
Antalya hurdacılık ve geri dönüşüm sistemi; belediye toplaması, bağımsız atık toplayıcıları ve lisanslı geri dönüşüm tesislerinden oluşan bir zincirle işliyor.
Antalya’da mahalle aralarında karton toplayan kişiler, eski metal eşyaları alan hurdacılar veya kullanılmayan beyaz eşya için kapıya gelen toplayıcılar kent ekonomisinin uzun süredir görünen ancak istatistiklerde daha az izlenen aktörleri arasında.
Bu sistemin temelinde basit bir ekonomik ilişki bulunuyor.
Bir hane veya işletme için artık değeri kalmayan karton, metal, plastik veya eski eşya başka bir kişi açısından satılabilir bir malzemeye dönüşebiliyor. Toplanan materyal ayrıştırılıyor, tartılıyor ve geri dönüşüm zincirinin sonraki aşamasına satılıyor.
Ancak günümüzde bu faaliyet tamamen mevzuat dışında bırakılmış bir “sokak hurdacılığı” alanı değil.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2022/6 sayılı Atık Toplayıcıları Genelgesi, herhangi bir işletmeye bağlı olmadan kâğıt, plastik ve metal gibi geri kazanılabilir atıkları toplayan kişilerin Sıfır Atık Bilgi Sistemi üzerinden kayıt altına alınmasını ve belediyeler tarafından yetkilendirilmesini öngörüyor.
Antalya’da ise bunun yanında belediyelerin doğrudan evlerden yaptığı ayrı toplama uygulamaları bulunuyor.
Bu nedenle mahallede görülen her geri dönüştürülebilir atık bugün aynı yoldan ilerlemiyor.
Mahalledeki bir karton parçası nasıl ekonomik değere dönüşüyor?
Geri toplama ekonomisinin ilk aşaması atığın oluştuğu yer.
Bir apartmandaki koli, marketin önündeki karton, evden çıkan metal eşya veya plastik ambalaj doğrudan karışık çöpe atılırsa geri kazanılması daha zor hale gelebiliyor.
Sıfır Atık Yönetmeliği de bu nedenle geri kazanılabilir malzemelerin kaynağında ayrı biriktirilmesini ve birbirine karıştırılmadan toplanmasını belediyelerin temel yükümlülüklerinden biri olarak tanımlıyor. Belediyelerin bu altyapıyı geliştirip yaygınlaştırması gerekiyor.
Malzeme ayrı tutulduğunda ise birkaç farklı güzergâh ortaya çıkıyor.
Belediye ekibi eve veya işletmeye gelebilir.
Yurttaş atığı belediye toplama noktasına götürebilir.
Yetkilendirilmiş bağımsız atık toplayıcısı malzemeyi alabilir.
Atık daha sonra belediye sistemine veya uygun geri dönüşüm tesisine aktarılabilir.
Sokakta atık toplayan herkes aynı statüde mi?
Hayır.
Mevzuat “bağımsız sıfır atık toplayıcısı” adı verilen ayrı bir statü oluşturuyor.
Atık toplayıcılığı yapan kişinin faaliyet göstereceği belediyeye kimlik ve iletişim bilgileriyle başvurması gerekiyor. On sekiz yaş ve üzerindeki kişilerin başvuruları belediye tarafından değerlendiriliyor.
Uygun bulunan kişiler Sıfır Atık Bilgi Sistemine kaydediliyor ve Bağımsız Sıfır Atık Toplayıcısı Kartı alabiliyor.
Kartta kişinin fotoğrafı, adı-soyadı, kayıt numarası ve ilgili belediyeye ilişkin bilgiler bulunuyor.
Bu düzenleme geleneksel sokak toplayıcılığını tamamen ortadan kaldırmaktan çok faaliyeti kayıt altına almayı amaçlıyor.
Atık toplayıcısı başka ilçeye geçebilir mi?
Genelgedeki sisteme göre bağımsız atık toplayıcısının yetkisi kayıtlı olduğu belediye sınırlarıyla bağlantılı.
