Antalya’da üniversite mezunları kendi işini kurmaya yöneliyor mu?

antalya genç girişimciler antalya genç girişimciler
Görsel: Yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Antalya’da girişimcilik destekleri ve teknoloji kuluçkaları büyüyor. Ancak üniversite mezunlarının giderek daha fazla şirket kurduğunu gösteren ayrı bir veri yok.

Antalya’da üniversiteden mezun olduktan sonra ücretli bir işe girmek yerine kendi şirketini kurmak isteyen gençler için teknoloji kuluçkalarından KOSGEB desteklerine kadar farklı kanallar bulunuyor. Özellikle yazılım, bilişim, danışmanlık, turizm ve hizmet sektörlerinde düşük başlangıç sermayesiyle kurulabilecek iş modellerinin çoğalması girişimciliği mezuniyet sonrası seçeneklerden biri haline getiriyor.

Ancak “Antalya’daki üniversite mezunları artık giderek daha fazla kendi işini kuruyor” sonucunu doğrulayacak yaş ve eğitim durumuna göre hazırlanmış güncel bir şirket kuruluş istatistiği bulunmuyor.

Antalya’da yeni işletme ve şirket kuruluşları izlenebiliyor; KOSGEB’e girişimcilik başvuruları ve Teknokent programları da biliniyor. Fakat işletme kurucusunun üniversite mezunu olup olmadığı bu istatistiklerin çoğunda ayrıca açıklanmıyor.

Bu nedenle mevcut veriler Antalya’da girişimcilik ekosisteminin aktif olduğunu gösteriyor ancak üniversite mezunlarının ücretli çalışmadan girişimciliğe kitlesel biçimde yöneldiğini kanıtlamıyor.

Antalya’da girişimcilik başvuruları artıyor mu?

2026’daki KOSGEB başvuruları Antalya’da girişimcilik ilgisinin bulunduğunu gösteren somut göstergelerden biri.

KOSGEB Girişimci Destek Programı’nın 2026 yılı ilk döneminde Antalya’dan 87 girişimci adayı başvurdu.

Ön inceleme sonrasında 53 girişimci kurul değerlendirmesine sevk edildi. Bunların 34’ü Türkiye genelindeki ilk bin proje arasına girerek Antalya Teknokent’te düzenlenen jüri değerlendirmesine katıldı.

Ancak bu 87 kişinin tamamının üniversite mezunu olduğuna ilişkin bir bilgi açıklanmadı.

Dolayısıyla rakam Antalya’daki girişimcilik hareketini gösteriyor fakat doğrudan “üniversite mezunu girişimci sayısı” olarak kullanılamaz.

Üniversiteden mezun olanlar gerçekten şirket kurmayı tercih ediyor mu?

Bunu Antalya özelinde kesin olarak söylemek mümkün değil.

TÜİK’in 2025 Yükseköğretim İstihdam Göstergelerine göre Türkiye genelinde lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 73,9 olarak gerçekleşti. Ön lisans mezunlarında bu oran yüzde 65,7 oldu.

Bu istatistik üniversite mezunlarının çalışma hayatına katılımını gösteriyor fakat çalışanların ne kadarının ücretli, işveren veya kendi hesabına çalışan olduğunu Antalya özelinde ayırmıyor.

Dolayısıyla yükseköğretim mezunlarının istihdam oranından doğrudan girişimcilik eğilimi çıkarmak mümkün değil.

Ücretli iş yerine kendi işini kurmak neden gündeme geliyor?

Mezuniyet sonrası kariyer artık yalnız kamu veya özel sektörde açık bir pozisyon bulmaktan oluşmuyor.

Yazılım geliştirme, grafik tasarım, dijital pazarlama, danışmanlık, içerik üretimi, e-ticaret veya farklı profesyonel hizmetlerde kişi küçük ölçekli bir işletmeyle faaliyete başlayabiliyor.

