Türkiye’de son 3,5 yılda en az 20 çocuk motokurye iş cinayetinde hayatını kaybetti

Kurye Hakları Derneği Kurye Hakları Derneği
Fotoğraf: Pixabay

Kurye Hakları Derneği, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla çocuk motokuryelere ilişkin açıklama yaptı. Rapora göre ise son 3,5 yılda en az 20 çocuk, motokuryelik yaparken hayatını kaybetti.

Kurye Hakları Derneği, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla çocuk motokuryelere ilişkin açıklama yaptı.

Kurye Hakları Derneği’nin saha verileri, 16-17 yaşındaki çocukların kayıt dışı olarak çalıştırıldıklarında ne güvenlik ekipmanına ne de sosyal korumaya erişebildiklerini ortaya koyuyor. 

Kurye Hakları Derneği taleplerini şu şekilde sıraladı:

1- Çocuk işçiliğiyle mücadele, sadece denetimle sınırlı olmayan, yoksulluğu, eğitime erişimi ve sosyal destek mekanizmalarını merkeze alan bütüncül bir çocuk politikasıyla yürütülmelidir.

2- Kayıt dışı moto kuryelik gibi yüksek tehlike barındıran sektörlerde çocukların çalıştırılması, etkin bir denetim mekanizmasıyla önlenmeli; bu alanlar çocuk işçiliği açısından özel izleme alanları olarak tanımlanmalıdır.

3- Eğitimden kopan, çalışan ya da çalıştırılma riski taşıyan çocuklara yönelik olarak, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun aktif işbirliğiyle koruyucu programlar geliştirilmelidir.

4- Çalışırken hayatını kaybeden çocuk moto kuryelerin davaları, çocuk moto kuryelerin varlığı gibi görmezden gelinmemeli kamu davası titizliği ile ele alınmalıdır.

5- Çocuklar; yoksulluğun, ihmalkârlığın ya da piyasanın değil, toplumsal vicdanın ve hak temelli kamu politikalarının konusu olmalıdır. Moto kuryelik yapan her çocuk, toplumun bütün kurumlarının ihmaliyle yola çıkmıştır. Artık o yolu kapatma zamanı gelmiştir.

NEDEN İŞ CİNAYETİ?

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, iş cinayetleri için şu bilgilendirmeyi yapıyor:

İSİG Meclisi; bütün iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğunun bilinciyle, yaşanan işçi ölümlerini ‘iş kazası’ olarak değil ‘iş cinayeti’ olarak tanımlar. Bu noktada işçilerin sağlığının her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce geldiğini savunur. Çalışma ortamında emekçilerin ölümünün, sakat kalmasının, psikolojik ve fizyolojik sağlıklarını kaybetmelerinin gerçek nedenini, emeği sadece artı değer elde etme aracı olarak gören, emekçiyi bütünsel bir insan olarak kabul etmeyen kapitalist sistem olduğunu tespit eder.“