
Hayvan Haklari Platformu Türkiye, Antalya Hayvan Haklari Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri, Muratpaşa Attalos Meydanı’nda sokak hayvanları için basın toplantısı gerçekleştirdi. Yapılan basın açıklamasında, hayvanların doğanın bir parçası olduğunu, onları korumakla mükellef olduklarından ve insanlardan güçsüz olan canlılara zulüm etmenin etiğe, ahlaka, vicdana aykırı olduğu belirtildi.
Hayvan Haklari Platformu Türkiye, Antalya Hayvan Haklari Platformu ve Attalos Pati Gonulluleri, dün (1 Mart) saat 15:30’da Muratpaşa Attalos Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan basın açıklamasında kurumlar adına konuşmayı Özlem Başargil yaptı.
Yapılan açıklamada, Türkiye’nin dört bir yanından yükselen seslerin bu toprakların vicdani ve adaletin sarsılmaz iradesi olduğu belirtilerek, “Bugün sadece bu meydanda değiliz! İstanbul’dan Mersin’e, Kırklareli’den Çanakkale’ye, Denizli’den Diyarbakır’a, Eskişehir den Muğla ya, Manisa’ya ve tam şu an burada Antalya’nın kalbinden sesleniyoruz, haykırıyoruz. Şehir şehir, meydan meydan; Türkiye’nin dört bir yanından yükselen bu ses, bu toprakların vicdani , adaletin sarsılmaz iradesidir” ifadeleri kullanıldı.

“BİZ BU ZULMÜ KABUL ETMİYORUZ”
Barınak gerçeklerini, o karanlık infaz koridorlarını sert ve çıplak haliyle mühürlemek için bir araya geldikleri belirtilen açıklamada şu sözlere yer verildi:
“Biz bugün buraya; dilsiz canların çığlığı, sönen hayatların nefesi, kimsesizlerin kimsesi olmaya geldik! ‘Dağlara buğdaylar serpin ki kuşlar bile aç kalmasın’ diyen o kadim adaletten ; bugün sokaklara ölüm ve korku serpen bir zihniyete, kara bir eşiğe denk geldik. Biz bu zulmü kabul etmiyoruz. Bize yapılan kara propagandayı, kurulan trol ordularını ilk kez bu kadar net bir dille ifade ediyoruz”
“BİZ BURDAYIZ; TEK SESİZ, TEK YÜREĞİZ!”
Açıklamada, yaratılmak istenilen bilgi kirliliğine karşı; birlikte oldukları belirtilerek, “Biz burdayız; tek sesiz, tek yüreğiz! Adaletin sesi her bir can icin yükselene, bu topraklar yeniden merhametle mayalanana kadar susmayacağız. Yolumuz açık, sesimiz bir olsun” ifadelerine yer verildi.
“KÖPEK YASASI TÜM SAHİPSİZ HAYVANLARI KAPSAYAN HÜKÜMLER İÇERMEKTEDİR”
7527 sayılı yasada kanun amaci insan , hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla hayvanların rahat yaşamalarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların aci, izdirap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak olduğuna vurgu yapıldı.
Açıklamada, “2 Ağustos 2024 te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bu yasa kamuoyunda ‘köpek yasası’ olarak anılsa da yalnızca kopekleri değil, tüm sahipsiz hayvanları kapsayan hükümler içermektedir” sözlerine yer verildi.

“YASAYA AYKIRI DAVRANILAN BARINAKLAR MEVCUTTUR”
Tüm çipsiz, sahipsiz hayvanların toplatılıp bılınak denen hapishanelere kapatılıp, açlık, soğuk ve işkenceye maruz bırakılması kabul edilemeyeceği vurgu yapılan açıklamada, “Yasada rahat yaşam ve doğal yaşam alanlarından bahsedilse de ülkemizde maalesef yasaya aykırı davranılan barinaklar mevcuttur. Valilik baskilari ile de zulm artmaktadir. İlçe belediyelerde toplanan köpekler, belirlenen sürelerde barınaklarda tutulup, sonrasinda buyuksehir barinaklarina nakledilip, takibi zor bir hale getirilmektedir. Yasada belirtilmeyen bu durumu da asla kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verdi.
BARINAKLARI YENİLEME VE BÜYÜTME ZORUNLULUĞUNA DİKKAT ÇEKİLDİ
Açıklamada, nufusu 25 binin üzerinde olan her ilçe belediyesinin 2028 sonuna kadar barınaklarını yenileme ve büyütme zorunluluğu olduğuna vurgu yapıldığı belirtilerek, “Ama valilik emirleri ile bu yok sayılıp ilçe belediyelerine yer temin edilmesi zorlastirilip, tüm hayvanların buyuksehir belediyelerine teslimi yapılmaktadır. Çoklu yasam alanlarında hayvanlar , bulaşıcı hastaliklara yakalanmakta, güçlü olanlar yavru ve güçsüz olanları öldürmektedir. Buna göz yumamayız. İlçe belediyelerinin 2028’e kadar kendilerine tanınan süreye kadar yaşam alanlarını kurmalarini ve bölgesindeki hayvanlari koruma altına almasını istiyoruz” sözlerine yer verildi.
Kamuya açık bu alanların , bazı belediyeler tarafindan saat ve gün kısıtlamalarının kaldırılması, 7/24 izlenebilir, ziyaret edilebilir hale getirilmesi çağrısı yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Haftanın belli saatleri ve günleri değil, her gün istenilen saatlerde ziyarete açık olmasını, gönüllülerle işbirliği halinde olmalarını, belediye meclisleri tarafından alınan kararla, barınaklarda görüntü alınma yan haklarının kaldırılmasını ve seffafligi talep ediyoruz.”
Açıklamada, hayvanlardan korkunun pompalandigi bu zaman diliminde , güvenli sokakların köpekler toplanıldığı zaman değil, toplumdan katillerin, sapıkların, tacizcilerin toplandığı zaman olmayacağı ifade edildi.
Açıklamada, “Ülkemizde hayvan problemi degil, başıboş insan problemi vardir. Asıl korkulacak olanın hayvanlar degil, çocuklarımızı, kadınlarımızı tehdit eden, yasam haklarini gasp eden varlıklar olduğunu belirtiyoruz. Hayvanlar doğanın bir parçasıdır. Bizler onları korumakla mükellefiz. Bizden güçsüz olan canlılara zulüm etmek etige, ahlaka, vicdana aykırıdır” sözlerine yer verildi.
“SOKAKLARDA VE BARINAKLARDA HAYVANLARA YAPILAN EZİYETLERE DUR DEYİN”
İnsanın üstün ırk olmadığı, insanları hayvanlardan ayıran tek yetinin düşünebilme kabiliyeti olduğu söylenen açıklamada, “Doğada hersey denge halindedir. Bu dengeyi korumakta bizim insan olarak görevimizdir. Sokaklarda ve barınaklarda hayvanlara yapılan eziyetlere dur deyin! Hayvanat bahçelerindeki zulme dur deyin! Yunus paralarına, at yarışlarına, hayvana yapılan tüm işkencelere dur deyin. Victor Hugo der ki ‘Tanrı insanın vicdanıdır’ Vicdanınızın sesini dinleyin” ifadelerine yer verildi.