Bazı işlerde büyük bir dükkân veya yüksek maliyetli üretim tesisi kurma zorunluluğunun olmaması da girişimciliğin erişilebilir görünmesini sağlayabiliyor.

Ancak bu modelin kolay olduğu anlamına gelmiyor.

Müşteri bulmak, düzenli gelir oluşturmak, vergi ve sosyal güvenlik yükümlülükleri, muhasebe, sermaye ihtiyacı ve nakit akışını yönetmek mezunların karşılaşabileceği temel sorunlar arasında.

Antalya Teknokent üniversite girişimciliğini destekliyor

Antalya’da teknoloji tabanlı girişimcilik açısından en önemli yapılardan biri Akdeniz Üniversitesi yerleşkesindeki Antalya Teknokent.

Antalya Teknokent bünyesinde Teknoloji Transfer Ofisi ile Girişimcilik ve Kuluçka Merkezi faaliyet gösteriyor. Teknokent, teknoloji yoğun alanlarda fikir sahipleri ve yeni şirketlere kuluçka hizmetleri sunarken danışmanlık, devlet fonları, risk sermayesi, fikri mülkiyet ve pazar araştırması gibi alanlarda da destek sağlıyor.

Bu yapı öğrencinin henüz üniversitedeyken iş fikri geliştirmesinden şirketleşmeye kadar uzanan süreci destekleyebilecek bir altyapı oluşturuyor.

Fakat Teknokent bünyesinde şirket kuranların ne kadarının son beş yıl içinde üniversiteden mezun olmuş gençlerden oluştuğunu gösteren güncel bir oran yayımlanmıyor.

Üniversite öğrencileri daha mezun olmadan girişimcilikle tanışıyor

Girişimcilik eğiliminin mezuniyet sonrasında aniden başlamadığı görülüyor.

Akdeniz Üniversitesi İşletme Bölümü öğrencileri 2025 yılında Antalya Teknokent’i ziyaret ederek teknoloji tabanlı girişimcilik, üniversite-sanayi iş birliği ve girişim hızlandırma programları hakkında bilgi aldı. Bölüm, öğrencileri Teknokent’in ön kuluçka programlarına başvurmaya da yönlendirdi.

Akdeniz Üniversitesi Kariyer Merkezi’nin etkinliklerinde de girişimcilik ve dijital ekosistem başlığı yer alıyor. Merkez 2026’da mentör-mentee programları ve kariyer çalışmalarını sürdürdü.

Bu faaliyetler girişimciliğin üniversite içerisindeki kariyer seçeneklerinden biri olarak görünür hale geldiğini gösteriyor.

BİGG Akdeniz teknoloji fikrini şirkete dönüştürmeyi hedefliyor

Antalya’daki teknoloji girişimciliğinin bir başka kanalı TÜBİTAK BİGG programı.

Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Teknokent bünyesindeki BİGG Akdeniz, 2026 yılında da teknoloji ve yenilik odaklı girişimcilik çağrılarını sürdürdü.

2026 yılı ikinci dönem çağrısında Mükemmeliyet Mührü almaya hak kazanan girişimcilere TÜBİTAK BİGG Yatırım Fonu tarafından yüzde 3 hisse karşılığında 1 milyon 350 bin TL yatırım yapılması öngörüldü. Girişimler izleme döneminde aynı miktara kadar devam yatırımı da talep edebiliyor.

Programın odağında akıllı ulaşım, akıllı üretim, temiz teknolojiler, dijital dönüşüm, sağlık ve sürdürülebilir tarım gibi teknoloji alanları bulunuyor.

Bu yapı mühendislik, bilgisayar, sağlık, tarım ve farklı disiplinlerden mezunların yenilikçi fikirlerini şirket modeline dönüştürebilmesine imkân sağlayabilir.

Yazılım girişimleri neden daha görünür?

