
Antalya’da teknelerin sintine, pis su, yağ ve diğer atıkları elektronik sistemler, atık teslim kayıtları, kameralar ve deniz denetimleriyle takip ediliyor.
Antalya’da yatlar, gezi tekneleri, balıkçı tekneleri, ticari gemiler ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan atıkların doğrudan denize bırakılması yasak. Teknelerde oluşan atıkların uygun atık kabul tesislerine teslim edilmesi ve bu işlemlerin büyüklük ile tekne türüne göre elektronik sistemler üzerinden kayıt altına alınması gerekiyor.
Denetim yalnız kıyıda yapılan kontrollerden oluşmuyor. Antalya Körfezi’nin belirli bölümünde Elektronik Gemi Denetleme Sistemi ile gemi hareketleri yedi gün yirmi dört saat izlenirken şüpheli deşarjlarda denetim ekipleri sahaya çıkabiliyor, numune alınabiliyor ve ihlal tespit edilmesi halinde Çevre Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulanabiliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gemi kaynaklı yasa dışı deşarjların denetiminde Antalya Büyükşehir Belediyesine de yetki devredildiğini belirtiyor.
Tekneler hangi atıkları denize bırakamaz?
Teknelerin normal faaliyetleri sırasında farklı atık türleri ortaya çıkabiliyor.
Bunlar arasında:
sintine suyu,
atık yağ,
pis su,
evsel nitelikli çöpler,
mutfak atıkları,
plastik ve ambalaj atıkları,
bazı gemilerde yük ve operasyon kaynaklı diğer atıklar
bulunabiliyor.
Gemilerden kaynaklanan atıkların çevreye zarar verecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarak denize verilmesi çevre mevzuatı kapsamında yasak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da denizcilik atıklarının kıyıdaki yetkili tesislere teslim edilmesini esas alıyor.
Sintine atığı nedir?
Sintine, teknelerin makine dairesi veya alt bölümlerinde birikebilen suyun yağ, yakıt ve çeşitli kirleticilerle karışmış hali.
Bu nedenle sıradan deniz suyu olarak değerlendirilmemeli.
Sintine içerisindeki petrol türevlerinin denize verilmesi hem deniz yüzeyinde kirlilik oluşturabiliyor hem de deniz canlıları üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor.
Teknenin sintinesini açık denizde boşaltmak yerine atık kabul sistemine teslim etmesi gerekiyor.
Teknelerin tuvalet atıkları da kontrol ediliyor mu?
Evet.
Teknelerde oluşan tuvalet ve diğer evsel nitelikli pis sular da denizcilik atık yönetiminin konusu.
Özellikle kıyıya yakın alanlarda, koylarda ve yoğun yat trafiğinin bulunduğu bölgelerde pis suyun denize verilmesi su kalitesi üzerinde yerel baskı oluşturabilir.
Bu nedenle teknelerin atık tanklarında biriken pis suların uygun tesislere teslim edilmesi ve ilgili kayıt sistemine işlenmesi gerekiyor.
Antalya’da küçük teknelerin atıkları 2026’da nasıl takip ediliyor?
2026 yılında önemli bir güncelleme yapıldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 13 Şubat 2026 tarihinde Mavi Kart Takip Sistemi Uygulaması Hakkında Genelgeyi yayımladı.
Yeni düzenlemeyle Türkiye’nin deniz yetki alanlarında:
150 grostondan küçük petrol tankerleri
ile
400 grostondan küçük diğer gemi ve tekneler, yatlar ve gezinti tekneleri dahil,
için oluşan atıkların elektronik olarak izlenmesi ve denetimin güçlendirilmesine yönelik esaslar belirlendi.
Bu nedenle 2026 itibarıyla küçük yat ve teknelerde atık takibinin önemli araçlarından biri Mavi Kart Takip Sistemi.
Mavi Kart ne işe yarıyor?
Mavi Kart sistemi, teknenin ürettiği atığın uygun tesise teslim edilip edilmediğinin elektronik olarak takip edilmesine yardımcı oluyor.