Bakanlığın uygulama açıklamasına göre kişi, kayıtlı olduğu ilçe dışında aynı kartla atık toplama faaliyeti yürütemiyor.
Antalya açısından bu önemli.
Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Döşemealtı ve Aksu kent dokusu açısından birbirine kesintisiz biçimde bağlansa da atık yönetimi idari olarak ilçe belediyelerinin sorumluluk alanlarına göre yürütülüyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi de ilçe belediyelerinin katı atıkları toplamak ve aktarma istasyonuna taşımakla görevli olduğunu belirtiyor.
Toplayıcı istediği saatte çalışabiliyor mu?
Her durumda değil.
2022/6 sayılı Genelge belediyelere bağımsız toplayıcıların hangi kurallarla çalışacağını belirleme yetkisi veriyor.
Belediyeler;
çalışma saatlerini,
kullanılacak toplama araçlarını,
iş kıyafetlerini,
eldiven gibi koruyucu ekipmanları
ve yerel çalışma düzenini belirleyebiliyor.
Amaç, bağımsız toplama faaliyetinin belediyenin mevcut sıfır atık sistemine zarar vermeden yürütülmesi.
Kurallara aykırı çalışanların izinlerinin iptal edilmesi de mümkün.
Toplanan karton, plastik ve metal nereye gidiyor?
Bağımsız toplayıcı açısından ekonomik döngünün kritik aşaması burası.
Bakanlığın genelgesine göre toplanan geri kazanılabilir atıkların öncelikle belediyenin atık getirme veya geri kazanılabilir atık aktarma merkezlerine ya da belediye sınırındaki çevre lisanslı atık işleme tesislerine teslim edilmesi esas.
Malzeme burada tartılıyor ve piyasa koşulları dikkate alınarak bedeli belirleniyor.
Böylece mahalleden birkaç kilogram halinde çıkan karton veya metal zaman içerisinde tonlarca malzemenin bir araya geldiği ticari bir geri dönüşüm zincirine katılıyor.
Hurdacı nasıl para kazanıyor?
Geleneksel modelde kazanç, alınan veya toplanan malzemenin daha yüksek miktarda bir araya getirilip geri dönüşüm zincirinin sonraki aktörüne satılmasından oluşuyor.
Ancak bütün hurdaların kilogram değeri aynı değil.
Demir, alüminyum, bakır, karton ve farklı plastik türlerinin piyasa değerleri birbirinden değişiyor.
Malzemenin temizliği ve ayrıştırılması da ekonomik değeri etkileyebiliyor.
Bu nedenle Antalya’da “bir hurdacı kilogram başına şu kadar kazanıyor” şeklinde tek bir güncel rakam vermek mümkün değil.
Antalya genelindeki bağımsız toplayıcıların günlük gelirlerini, topladıkları kilogramları veya malzeme bazındaki satış fiyatlarını gösteren güncel kamuya açık bir veri seti bulunmuyor.
Bakır neden kartondan farklı değerlendiriliyor?
Geri dönüşüm ekonomisinde değeri belirleyen başlıca faktörlerden biri malzemenin yeniden hammaddeye dönüştürülebilme potansiyeli.
Metal türleri arasında da önemli fiyat farkları bulunabiliyor.
Bu nedenle mahalle hurdacılığında eski metal eşya, kablo veya farklı metal parçalar karton ve bazı plastiklerden ekonomik olarak farklı değerlendiriliyor.
Ancak elektrik kablosu, elektronik cihaz veya başka bir eşyanın metal içeriği için çevreye zarar verecek biçimde sökülmesi ayrı bir sorun.
Özellikle elektronik atıklar sıradan metal hurda gibi değerlendirilmemeli.
Elektronik eşya hurdacıya verilebilir mi?
Atık haline gelmiş elektrikli ve elektronik eşyalar için özel bir yönetim sistemi bulunuyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, yurttaşların elektrikli ve elektronik eşyaları atık haline geldiğinde bağlı bulundukları ilçe belediyesiyle iletişime geçmesini öneriyor. Belediye ayrıca elektronik atıkların ilçe belediyesi aracılığıyla evden alınabileceğini belirtiyor.