Antalya Teknokent’in 2026 verilerinde faaliyetlerin önemli bölümünün yazılım alanında yoğunlaştığı görülüyor. Teknokent kendi güncel göstergelerinde yazılımın yüzde 48’lik paya sahip olduğunu belirtiyor.

Bu durum teknoloji tabanlı girişimcilikte yazılımın Antalya’da da güçlü olduğunu gösteriyor.

Yazılım işlerinin bazıları fiziksel mağaza veya büyük üretim ekipmanı olmadan başlayabildiği için yeni mezunlar açısından geleneksel sektörlerden farklı giriş maliyetlerine sahip olabilir.

Ancak bilgisayar veya yazılım mezunlarının ne kadarının Antalya’da kendi şirketini kurduğu konusunda ayrı bir veri bulunmuyor.

KOSGEB’de genç girişimcilere ek avantaj var

KOSGEB’in 2026 Girişimci Destek Programı da gençlerin iş kurmasını kolaylaştırmayı hedefleyen araçlardan biri.

İş Geliştirme Desteği kapsamında işletmelere 1,5 milyon TL’ye kadar ve yüzde 80 oranında geri ödemeli destek verilebiliyor.

Girişimcinin genç, kadın, engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olması halinde destek üst limiti 150 bin TL artırılıyor.

Destek kapsamında personel, makine-teçhizat, yazılım ve çeşitli hizmet alımı giderleri bulunuyor.

Ayrıca genç ve kadın girişimciler için Kredi Finansman Desteğinde 1 milyon TL’ye kadar işletme sermayesi kredisi imkânı yer alırken finansman maliyetinin yüzde 50’si KOSGEB tarafından karşılanıyor.

Hangi sektörler KOSGEB’in iş geliştirme desteğinde öne çıkıyor?

2026 İş Geliştirme Desteği bütün sektörleri kapsamıyor.

KOSGEB’in güncel çağrısında;

imalat,

telekomünikasyon,

bilgisayar programlama ve danışmanlık,

bilişim altyapısı ve veri işleme,

bilimsel araştırma ve geliştirme

alanındaki işletmeler destek kapsamına alındı.

Bu yapı özellikle üniversitede teknik veya teknoloji odaklı eğitim alan mezunların girişimleri açısından önem taşıyor.

Ancak bir üniversite diploması KOSGEB desteğini otomatik olarak sağlamıyor. Projenin program koşullarını karşılaması ve değerlendirme sürecinden geçmesi gerekiyor.

Antalya’da yeni şirket sayısı artıyor mu?

Bu sorunun yanıtı kullanılan kayıt sistemine ve döneme göre değişiyor.

ATSO’nun 2026 Nisan ekonomik göstergelerine göre yılın ilk dört ayında odaya bin 830 yeni firma kaydı yapıldı.

2025’in aynı döneminde yeni kayıt sayısı bin 894’tü. Buna göre yeni firma kayıtlarında yıllık bazda yüzde 3,38 azalma yaşandı.

Aynı dört aylık dönemde kaydı silinen firma sayısı ise bin 65’ten bin 204’e çıkarak yüzde 13,05 arttı.

Bu rakam Antalya’daki şirketleşmenin devam ettiğini ancak 2026’nın ilk dört ayında kesintisiz bir kuruluş patlamasından söz edilemeyeceğini gösteriyor.

Üstelik ATSO kaydı yapan işletmelerin kurucularının eğitim durumları açıklanmadığı için bunların ne kadarının üniversite mezunlarına ait olduğunu bilmiyoruz.

Nisan ayında yaklaşık 500 yeni firma kaydı yapıldı

ATSO verilerine göre yalnız Nisan 2026’da 495 firma yeni kayıt yaptırdı.

Aynı ay 149 firmanın terkin işlemi tamamlandı. Bir yıl önce Nisan ayında 420 firma kayıt yaptırmış ve 105 firmanın kaydı silinmişti.

