
Antalya’da Sivas Katliamı’nın 33’üncü yılı dolayısıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada, Madımak için adalet, eşit yurttaşlık ve yüzleşme talebi öne çıkarken, konuşmalarda cezasızlık politikalarına ve geçmişle hesaplaşılmamasına tepki gösterildi.
Yasin Çoban- Alp Hasdemir
Antalya’da Antalya Alevi Kurumları Emek ve Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla Sivas Katliamı için bugün (21 Haziran) saat 17.00’de Kapalı Yol Halkbank önünden Attalos Meydanı’na yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşün ardından Attalos Meydanı’nda semah dönüldü, anma gerçekleştirildi ve basın açıklaması yapıldı.
Anmaya SOL Parti, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Parti, Emek Partisi ve Halkevleri de destek verdi. Basın açıklaması öncesinde Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, eski Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker ve DEM Parti Antalya İl Eş Başkanı Vahide Doğan da açıklamalarda bulundu.
Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Sivas Katliamı davasında adaletin sağlanmadığını belirterek, “33 yıldır bu yara kanamaya devam ediyor. Bu yangın yanmaya devam ediyor. Çünkü yüz binlerin, milyonların talepleri, adalet isteği yerine getirilmedi, getirilmek istenmiyor” dedi. Katliamın faillerinin bilindiğini söyleyen Aslan, “Sivas’ın katilleri belli, Sivas’taki katliamı yapanlar, tertipleyenler belli. Ama bu iktidar, bu devlet bu katliamı yapanları asla gerçek anlamda açığa çıkarmadı” diye konuştu.
Aslan, gerçek adaletin toplumsal mücadeleyle sağlanacağını belirterek, “Gerçek adalet için, gerçek özgürlük için, gerçek barış için, gerçek eşitlik için halkımızın birleşik mücadelesine ihtiyaç var. Bu ülkede adaleti sağlayacak olan işçilerdir, emekçilerdir, kadınlardır, gençlerdir” ifadelerini kullandı.

“MADIMAK, GÜPEGÜNDÜZ GERÇEKLEŞEN BİR KATLİAMDI”
Eski Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker de Madımak Katliamı’nın diğer katliamlardan farklı olarak bütün kentin gözleri önünde gerçekleştiğini söyledi. Öker, “Madımak katliamının farklılığı, o katliamın güpegündüz, yaklaşık yirmi bin insanın ve bütün Sivas halkının gözünün önünde gerçekleşmesidir” dedi.
Öker, geçmişle toplumsal bir yüzleşme sağlanmadığı sürece benzer tehlikelerin sürdüğünü belirterek, “Eğer bu vahşetler toplumsal bir yüzleşmeye dönüşmediği müddetçe, egemen güçler düğmeye bastığında her an tekrar benzer katliamlar gerçekleşebilir” diye konuştu. Antalya’daki anmanın önemine dikkat çeken Öker, demokratik kamuoyunun bu tür etkinliklerde daha güçlü bir şekilde yer alması gerektiğini söyledi.
DEM Parti Antalya İl Eş Başkanı Vahide Doğan ise açıklamasında eşit yurttaşlık vurgusu yaptı. Doğan, “Bizler DEM Parti olarak farklı kimliklerin, inançların ve kültürlerin eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşadığı demokratik bir Türkiye mücadelesini sürdürüyoruz” dedi.
Doğan, “Sivas’ta kaybettiğimiz canlara karşı en büyük sorumluluğumuz, bu mücadeleyi büyütmektir; nefret siyasetinin karşısında dayanışmayı ve kardeşliği güçlendirmektir. Sivas’ı unutmadık, unutmayacağız” ifadelerini kullandı.
Basın açıklamasını Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Cemevi Başkanı Adnan Arslan okudu. Açıklamada, “33 can, 33 yıl! Sivas için adalet, herkes için adalet! Unutmadık, unutmayacağız!” denildi.
“MADIMAK OTELİ DERHAL UTANÇ MÜZESİ YAPILMALIDIR”
Açıklamada, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin 33 yıldır adalet talebiyle anıldığı vurgulanarak, “Bizler bugün buraya sadece 33 yıl önce yitirdiğimiz canlarımızı anmaya gelmedik. Biz bugün buraya hesap sormaya, yüzleşmeye ve bu toprakların kötü talihini değiştirmek için omuz omuza vermeye geldik” ifadeleri kullanıldı.
Madımak Oteli’ne ilişkin talebin de yinelendiği açıklamada, “Canlarımızın katledildiği, insanlığın yakıldığı o karanlık mekân, yani Madımak Oteli derhal, amasız ve fakatsız utanç müzesi yapılmalıdır” denildi.
“SİVAS İÇİN ADALET, HERKES İÇİN ADALET”
Açıklamada, geçmişte yaşanan katliamlarla yüzleşilmemesinin bugün yaşanan hak ihlalleri, doğa tahribatı, kayyum uygulamaları ve irade gasplarıyla birlikte değerlendirildiği belirtildi. “Dünü aydınlatılmayan bir ülkenin bugünü karanlık, yarını ise esarettir” denilen açıklamada, demokrasi ve barışın ancak geçmişle hesaplaşmayla mümkün olacağı vurgulandı.
Açıklamanın devamında, “Bizim adalet mücadelemiz sadece kendimiz için değildir. Bizim kavgamız; bu topraklarda yaşayan bütün halkların, bütün inançların ve tüm ezilenlerin eşit yurttaşlık mücadelesidir” ifadelerine yer verildi.

