
Antalya Şarampol Caddesi’nin adı, 19’uncu yüzyılda kentin dışında bulunan savunma şarampollerine dayanıyor. Detaylar bu haberde yer alıyor.
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde kent merkezinin en bilinen ulaşım ve ticaret akslarından biri olan Şarampol Caddesi, adında yaklaşık iki yüz yıllık bir kent tarihini taşıyor. Bugün mağazalar, apartmanlar, tramvay hattı ve yaya alanlarıyla çevrili olan bölge, 19’uncu yüzyılın başlarında Antalya Kalesi’nin dış savunmasıyla ilişkili bambaşka bir görünüme sahipti.
Paylaşılan görselde Şarampol adının, şehir savunmasında sur dışına açılan kazıklı güvenlik çitleri ve hendeklerden geldiği belirtiliyor. Bu anlatının Antalya’ya ilişkin temel kısmı tarihsel kaynaklarla güçlü biçimde doğrulanıyor. Ancak görselde kelimenin Fransızca ve İtalyanca kökenli olduğu yönündeki açıklama mevcut dilbilimsel kaynaklarla örtüşmüyor.
Türk Dil Kurumunun aktardığı etimolojik bilgiye göre “şarampol” Türkçeye Macarca “sorompó” sözcüğünden geçmiş bir kelime. Tarihsel kullanımında kazıklı savunma engelleri ve palanka çevresindeki koruma düzeneklerini ifade ederken günümüz Türkçesinde kara yollarının kenarında yol seviyesinden aşağıda kalan bölüm anlamında da kullanılıyor.
Antalya özelinde ise 1815 tarihli kent haritasını inceleyen akademik araştırma çok daha güçlü bir kanıt ortaya koyuyor: Bugünkü Şarampol çevresinde gerçekten savunma amacıyla şarampoller kazdırılmıştı ve 20’nci yüzyıla gelindiğinde bu yapılardan geriye Şarampol Mahallesi adı kalmıştı.
Şarampol ne demek?
Şarampol sözcüğünün günümüzde en yaygın kullanılan anlamı, kara yollarının kenarında yol seviyesinden aşağıda kalan bölüm.
Ancak kelimenin tarihsel anlamı bundan daha farklı.
Etimoloji çalışmalarında şarampol; kazıklardan meydana getirilen çit, parmaklık, bariyer veya savunma engeli anlamlarıyla ilişkilendiriliyor. Osmanlı dönemindeki kullanımlarda da kale ve palanka çevresinde kazıklarla oluşturulan koruma düzenekleri için bu sözcüğe rastlanıyor.
Bu eski askerî anlam, Antalya’daki yer adını açıklamak açısından oldukça önemli.
Çünkü Şarampol, yalnızca sonradan bir caddeye yakıştırılmış isim değil; bölgede gerçekten var olduğu belgelenen bir savunma düzeninin adı.
Görseldeki Fransızca ve İtalyanca köken bilgisi doğru mu?
Mevcut dilbilimsel kaynaklara göre hayır.
Görselde “şarampol” sözcüğü Fransızca chemin de ronde ifadesiyle ve İtalyanca kökenle ilişkilendiriliyor. Ancak Türk Dil Kurumu kaynaklarında kelimenin Macarca kökenli olduğu belirtiliyor. Türkçedeki biçimin Macarca sorompó sözcüğüyle bağlantılı olduğu kabul ediliyor.
Hasan Eren’in Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğüne dayanan açıklamalarda da sözcüğün Balkan dilleri aracılığıyla Macarcadan Türkçeye geçtiği görüşü aktarılıyor.
Dolayısıyla görseldeki “savunma hattı” açıklaması Antalya özelinde büyük ölçüde doğru, ancak kelimenin Fransızca-İtalyanca kökenli olduğu bilgisi düzeltilmeli.
Antalya’da gerçekten şarampol var mıydı?
Bu sorunun yanıtı tarihsel kaynaklara göre evet.
Türk Tarih Kurumunun Belleten dergisinde yayımlanan, 1815 Antalya haritasını inceleyen akademik araştırmada kentin savunma sistemi ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
Araştırmaya göre 19’uncu yüzyılın başlarında Antalya’nın yönetiminde etkili olan Tekelioğlu İbrahim Bey, kent savunmasını güçlendirmek amacıyla dış yerleşim bölgesini yaklaşık yüz yirmi taş kuleyle donattı ve burada şarampoller kazdırdı.