Bu durum girişimcilik piyasasının çift yönlü hareket ettiğini gösteriyor.

Yeni işletmeler kurulurken başka işletmeler aynı dönemde faaliyetini sonlandırabiliyor.

Bu nedenle yalnız şirket kuruluşlarını saymak girişimciliğin başarısını ölçmek için yeterli değil.

Türkiye genelinde şirket kuruluşları 2026’da arttı

TOBB’un Ağustos 2026 verilerine göre Türkiye genelinde yılın ilk sekiz ayında kurulan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,4 arttı.

Kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısında da yüzde 2,1 artış görüldü.

Buna karşılık aynı dönemde kapanan gerçek kişi ticari işletmeler yüzde 9,6 arttı.

Bu veriler ülke genelindeki girişimcilik hareketini gösteriyor.

Antalya’daki üniversite mezunlarının davranışını doğrudan açıklamıyor.

Şirket kurmak ile başarılı girişimci olmak aynı şey değil

Yeni bir işletme açılması girişimcilik sürecinin başlangıcı.

İşletmenin;

ilk müşterisini bulması,

düzenli gelir üretmesi,

vergi ve çalışan giderlerini karşılaması,

nakit akışını yönetmesi,

birkaç yıl boyunca faaliyetini sürdürmesi

ayrı aşamalar.

Bu nedenle girişimcilik politikalarının yalnız kaç yeni şirket açıldığını değil işletmelerin bir, üç ve beş yıl sonraki devamlılığını da izlemesi gerekiyor.

KOSGEB’in destek programlarının temel amaçlarından biri de yeni işletmelerin sürdürülebilirliğini artırmak.

Yeni mezun açısından en büyük sorun sermaye mi?

Sermaye önemli sorunlardan biri ancak tek sorun değil.

Yeni mezun kişinin genellikle uzun bir iş deneyimi veya birikmiş sermayesi bulunmayabilir.

Aynı zamanda ürün geliştirme, pazarlama, muhasebe, müşteri ilişkileri, satış ve mevzuat gibi birbirinden farklı konularla ilgilenmesi gerekir.

Bu nedenle üniversite mezununun alan bilgisi güçlü olsa bile işletme yönetimi konusunda ek desteğe ihtiyacı olabilir.

Antalya Teknokent’in kuluçka ve danışmanlık sisteminde hukuk, muhasebe, pazar araştırması, finansman ve fikri mülkiyet gibi hizmetlerin bulunması da teknoloji fikrinin tek başına şirket kurmaya yetmediğini gösteriyor.

Girişimcilik eğitimi ücretsiz alınabiliyor

KOSGEB girişimcilik eğitimleri çevrim içi olarak ücretsiz sunuluyor.

Kurumun güncel bilgilendirmesine göre girişimcilik eğitimlerine KOSGEB’in çevrim içi eğitim sistemi üzerinden erişilebiliyor.

Bu durum özellikle işletme kurmak isteyen ancak şirket yönetimi konusunda daha önce eğitim almamış mezunların temel iş modeli ve girişimcilik süreçlerine erişimini kolaylaştırabilir.

Ancak eğitimi tamamlamak işletmenin başarılı olacağını garanti etmiyor.

Mezunlar neden maaşlı işi bırakıp girişimciliğe yönelebilir?

Kişiden kişiye değişiyor.

Bazıları kendi mesleğinde yeterli iş seçeneği bulamadığı için serbest çalışmaya başlayabilir.

Bazıları teknolojik veya ticari bir fikri olduğu için doğrudan şirket kurmayı tercih edebilir.

Bazıları ise önce ücretli çalışarak sektör deneyimi kazandıktan sonra kendi işletmesini açabilir.

Bu üç durumun ekonomik anlamı aynı değil.

İş bulamadığı için zorunlu biçimde kendi hesabına çalışan kişi ile yatırım ve büyüme hedefiyle teknoloji şirketi kuran girişimciyi aynı kategoride değerlendirmek yanıltıcı olabilir.