EŞİT YURTTAŞLIK VE LAİKLİK VURGUSU
Açıklamada, “Alevilerin inancını asimile etmeye çalışanlara, işçiyi sömürenlere, kadını yok sayanlara karşı tek çaremiz; eşit yurttaşlığa dayalı, demokratik ve laik bir cumhuriyettir” denildi. İnançların özgür olduğu, devletin dinden elini çektiği, laikliğin ve demokrasinin esas alındığı bir ülke vurgusu yapıldı.
Açıklamada, “33 yıldır süren adalet kavgamızı uluslararası alanda da büyüterek devam ettireceğiz” sözleriyle sürerken, “Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” ve “Madımak Oteli, utanç müzesi olacak” ifadeleriyle sona erdi.
Basın açıklamasının ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Cemevi Başkanı Adnan Arslan, Antalya Kent Haber’e değerlendirmelerde bulundu. Arslan, Sivas Katliamı davasında verilen zamanaşımı kararına tepki göstererek mücadelenin süreceğini söyledi.
Arslan, Türkiye’de adaletin sağlanmadığını belirterek, “Biz Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz. Biz bu ülkenin yurttaşıyız, ‘adalet mülkün temeli’ diyoruz ama ne yazık ki mülkün temeli olmamıştır” dedi.
Sivas Katliamı davasında yıllardır mücadele ettiklerini söyleyen Arslan, “33 senedir, dile kolay, mücadele veriyoruz. Ne yazık ki Türkiye’de en sonunda verdikleri karar zamanaşımı oldu. Sevgili dostlar, insanlık suçunda zamanaşımı olmaz. Orada dünyanın gözü önünde, sekiz saat boyunca bir katliam yaşandı ve 33 canımızı kaybettik, iki de otel çalışanı olmak üzere 35 kişi yaşamını yitirdi” diye konuştu.
“AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’NE TAŞIDIK”
İç hukukta adil bir karar çıkmadığını belirten Arslan, “Gönül arzuluyordu ki kendi iç hukukumuzda, kendi yargımızda adaletli bir şekilde karar verilsin ama ne yazık ki verilmedi. Bunun için üzgünüz. Bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdık. Sonuna kadar da mücadele edeceğiz, arkasını bırakmayacağız” dedi.
Davanın kendileri açısından kapanmadığını vurgulayan Arslan, “Biz ne zaman bu dava bitti dersek o zaman bitecek. Her ne kadar burada bu davaya sessiz kalanlar ya da bu dava bitmiş deseler de bizim için yok hükmündedir. Biz bitti demeyene kadar bu dava bitmemiştir. Bu dava daha devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“33’ÜNCÜ YILDA 33 BAĞLAMA, 33 CANIMIZI ANIYORUZ”
Bu yıl anmaları daha geniş bir çerçevede sürdürdüklerini belirten Arslan, “33’üncü yılında, ‘33 bağlama, 33 sene, 33 canımızı anacağız’ şiarından yola çıktık. Bugün şu saatte Türkiye’nin dört bir yanında yoldaşlarımız alandadır. Avrupa’da, Kıbrıs’ta her yerde alanlardadır. Bu bir ilk yapılıyor bu sene” dedi.
Arslan, mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini söyleyerek, “Bizi bu davaya daha çok sahip çıkmaya sevk ediyorlar. Onun için biz bu davanın peşini bırakmayacağız. Sonuna kadar devam edeceğiz” diye konuştu.
“2 TEMMUZ’DA SİVAS’TA OLACAĞIZ”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Cemevi’nden 1 Temmuz’da otobüs kaldırılacağını duyuran Arslan, “Ayın birinde Altınova Pir Sultan Abdal Cemevi’nden otobüs Sivas’a hareket ediyor. Buradan da duyurmuş olalım. Gelmek isteyen canlarımız, yoldaşlarımız bizimle beraber gelebilir. 2 Temmuz’da Sivas’ta olacağız” dedi.
Arslan, Sivas anmasının ardından Tunceli’ye de geçeceklerini belirterek, “Tunceli’de de bazı asimilasyon politikaları başlamış. Biz orada da var olacağız. Kısacası Türkiye’nin dört bir yanında varız, var olacağız, var olmaya da devam edeceğiz. Bunu hiç kimse engelleyemez” ifadelerini kullandı.

“AİLELERİMİZ ADALETİ GÖRMEDEN HAKKA YÜRÜDÜ”
Arslan, mücadelede en çok üzüldükleri noktalardan birinin, adalet sağlanmadan yaşamını yitiren aileler olduğunu söyledi. Arslan, “Bizim üzüldüğümüz nokta, hakka yürüyen ailelerimizdir. Adalet yerini bulmadan Hakk’a yürüdüler. Biz buna üzülüyoruz ama onların yarım bıraktığı mücadeleyi devam ettireceğiz” dedi.
Bugünkü anmaya da değinen Arslan, “Buraya yüzlerce dostumuz, yoldaşımız geldi. Beraber anmamızı yaptık, semahlarımızı döndük. Daha da büyüteceğiz, daha geniş alanlara yayacağız. Bütün yoldaşlarımızla, canlarımızla birlikte bu davanın peşini bırakmayacağız” diye konuştu.