Muratpaşa Belediyesi de Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların toplanmasını İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünün hizmetleri arasında gösteriyor.
Bunun nedeni elektronik cihazların yalnızca metal içermemesi.
Bazı cihazlarda çevre ve insan sağlığı açısından özel yönetim gerektiren bileşenler bulunabiliyor.
Eski buzdolabı ile karton koli aynı atık değil
Mahalle geri toplama ekonomisinin önemli sorunlarından biri bütün malzemelerin “hurda” başlığı altında görülmesi.
Oysa atık mevzuatı farklı atık türlerini farklı sistemlerle yönetiyor.
Karton ve ambalaj plastiği bir kategori.
Elektronik eşya başka bir kategori.
Atık yağ, pil ve akümülatör gibi malzemelerin ise kendilerine özgü toplama yöntemleri bulunuyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının güncel mevzuat sayfasında elektronik atık, atık yağ, pil-akümülatör, ambalaj atığı ve diğer atık türleri ayrı yönetmeliklerle düzenleniyor.
Bu nedenle “hurdacı hepsini alıyor” biçimindeki geleneksel yaklaşım, güncel atık yönetim sisteminin tamamını yansıtmıyor.
Eski koltuk ve mobilya nereye gidiyor?
Eski mobilya, yatak veya benzeri hacimli eşyalar da mahallelerde sık karşılaşılan bir başka atık türü.
Bunların kullanılabilir durumda olanları ikinci el dolaşıma girebilir.
Kullanılamayacak durumdaki eşyalarda ise belediyelerin hacimli atık sistemleri devreye girebiliyor.
Örneğin Muratpaşa Belediyesi kullanılmayacak durumdaki eski ev eşyalarını belirlenen mahalle toplama günlerinde belediye ekiplerinin aldığını bildiriyor. Belediyenin programı, bu tür atıkların yalnızca belirlenen zaman aralığında kamu alanına çıkarılmasını istiyor.
Bu sistem sokakta kontrolsüz yığın oluşmasını azaltmayı hedefliyor.
Bir eşya atık olmadan önce yeniden kullanılabilir
Geri dönüşüm ile yeniden kullanım aynı şey değil.
Örneğin çalışan ancak sahibinin artık istemediği bir masa, sandalye veya elektrikli cihaz başka bir kişi tarafından kullanılmaya devam edebiliyorsa doğrudan parçalanıp hammaddeye dönüştürülmesi gerekmeyebilir.
Sıfır Atık Yönetmeliği de yeniden kullanıma, atığın işlenerek geri dönüştürülmesinden önce gelen yöntemlerden biri olarak yaklaşıyor. Yönetmeliğin temel amacı yalnız atığı toplamak değil, atık oluşumunu azaltmak ve mümkün olduğunda ürünlerin kullanım ömrünü uzatmak.
Bu nedenle mahalledeki ikinci el eşya ekonomisi ile hurdacılık bir noktada kesişse de tamamen aynı faaliyet değil.
Muratpaşa’da belediye doğrudan evden atık topluyor
Antalya’da mahalle ölçeğindeki geri dönüşüm ekonomisinin en somut örneklerinden biri Muratpaşa.
Belediyenin Çevreci Komşu Kart uygulamasında yurttaşlar cam, kâğıt, plastik ve metal ambalaj atıklarını evlerinde ayrı biriktiriyor.
Atıklar belirlenen gün ve saatlerde belediye ekipleri tarafından adreslerden alınıyor, türlerine göre tartılıyor ve uzun süre boyunca ekonomik karşılığı yurttaşların kartlarına yükleniyordu.
Mayıs 2026’da bu sistemle Muratpaşa genelinde 57 bin 271 kilogram ambalaj atığı toplandı.
Bunun karşılığında yurttaşlara 64 bin 801 lira aktarıldı.
Bu örnek, geri dönüştürülebilir atığın ekonomik değerinin yalnız özel hurdacılık sistemi üzerinden değil belediye eliyle de haneye geri dönebildiğini gösteriyor.