Antalya’da üniversite mezunu girişimcilerin ne kadarının “fırsat girişimcisi”, ne kadarının başka çalışma seçeneği bulamadığı için kendi işine yöneldiğini gösteren güncel araştırma bulunmuyor.

Üniversite mezunlarının iş piyasasındaki durumu nasıl?

TÜİK’in 2025 verilerine göre lisans mezunlarında kayıtlı istihdam oranı yüzde 73,9.

Ön lisans mezunlarında ise oran yüzde 65,7.

Lisans düzeyinde en yüksek kayıtlı istihdam oranlarının sağlık, mühendislik, bilişim, eğitim ve iş-yönetim-hukuk alanlarında bulunduğu görülüyor.

Ancak bu göstergeler Türkiye genelini kapsıyor.

Antalya’daki yeni mezunların ne kadarının ücretli çalışan, işveren veya kendi hesabına çalışan olduğu bu bültende il düzeyinde yayımlanmıyor.

Girişimcilik işsizliğin alternatifi olarak görülmeli mi?

Kendi işini kurmak işsiz kalan herkes için otomatik çözüm değil.

Şirket kurmak gelir garantisi sağlamadığı gibi başlangıç döneminde düzenli ücretli çalışmadan daha yüksek ekonomik risk oluşturabilir.

Özellikle kira, ekipman, yazılım, vergi, muhasebe veya personel maliyetinin yüksek olduğu işlerde başlangıç sermayesi önemli.

Bu nedenle girişimcilik, “iş bulamayan mezun şirket kursun” şeklinde değerlendirilmemeli.

İş fikrinin pazar ihtiyacı, finansal sürdürülebilirlik ve girişimcinin mesleki kapasitesi birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Antalya’da turizm girişimciliği üniversite mezunları için seçenek mi?

Antalya’nın turizm ekonomisi yeni iş modelleri için geniş bir pazar oluşturabilir.

Turizm teknolojileri, rezervasyon sistemleri, dijital pazarlama, etkinlik organizasyonu, turistik deneyim tasarımı ve farklı profesyonel hizmetlerde girişimler kurulabilir.

Ancak Antalya’da turizm bölümü mezunlarının ne kadarının kendi işletmesini açtığına ilişkin güncel istatistik bulunmuyor.

Aynı durum gastronomi mezunları için de geçerli.

Bir mezunun restoran veya kafe açması mümkün olsa da yiyecek-içecek işletmelerinde kira, personel, gıda maliyeti ve işletme sermayesi teknoloji tabanlı küçük bir girişimden çok farklı.

Sağlık mezunları kendi işini kurabilir mi?

Sağlık alanında girişimcilik diğer sektörlerden farklı.

Birçok sağlık hizmeti mesleki yetki, ruhsatlandırma ve ilgili mevzuata tabi.

Bu nedenle üniversiteden mezun olan kişinin yalnız şirket kurması sağlık hizmeti sunmaya yetmeyebilir.

Buna karşılık sağlık teknolojileri, medikal yazılım veya sağlıkla ilişkili Ar-Ge faaliyetleri teknoloji girişimciliğinin alanları arasında.

BİGG Akdeniz’in çağrı başlıklarında “Sağlık ve İyi Yaşam” alanının bulunması da sağlık bilgisinin teknoloji girişimine dönüştürülebileceği modellerden birini gösteriyor.

Tarım mezunları için teknoloji girişimciliği mümkün mü?

Antalya’nın güçlü tarım ekonomisi tarım teknolojileri açısından ayrı bir girişim alanı yaratıyor.

Sera otomasyonu, sensörler, sulama teknolojileri, veri analizi, ürün takibi ve gıda teknolojileri gibi alanlar tarım bilgisi ile mühendisliği bir araya getirebiliyor.

BİGG Akdeniz’in desteklediği tematik alanlardan biri de Sürdürülebilir Tarım ve Beslenme.

