Antalya’da narenciye üreticisi sezon öncesi ne bekliyor?

antalya narenciye üreticisi 2026 antalya narenciye üreticisi 2026
Görsel: Yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Antalya’da narenciye üreticisi 2026 sezonuna yüksek üretim beklentisiyle girerken fiyat, alıcı, maliyet ve ihracat başlıkları öne çıkıyor.

Antalya’da portakal, limon ve mandalina üreticisi için yeni narenciye sezonunun temel sorusu yalnızca bahçelerde ne kadar ürün bulunduğu değil, bu ürünün hangi fiyatla ve hangi pazara satılabileceği.

22 Eylül 2026 itibarıyla erkenci ürünlerde hasat süreci başlarken ana sezon öncesindeki görünüm iki farklı tabloyu aynı anda ortaya koyuyor. Türkiye genelindeki resmi üretim tahminleri turunçgillerde geçen yıla göre belirgin üretim artışı öngörürken Antalya’nın önemli üretim merkezlerinden Finike ve Kumluca’daki üretici temsilcileri, geçen sezondan kalan stoklar ve düşük alıcı ilgisi nedeniyle ürünün dalında kalmasından endişe ettiklerini belirtiyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı ilk bitkisel üretim tahminine göre Türkiye genelinde mandalina üretiminin yüzde 46,3, portakal üretiminin yüzde 63,9, limon üretiminin ise yüzde 63,8 artması bekleniyor. Bu oranlar Türkiye geneline ilişkin; Antalya’nın il bazındaki kesin 2026 rekolte artışı olarak değerlendirilmemeli.

Antalya’daki güncel saha açıklamaları ise yüksek ürün miktarının tek başına üreticiyi rahatlatmadığını gösteriyor.

Antalya’da narenciye sezonu nasıl başlıyor?

Antalya’nın batı ilçelerinde narenciye sezonunun ilk işaretleri Eylül ayında görülmeye başladı.

Finike ve Kumluca’da üretici temsilcilerinin 13 Eylül’de yaptığı açıklamalara göre limon ve portakal bahçelerinde ürün bulunmasına rağmen tüccar talebi sezonun başlangıcında düşük seyretti.

Finike Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçobanoğlu, ilçede yaklaşık otuz bin dekar alanda portakal ve limon üretimi yapıldığını ve 2026 yılında yaklaşık iki yüz bin ton Finike portakalı rekoltesi beklendiğini açıkladı. Sarıçobanoğlu, buna karşın sezonun başlangıcında tüccarın özellikle limona yeterli talep göstermediğini söyledi.

Dolayısıyla üreticinin sezon öncesindeki beklentisinin merkezinde yalnızca yüksek verim değil, ürünü zamanında satın alacak pazarın oluşması bulunuyor.

Üreticinin ilk beklentisi maliyeti karşılayan fiyat

Narenciye üreticisi açısından fiyat, sezonun en kritik başlıklarından biri.

Finike Ziraat Odası Başkanı Sarıçobanoğlu, Eylül ayındaki değerlendirmesinde limona dalında üç-dört lira seviyesinde fiyat teklif edildiğini ve bu rakamın üretim maliyetlerini karşılamadığını ifade etti.

Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökçe de portakal için dalında beş-on lira aralığında fiyatlardan söz edildiğini; gübre, elektrik, ilaçlama ve budama giderleri dikkate alındığında bu seviyenin üretici açısından yeterli olmadığını söyledi.

Bu rakamlar resmi piyasa fiyatı değil, üretici örgütü temsilcilerinin sezon başında aktardığı saha fiyatları.

Ancak açıklamalar üreticinin temel beklentisini ortaya koyuyor: bahçedeki ürünün maliyetini karşılayacak ve sonraki yıl üretimin sürdürülmesine olanak verecek bir fiyattan satılması.

Yüksek rekolte her zaman üretici için iyi haber mi?

Her zaman değil.

Üretim artışı, yeterli iç tüketim ve ihracat talebi oluştuğunda üretici açısından gelir fırsatı yaratabilir.

Ancak ürün miktarı artarken talep aynı ölçüde büyümezse fiyat üzerinde aşağı yönlü baskı oluşabilir.