On yılda 25 milyon kilogramdan fazla atık toplandı
Muratpaşa Belediyesi Temmuz 2026’da Çevreci Komşu Kart uygulamasının on yıllık sonuçlarını açıkladı.
Nisan 2016 ile Haziran 2026 arasında toplam 25 milyon 818 bin 921 kilogram geri dönüştürülebilir atık toplandı.
Bu atıklar karşılığında kartlara toplam 13 milyon 268 bin 111 lira yüklendi.
Sisteme 23 bin 34 hane katıldı. Elektronik atık, tekstil ve bitkisel atık yağlar da zaman içerisinde ayrı toplama sistemine dahil edildi.
Belediye, ödüllü toplama döneminin Haziran 2026 itibarıyla tamamlandığını ancak ayrıştırılmış atıkların toplanmasına devam edileceğini açıkladı.
Belediyenin atığa para vermesi ile hurdacılık arasında nasıl bir ilişki var?
Her iki sistem de geri dönüştürülebilir malzemenin ekonomik değeri olduğu gerçeğine dayanıyor.
Geleneksel hurdacı veya bağımsız toplayıcı, malzemeyi alıp zincirin sonraki aşamasına satarak gelir elde ediyor.
Muratpaşa modelinde ise hane atığı belediye sistemine teslim ediyor ve ekonomik değerin bir bölümü doğrudan haneye aktarılıyordu.
Bu nedenle kaynağında ayrı toplamanın yaygınlaştığı mahallelerde geri dönüştürülebilir malzemenin kim tarafından toplanacağı ekonomik bir konuya da dönüşüyor.
Atık artık yalnızca “çöp” değil, ekonomik değere sahip ikincil hammadde.
Meltem, Konuksever ve Yeşilbahçe neden öne çıkıyor?
Muratpaşa’nın 2026 verileri geri toplama ekonomisinin mahalle ölçeğinde ne kadar farklılaşabileceğini gösteriyor.
Mayıs ayında Meltem Mahallesi 8 bin 689 kilogram atıkla ilk sırada yer aldı.
Yeşilbahçe 4 bin 597 kilogram, Konuksever ise 4 bin 97 kilogram geri dönüştürülebilir atık topladı.
Haziran ayında Konuksever 5 bin 178 kilogramla yeniden ilk sıraya çıktı.
Bu rakamlar Antalya’nın tamamını temsil etmiyor ancak mahallelerin geri dönüşüm sistemine katılım düzeyinin aynı olmadığını gösteriyor.
İşyerleri de önemli bir malzeme kaynağı
Mahalle geri dönüşüm ekonomisi yalnızca konutlardan oluşmuyor.
Marketler, mağazalar, restoranlar ve diğer işletmeler özellikle karton ve ambalaj atığı açısından önemli kaynaklar.
Muratpaşa Belediyesi’nin Mart 2026 verilerinde İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğüne yapılan 2 bin 43 başvurunun 750’sini işyerlerinden ambalaj atığı toplama talepleri oluşturdu.
Mayıs ayında ise belediyeye ulaşan taleplerin 629’u ambalaj atığı toplama, 429’u randevulu evden toplamayla ilgiliydi.
Bu veriler geri dönüştürülebilir malzemenin mahallede düzenli bir lojistik faaliyete dönüştüğünü gösteriyor.
Sokak toplayıcısı belediyenin rakibi mi?
Konu yalnız “belediye mi toplasın, toplayıcı mı?” biçiminde değerlendirilmiyor.
Sıfır Atık Yönetmeliği belediyelere, herhangi bir işletmeye bağlı olmadan atık toplayan kişilerin faaliyetlerini sosyal ve ekonomik koşulları da dikkate alarak değerlendirme yükümlülüğü getiriyor.
Yerel ölçekte yapılabilecek uygulamaların belediye meclislerine taşınması da yönetmelikte yer alıyor.
2022/6 sayılı Genelgenin temel yaklaşımı da bağımsız toplayıcıları tamamen sistem dışına çıkarmak yerine kayıt altına almak.