Bakanlığın Denizcilik Atıkları Uygulamasına ilişkin güncel bilgilendirmesinde sisteme daha önce kaydı bulunmayan Mavi Kart kapsamındaki teknelerin marina, balıkçı barınağı, yat yanaşma yeri veya benzeri atık alım hizmeti veren kıyı tesislerinden sisteme kaydolabileceği belirtiliyor.
Kayıt sonrasında tekneye bir Mavi Kart numarası tanımlanıyor ve atık transfer işlemleri bu numara üzerinden yürütülüyor.
Teknede fiziksel olarak mavi kart taşımak gerekiyor mu?
Sistemin adı “Mavi Kart” olsa da temel amaç fiziksel karttan çok elektronik atık kaydının tutulması.
Bakanlığın güncel Denizcilik Atıkları Uygulaması bilgilendirmesinde daha önce sisteme kaydedilmiş Mavi Kart numaralarının elektronik sisteme aktarıldığı ve eski kullanıcıların yeniden kart çıkarmasının gerekmediği belirtiliyor.
Denetimde esas olan teknenin kayıt ve atık teslim geçmişinin sistem üzerinden izlenebilmesi.
Büyük gemilerin atıkları nasıl takip ediliyor?
Daha büyük ticari gemilerde süreç farklı elektronik uygulamalar üzerinden yürütülebiliyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, gemilerin atık durumlarının liman ve gemi denetimleri kapsamında izlendiğini; yeterli atık depolama kapasitesi bulunmasına rağmen atık vermeyen gemilerle ilgili bir sonraki liman başkanlığına veya denetim yetkisi bulunan kurumlara bildirim yapılabildiğini belirtiyor.
Bakanlığın Denizcilik Atıkları Uygulaması rehberinde, ilgili kapsamdaki gemilerin atık bildirimlerinin gemi acenteleri tarafından Liman Tek Pencere sistemi üzerinden gerçekleştirildiği de belirtiliyor.
Tekneler atıklarını nereye veriyor?
Atıklar yetkili:
liman,
marina,
balıkçı barınağı,
yat yanaşma yeri,
atık kabul tesisi
veya mevzuata uygun atık alma sistemlerine teslim ediliyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, gemilerden atık alınmasına ilişkin hizmetlerin onaylı veya uygunluk belgesine sahip atık kabul tesisleri ve ilgili sistemler üzerinden yürütülmesini öngörüyor.
Antalya’da atık alım istasyonları var mı?
Evet.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin yayımladığı son ayrıntılı çevre çalışmalarında kent genelindeki kıyı tesislerinde gemi atıklarını kabul eden istasyonların bulunduğu belirtiliyor.
Belediyenin 2024 çalışmalarına ilişkin yayımladığı veride Antalya’da 21 kıyı tesisinde atık alım istasyonu bulunduğu, Büyükşehir Belediyesinin ayrıca sekiz farklı bölgede istasyon işlettiği bildirildi. Aynı kaynakta 2024 yılında Aksu Çayı’nda yeni bir atık alım istasyonunun devreye alındığı belirtildi.
Bu rakam 2024 yılı belediye verisi. 18 Eylül 2026 itibarıyla bütün Antalya’daki aktif tesislerin güncel sayısını tek tabloda gösteren daha yeni ayrıntılı belediye envanteri kamuya açık kaynaklarda tespit edilemiyor.
Atığını teslim etmeyen tekne nasıl fark ediliyor?
Elektronik kayıt sistemi burada önemli.
Teknenin hareketi, büyüklüğü, atık depolama kapasitesi ve son atık teslim bilgileri birlikte değerlendirilebilir.
Bir tekne uzun süre faaliyet göstermesine rağmen atık teslim kaydı oluşturmuyorsa bu durum denetimde dikkat çekebilir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da yeterli atık depolama hacmi bulunmasına rağmen atık teslim etmeyen gemilerin sonraki limanına veya yetkili denetim kurumlarına bildirilebildiğini açıklıyor.
Ancak “uzun süre atık vermedi” bilgisi tek başına mutlaka yasa dışı deşarj yapıldığını kanıtlamaz. Teknenin kapasitesi ve faaliyet koşulları da incelenir.
Antalya Körfezi kameralarla izleniyor mu?
Evet.
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Elektronik Gemi Denetleme Sistemi (EGDS) gemi kaynaklı kirliliğin izlenmesinde kullanılıyor.