Bu bilgi, Antalya’daki Şarampol adının kökenine ilişkin en önemli tarihsel kanıtlardan biri.
Yani isim yalnızca “sur dışında bulunduğu için” ortaya çıkmış değil. Bölgenin kendisinde gerçekten şarampol olarak tanımlanan savunma yapıları bulunuyordu.
Şarampoller Antalya Kalesi’nin neresindeydi?
1815 Antalya haritasının incelendiği araştırmada, kentin surlarla çevrili ana bölümünün dışında da savunmaya dahil edilen bir varoş alanı bulunduğu görülüyor.
Bu bölge Tekelioğlu İbrahim Bey’in konağı nedeniyle bir dönem “Varoş Kalesi” olarak adlandırılmıştı.
Araştırmacılara göre buradaki şarampoller ve savunma kuleleri, kentin ana surlarının dışında kalan yerleşim alanını korumaya yönelikti.
Dolayısıyla bugünkü Şarampol ismi, Kaleiçi surlarının tam üzerinde bulunan bir kapıdan değil, kalenin dışındaki savunma kuşağından geliyor.
Bu ayrım görseldeki anlatıyı daha doğru hale getiriyor.
Şarampol adı en az 19’uncu yüzyıl ortalarından beri kullanılıyor
Şarampol adının geçmişinin yalnızca 20’nci yüzyıla ait olmadığı arşiv kayıtlarından da anlaşılıyor.
Antalya’nın Tanzimat dönemindeki nüfus ve mahalle yapısını ele alan çalışmalarda Şarampol mevkiinin 19’uncu yüzyılın ortalarında bu adla anıldığı belirtiliyor.
Bu dönemde bölge henüz bugünkü yoğun kent merkezinin bir parçası değildi.
Kentin sur dışındaki gelişme alanlarından biri olan Şarampol, zaman içerisinde Antalya’ya gelen göçmenlerin yerleştirildiği bölgelerden biri haline geldi.
1821 Mora İsyanı sonrasında göçmenler Şarampol’e yerleştirildi
Şarampol’ün savunma alanından yerleşim alanına dönüşmesindeki önemli aşamalardan biri 1821 Mora İsyanı sonrasında yaşandı.
1815 Antalya haritasını inceleyen araştırmaya göre Mora İsyanı sonrasında Antalya’ya gelen göçmenlerin bir bölümü Şarampol ve çevresindeki saz damlara yerleştirildi.
Araştırmacılar, 19’uncu yüzyılın ikinci yarısında bölgenin giderek yerleşime açılmasıyla eski savunma şarampollerinin doldurulmuş, tabya niteliğindeki kulelerin ise yıkılmış olabileceğini değerlendiriyor.
Böylece askerî işlev ortadan kalkarken Şarampol adı yaşamaya devam etti.
Savunma yapıları kayboldu, isim kaldı
Şarampol adının kent hafızası açısından en dikkat çekici yönü de burada ortaya çıkıyor.
Türk Tarih Kurumu araştırmasındaki ifadeyle, 20’nci yüzyıla gelindiğinde geçmişte bölgede bulunan savunma şarampolleri ve kulelerden fiziksel olarak çok az iz kalmıştı.
Ancak geriye Şarampol Mahallesi adı kaldı.
Antalya’nın mahalle ve cadde isimlerinde sıkça görülen bu durum, fiziksel çevrenin ortadan kalkmasına rağmen yer adlarının tarihsel hafızayı sürdürebildiğini gösteriyor.
Bugün caddeden geçen bir kişinin görmediği savunma hattı, yaklaşık iki yüz yıl sonra hâlâ “Şarampol” kelimesinde yaşamaya devam ediyor.
Şarampol Giritli göçmenlerin yerleşim alanı oldu
Bölgenin ikinci önemli tarihsel katmanı ise Girit göçleriyle bağlantılı.
19’uncu yüzyılın sonları ile 20’nci yüzyılın başlarında Girit’te yaşanan çatışmalar nedeniyle çok sayıda Müslüman Antalya’ya göç etti.
Göç tarihine ilişkin akademik araştırmalarda Giritli muhacirlerin bir bölümünün Şarampol mevkiinde iskân edildiği belirtiliyor. 1900 yılında Konya Valisi Mehmed Ferid Paşa’nın Antalya ziyareti sırasında Şarampol’de göçmenler için yapılan evleri denetlediği de belgelenmiş durumda.