Bu nedenle güncel model teoride belediye toplama sistemiyle bağımsız toplayıcının düzenlenmiş biçimde birlikte çalışabilmesini hedefliyor.
Kayıt dışılık neden sorun yaratıyor?
Toplayıcının sisteme kayıtlı olmaması birkaç açıdan sorun yaratabiliyor.
Atığın nereye götürüldüğü izlenemeyebilir.
Malzemenin uygun olmayan bir yerde depolanması mümkün olabilir.
Belediyenin ayrı toplama sistemiyle çakışma yaşanabilir.
Çalışanın güvenlik ve koruyucu ekipman kullanımı denetlenemeyebilir.
2022/6 sayılı Genelge bu nedenle izinsiz kişiler tarafından atık toplanması, taşınması veya depolanmasına belediyelerin müdahale etmesini öngörüyor. Gerektiğinde zabıta, emniyet ve jandarma birimleri sürece dahil olabiliyor.
Bağımsız toplayıcının topladığı atık kayıt altına giriyor mu?
Sistemin hedefi bu.
Genelgeye göre toplayıcının belediye veya çevre lisanslı tesise teslim ettiği atıkların miktarı elektronik sistemlere kaydediliyor.
Kâğıt, plastik ve metalin de ayrı toplanması esas.
Bu sayede geri kazanılabilir atığın mahalleden çıkıp hangi tesise gittiğinin daha izlenebilir hale gelmesi amaçlanıyor.
Ancak Antalya’da 2026 itibarıyla kaç bağımsız toplayıcının kart sahibi olduğunu ve bu kişiler aracılığıyla yılda kaç ton atık toplandığını gösteren kent geneli güncel bir açık veri bulunmuyor.
Bu durum sistemin fiili büyüklüğünü ölçmeyi zorlaştırıyor.
Sabit hurdacı dükkânı ile sokak toplayıcısı aynı şey değil
Mahallede el arabası veya araçla atık toplayan bağımsız kişiyle, belirli bir tesiste hurda işleyen işletmeyi aynı hukuki statüde değerlendirmemek gerekiyor.
Atık işleme, toplama-ayırma ve hurda metal işleme faaliyetleri faaliyetin niteliğine göre çevre izin ve lisans sistemine tabi olabiliyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı çevre lisansı başlıkları arasında ambalaj atığı toplama-ayırma, hurda metal işleme, tehlikeli ve tehlikesiz atık geri kazanımı ile elektronik atık işleme gibi ayrı faaliyetleri sayıyor.
Dolayısıyla bir işletmenin hangi belgeye ihtiyaç duyduğu yaptığı işleme göre değişiyor.
Hurdanın mahalle içinde depolanması neden tartışma yaratabilir?
Hurdacılık ekonomik ve çevresel bir işlev yerine getirse de yanlış yerde yapılan depolama başka kent sorunlarına yol açabilir.
Kaldırım veya yol işgali,
gürültü,
keskin metal parçaları,
yangın riski,
görsel düzensizlik
ve farklı atık türlerinin kontrolsüz biçimde birbirine karışması mahalle yaşamını etkileyebilir.
Bu nedenle atığın toplanması ile atığın uygun koşullarda depolanması aynı konu değil.
Bakanlığın sistemi, bağımsız toplayıcıların malzemeyi belediye merkezlerine veya çevre lisanslı tesislere aktarmasını esas alıyor.
Sokakta ayrıştırma yapılması doğru mu?
Atığın türlerine ayrılması geri dönüşüm açısından gerekli.
Ancak bunun kaldırımı veya kamu alanını geçici ayırma sahasına dönüştürecek biçimde yapılması farklı sorunlar yaratabilir.
Genelge belediyelere çalışma düzeni ve araç standardını belirleme yetkisi verirken toplanan atıkların belirlenmiş merkezlere teslim edilmesini öngörüyor.
Uzun vadede mahalle içinde gelişigüzel ayrıştırma yerine kapalı ve kontrollü aktarma altyapısının yaygınlaştırılması hem toplayıcı hem yurttaş açısından daha güvenli olabilir.
