Antalya'da Nehir ve Nevin için eylem: "Özgürlük" çağrısı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i, “Bize gelecek yoksa, sana huzur yok Yusuf Tekin istifa” yazılı pankartla protesto etmeleri nedeniyle tutuklanan Nehir ve Nevin için Türkiye İşçi Partili (TİP) öğrenciler ve Öğrenci Sendikası eylem düzenledi. Açıklamada tutuklamaların ifade ve protesto özgürlüğü açısından kaygı verici olduğu ifade edildi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i, “Bize gelecek yoksa sana huzur yok Yusuf Tekin istifa” yazılı pankartla protesto etmeleri nedeniyle tutuklanan Nehir ve Nevin için Türkiye İşçi Partili (TİP) öğrenciler ve Öğrenci Sendikası dün (27 Ekim) Antalya’da Attalos Meydanı’nda eylem gerçekleştirdi. Eylemde yapılan basın açıklamasında, tutuklamaların ifade ve protesto özgürlüğü açısından kaygı verici olduğu ifade edildi. Ayrıca eğitimde tarikat ve cemaatlerin etkisi, öğrencilerin yaşadığı ekonomik sorunlar ve bilimsel eğitim konuları maddelerde konuşuldu.

"SORUYORUZ: NEHİR VE NEVİN NEDEN CEZAEVİNDE?"
Attalos Meydanı’nda öğrencilerin dün gerçekleştirdiği basın açıklamasında Yusuf Tekin’i protestoları sonrası tutuklanan Nehir ve Nevin’in serbest bırakılması talepleri dile getirildi. Gece baskınıyla tutuklanarak gözaltına alındıkları ifade edilen öğrenci arkadaşları Nehir ve Nevin için “Soruyoruz: Nehir ve Nevin neden cezaevinde?” sorusu yöneltilerek şu açıklamada bulunuldu:
“Halkın kaynaklarını halk için kullanmayan bir kamu görevlisini protesto etmek, eğitimden sorumlu bakanın eğitim politikalarını eleştirmek, herhangi bir adaletsizliğe karşı sesini yükseltmek yurttaşlar için suç mudur?”
Öğrencilerin böyle olmadığını bildiğini, anayasayla güvence altına alınmış haklarını kullanan iki genci de jet hızıyla tutuklayarak, gençliğin sesini kısabileceğini hayal eden Yusuf Tekin’in de bunu bildiği ifadeleri kullanıldı. Açıklamanın devamında, ülkenin yurttaşlarının gençlerin eğitim politikaları üzerinde söz söyleme hakkı olduğu dile getirilerek “Kendilerini ilgilendiren kararlara itiraz etme, sorumlulardan açıklama isteme, onları protesto etme ve taleplerini kamuoyuna duyurma hakları vardır” ifadeleri kullanıldı.

“GENÇLERİN ÖFKESİ HUZURUNUZU BOZACAK”
Açıklamanın devamında, “Bize yarın yoksa sana huzur yok” diyen arkadaşlarının kararlılığıyla Yusuf Tekin'e seslenildiği ifade edilerek, “Gençlerin öfkesi huzurunu bozacak” ifadeleri kullanıldı.
ÖĞRENCİ SENDİKASI ADINA KONUŞULDU
Öğrenci Sendikası adına konuşan Eda Karabulut’da Nehir ve Nevin’in serbest bırakılmasını talep etmek için orada olduklarını ifade etti. Karabulut, sıra arkadaşları Nehir ve Nevin’in karanlık eğitim sisteminin Bakanı Yusuf Tekin’i eleştirdiği ve onun kurduğu düzene tehdit oluşturduğu için tutuklandığını ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:
“Yusuf Tekin, işlediği suçların gündem edilmesinden o kadar korkuyor ki açılan bir pankartı bile tutuklama gerekçesi sayabiliyor.İşlediği onca suça rağmen yüzleri kızarmayan bakanları eleştiren, onlardan hesap soran bizler ise medya ablukaları, gözaltılar ve tutuklamalarla karşı karşıya bırakılıyoruz.

“HUZURLU OLMAK KİMSENİN HAKKI DEĞİLDİR”
Karabulut, çocukların yüzde yirmisinin okula aç gittiğini, okul kantinlerinin ailelerin bütçelerini aştığını, sınıfların veliler tarafından temizlendiğini, çocukların ellerine yıkayacak sabuna ulaşamadığını ifade ederek “huzurlu olmak kimsenin hakkı değildir” ifadelerinde bulundu.
Karabulut, sıra arkadaşlarının can güvenliği tehlikedeyken, kampüslerin ticarethaneye döndüğünü, bilimsel eğitimin tasfiye edildiğini ifade ederek huzurlu olmanın hiç kimsenin hakkı olmadığını belirtti.
"Okullarımız kime ait?" sorunu yönelten Karabulut "Onları birer ticarethane ve mülk gibi yöneten bakanlara mı, yoksa içinde okuyan bizlere mi? Sizler tarikatlarla, patronlarla iş birliği yapan; okul sıralarında çocukların can güvenliğini sağlayamazken onları sermayeye peşkeş çekenlersiniz" ifadelerinde bulundu.
Açıklamanın devamında, Yusuf Tekin ve daha nicelerinin bir gün o koltuklardan ineceği ancak gençlerin daima sıralarda kalacağı açıklamasında bulundu.
"OKULLARIMIZ KAMPÜSLERİMİZ BİZİMDİR"
Karabulut, okulların kampüslerin öğrencilerin olduğunu belirterek, "Sizi yaptığınız kötülüklerle ve yolsuzluklarla anacağız" ifadelerini kullandı.
Tarikatların Bakanı Yusuf Tekin ise öğrencilerin de sendikası olduğunu ifade eden Karabulut, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:
"Karanlığa teslim olmayacağız! Karanlığa teslim olmayacağız! Karanlığa teslim olmayacağız!
Yoldaşlarımız Nehir ve Nevin'e özgürlük talebimizi tekrardan iletiyoruz.
Özgürlük! Özgürlük!”
Arel Üniversitesi Gazetecilik lisans ve Medya ve Kültürel Çalışmalar yüksek lisans mezunu. Yüksek lisans tezi: “Kadın Cinayetlerinde Medyanın Eril Söylemi: Cumhuriyet, Yeni Şafak, Hürriyet gazetelerinin incelenmesi” Profesyonel iş hayatında STK’larda da görev aldı. 2023 yılı itibariyle serbest gazeteci olarak çalıştı. Bu süre zarfında bianet, journo, Femsport, gezegen24 , Bursa Tanık, 9.köy gibi platformlara hayvanlara yönelik hak ihlalleri, ekoloji, kadın spor, kadın haberleri, çözüm haberleri öncelikli olmak üzere video ve yazılı haberler üretti. Antalya Kent Haber’de Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olarak görev alıyor.
Bütün yazıları
PolitikaTKP Antalya: Hortumda hayatını kaybeden işçilerin ölümünden Antalya Valiliği sorumlu Türkiye Komünist Partisi (TKP) Antalya İl Örgütü, dün (26 Ekim) gece saatlerinde Antalya'da oluşan hortumda Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki şantiyede konteynerde yaşayan dört işçinin hayatını kaybetmesine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, dört işçinin ölümünün sorumluluğunun hortumda değil Antalya Valiliğinde olduğu belirtildi.