Bu nedenle üniversite mezununun kendi işini kurması yalnız kafe veya ticaret işletmesi açmak anlamına gelmiyor.

Bilgi ve araştırmanın ticarileştirilmesi de girişimciliğin önemli bir parçası.

Üniversitedeki araştırma şirkete dönüşebilir mi?

Teknoloji transfer ofislerinin görevlerinden biri akademik bilgi ve Ar-Ge çıktılarının ekonomik değere dönüşmesine yardımcı olmak.

Akdeniz Üniversitesi 2025 faaliyet raporunda Antalya Teknokent TTO aracılığıyla girişimcilik, kuluçka, devlet fonları, risk sermayesi, fikri ve sınai mülkiyet hakları, pazar araştırması ve farklı danışmanlık hizmetlerinin yürütüldüğünü belirtiyor.

Bu sistem öğrenci ve mezunların yanı sıra araştırmacıların da fikirlerini şirketleşmeye taşımasına yardımcı olabilecek bir altyapı.

Ancak kaç şirketin doğrudan üniversite mezunlarının lisans veya lisansüstü çalışmalarından çıktığı açıklanmıyor.

Antalya Teknokent’in yeni Girişim Ofisi ne ifade ediyor?

Şubat 2026’da Antalya Teknokent Ar-Ge 4 Binası ve Girişim Ofisi açıldı.

Akdeniz Üniversitesi, bu altyapının üniversite iş birlikleriyle genç ve teknoloji girişimciliğini destekleyen ekosistemin güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını açıkladı.

Teknokent 2026 içerisinde uluslararası teknoloji ve girişimcilik etkinliklerine de katılarak bünyesindeki şirketlerin uluslararası bağlantılarını geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttü.

Bu gelişmeler Antalya’da teknoloji tabanlı girişimciliğin kurumsal altyapısının genişlediğini gösteriyor.

Girişimcinin yalnız para desteğine mi ihtiyacı var?

Hayır.

Başlangıç finansmanı önemli olsa da yeni şirketlerde müşteri bulmak ve doğru iş modelini kurmak en az finansman kadar kritik.

Bir üniversite mezunu teknik olarak güçlü bir ürün geliştirebilir ancak;

ürünün kime satılacağını,

fiyatın nasıl belirleneceğini,

müşteri kazanma maliyetini,

rakipleri,

fikri mülkiyet haklarını,

vergi ve şirket yönetimini

bilmeyebilir.

Kuluçka merkezlerinin mentörlük ve danışmanlık hizmetleri bu nedenle önem taşıyor.

Şirket kuruluş maliyeti de hesaba katılmalı

Kendi işini kurmak yalnız sermaye koymakla sınırlı değil.

ATSO’nun 2026 ücret tarifesinde limited ve anonim şirketlerde oda kayıt ücretlerinin yanında sermayeye bağlı kayıt ücretleri ve ilan gibi farklı maliyetler bulunuyor.

Bunun üzerine muhasebe, vergi, ofis veya işyeri, ekipman ve sektöre göre ruhsat maliyetleri eklenebiliyor.

Bu nedenle bir girişimin ekonomik fizibilitesi hesaplanırken yalnız KOSGEB veya başka bir kurumdan alınabilecek desteğe bakmak yeterli değil.

Antalya’da şirket kurmak kolay, ayakta kalmak zor olabilir mi?

Yeni firma kayıtları ile kapanışların aynı anda yüksek olması bu soruyu önemli hale getiriyor.

ATSO verilerine göre 2026’nın ilk dört ayında bin 830 firma yeni kayıt yaptırırken bin 204 firmanın kaydı silindi.

Bu kayıtlar birebir aynı tarihte kurulup kapanan işletmeleri göstermiyor ve şirketlerin eğitim profiline ilişkin bilgi vermiyor.