Atık getirme merkezleri neden önemli?
Atık getirme merkezi, farklı türde ayrıştırılmış atığın karışık çöpe gitmeden geri dönüşüm sistemine teslim edilebildiği nokta.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, bu merkezlerin kurulmasının ilçe belediyelerinin yükümlülüğünde olduğunu belirtiyor. Elektronik atık, pil ve bitkisel atık yağ gibi malzemeler için de yurttaşları ilçe belediyelerinin sistemlerine yönlendiriyor.
Muratpaşa Belediyesi ise birinci sınıf Atık Getirme Merkezi yanında 29 mobil atık getirme merkezi oluşturduğunu belirtiyor.
Bu altyapı geliştikçe geri dönüştürülebilir malzemenin karışık çöp konteynerine girmeden sistemde tutulması kolaylaşıyor.
Mahalle hurdacılığı tamamen ortadan kalkar mı?
Yakın vadede böyle bir sonuç çıkarmak zor.
Geri dönüştürülebilir malzemenin ekonomik değeri var olduğu sürece bu malzemeyi toplama ve satma faaliyeti de devam edebilir.
Asıl değişim, faaliyetin nasıl yapıldığı konusunda.
Güncel çevre politikaları toplayıcının kayıt altına alınmasını, güvenli koşullarda çalışmasını ve topladığı atığın izlenebilir bir geri dönüşüm zincirine girmesini hedefliyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının il müdürlükleri de atık toplayıcılarının geri dönüşüm süreçlerinde önemli aktörler olduğunu ve sosyal-ekonomik boyutun göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor.
Toplayıcıların çalışma koşulları neden önemli?
Geri toplama faaliyeti çevre açısından yararlı sonuç üretse de işi yapan kişi açısından ağır fiziksel koşullar içerebilir.
Uzun süre sokakta çalışma,
trafik içerisinde hareket etme,
ağır yük taşıma,
kesici veya kirli malzemeyle temas
gibi riskler bulunabilir.
Bu nedenle Bakanlığın genelgesi belediyelerin koruyucu eldiven, iş kıyafeti ve uygun toplama aracı standartları belirlemesini öngörüyor.
Kayıt altına alma yalnız atığı kontrol etmek değil, çalışan kişinin daha güvenli ve görünür bir sistem içinde bulunması açısından da önem taşıyor.
Geri toplama ekonomisinin sosyal yönü gözden kaçmamalı
Atık toplama bazı kişiler açısından doğrudan geçim kaynağı.
Bu nedenle yalnızca zabıta veya çevre düzeni açısından ele alınması sosyal boyutu görünmez hale getirebilir.
Sıfır Atık Yönetmeliğinin belediyelerden bağımsız toplayıcıların faaliyetlerini sosyal ve ekonomik koşulları göz önüne alarak değerlendirmesini istemesi bu açıdan dikkat çekici.
Kayıt sisteminin amacı da geçimini bu işten sağlayan kişileri tamamen sistem dışına itmek yerine kontrollü atık yönetimine dahil etmek.
Antalya’da geri toplama ekonomisi ne kadar büyük?
Bu sorunun bugün net bir yanıtı yok.
Muratpaşa Belediyesi kendi sistemi üzerinden ne kadar atık toplandığını ayrıntılı biçimde açıklıyor.
Ancak Antalya’nın on dokuz ilçesinde;
kaç bağımsız atık toplayıcısı bulunduğu,
kaç kişinin Bağımsız Sıfır Atık Toplayıcısı Kartı taşıdığı,
bunların yılda kaç ton kâğıt, plastik ve metal topladığı,
mahalle hurdacılığı üzerinden ne kadar ekonomik değer oluşturulduğu,
kaç lisanslı tesisin bu malzemeyi satın aldığı
gibi verileri tek bir güncel kamu veri tabanında görmek mümkün değil.
Bu nedenle sektörün Antalya ekonomisindeki toplam büyüklüğüne ilişkin rakam vermek tahmine dayanır.
Karışık çöpe atılan geri dönüşebilir malzeme ekonomik kayıp mı?