Tarım ve Orman Bakanlığının ilk 2026 tahmini Türkiye genelinde portakal, limon ve mandalina üretiminin geçen yıla göre güçlü biçimde toparlanacağını öngörüyor. Portakalda yüzde 63,9, limonda yüzde 63,8 ve mandalinada yüzde 46,3 artış tahmin ediliyor.

Bu tahmin Antalya özelinde aynı oranların gerçekleşeceği anlamına gelmiyor.

Ancak ülke genelindeki daha yüksek üretim beklentisi, yeni sezonda pazar ve ihracat kapasitesinin önemini artırıyor.

2025’te turunçgil üretimi neden düşmüştü?

2026’daki yüksek artış oranlarının bir nedeni karşılaştırmanın düşük üretimli bir yıl olan 2025 ile yapılması.

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsünün turunçgil değerlendirmelerinde önceki sezonlarda çiçeklenme dönemindeki olumsuz sıcaklık koşulları ve üretimdeki dalgalanmaların rekolteyi etkilediği belirtiliyor.

Bu nedenle 2026 için açıklanan yüksek artış oranlarını uzun dönem ortalamasından bağımsız biçimde “rekor sezon” olarak yorumlamak doğru değil.

Daha doğru değerlendirme, 2025’te yaşanan düşük üretimin ardından 2026’da önemli bir toparlanma beklendiği yönünde.

Finike’de iki yüz bin ton portakal beklentisi ne ifade ediyor?

Finike, Antalya’da narenciyeyle en güçlü biçimde özdeşleşen ilçelerden biri.

Finike Ziraat Odasının Eylül 2026 açıklamasına göre ilçede yaklaşık otuz bin dekar portakal ve limon alanı bulunuyor ve bu yıl yaklaşık iki yüz bin ton portakal rekoltesi bekleniyor.

Ancak üretim miktarı yüksek olsa bile bahçeden tüketiciye uzanan zincirde alıcı, paketleme, sınıflandırma, taşıma ve pazarlama kapasitesinin aynı ölçüde çalışması gerekiyor.

Özellikle kısa bir hasat döneminde piyasaya yüksek miktarda ürün girdiğinde üreticinin pazarlık gücü zayıflayabiliyor.

Bu nedenle Finike üreticisi açısından sezonun başarısını belirleyecek göstergelerden biri yalnızca kaç ton portakal toplandığı değil, ürünün ne kadarının ekonomik bir fiyatla satılabildiği olacak.

Geçen yıldan kalan stoklar neden sorun?

2026 sezonuna ilişkin üretici açıklamalarında en fazla öne çıkan sorunlardan biri önceki sezondan kalan limon stokları.

Finike ve Kumluca’daki üretici temsilcileri, eski stokların iç piyasada yeterince tüketilmemesinin yeni sezon ürününe yönelik tüccar talebini zayıflattığını savunuyor.

Bu değerlendirme üretici örgütlerinin saha görüşünü yansıtıyor.

Stokların miktarını Antalya özelinde doğrulayacak güncel ve kamuya açık ayrıntılı bir resmi veri bulunmadığı için kent genelindeki stok miktarını kesin rakamla belirtmek mümkün değil.

Ancak eski ürünün yeni sezon başlangıcında piyasada bulunması, yeni ürünün satış zamanlamasını ve fiyatını etkileyebilecek unsurlardan biri.

Portakalın dalında kalması ne anlama geliyor?

“Ürün dalında kaldı” ifadesi her zaman ürünün hiç toplanmayacağı anlamına gelmiyor.

Sezon başında yeterli alıcı bulunmaması, teklif edilen fiyatın hasat masrafını karşılamaması veya üreticinin daha iyi fiyat beklemek amacıyla hasadı geciktirmesi de bu ifadeyle anlatılabiliyor.

Finike ve Kumluca’dan gelen Eylül ayı açıklamalarında üretici temsilcileri limon ve portakal için alıcı ilgisinin henüz istenen seviyede olmadığını ifade ediyor.

Bu nedenle sezonun ilerleyen haftalarındaki iç piyasa ve ihracat talebi belirleyici olacak.

Kumluca üreticisinin beklentisi ne?

Kumluca’da da narenciye üretimi önemli tarımsal faaliyetlerden biri.

Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökçe, ilçede yaklaşık on üç bin dekar alanda portakal ve limon yetiştirildiğini belirterek Eylül ortasında ürün için yeterli talep bulunmadığını söyledi.