Sistem Antalya Körfezi’ndeki belirli sorumluluk alanında PTZ kameralar, termal kameralar, radar ve Otomatik Gemi Tanımlama Sistemi verilerinden yararlanıyor.
2024 yılına ilişkin belediye verilerine dayanan açıklamalara göre sistemde yirmi iki noktadaki kamera altyapısı ve Antalya Balıkçı Barınağı çevresindeki doksan deniz mili menzilli radar üzerinden deniz trafiği yedi gün yirmi dört saat takip edildi.
Elektronik Gemi Denetleme Sistemi bütün Antalya kıyılarını kapsıyor mu?
Hayır.
EGDS’nin mevcut elektronik izleme sorumluluk alanı Antalya’nın bütün yüzlerce kilometrelik kıyı şeridi değil.
Belediyenin faaliyet raporunda Büyükşehir Belediyesine devredilmiş deniz denetim yetki alanının batıda Göynük Çayı ile doğuda Beşgöz Deresi arasında kalan yaklaşık 320 kilometrekarelik alanı kapsadığı belirtiliyor.
Dolayısıyla Kaş’tan Gazipaşa’ya kadar bütün Antalya kıyılarının yalnız Büyükşehir Belediyesinin EGDS sistemiyle izlendiğini söylemek doğru değil.
Diğer alanlarda Bakanlık, Sahil Güvenlik, liman başkanlıkları ve ilgili yetkili kurumların görevleri devam ediyor.
Kamera tek başına ceza için yeterli mi?
Deniz kirliliğinde tespit süreci olayın niteliğine göre birden fazla delile dayanabiliyor.
Elektronik sistem şüpheli bir deşarjı tespit ettiğinde denetim ekipleri olay yerine yönlendirilebiliyor.
Antalya’daki EGDS uygulamasına ilişkin kamuya açıklanan denetim sürecinde geminin bulunduğu noktadan numune alınabildiği ve analiz sonucuna göre idari yaptırım uygulanabildiği belirtiliyor.
Bu nedenle yalnız denizin üzerinde görülen bir lekeye bakılarak her durumda otomatik para cezası verildiği düşünülmemeli.
İhlalin yetkili ekip tarafından tespit edilmesi gerekiyor.
Teknenin AIS sistemi de denetimde kullanılıyor mu?
Büyük ticari deniz araçlarında Otomatik Tanımlama Sistemi, yani AIS, deniz trafiğinin izlenmesini kolaylaştırıyor.
Antalya EGDS sistemi de kamera ve radar altyapısının yanı sıra gemi tanımlama verileriyle destekleniyor. Bu sayede kirliliğin görüldüğü bölgede bulunan gemi veya deniz araçlarının belirlenmesi kolaylaşabiliyor.
Ancak her küçük özel teknede ticari gemilerle aynı AIS yükümlülüğünün bulunduğu varsayılmamalı.
Gece de tekne denetimi yapılabiliyor mu?
Evet.
Antalya’daki elektronik sistem gece görüşlü termal kameralar kullanıyor.
Kamuya açıklanan sistem özelliklerine göre Antalya Körfezi’ndeki sorumluluk bölgesi yedi gün yirmi dört saat izleniyor.
Bu durum yasa dışı deşarjların yalnız gündüz saatlerinde denetlenmediği anlamına geliyor.
Denetim tekneleri de kullanılıyor mu?
Elektronik izleme saha denetiminin yerini tamamen almıyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin deniz çevresi çalışmalarında denetim ve acil müdahale tekneleri de kullanılıyor. Belediye raporlarında gemi ve deniz araçlarının kontrolü, olası deniz kirliliği olayları ve yüzey temizliği çalışmalarında deniz araçlarından yararlanıldığı belirtiliyor.
Böylece kamerayla tespit edilen olayın yerinde incelenmesi ve gerektiğinde numune alınması mümkün olabiliyor.
Drone ile denetim yapılıyor mu?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin yayımladığı çevre çalışmaları arasında deniz denetimlerinde kullanılmak üzere suya iniş-kalkış yapabilen ve su geçirmez özellikli drone da bulunuyor.