Yine de girişimcilik ekosisteminin sürekli giriş ve çıkış yaşadığını ortaya koyuyor.

Yeni mezun açısından da asıl hedef yalnız şirket kuruluş belgesini almak değil birkaç yıl sonra hâlâ gelir üreten bir işletmeye sahip olmak.

Mezunlar serbest çalışma ile şirket kurma arasında mı kalıyor?

Dijital mesleklerde kendi adına çalışma her zaman klasik mağaza veya ofis açmak şeklinde gerçekleşmiyor.

Yazılımcı, tasarımcı, çevirmen, sosyal medya uzmanı veya danışman hizmetlerini proje bazında verebilir.

İş hacmi büyüdüğünde şahıs işletmesi veya şirket kurma ihtiyacı ortaya çıkabilir.

Bu nedenle üniversite mezunlarının girişimciliğini yalnız limited veya anonim şirket sayılarına bakarak ölçmek de eksik kalabilir.

Esnaf sicili, gerçek kişi ticari işletmeleri, sermaye şirketleri ve serbest meslek faaliyetleri farklı kayıt sistemlerinde görülebiliyor.

Antalya’da üniversite mezunlarının girişimciliğini nasıl ölçmek gerekir?

Bunun için yeni işletme kayıtlarının kurucuların eğitim düzeyi ve yaşıyla anonim biçimde eşleştirilmesi gerekir.

Ayrıca;

mezun olunan bölüm,

işletmenin faaliyet alanı,

şirketin kaç yıl ayakta kaldığı,

çalışan sayısı,

ciro gelişimi,

destek kullanıp kullanmadığı

gibi göstergelerin izlenmesi gerekir.

Bugün Antalya için bütün bu bilgileri bir araya getiren düzenli bir kamu veri seti bulunmuyor.

Bu nedenle yalnız Teknokent şirketlerinin veya KOSGEB başvurularının sayısı üzerinden bütün üniversite mezunları hakkında sonuç çıkarmak doğru değil.

Antalya’da üniversite mezunları kendi işini kurmaya yöneliyor mu?

2026 verileri Antalya’da girişimcilik için daha görünür ve kurumsallaşmış bir ekosistem bulunduğunu gösteriyor.

KOSGEB’in 2026 ilk dönem çağrısına Antalya’dan 87 girişimci başvurması ve 34 projenin Türkiye genelindeki ilk bin proje arasına girmesi kentte aktif bir girişimci havuzu bulunduğunu gösteren göstergelerden biri.

Akdeniz Üniversitesi-Antalya Teknokent hattında BİGG Akdeniz, kuluçka hizmetleri, Teknoloji Transfer Ofisi ve yeni Girişim Ofisi gibi yapılar teknoloji tabanlı iş fikirlerinin şirketleşmesini destekliyor. 2026 BİGG çağrısında uygun projeler için yüzde 3 hisse karşılığında 1 milyon 350 bin TL’lik tohum öncesi yatırım imkânı bulunuyor.

Buna karşılık ticari kayıtlar kesintisiz bir girişimcilik yükselişine işaret etmiyor. ATSO’da 2026’nın ilk dört ayındaki yeni firma kayıtları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,38 azalırken kayıt silmeler yüzde 13,05 arttı. Türkiye genelindeyse TOBB verileri ilk sekiz ayda kurulan şirket sayısında yüzde 6,4 artış olduğunu gösteriyor.

En önemlisi, bu şirketleri kuranların ne kadarının üniversite mezunu olduğu bilinmiyor.

Dolayısıyla Antalya için bugün söylenebilecek en güvenli sonuç, üniversite mezunlarının girişimciliğe erişebileceği destek, kuluçka ve finansman kanallarının genişlediği; ancak mezunların maaşlı çalışmadan kendi işini kurmaya giderek daha fazla yöneldiğini kanıtlayacak eğitim düzeyi bazlı güncel yerel verinin henüz bulunmadığı.