Evet.
Geri dönüştürülebilecek kâğıt, plastik veya metal karışık evsel atıkla birlikte atıldığında kaynağında ayrı toplama fırsatı kaybediliyor.
Sıfır Atık Yönetmeliğinin temel yaklaşımı bu nedenle öncelikle atığın kaynağında ayrılması.
Antalya Büyükşehir Belediyesi de entegre atık tesislerinde evsel atıkları işliyor; Kızıllı Entegre Atık Değerlendirme, Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisi on bir ilçeden gelen evsel atıkların yönetiminde kullanılıyor.
Ancak değerli malzemenin daha hane veya işyerinde temiz biçimde ayrılması, sonradan karışık atıktan ayırmaya kıyasla daha etkin bir geri dönüşüm zinciri kurulmasına yardımcı olabilir.
Yurttaş eski eşyasını ne yapmalı?
Eşyanın niteliğine göre yöntem değişiyor.
Kullanılabilir durumdaysa yeniden kullanım veya ikinci el değerlendirme düşünülebilir.
Ambalaj atıkları ilçe belediyesinin ayrı toplama sistemine verilebilir.
Elektronik atık için ilçe belediyesiyle iletişime geçilebilir.
Hacimli ve kullanılmayacak eski ev eşyalarında belediyenin toplama programı kontrol edilebilir.
Antalya Büyükşehir Belediyesi özellikle elektronik atık konusunda doğrudan ilçe belediyelerine başvurulmasını öneriyor.
Bu ayrım atığın doğru sisteme girmesi açısından önemli.
Antalya’da mahalle aralarında hurdacılık ve geri toplama ekonomisi nasıl işliyor?
Antalya’daki sistem artık tek bir geleneksel hurdacı modelinden oluşmuyor.
Bir tarafta sokakta veya doğrudan hanelerden kâğıt, plastik ve metal toplayarak geçimini sağlayan bağımsız toplayıcılar bulunuyor.
2022/6 sayılı Genelge bu kişilerin belediyelere kayıt olmasını, Bağımsız Sıfır Atık Toplayıcısı Kartı almasını ve topladıkları atıkları belediye merkezleri veya çevre lisanslı tesislere teslim etmesini öngörüyor.
Diğer tarafta belediyelerin kendi kaynağında ayrı toplama sistemleri var.
Muratpaşa’daki Çevreci Komşu Kart modeli bunun Antalya’daki en görünür örneği. On yılda 25,8 milyon kilogramdan fazla geri dönüştürülebilir atığın evlerden toplanmış olması, mahalle ölçeğinde oluşan ikincil hammadde ekonomisinin küçümsenmeyecek bir hacme ulaşabildiğini gösteriyor.
Zincirin sonraki aşamasında ise toplama-ayırma, hurda metal işleme ve geri kazanım tesisleri bulunuyor. Bu işletmeler yaptıkları faaliyetin niteliğine göre çevre izin ve lisans sistemine tabi olabiliyor.
Dolayısıyla mahallede el arabasına atılan bir karton parçası ile sanayiye hammadde olarak dönen geri dönüştürülmüş malzeme arasında çok aşamalı bir ekonomik zincir var.
Antalya açısından temel eksik ise bu zincirin tamamının görünür olmaması.
Belediye sistemlerinin topladığı atık miktarları kısmen açıklanırken bağımsız toplayıcıların sayısı, topladıkları miktar, çalışma koşulları ve oluşturdukları ekonomik değer konusunda kent geneli düzenli açık veri bulunmuyor.
Bu verilerin yayımlanması hem geri dönüşüm politikasının ne kadar etkili olduğunu hem de geçimini atık toplayıcılığından sağlayan kişilerin sistem içindeki gerçek rolünü daha görünür hale getirebilir.
Amaç mahalle hurdacılığını yalnızca ortadan kaldırılması gereken bir görüntü sorunu olarak görmek değil; geri kazanılabilir malzemenin güvenli, kayıtlı ve çevreye zarar vermeden ekonomiye döndüğü bir sistem kurmak olmalı.