Belediye, bu teknolojiyi gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan kirliliğin tespitinde denetim kapasitesini destekleyen araçlardan biri olarak gösteriyor.
Drone görüntüsünün nasıl kullanılacağı ise olayın niteliği ve idari tespit sürecine göre değişebilir.
Antalya’da denizi kirleten teknelere ceza kesiliyor mu?
Evet.
İhlalin yetkili kurum tarafından tespit edilmesi halinde 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezaları uygulanabiliyor.
Antalya’da kamuya açıklanan son ayrıntılı yıllık sonuçlardan biri 2024 yılına ait.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin verilerine göre 2024 yılında EGDS ile denizi kirlettiği tespit edilen 83 gemiye toplam 103 milyon 363 bin TL’nin üzerinde idari para cezası uygulandı.
Bu rakam 2024 yılına ait; 2026 yılının tamamına ilişkin sonuç olarak değerlendirilmemeli.
Her tekneye aynı miktarda ceza mı uygulanıyor?
Hayır.
Gemi kaynaklı deniz kirliliğinde ceza miktarı tek bir sabit tutar değil.
2872 sayılı Çevre Kanununda geminin türü, grostonu ve denize bırakılan kirleticinin niteliği gibi değişkenlere göre farklı yaptırımlar düzenleniyor.
2026 yılında uygulanacak idari para cezaları da yeniden değerleme kapsamında güncellendi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2026/1 sayılı tebliğ yayımlandı.
Bu nedenle “denizi kirleten her tekneye şu kadar ceza verilir” şeklinde tek rakam kullanmak doğru değil.
Petrol veya tehlikeli atık bırakmanın cezası daha ağır mı?
Çevre Kanununda kirleticinin türüne göre yaptırım ağırlaşabiliyor.
Kanun hükümlerinde tehlikeli madde ve atıkların denize bırakılması halinde cezanın petrol ve türevleri kategorisine göre daha ağır uygulanmasına ilişkin hükümler bulunuyor. Ayrıca para cezasının ödenmemesi veya yeterli teminat gösterilmemesi halinde geminin liman yetkilisine teslim edilerek seyrüseferden ve faaliyetten men edilmesine kadar uzanabilen tedbirler öngörülüyor.
Bu nedenle yasa dışı deşarj yalnız küçük bir idari ihlal olarak değerlendirilmiyor.
Tekne kendi oluşturduğu kirliliği temizlerse ceza ortadan kalkar mı?
Hayır.
Kirliliği temizlemek hukuki sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmıyor.
Çevre Kanununda, kirliliğe neden olan gemi veya deniz aracının kendi imkânlarıyla kirliliği giderdiğinin tespit edilmesi halinde idari para cezasının belirli oranda uygulanmasına ilişkin hüküm bulunuyor.
Dolayısıyla “hemen temizledik, ceza uygulanmaz” şeklinde bir sonuç çıkarılmamalı.
Tekneler çöplerini de atık tesisine vermek zorunda mı?
Denizde oluşan atık yönetimi yalnız sintine ve pis sudan ibaret değil.
Teknede ortaya çıkan evsel ve benzeri atıkların da denize bırakılmaması ve uygun biçimde ayrı toplanarak karadaki atık sistemine verilmesi gerekiyor.
Bakanlığın denizcilik atık sistemi atıkların türüne göre teslim ve kayıt süreçlerini kapsıyor.
Plastik şişe veya çöp torbasını denize atmak, “gemi atığı” denildiğinde yalnız sıvı atıkların anlaşılması gerektiği anlamına gelmiyor.
Günübirlik tur tekneleri de kurallara tabi mi?
Evet.
Günübirlik gezi teknelerinin de faaliyet sırasında oluşan atıklarını denize vermemesi ve uygun atık sistemine teslim etmesi gerekiyor.
Teknenin ticari gezi, balıkçılık, özel yat veya başka kullanım amacıyla işletilmesi denizi kirletme yasağını ortadan kaldırmıyor.
Tekne büyüklüğüne göre elektronik kayıt ve bildirim yöntemleri değişebilse de temel ilke aynı: atık denize değil, yetkili atık kabul sistemine verilmeli.
Balıkçı tekneleri de Mavi Kart kapsamında mı?