Bu dönemde Şarampol, savunma alanı kimliğini geride bırakıp giderek düzenli bir yerleşim alanına dönüşüyordu.
Şarampol’de Hamidiye Mahallesi kuruldu
Giritli muhacirlerin yerleştirilmesiyle bölgede yeni bir mahalle oluştu.
Tarihsel kaynaklarda Şarampol mevkiinde kurulan bu yerleşimin ilk olarak Hamidiye Mahallesi adıyla anıldığı, daha sonra adının Osmaniye olarak değiştirildiği belirtiliyor.
Başka bir akademik çalışmada ise Şarampol semtinin 1910 yılında Girit’ten gelen göçmenlerin yerleştirilmesiyle Osmaniye adı altında kurulduğu aktarılıyor.
Burada tarihsel aşamaları birbirinden ayırmak gerekiyor:
Şarampol adı, Giritli göçmenlerin buraya yerleşmesinden daha eski.
Giritli yerleşimi ise mevcut Şarampol mevkiinde 19’uncu yüzyıl sonu ve 20’nci yüzyıl başında yeni bir mahalle dokusu oluşturdu.
Dolayısıyla Şarampol adının Giritliler tarafından verildiğini söylemek doğru değil.
1900’de yüzlerce göçmen evi yapılıyordu
Konya Valisi Mehmed Ferid Paşa’nın Antalya’daki incelemelerini konu alan akademik araştırma, Şarampol’deki dönüşümün boyutunu gösteren önemli sayılar içeriyor.
Valinin 1900 yılındaki denetiminde Antalya’daki yaklaşık dört bin göçmenden 850’si için 204 evin tamamlandığı, 130 evin inşasının ise sürdüğü belirtiliyor.
Başka bir göç araştırmasına göre ikinci Girit göç dalgası sırasında Şarampol’de 93 hanenin yapımı tamamlandı ve 310 kişi bu evlere yerleştirildi.
Böylece Şarampol, 19’uncu yüzyılın askerî sınır alanından 20’nci yüzyıl başlarında Antalya’nın yeni konut bölgelerinden birine dönüşmeye başladı.
Şarampol neden “Giritliler Mahallesi” olarak biliniyordu?
Giritli nüfusun bölgede yoğunlaşması, Şarampol’e halk arasında başka bir isim daha kazandırdı.
Akdeniz Üniversitesi bünyesinde hazırlanan tarih çalışmasında Şarampol Mahallesi’nde adalardan gelen göçmenlerin yaşadığı ve bu nedenle bölgenin “Giritliler Mahallesi” olarak da anıldığı belirtiliyor.
Kaynakta buradaki evlerin tek katlı, bahçeli ve yan yana sıralanmış yapılardan meydana geldiği aktarılıyor.
Bugünkü çok katlı Şarampol dokusundan oldukça farklı olan bu yerleşim biçimi, semtin 20’nci yüzyıl başındaki karakterini ortaya koyuyor.
1919-1921 haritasında Şarampol Mahallesi görülüyor
Şarampol’ün Antalya’nın erken 20’nci yüzyıl kent planındaki yeri de belgelenmiş durumda.
Kent morfolojisine ilişkin akademik bir araştırmada, Scarpa tarafından hazırlanan 1919-1921 tarihli Antalya kent planında Kaleiçi surlarının dışında Teşvikiye, Elmalı, Balbey, Yenikapı ve Şarampol mahallelerinin görüldüğü belirtiliyor.
Bu harita, Şarampol’ün Cumhuriyet’in ilanından önce Antalya’nın belirgin yerleşim alanlarından biri haline geldiğini gösteriyor.
Şarampol Caddesi nasıl ortaya çıktı?
Mahalle geliştikçe eski kent merkezi ile Şarampol arasında önemli bir ulaşım aksı oluştu.
1910 yılı Antalya’sının fiziksel yapısını aktaran bir kaynakta şehrin sokaklarının büyük ölçüde dar ve düzensiz olduğu, buna karşılık sur dışında yeni oluşturulan Yenikapı, Değirmenönü ve Şarampol caddelerinin daha geniş ve düzgün olduğu belirtiliyor.
