
Zero Carbon Analytics (ZCA) araştırma grubunun çalışması, aşırı iklim olayları iklim krizinin getirdiği değişiklerle birlikte süresi ve şiddeti artan kuraklık, sıcaklıklık dalgaları, seller gibi iklim olaylarının hem gıda enflasyonunu hem de genel enflasyonu artırdığını ortaya koydu.
ZCA’nın dün (30 Eylül) yayımladığı çalışması iklim krizine bağlı sıklığı, süresi ve şiddeti artan kuraklığın, sıcak dalgaların, sellerin, orman yangınları ve fırtınaların hem gıda enflasyonunu hem de genel enflasyonu artırdığını ortaya koydu.
İklim kriziyle süresi ve şiddeti artan iklim olayları gıda güvenliğini tehdit ediyor. 2025’te yayımlanan bilimsel bir çalışma, 2022-2024 yılları arasında 18 ülkede yaşanan 16 gıda fiyatı artış vakasını incelemişti. ZCA’nın yeni çalışmasında ise aynı yöntem kullanılarak 2024-2026 arasında yaşanan 12 vaka analizi yapıldı. Analiz aynı zamanda 28 vakanın tamamını kapsayan interaktif bir harita da sundu.
İKLİM KRİZİ GIDALARDAKİ FİYAT ARTIŞINI ETKİLİYOR
Çalışmada önce çıkan bulgulara göre iklimde yaşanan değişikliklere göre birçok ülkede gıda fiyatları artış gösterdi. 2026 yazında yaşanan sıcak hava dalgası nedeniyle Fransa’da mısır, kabak, domates ve yeşil fasulye fiyatları yüzde 16 ile yüzde 32 oranında yükseldi. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 2026’nın Ocak ayının soğuk geçmesi nedeniyle domates fiyatları yüzde 40 arttı.
KAKAO FİYATLARINDA YÜZDE 280 ARTIŞ
2024 Şubat ayında Fildişi Sahili ve Gana’da yaşanan sıcak hava dalgasının ardından kakao fiyatları yüzde 280 arttı.
Brezilya’da 2023 yılında yaşanan kuraklığın ardından Arabica kahve fiyatları yüzde 55 yükseldi. Etiyopya’da 2022 yılında yaşanan kuraklığın ardından genel gıda fiyatları yüzde 40 arttı. ABD’de 2022 yılında yaşanan kuraklığın ardından sebze fiyatları yüzde 80 arttı.
EN AZ 49 MİLYON KİŞİNİN AKUT GIDA GÜVENSİZLİĞİ YAŞAYACAĞI TAHMİN EDİLİYOR
Dünya Gıda Programı, devam eden ‘‘süper’’ El Niño olayı nedeniyle 2027 sonuna kadar özellikle Orta Amerika’da ve Güney Afrika’da en az 49 milyon kişinin akut gıda güvensizliği yaşayacağını tahmin ediyor. Goldman Sachs uzmanlarına göre küresel gıda emtia fiyatları yüzde 15,8 oranında yükselebilir. 2028 sonuna kadar hanehalkı bütçelerini zorlamaya devam edebilir.
1961’den bu yana küresel tarımsal verimlilik artışını yüzde 21 oranında azalttığı hesaplanıyor. Latin Amerika ve Afrika gibi daha sıcak bölgelerde bu oranın yüzde 26-34 arasında olduğu tahmin ediliyor.
“SAĞLIK RİSKLERİ YÜKSELİYOR”
2025’teki çalışmanın başyazarı, Barcelona Supercomputing Center Araştırmacısı Dr. Maximilan Kotz, geliştirdikleri yöntemin, iklim etkilerini sürekli izleyen bir sistem oluşturmak için kullanıldığını görmekten memnun olduklarını ifade etti. Kotz, yaşanan sürecin sağlık risklerini yükselttiğini ifade ederek şu açıklamada bulundu:
‘‘Bu tür fiyat artışları, insanlar ve ekonomi için ciddi sonuçlar doğuruyor: yaşam maliyetlerini artırıyor; tüketiciler, besin değeri daha düşük alternatiflere yönelmek zorunda bırakıyor ve bu nedenle sağlık riskleri yükseliyor. Ayrıca enflasyonun ve faiz oranlarının artmasına neden oluyor.”’
YILLIK GIDA ENFLASYONUNDAKİ TAHMİN
Kotz’un Avrupa Merkez Bankası ile yürüttüğü bir başka çalışmada, iklim krizinin 2035 yılına kadar yıllık gıda enflasyonunu 3.2 puan, genel enflasyonu ise 1.2 puan artıracağı tahmin ediliyor.
ZCA Analizi’nin başyazarı Dr. Joanne Bentley-McKune, iklim enflasyonunun giderek artan mali baskısının, karbonsuzlaşma tamamlanana ve yapısal uyum sağlanana kadar devam edeceği uyarısında bulunarak şu ifadeleri kullandı:
‘’Fosil yakıt bağımlılığının ve aşırı hava olaylarının yol açtığı yıkımın tetiklediği iklim enflasyonu, günlük yaşam maliyetlerinde kalıcı bir artışı temsil eder ve dünya çapında hane halkı bütçelerini zorlayan kalıcı bir enflasyonu beraberinde getirir.”
İKLİM MASASI HAKKINDA:
İklim Masası, iklim değişikliğiyle ilgili güvenilir bilgileri kamuoyunda yaygınlaştırmayı hedefleyen ücretsiz bir haber servisidir. Yazarları, haberleştirdikleri konularda uzmanlığı bulunan bilim insanlarıdır.
İklim Masası’nın paylaştığı haberler, haberi yazan bilim insanını referans göstermek kaydıyla, kısmen veya tamamen paylaşılabilir veya alıntılanabilir. Kısmen paylaşıldığı durumlarda, bütünün anlamından koparılarak veya çarpıtılarak gerçek dışı bilimsel veya siyasi bir anlam çıkarılamaz.





