Antalya Kadın Platformu: “Gülistan Doku’nun akıbeti aydınlatılmalı”

Antalya Kadın Platformu, dün (20 Nisan) saat 18.30’da Antalya Muratpaşa’da bulunan Attalos Heykeli önünde 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku için basın açıklaması düzenledi. Açıklamada kaybolan Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılması talep edildi.

Antalya Kadın Platformu tarafından dün (20 Nisan) saat 18.30’da Muratpaşa’da bulunan  Attalos Heykeli önünde 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku için basın açıklaması düzenledi. Açıklamada Doku’nun akıbetinin aydınlatılması talep edildi. Açıklamayı platform adına Derya Polat okudu.

Açıklamada, Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kaybolduğu, aradan geçen 6 yılı aşkın süreye rağmen kendisinden haber alınamadığı ifade edildi. Açıklamada bu süre zarfında yürütülmesi gereken etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmediği, dosyanın sistematik biçimde sürüncemede bırakıldığı, delillerin karartıldığı ve sorumluların korunduğu belirtildi.

Açıklamada, kamuoyuna yansıyan itirafçı beyanları ve yeni tanık anlatımlarının, dosyada sadece bir kaybolma değil, aynı zamanda gerçeğin örtülmesine dönük organize bir çabanın bulunduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Uzun yıllar boyunca dile getirilen şüphelerin somut beyanlarla güçlendiği, özellikle dönemin Tunceli Valisi’nin oğluna ilişkin iddiaların bu dosyada cezasızlık politikasının nasıl işlediğini gösterdiği aktarıldı.

Açıklamada, “Gülistan Doku nerede?” sorusunun yalnızca bir kaybın değil; kadınların yaşam hakkının nasıl tehdit altında olduğunun, faillerin nasıl korunduğunun ve adalet mekanizmasının nasıl işletilmediğinin de sorusu olduğu ifade edildi.

Açıklamada, 2025 yılı itibarıyla soruşturma dosyasında yaşanan gelişmelerin, bugüne kadar yürütülen sürecin eksikliğini ve ihmallerini ortaya koyduğu belirtildi. 13 kişinin gözaltına alınması ve tutuklamaların gerçekleşmesinin yıllardır verilen mücadelenin bir sonucu olduğu ancak bu adımların gecikmiş ve yetersiz olduğu, gerçek adaletin yalnızca birkaç tutuklama ile değil, tüm sorumluların açığa çıkarılması ve yargılanmasıyla mümkün olduğu kaydedildi.

Açıklamada Platform’un, bu dosyada yaşananların bir “ihmal” değil, cezasızlıkla beslenen bir sistem sorunu olarak değerlendirdiği ifade edildi. Açıklamada kadınların yaşam hakkını korumayan, failleri açığa çıkarmayan ve delilleri karartan her yaklaşımın bu suça ortak olmak olduğu belirtildi.

Açıklamada talepler şu şekilde sıralandı:

 Ortaya çıkan yeni delillerin derhal, bağımsız ve tarafsız bir şekilde incelenmesi,

Sorumluluğu bulunan herkesin konumu, statüsü, siyasi bağlantısı ne olursa olsun adalet önünde hesap vermesi ve cezalandırılması,

Gülistan Doku’nun akıbetinin derhal açıklanması, cenazesinin bulunarak ailesine teslim edilmesi,

Soruşturma sürecinin şeffaf yürütülmesi, kamuoyunun düzenli ve doğru biçimde bilgilendirilmesi,

Dosyada ihmali veya kastı bulunan kamu görevlilerinin görevden el çektirilmesi.

Açıklamada, Gülistan Doku nezdinde Rojin Kabaiş, İlayda Zorlu, Rabia Naz Vatan, Nadira Kadarova, Narin Güran, Sevda Kurt, Şule Çet ve Gülistan’ın ardından şüpheli şekilde yaşamını kaybeden Rojwelat Kızmaz kadın cinayetlerinin aydınlatılmasının talep edildi.

Açıklamada, “Gülistan Doku’nun akıbeti aydınlatılana ve gerçek adalet sağlanana kadar bu davanın peşini bırakmayacağız” denildi. Açıklamada davanın yalnızca Gülistan’ın davası değil, kadınların yaşam hakkı mücadelesi, hakikat ve adalet mücadelesi olduğu belirtildi.

Açıklamada, “Gülistan Doku nerede?”, “Gülistan Doku’ya ne oldu?” denmeye devam edileceği, “Gülistan için adalet” denmekten asla vazgeçilmeyeceği ifade edildi.