yer alıyor. Aynı adı taşıyan Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı içinde konumlanan ören yeri, orman içinde korunan antik kentlerden biridir. Milli park, zengin bitki örtüsünün yanı sıra nesli tehlike altında olan hayvanları da barındırıyor.
TERMESSOS ANTİK KENTİNE NASIL GİDİLİR?
Termessos Antik Kenti’ne Antalya-Korkuteli karayolunun 24’üncü kilometresinden sola tırmanan özel yolla ulaşılıyor. Şehrin kalıntıları, karayolu üzerindeki Yenicekahve yakınında bulunan Hellenistik Devir suru ile başlıyor ve Güllük Dağı’nın zirvesine kadar devam ediyor.
TERMESSOS ANTİK KENTİ TARİHİ
Termessos’un tarih sahnesine çıkışı Büyük İskender’in M.Ö. 333 yılında kenti kuşatmasıyla olmuştur. Termessoslular güçlü bir savunma yaparak kenti teslim etmemiştir. İskender’in ölümünden sonra kent Ptolemyler tarafından alınmıştır.
M.Ö. 189 yılında komşu şehir İsinda’yı zapteden Termessoslular, İsinda halkının şikayeti üzerine Anadolu’daki Roma Kuvvetleri Komutanı Manlius Vulso tarafından cezalandırılmıştır. Büyük ihtimalle aynı dönemde Termessos ile Likya Birliği arasında da bir savaş yaşanmıştır.
M.Ö. 71 yılında Roma ile arasında “dostluk ve ittifak” bulunan Termessos’un işlerinde bağımsız olduğu ve kendi kanunlarını kendileri yapacakları Roma senatosunca kabul ve tasdik edilmiştir. M.Ö. 36’dan 25’e kadar Galatialı Amyntas’ın Pisidya’nın diğer kentleriyle birlikte Termessos’u da yönettiği biliniyor. Roma İmparatorluk döneminde şehrin bağımsızlığını koruduğu bastığı sikkelerden anlaşılmaktadır. Şehrin Bizans döneminde ve sonraki devirlerdeki durumu hakkında ise bilgi bulunmamaktadır.
TERMESSOS ANTİK KENTİ KALINTILARI
Termessos kenti terk edildikten sonra yeni bir yerleşmeye sahne olmadığı için deprem ve doğal tahribin dışında oldukça sağlam kalmıştır.
Otoparktan şehre tırmanan patika takip edildiğinde, sağ tarafta İmparator Hadrian döneminde yapılmış İon düzenindeki tapınağın basamak ve anıtsal girişine ulaşılıyor. Aşağı şehir surları ve su kaynağının bulunduğu alandan güneye doğru tırmanıldığında solda, yer yer birinci katı ayakta kalmış Gymnasium yer alıyor. Birçok oda ve salondan oluşan yapının güneybatısında, arkalarında dükkanlar bulunan sütunlu cadde bulunuyor. Hemen yakınında kanalizasyon şebekesinin kalıntıları hâlâ görülebiliyor.
Düzlüğe çıkıldığında şehrin birçok resmi yapısının bulunduğu alana ulaşılıyor. Düzlükteki ilk kalıntı agoraya aittir. Agoranın batısındaki portiko veya stoa, II. Attalos zamanında (M.Ö. 159-138) inşa edilmiş olup Dor düzenindedir. Agoranın doğusunda, yamaca yaslanmış ve Antalya Körfezi’ni görebilen konumdaki tiyatro yer alıyor. Tiyatronun yaklaşık 100 metre güneybatısında çatı yüksekliğine kadar ayakta duran meclis binası bulunuyor. Agoranın doğusundaki düzlükte birbirine geçişli beş adet sarnıç, derinlik ve genişlik açısından dikkat çekiyor.
Şehrin güneybatısında Kurucunun Evi olarak adlandırılan Roma tipinde bir villanın kalıntıları yer alıyor. Cephe duvarı Dor düzeninde olan ve altı metre yüksekliğe erişen yapı, kapısının sol tarafındaki kitabeden dolayı bu adı almıştır.
MEZARLIK ALANLARI VE LAHITLER
Termessos, çok sayıda tapınağa ve geniş mezarlık alanlarına sahiptir. Mezarların çeşitliliği ve bezemeleri oldukça zengindir. Büyük İskender döneminin komutanlarından Alketas’ın mezarı (M.Ö. 319) şehir tarihine ışık tutması açısından önem taşıyor. Anıtsal mezarların yanında savaşçılıkları betimleyen kalkan motifli lahitler, mezarlık alanında geniş yer kaplıyor. Antalya Müzesi’nde Termessos’a ait Köpek Lahdi sergileniyor. Stefanos adlı köpeğe sahibesi tarafından yazılmış şiirsel kitabe, benzersiz olmasıyla ayrı bir önem taşıyor.
UNESCO DÜNYA MİRASI GEÇİCİ LİSTESİ
Termessos, yerleşim biçimi ve savunma sistemleriyle doğanın sunduğu olanakları kullanan kentlerden biri olmuştur. Doğal ve kültürel değerleriyle dünya mirası olarak önerilen Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı, 2000 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor.
TERMESSOS ANTİK KENTİ HAKKINDA KISA BİLGİLER
Termessos Antik Kenti, Antalya’nın 24 kilometre kuzeybatısında Güllük Dağı üzerinde yer alıyor. Solymler tarafından kurulmuştur. M.Ö. 333’te Büyük İskender kenti kuşatmış ancak alamamıştır. M.Ö. 71’de Roma ile dostluk ve ittifak antlaşması yapılmıştır. Agora, tiyatro, meclis binası, gymnasium, sarnıçlar ve Kurucunun Evi başlıca kalıntılar arasındadır. Alketas’ın mezarı M.Ö. 319 tarihlidir. Güllük Dağı-Termessos Milli Parkı, 2000 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor.