Şarampol Caddesi zamanla tarihî kent merkezi ile yeni yerleşim bölgesi arasında ana bağlantılardan birine dönüştü.
20’nci yüzyılın ilk yarısına ilişkin çalışmalarda Kale Kapısı’ndan başlayan ana ulaşım akslarından birinin çarşı içerisinden geçerek Antalya-Burdur yolunun başlangıcı olan Şarampol Caddesi’ne ulaştığı belirtiliyor.
Kale Kapısı ile Şarampol arasındaki bağ neden önemliydi?
Eski Antalya’nın merkezi Kale Kapısı ve çevresiydi.
Şehir kuzeye doğru genişledikçe Şarampol, eski merkezden Anadolu içlerine uzanan yol üzerinde önemli bir geçiş alanı haline geldi.
Bu nedenle Şarampol Caddesi yalnızca bir mahalle yolu değil, Antalya’yı Burdur ve iç bölgeler yönüne bağlayan ana güzergâhlardan birinin parçasıydı.
Kent büyüdükçe yolun çevresinde ticari işletmeler, imalathaneler ve konutlar yoğunlaştı.
Şarampol bir dönem “Yukarı Pazar” olarak da biliniyordu
Şarampol Caddesi’nin sosyal tarihine ilişkin akademik araştırmada bölgenin geçmişte “Yukarı Pazar” adıyla da anıldığı aktarılıyor.
Cadde boyunca keresteciler, marangozhaneler, tornacılar ve nalbantlar gibi çeşitli üretim ve ticaret işletmeleri bulunuyordu. Şarampol Mahallesi’nin girişinde ise kahvehaneler, lokantalar ve mağazalar yer alıyordu.
Bu durum caddenin yalnızca ulaşım koridoru olmadığını, uzun yıllar Antalya’nın ekonomik ve sosyal yaşamının önemli merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor.
1970’lere kadar Antalya’nın en geniş caddelerinden biriydi
Şarampol Caddesi’nin kent içindeki önemi 20’nci yüzyıl boyunca devam etti.
Akademik araştırmaya göre Kale Kapısı ile Giritli göçmenlerin yerleştirildiği Şarampol Mahallesi’ni birbirine bağlayan cadde, 1970’lere kadar Antalya’nın en geniş caddelerinden biri olmayı sürdürdü.
Bu dönem Antalya’nın nüfusunun hızla arttığı ve kent sınırlarının kuzeye doğru genişlediği yıllardı.
Şarampol de eski kentin kenarında bulunan bir yerleşim olmaktan çıkarak giderek yeni kent merkezinin içinde kaldı.
Antalya bir dönem Şarampol’ün hemen ilerisinde bitiyordu
Kent tarihçisi Hüseyin Çimrin’in aktardığı bilgilere göre 1960’lı yıllarda Antalya’nın yerleşim alanı Şarampol’ün biraz ilerisindeki eski SSK Hastanesi ve “Beyazbina” olarak bilinen bölge civarında sona eriyordu.
Bugün kentin merkezi kabul edilen noktaların kuzeyinde o dönemde makilik ve kayalık alanlar bulunuyordu.
Bu bilgi, Antalya’nın son altmış-yetmiş yıldaki büyümesini anlamak açısından dikkat çekici.
Bugün kilometrelerce ötesine uzanan kentin sınırı, birkaç kuşak önce Şarampol çevresindeydi.
Şarampol Caddesi yayalaştırıldı
Şarampol Caddesi’nin günümüzdeki görünümünü belirleyen en önemli müdahalelerden biri yayalaştırma ve kentsel tasarım çalışmaları oldu.
Antalya Büyükşehir Belediyesi kayıtlarında Şarampol Caddesi Yayalaştırma Projesine ilişkin 30 Aralık 2015 tarihli UKOME kararı bulunuyor.
2017 yılında gerçekleştirilen Şarampol Caddesi Kentsel Tasarım ve Çevre Düzenlemesi kapsamında yaklaşık bir kilometrelik bölümde yaya yolları, peyzaj, kent mobilyaları ve cephe düzenlemeleri yapıldı. Büyükşehir Belediyesinin faaliyet raporlarında projenin tamamlandığı belirtiliyor.
Böylece yaklaşık iki yüz yıl önce savunma hattıyla anılan alan, 21’inci yüzyılda yaya odaklı bir kent aksına dönüştü.