Kökçe’nin açıklamasında gübre, elektrik, ilaçlama ve budama maliyetleri özellikle öne çıktı.

Bu tablo üreticinin yalnızca yüksek fiyat istemediğini; yıl boyunca yaptığı harcamanın hasatta karşılığını almak istediğini gösteriyor.

Narenciye bahçesinde maliyet hasat günü başlamıyor. Sulama, gübreleme, budama, hastalık ve zararlılarla mücadele ile işçilik yıl boyunca devam ediyor.

Gübre ve elektrik neden belirleyici?

Narenciye çok yıllık bir bahçe bitkisi olduğu için üretici bir yıl düşük fiyat gördüğünde üretimden anında çıkamıyor.

Bahçenin bakımının sonraki sezon için devam ettirilmesi gerekiyor.

Sulama için kullanılan elektrik, gübre, ilaç veya biyolojik mücadele giderleri, budama, çapalama ve işçilik giderleri üreticinin sezon maliyetini oluşturuyor.

Bu nedenle üretici açısından asıl soru portakalın veya limonun pazardaki perakende fiyatından çok, bahçede kendisine kalan fiyatın yıllık maliyeti karşılayıp karşılamadığı.

Kumluca Ziraat Odasının güncel açıklamasında da üretici fiyatlarının gübre, elektrik, ilaçlama ve budama maliyetlerini karşılamadığı görüşü dile getirildi.

Narenciyede hastalık ve zararlı baskısı gündemde mi?

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 11 Eylül 2026 tarihinde doğrudan turunçgil üreticilerine yayımladığı uyarı, zararlı yönetiminin sezon açısından güncel bir başlık olduğunu gösteriyor.

Müdürlük üreticilerden bahçelerini düzenli kontrol etmelerini, faydalı böcekleri korumalarını ve ihtiyaç halinde biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerine öncelik vermelerini istedi. Gereksiz ve zamansız ilaçlamadan kaçınılması da özellikle vurgulandı.

Bu yaklaşım yalnızca üretim maliyeti açısından değil, ürün kalitesi ve ihracat açısından da önem taşıyor.

Gereksiz ilaçlama neden üreticinin pazarını etkileyebilir?

Narenciye ihracatında bitki sağlığı ve pestisit kalıntıları önemli kriterler arasında.

Özellikle Avrupa Birliği ve diğer dış pazarlarda maksimum kalıntı limitlerinin aşılması ürünlerin kabul edilmemesine kadar varabilecek sonuçlar doğurabiliyor.

BAİB’in 2026 yılı duyurularında Avrupa Birliği ve Rusya Federasyonu maksimum kalıntı limitlerinin ihracatçılara ayrıca sunulması, kalıntı kriterlerinin sektör açısından önemini gösteriyor.

Şubat 2026’da Avrupa Birliği tarafından Türkiye’den giden limonda resmi kontrol sıklığı yüzde otuzdan yüzde yirmiye, portakalda yüzde otuzdan yüzde yirmiye, mandalina ve bazı turunçgil hibritlerinde ise yüzde yirmiden yüzde ona düşürüldü.

Bu gelişme ihracat kontrollerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor ancak Türkiye’den yapılan narenciye sevkiyatlarının dış pazardaki kontrol koşulları açısından üretim uygulamalarının önemini ortaya koyuyor.

Biyolojik mücadele üretici için neden önemli?

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü 2026 sezonunda turunçgil üreticilerine yönelik uyarısında faydalı böceklerin korunmasını özellikle vurguluyor.

Amaç zararlı yoğunluğunu kontrol altında tutarken gereksiz kimyasal kullanımını azaltmak.

Müdürlük üreticilerin mücadele kararı vermeden önce İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin teknik personeline danışabileceğini de belirtiyor.

Üretici açısından biyolojik ve biyoteknik mücadele; ürün kalitesi, çevre, maliyet ve kalıntı yönetimi gibi birden fazla başlığı aynı anda ilgilendiriyor.

İhracat üreticinin fiyatını yükseltebilir mi?

İhracat, iç piyasadaki ürün fazlasının farklı pazarlara yönlendirilmesine yardımcı olabilecek kanallardan biri.

