Antalya Barosu’ndan hukuk devleti uyarısı: “Hak arayanlar tutuklu bırakılamaz”

antalya barosu açıklama antalya barosu açıklama
Fotoğraf: Serra Akcan / csgorselarsiv.org

Antalya Barosu tarafından, hukuk devleti ilkesinin sistematik olarak aşındırılmasına ilişkin yazılı açıklama yayımlandı. Açıklamada, anayasal haklarını kullanan yurttaşların tutuklanmasına tepki gösterilirken yüksek yargıdaki rüşvet iddialarının soruşturulmamasının adalet duygusunu zedelediği ifade edildi.

Antalya Barosu tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ikinci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin sistematik olarak aşındırıldığı belirtilerek, hak arayanlar için açıklama yayımlandı. Yayımlanan açıklamada, düşünce özgürlüğü, sendikal haklar ve sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam haklarını kullanan yurttaşların tutuklanmasına tepki gösterilerek yargıya güvenin zedelendiği bildirildi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ikinci maddesinde düzenlenen hukuk devleti niteliğinin uygulamada ciddi ihlallerle karşı karşıya kaldığı ifade eden açıklamada, sendikal faaliyet yürüten Mehmet Türkmen ve Başaran Aksu ile Muğla ilçesinde yer alan Akbelen’de doğa haklarını savunan yurttaşlardan İkizköylü Esra Işık‘ın tutuklanmasının bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğü vurgulandı.

Açıklamada, bir Yargıtay üyesi hakkında gündeme gelen rüşvet iddialarının yanıtsız bırakılmasının yargı bağımsızlığına gölge düşürdüğü belirtilerek şüpheli yargı mensubunun ivedilikle açığa alınması ve hak savunucularının serbest bırakılması talep edildi.

TEMEL HAKLARIN KULLANIMI CEZALANDIRILIYOR

Anayasa’da yer alan temel hakların uygulamada ciddi ihlallerle karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada, hukuk devletinin tanımına dair, “Hukuk devleti; tüm işlem ve eylemleri hukuka bağlı olan, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan ve adaleti esas alan bir yönetim biçimidir” ifadeleri kullanıldı.

Henüz yargılama konusu dahi edilmemiş fiiller için, en ağır koruma tedbiri olan tutuklamaya başvurulmasının hukuk güvenliği ilkesiyle bağdaşmadığı kaydedilen açıklamada, “Sendikal faaliyet yürüten ve işçilerin haklarını savunan Mehmet Türkmen’in tutuklanması, yine Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Akbelen’de, acele kamulaştırma sürecine ilişkin kendilerine verilmeden gerçekleştirilen keşif işlemine tepki tutuklanması ve son olarak bölgede faaliyet gösteren şirketlerin doğa tahribatına ilişkin görüntüleri kamuoyu ile paylaşan sendikacı Başaran Aksu’nun özgürlüğünden yoksun bırakılması, temel hakların kullanımının filen cezalandırıldığını göstermektedir” ifadelerine yer verildi.

Tutuklama tedbirinin uygulanma biçimi eleştirilerek, “Bu durum, tutuklamanın istisnai niteliğinin ortadan kaldırıldığını ve bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğünü göstermektedir” ifadeleri kullanılan açıklamada, söz konusu uygulamaların toplumun adalet duygusunu zedelediği belirtildi.

YARGIDAKİ ŞAİBE İDDİALARI VE RÜŞVET

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı görevinde bulunmuş bir Yargıtay üyesi hakkında, suç örgütü mensuplarından rüşvet aldığına dair ciddi iddiaların kamuoyuna yansıdığı hatırlatılan açıklamada, yargı erkinin tarafsızlığına gölge düşüren bu durumun kabul edilemez olduğu, “Yargı, en küçük bir şaibenin dahi gölgesinde kalamayacak kadar hayati bir kamu gücüdür” sözleriyle vurgulandı.

Şaibelerin soruşturulmamasının yurttaşların hukuka olan güvenini sarstığı ifade edilen açıklamada, temel haklarını kullananların özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı bir düzenin makul görülmesinin mümkün olmadığı belirtildi.

BARODAN ACİL TEDBİR VE SORUŞTURMA TALEBİ

Anayasal düzeni korumanın mesleki ve toplumsal bir sorumluluk olduğu belirtilen açıklamada, hak arama mücadelesi veren yurttaşların tutukluluk halinin sona erdirilmesi ve rüşvet iddialarıyla gündeme gelen yargı mensubunun soruşturulması talebi şu sözlerle ifade edildi:

“• Düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanan, sendikal faaliyet yürüten ve yaşam alanlarını korumak amacıyla hak arama mücadelesi veren yurttaşların tutukluluk halinin sona erdirilmesi,

• Hakkında rüşvet aldığı yönünde ciddi iddialar bulunan Yargıtay üyesi hakkında ivedilikle açığa alma tedbiri uygulanarak etkin ve tarafsız bir soruşturma başlatılması,

Anayasa’nın ve yürürlükteki mevzuatın açık bir gereğidir”

Antalya Barosu tarafından, hukuksuzluklara derhal son verilmesi çağrısında bulunularak, “Anayasa’yı ve hukuku savunmak baroların varlık nedeni ve yükümlülüğüdür. Bu anlamda hukuksuzluklara derhal son verilmesi ve yargıya güven ilkesinin tesisi gerektiği kanaatimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadeleri kullanıldı.