Şarampol’ün içinden tramvay geçiyor
Şarampol’ün bugünkü kent kimliğinin önemli parçalarından biri de raylı sistem.
Caddenin ortasından geçen tramvay hattı bölgeyi kent merkezinin farklı noktalarına bağlıyor. 2017’de tamamlanan kentsel düzenleme de raylı sistem, yaya ulaşımı ve çevredeki ticari kullanım dikkate alınarak gerçekleştirildi.
Bugün Şarampol, ulaşım, alışveriş ve yaya hareketliliğinin birlikte bulunduğu merkezi bir kent koridoru niteliğinde.
Görseldeki “Kaleiçi surlarının bittiği yerdi” ifadesi doğru mu?
Bu ifadeyi biraz daha dikkatli kurmak gerekiyor.
Şarampol adının Antalya’nın sur dışındaki savunma sistemiyle bağlantılı olduğu doğru. 1815 haritasını inceleyen bilimsel araştırma bölgede şarampollerin ve savunma kulelerinin bulunduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.
Ancak bugünkü Şarampol Caddesi’ni doğrudan “Kaleiçi surlarının bittiği çizgi” olarak tarif etmek fazla basitleştirici olur.
Antalya’nın tarihî savunma sistemi ana surlardan, bunların önündeki daha alçak savunma duvarlarından, hendeklerden ve sur dışındaki varoş savunmalarından oluşan daha karmaşık bir yapıydı.
Şarampol adı ise özellikle sur dışındaki varoş bölgesinde oluşturulan kazıklı ve hendekli savunma düzenlerinden günümüze ulaşmış görünüyor.
Şarampol adı caddeden daha eski
Bugünkü kullanım nedeniyle Şarampol denildiğinde ilk akla gelen yer Şarampol Caddesi olsa da tarihsel sıralama bunun tersine işliyor.
Önce bölgede şarampol olarak tanımlanan savunma düzenleri vardı.
Ardından bu alan Şarampol mevkii olarak anılmaya başladı.
19’uncu yüzyıl boyunca yerleşim gelişti.
Göçmenlerin iskânıyla Şarampol Mahallesi oluştu.
Daha sonra eski kent merkezi ile bu mahalleyi birbirine bağlayan ana yol Şarampol Caddesi olarak kent yaşamının önemli akslarından biri haline geldi.
Bu nedenle cadde adını bölgeden, bölge ise eski savunma sisteminden aldı.
Antalya Şarampol Caddesi’nin adı nereden geliyor?
Tarihsel ve dilbilimsel kaynaklar birlikte değerlendirildiğinde Şarampol Caddesi’nin isim hikâyesi Antalya’nın savunma tarihine kadar uzanıyor.
1815 Antalya haritasına dayanan akademik araştırmaya göre 19’uncu yüzyıl başlarında Tekelioğlu İbrahim Bey, kentin sur dışındaki varoş bölgesini savunmak amacıyla kuleler yaptırmış ve şarampoller kazdırmıştı. Zaman içerisinde bu savunma yapıları ortadan kalksa da bölge “Şarampol” olarak anılmaya devam etti.
19’uncu yüzyılda Şarampol mevkii göçmenlerin yerleştirildiği alanlardan biri oldu. 1900’lerde Giritli muhacirler için yüzlerce ev yapıldı; bölge Hamidiye, daha sonra Osmaniye ve halk arasında Giritliler Mahallesi gibi adlarla da anıldı. Buna rağmen çok daha eski olan Şarampol ismi kalıcılığını korudu.
Paylaşılan görseldeki temel savunma bağlantısı böylece doğrulanıyor. Ancak iki önemli düzeltmeyle:
Şarampol sözcüğü Fransızca veya İtalyanca kökenli değil; kaynaklarda Macarca kökenli kabul ediliyor. Ayrıca isim yalnızca soyut biçimde “surların bittiği yer” anlamına gelmiyor; Antalya’nın bu bölgesinde gerçekten şarampol adı verilen savunma düzeneklerinin bulunduğu tarihsel olarak belgeleniyor.
Bugün eski hendekler, kazıklı savunma hatları ve kuleler görünmüyor. Fakat onların adı, yaklaşık iki yüz yıl sonra Antalya’nın en bilinen caddelerinden birinde yaşamaya devam ediyor.