Ancak ihracatın artması üretici fiyatının otomatik olarak artacağı anlamına gelmiyor.

Ürünün çeşidi, kalibresi, kalite sınıfı, ambalajı, lojistik maliyeti ve hedef ülkenin talebi önemli.

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği verilerine göre Ağustos 2026’da bölgenin yaş meyve ve sebze ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,68 artarak 48,5 milyon dolara ulaştı. Bu veri yalnızca narenciyeyi değil bütün yaş meyve-sebze grubunu kapsıyor.

Dolayısıyla yaş meyve ve sebze ihracatındaki artışı doğrudan “Antalya portakalına talep arttı” şeklinde yorumlamak doğru değil.

Ancak bölgenin dış pazarlardaki satış kanalının canlı olması narenciye sezonu açısından izlenecek göstergelerden biri.

Batı Akdeniz ihracatındaki genel görünüm nasıl?

BAİB’in 20 Eylül 2026 itibarıyla yayımladığı güncel verilere göre Batı Akdeniz’in yıl başından bu yana toplam ihracatı yaklaşık iki milyar yüz elli bir milyon dolara ulaştı ve önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,51 arttı.

Bu veri Antalya, Burdur ve Isparta bölgesindeki bütün sektörleri kapsıyor.

Narenciye üreticisi açısından doğrudan gelir göstergesi değil.

Ancak ihracat altyapısının ve dış pazar bağlantılarının sezon boyunca ürünün değerlendirilmesinde önemli olacağını gösteren genel ekonomik bağlamı oluşturuyor.

Limon ihracatı için sezon başladı mı?

Narenciye ihracat takvimi çeşide ve yetiştiği bölgeye göre belirleniyor.

BAİB’in 4 Eylül 2026 tarihli duyurusunda Adana ve Mersin’deki incelemeler sonucunda Mayer limon çeşidi için 11 Eylül’de kesime, 21 Eylül’de ihracata izin verildiği bildirildi.

Bu karar Adana ve Mersin bölgesindeki Mayer limonuna ilişkin; Antalya’daki bütün limon çeşitleri için aynı hasat veya ihracat tarihi olarak değerlendirilmemeli.

Yine de Türkiye’de 2026-2027 narenciye ihracat sezonunun fiilen açılmaya başladığını gösteriyor.

Rusya ve Avrupa pazarı neden önemli?

Türkiye’nin narenciye ihracatında dış pazar talebi uzun yıllardır sektörün temel belirleyicilerinden biri.

Özellikle ihracata uygun ürünlerde iç piyasanın yanında Avrupa ülkeleri ve yakın dış pazarların talepleri fiyat oluşumunu etkileyebiliyor.

Ancak ihracata gönderilecek ürünün yalnızca miktarı değil kalite, kalibre, hastalık-zararlı durumu ve pestisit kalıntıları da önem taşıyor.

Bu nedenle üreticinin sezon beklentileri arasında yüksek ihracat talebinin yanı sıra ihracat standartlarına uygun ürün yetiştirmek de bulunuyor.

Finike Portakalı’nın coğrafi işareti üreticiye avantaj sağlıyor mu?

Finike Portakalı coğrafi işaretli bir ürün.

Bu koruma, ürünün coğrafi kökeninin ve belirlenmiş özelliklerinin doğrulanması açısından önemli.

Ancak coğrafi işaret tek başına üreticinin ürününü yüksek fiyattan satacağını garanti etmiyor.

Ürünün doğru biçimde sınıflandırılması, paketlenmesi, Finike adıyla piyasaya sunulması ve tüketicinin gerçek Finike Portakalı ile başka bölgelerden gelen ürünleri ayırt edebilmesi gerekiyor.

Bu nedenle sezon öncesindeki beklentiler arasında yalnızca ürün miktarı değil, Finike Portakalı’nın kendi adı ve katma değeriyle pazarlanması da önem taşıyor.

Ürün doğrudan üreticiden tüketiciye ulaşabilir mi?

Doğrudan satış üreticinin alternatif kanallarından biri olabilir ancak bütün rekoltenin bu yöntemle pazarlanması kolay değil.

İki yüz bin ton düzeyinde rekoltenin beklendiği bir ilçede internetten veya doğrudan satışla satılabilecek ürün miktarı toplam üretimin yalnızca bir bölümünü oluşturabilir.