Teknenin büyüklüğü ve teknik sınıfına göre Mavi Kart Takip Sisteminin kapsamına girebilir.
2026 Genelgesi, 400 grostondan küçük diğer gemi ve teknelerde atıkların izlenmesine ilişkin çerçeveyi güçlendirdi.
Balıkçı barınakları da gemi kaynaklı atık hizmeti verilen kıyı tesisleri arasında değerlendiriliyor.
Bu nedenle atık sisteminin yalnız turistik yat limanlarına yönelik olduğu düşünülmemeli.
Atık kabul tesisi olmayan yerde tekne ne yapmalı?
Teknenin atığını denize boşaltması bir çözüm değil.
Tekne işletmecisinin atık kabul hizmeti sağlayan uygun kıyı tesisi veya marina üzerinden teslim sürecini planlaması gerekiyor.
Bakanlık, Mavi Kart kapsamındaki tekne sahiplerinin kayıt için marina, balıkçı barınağı, yat yanaşma yeri ve benzeri atık alım hizmeti veren tesislere başvurabileceğini belirtiyor.
Bu nedenle özellikle uzun seferlerde atık tankı kapasitesi ve bir sonraki atık teslim noktası önceden planlanmalı.
Teknelerin atık teslimi ücretsiz mi?
Her durumda değil.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının güncel bilgilendirmesine göre gemilerin atık kabul tesisleri veya atık alma gemilerinden aldığı atık alım hizmetleri belirlenmiş tarife kapsamında ücretli olabiliyor.
Ancak hizmetin ücretli olması, atığın denize bırakılabileceği anlamına gelmiyor.
Atık yönetimi tekne işletme maliyetinin bir parçası.
“Atık tankım dolmadı” denilerek uzun süre atık verilmemesi mümkün mü?
Teknenin tank kapasitesi ve kullanım yoğunluğuna göre atık teslim aralıkları değişebilir.
Bu nedenle her teknenin belirli sayıda günde mutlaka aynı miktarda atık vermesi beklenemez.
Ancak elektronik kayıt sistemlerinin amaçlarından biri, teknenin özellikleri ile atık teslim geçmişinin karşılaştırılabilmesi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da yeterli atık depolama kapasitesine sahip olup atık vermeyen gemilerin durumunun denetim makamları arasında paylaşılabildiğini belirtiyor.
Şüpheli durum oluştuğunda daha ayrıntılı denetim yapılabilir.
Yurttaş tekneden denize atık bırakıldığını görürse ne yapmalı?
Öncelikle güvenli mesafeden olayın yeri ve zamanı belirlenebilir.
Mümkünse:
teknenin adı,
gövde rengi,
tekne tipi,
kayıt veya bağlama numarası,
olayın saati,
konum,
deşarjın görüntüsü
not edilebilir.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin güncel çevre bilgilendirmesinde gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan deniz kirliliğinin ihbarı konusunda 112 Acil Çağrı Merkezi resmi yönlendirme kanallarından biri olarak gösteriliyor. Belediyenin çevrim içi dilek ve şikâyet sistemi de yurttaş başvurularına açık.
Fotoğraf veya video çekmek zorunlu mu?
Hayır.
İhbar için yurttaşın mutlaka video kaydı elde etmesi şart değil.
Ancak teknenin ve olayın kimliğinin belirlenmesini sağlayacak fotoğraf veya video, güvenli biçimde çekilebiliyorsa incelemeyi kolaylaştırabilir.
Kişinin görüntü almak için yüzerek tekneye yaklaşması, başka bir tekneyi tehlikeli biçimde takip etmesi veya kendisini riske atması doğru değil.
Konum, saat ve tekne tarifi de önemli bilgiler.
Deniz yüzeyindeki her renk değişikliği tekne deşarjı mı?
Hayır.
Denizde renk değişimi:
plankton,
sediment,
dere taşınımı,
yağış,
dalga hareketleri,
organik maddeler
gibi doğal veya kara kaynaklı nedenlerden de oluşabilir.
Bu nedenle yurttaşın gördüğü lekenin “kesin sintine” veya “kesin kanalizasyon” olduğunu teknik inceleme yapılmadan ilan etmek doğru değil.