Büyük hacimli narenciye üretiminde tüccarlar, haller, paketleme tesisleri, ihracatçılar, market zincirleri ve diğer dağıtım kanalları önemini koruyor.

Bu nedenle doğrudan satış üreticiye daha yüksek katma değer sağlayabilecek bir kanal olsa da tek başına pazar sorununu çözmesi beklenmemeli.

Erkenci ürün ile ana sezon aynı değerlendirilebilir mi?

Hayır.

Narenciye tek bir tarihte hasat edilen tek bir üründen oluşmuyor.

Limon, mandalina ve portakalın farklı çeşitleri farklı dönemlerde olgunlaşıyor.

Bu nedenle Eylül ayında görülen erken sezon fiyatlarını bütün kış boyunca geçerli olacak fiyat olarak kabul etmek doğru değil.

Hasat miktarı arttıkça, dış pazar siparişleri netleştikçe ve iç tüketim hareketlendikçe piyasa koşulları değişebilir.

Bu nedenle 22 Eylül itibarıyla açıklanan düşük dal fiyatları sezonun tamamını temsil eden kesin fiyatlar olarak değil, sezon başlangıcındaki tablo olarak görülmeli.

Türkiye’de üretimin artması fiyatları düşürür mü?

Bunu yalnızca rekolteye bakarak söylemek mümkün değil.

Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 için Türkiye genelinde portakal, limon ve mandalina üretiminde güçlü artış bekliyor.

Ancak fiyatları üretim miktarının yanında iç tüketim, ihracat, stok miktarı, ürün kalitesi, çeşit, hasat zamanı ve lojistik koşulları da belirliyor.

Dolayısıyla yüksek rekolte otomatik olarak düşük fiyat anlamına gelmediği gibi, düşük rekolte de her üreticinin yüksek gelir elde edeceği anlamına gelmiyor.

Üreticinin beklediği fiyat ile market fiyatı neden farklı?

Bahçede üreticinin aldığı fiyat ile markette tüketicinin karşılaştığı fiyat arasında hasat, sınıflandırma, fire, ambalaj, taşıma, hal, depolama ve perakende gibi farklı aşamalar bulunuyor.

Bu nedenle üreticinin portakalı dalında düşük fiyattan satması, tüketicinin aynı ürünü markette aynı düşük fiyatla göreceği anlamına gelmiyor.

Üreticiler açısından tartışmanın temelinde de bu fark bulunuyor.

Bahçedeki fiyat üretim maliyetini karşılamazken tüketicinin de ürünü düşük fiyattan alamaması, tedarik zincirindeki maliyetlerin ve fiyat oluşumunun daha görünür hale getirilmesi ihtiyacını gündeme getiriyor.

Narenciye bahçelerinde iklim riski devam ediyor mu?

Evet.

Narenciye çok yıllık bir ürün olduğu için yalnızca hasat dönemindeki hava değil, çiçeklenmeden meyve gelişimine kadar bütün yılın koşulları verim ve kaliteyi etkiliyor.

Aşırı sıcaklık, düzensiz yağış, su stresi ve ani hava olayları meyve iriliği ve ürün kalitesi üzerinde etkili olabiliyor.

Bu nedenle sezon başlangıcında bahçede yüksek miktarda meyve görülmesi hasada kadar bütün risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Üreticinin sulama ve bahçe bakımını hasat dönemine kadar sürdürmesi gerekiyor.

Ürün kalitesi bu sezon neden daha önemli olabilir?

Üretimin yükseldiği bir sezonda pazardaki ürün miktarı artarsa alıcılar kalite konusunda daha seçici davranabilir.

İhracat açısından ise kalibre, görünüm, dayanıklılık, pestisit kalıntısı ve bitki sağlığı kriterleri zaten temel koşullar arasında.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün Eylül ayında üreticilere bahçe kontrolü ve biyolojik mücadele çağrısı yapması da sezon sonunda yalnızca miktarın değil ürün kalitesinin önemini ortaya koyuyor.

Üretici bahçesini sökmeyi düşünür mü?

Bir tarımsal ürün birkaç sezon üst üste maliyetini karşılamadığında üreticinin farklı ürünlere yönelmesi mümkün.

Kumluca Ziraat Odası Başkanı Kökçe, geçmiş yıllarda nar fiyatlarının üreticiyi tatmin etmemesi üzerine ilçedeki bazı nar bahçelerinin sökülerek zeytine dönüştürüldüğünü örnek verdi.

Bu açıklama doğrudan narenciye bahçelerinin bugün söküldüğünü göstermiyor.

Ancak çok yıllık ürünlerde uzun süre devam eden düşük üretici fiyatlarının ürün desenini zaman içinde değiştirebileceğini gösteriyor.

Narenciye üreticisinin temel beklentilerinden biri de bu nedenle üretimin ekonomik olarak sürdürülebilir olması.

Antalya için resmi 2026 narenciye rekoltesi açıklandı mı?

22 Eylül 2026 itibarıyla kamuya açık kaynaklarda Antalya’nın portakal, limon ve mandalinasını ayrı ayrı gösteren kapsamlı il geneli 2026 kesin rekolte tablosuna ulaşılamıyor.

Türkiye geneli için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ilk bitkisel üretim tahmini yayımlandı. Bu tahminde turunçgil üretiminde güçlü artış öngörülüyor.

Yerel ölçekte ise Finike Ziraat Odasının yaklaşık iki yüz bin tonluk portakal beklentisi bulunuyor.

Bu nedenle Antalya’nın tamamı için Finike rakamını genellemek doğru değil.

Sezon ilerledikçe hangi veriler izlenmeli?

Narenciye sezonunun üretici açısından nasıl geçtiğini anlamak için yalnızca hasat miktarına bakmak yeterli değil.

Üreticinin dalında aldığı fiyat, ihracat miktarı, iç piyasa talebi, ürünün bahçede kalıp kalmadığı, paketleme tesislerinin çalışma düzeyi ve maliyetler birlikte izlenmeli.

Özellikle Ekim ve Kasım aylarında ana portakal ve mandalina hasadının hızlanmasıyla piyasanın daha net şekillenmesi beklenebilir.

Tarım ve Orman Bakanlığının bitkisel üretime ilişkin bir sonraki tahmin bülteninin 23 Ekim 2026’da yayımlanması planlanıyor.

Bu veri, ilk tahmindeki yüksek turunçgil üretimi beklentisinin sezon ilerledikçe nasıl değiştiğini görmek açısından önemli olacak.

Antalya’da narenciye üreticisi sezon öncesi ne bekliyor?

Antalya’da 2026 narenciye sezonuna girerken üreticinin beklentisi birkaç başlıkta toplanıyor: maliyeti karşılayan fiyat, güçlü alıcı talebi, ihracat kanalının açık olması, ürünün dalında kalmaması ve kaliteli üretimin karşılığının alınması.

Türkiye genelindeki ilk resmi tahminler 2026’da mandalina üretiminin yüzde 46,3, portakalın yüzde 63,9 ve limonun yüzde 63,8 artacağını öngörüyor. Ancak bunlar Antalya’ya özgü oranlar değil.

Antalya’daki mevcut saha tablosu ise rekolte kadar pazarlamanın da kritik olduğunu gösteriyor. Finike’de yaklaşık iki yüz bin ton portakal beklentisine karşın üretici temsilcileri sezon başında alıcı ilgisinin zayıf olduğunu, limona üç-dört lira, portakala ise bazı bölgelerde beş-on lira arasında dal fiyatları teklif edildiğini belirtiyor. Bu rakamların maliyetleri karşılamadığı görüşü dile getiriliyor.

Öte yandan Batı Akdeniz’in yaş meyve ve sebze ihracatı Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21,68 artmış durumda. Bu veri doğrudan narenciye satışını göstermese de ihracat kanalının sezon açısından önemini koruduğunu ortaya koyuyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ise sezon başlangıcında üreticiyi bahçe kontrolleri, faydalı böceklerin korunması ve biyolojik-biyoteknik mücadele konusunda uyarıyor.

Dolayısıyla Antalya narenciye üreticisi için 2026 sezonunun temel meselesi “bahçede ürün var mı?” sorusundan çok daha geniş. Bahçedeki ürünün kaliteli yetişmesi, zamanında alıcı bulması ve üreticinin bir sonraki sezon bahçesine yeniden yatırım yapabileceği bir gelir sağlaması sezonun gerçek belirleyicisi olacak.