İhbarda gözlenen durum tarif edilmeli; kirliliğin kaynağını yetkili ekipler belirlemeli.
Teknenin arkasında köpük görülmesi yasa dışı deşarj kanıtı mı?
Tek başına değil.
Pervane hareketi, dalga ve teknenin seyri de köpük oluşturabilir.
Ancak tekneden belirgin bir boru veya çıkıştan renkli, yağlı, kokulu ya da sürekli bir sıvı bırakıldığı görülüyorsa olay bildirim konusu yapılabilir.
Denetim ekibi görüntü, tekne hareketleri ve gerekirse numune sonuçlarını birlikte değerlendirir.
Deniz kirliliğinde numune neden önemli?
Bir sıvının yalnız görüntüsüne bakarak kimyasal niteliğini kesin olarak belirlemek her zaman mümkün değil.
Antalya’daki geçmiş EGDS denetimlerinde şüpheli geminin bulunduğu bölgeden numune alınarak analiz sonuçlarının yaptırım sürecinde kullanıldığı kamuoyuna açıklandı.
Bu nedenle teknik numune ve laboratuvar analizi delillendirme sürecinin önemli parçalarından biri olabilir.
Sahil Güvenlik de denetim yapabiliyor mu?
Evet.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gemi kaynaklı yasa dışı deşarjların denetiminde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı birimlerinin yanı sıra Sahil Güvenlik Komutanlığına ve belirli büyükşehir belediyelerine yetki devredildiğini belirtiyor.
Dolayısıyla deniz kirliliği denetimi yalnız belediyenin yürüttüğü bir faaliyet değil.
Yetki alanı ve olayın niteliğine göre farklı kamu kurumları devreye girebilir.
Antalya Bölge Liman Başkanlığının rolü ne?
Antalya Bölge Liman Başkanlığı denizcilik faaliyetlerinin güvenli ve mevzuata uygun yürütülmesinde görevli kurumlardan biri.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının gemi atıklarına ilişkin uygulamalarında liman başkanlıkları; gemi bildirimleri, liman denetimleri ve kurumlar arası bildirim süreçlerinde rol alıyor.
Antalya Bölge Liman Başkanlığının 2026 güncel iletişim bilgilerinde kurumun Konyaaltı Liman Mahallesi’nde hizmet verdiği ve ALO 123 Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı çağrı merkezinin kullanılabildiği belirtiliyor.
Antalya’nın bütün deniz atıkları belediye tarafından mı toplanıyor?
Hayır.
Gemi atık yönetimi çok kurumlu bir sistem.
Kıyı tesisleri, limanlar, marinalar, balıkçı barınakları, atık kabul tesisleri, atık alma gemileri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, belediyeler, Sahil Güvenlik ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı farklı görevler üstleniyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin yasal görevleri arasında deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve gerekli düzenlemeleri yapmak da bulunuyor.
Ancak bu görev, denizcilik atık sisteminin yalnız belediyeden oluştuğu anlamına gelmiyor.
Elektronik takip deniz kirliliğini tamamen önlüyor mu?
Hayır.
Elektronik sistemler denetimi güçlendirebilir ancak tek başına bütün yasa dışı deşarjları ortadan kaldırdığını söylemek mümkün değil.
Kamera kapsamı dışında kalan alanlar, küçük tekneler, kıyıdan uzak noktalar ve farklı atık kaynakları nedeniyle:
elektronik kayıt,
saha denetimi,
cankurtaran veya kıyı personeli gözlemleri,
yurttaş ihbarları,
Sahil Güvenlik kontrolleri,
atık kabul tesisi kayıtları
birlikte önem taşıyor.
Bu nedenle deniz kirliliğiyle mücadele yalnız kamera sistemi üzerinden değerlendirilmemeli.
Antalya’da 2026’da denetimde ne değişti?
2026 yılındaki önemli değişikliklerden biri küçük gemi ve teknelere yönelik Mavi Kart Takip Sisteminin yeni genelgeyle yeniden düzenlenmesi.
13 Şubat 2026 tarihli düzenleme, 150 grostondan küçük petrol tankerleri ile 400 grostondan küçük diğer gemiler, yatlar ve gezinti teknelerinden kaynaklanan atıkların izlenmesi ve denetiminin güçlendirilmesine yönelik güncel çerçeveyi oluşturdu.
Bunun yanında Bakanlık Mart 2026’da Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinde planlanan değişiklikleri sektör, liman başkanlıkları, Sahil Güvenlik ve çevre idarelerinin katıldığı toplantıda yeniden değerlendirdi.
Bu da gemi atık yönetiminin 2026 yılında güncellenmeye devam eden bir alan olduğunu gösteriyor.
Antalya’da atık teslim ve denetim verileri kamuya açık mı?
Bazı toplu veriler yayımlanıyor ancak bütün sistem gerçek zamanlı olarak kamuya açık değil.
Antalya Büyükşehir Belediyesi geçmiş yıllarda:
denetlenen veya ceza uygulanan gemi sayısını,
atık alım tesislerini,
deniz yüzeyi temizlik miktarlarını,
EGDS altyapısını
faaliyet raporları ve açıklamalar üzerinden kamuoyuna duyurdu.
Ancak 18 Eylül 2026 itibarıyla yurttaşın tek bir ekran üzerinden “bugün hangi tekne ne kadar sintine veya pis su teslim etti?” şeklinde bütün Antalya’yı gerçek zamanlı görebildiği açık bir veri sistemi bulunmuyor.
Atık teslim kayıtları esas olarak yetkili kurumların denetim sistemlerinde kullanılıyor.
Tekne atıklarının açık veri olarak yayımlanması yararlı olur mu?
Ticari veya kişisel veriler korunarak bölgesel ve anonimleştirilmiş verilerin yayımlanması deniz çevresinin takibine katkı sağlayabilir.
Örneğin ilçe veya marina bazında:
toplanan sintine miktarı,
alınan pis su miktarı,
atık teslim eden tekne sayısı,
yapılan denetim sayısı,
tespit edilen ihlal sayısı,
deniz kirliliği ihbarlarının sayısı
düzenli olarak yayımlanabilir.
Bu veriler özellikle tekne trafiğinin yoğunlaştığı turizm sezonlarında atık altyapısının yeterli olup olmadığının değerlendirilmesini kolaylaştırabilir.
Antalya’da teknelerden kaynaklı atıklar nasıl denetleniyor?
18 Eylül 2026 itibarıyla Antalya’da tekne ve gemi atıklarının denetimi birkaç aşamalı bir sistem üzerinden yürütülüyor.
Teknelerin sintine, pis su, yağ ve diğer atıklarını denize bırakmaları yasak. Atıkların yetkili kıyı tesislerine teslim edilmesi ve gemi türü ile büyüklüğüne göre elektronik kaydının tutulması gerekiyor. 2026 yılında yayımlanan Mavi Kart Takip Sistemi Genelgesi özellikle küçük yat, gezinti teknesi ve diğer deniz araçlarının atık takibini yeniden düzenledi.
Antalya Körfezi’nin Büyükşehir Belediyesine devredilmiş bölümünde ise Elektronik Gemi Denetleme Sistemi kamera, termal kamera, radar ve gemi tanımlama verileriyle denetimi destekliyor. Şüpheli kirlilik halinde ekipler sahada inceleme yapabiliyor ve gerekli durumlarda numune analizleri üzerinden idari yaptırım uygulanabiliyor.
Antalya’da yayımlanmış son ayrıntılı yıllık sonuçlardan biri olan 2024 verisine göre denizi kirlettiği tespit edilen 83 gemiye 103 milyon TL’nin üzerinde idari para cezası uygulandı. Bu veri 2024’e ait ve 2026 yılının güncel toplamı olarak okunmamalı.
Denetim yalnız belediyeden oluşmuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile liman başkanlıkları da görev ve yetki alanlarına göre sürece katılıyor.
Yurttaş açısından en önemli nokta ise şu: Tekneden denize şüpheli bir sıvı veya atık bırakıldığının görülmesi halinde kirliliğin türünü kendi başına teşhis etmeye çalışmak yerine teknenin bilgisi, konum, tarih ve saat mümkün olduğunca kaydedilip resmi ihbar oluşturulmalı.





