Antalya’da yaz aylarında uyku düzeni neden bozuluyor?

antalya yaz aylarında uyku düzeni antalya yaz aylarında uyku düzeni
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya’da yaz aylarında uyku düzenini sıcak geceler, nem, geç saatlerde ışık maruziyeti ve değişen günlük alışkanlıklar olumsuz etkileyebiliyor.

Antalya’da yaz aylarında gündüz sıcaklıklarının yükselmesi kadar gecelerin yeterince serinlememesi de günlük yaşamı etkiliyor. Uykuya dalmakta güçlük, gece sık uyanma, sabah yorgun kalkma veya uyku saatlerinin giderek ileri kayması yaz döneminde daha fazla gündeme gelebiliyor.

Bu durumun en önemli nedenlerinden biri sıcaklık. Uyku başlangıcı, vücudun merkez sıcaklığındaki doğal düşüşle yakından ilişkili. Bilimsel çalışmalar, uyku sırasında vücut sıcaklığının düşme eğiliminde olduğunu ve sıcak ortamların bu doğal termoregülasyon sürecini zorlaştırarak uyku kalitesi ile süresini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor.

Antalya açısından sorun yalnızca gündüz sıcaklığı değil. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 30 Ağustos 2026 için Antalya saatlik tahmininde sıcaklığın gece yarısında 30, saat 03.00’te 29 ve sabah 06.00’da 27 derece civarında seyretmesi bekleniyor. Bu tek günlük tahmin bütün yazı temsil etmese de Antalya’da sıcaklığın gece saatlerinde de yüksek kalabildiğini gösteren güncel bir örnek.

SICAK HAVA UYKUYU NEDEN ZORLAŞTIRIYOR?

Uyku ile vücut sıcaklığı arasında yakın bir ilişki bulunuyor.

Normal koşullarda uykuya yaklaşırken vücut çevreye ısı vermeye başlıyor ve merkez vücut sıcaklığı kademeli biçimde düşüyor. Isı kaybındaki bu artış uykuya geçişle bağlantılı fizyolojik süreçlerden biri.

Oda sıcaklığı yüksek kaldığında ise vücudun fazla ısıyı uzaklaştırması zorlaşabiliyor.

Sonuç olarak:

uykuya dalma güçleşebiliyor,

gece uyanmaları artabiliyor,

uyku daha parçalı hale gelebiliyor,

toplam uyku süresi azalabiliyor,

REM ve derin uyku dönemleri etkilenebiliyor.

2024 tarihli kapsamlı bir bilimsel derleme, daha yüksek iç ve dış ortam sıcaklıklarının dünya genelinde daha düşük uyku kalitesi ve süresiyle genel olarak ilişkili olduğunu ortaya koydu. Etkinin sıcak aylarda ve sıcak bölgelerde daha belirgin olabildiği bildirildi.

SICAK BİR GECE GERÇEKTEN UYKU SÜRESİNİ AZALTABİLİR Mİ?

Evet.

2025’te yayımlanan kontrollü bir uyku laboratuvarı araştırmasında 32 derecelik ortamda geçirilen gecede, 22 derecelik koşulla karşılaştırıldığında toplam uyku süresinin yaklaşık 25 dakika azaldığı; uyku verimliliğinin ve REM süresinin düştüğü, gece uyanıklığının ise arttığı görüldü.

Bu çalışma küçük bir araştırma grubuyla yapıldığı için “32 derecede herkes tam 25 dakika daha az uyur” şeklinde yorumlanamaz.

Ancak sıcak ortamın yalnızca kişiyi rahatsız etmekle kalmayıp uyku yapısını ölçülebilir biçimde etkileyebildiğini gösteriyor.

SICAK GECELER UZADIKÇA ETKİ BÜYÜYOR MU?

Araştırmalar tek bir sıcak gecenin yanında art arda gelen sıcak gecelerin de önemli olduğunu gösteriyor.

2024 tarihli nüfus araştırmasında günlük ortalama sıcaklığın 25 derecenin üzerine çıktığı sıcak günlerde uyku süresinin azaldığı, birkaç sıcak günün arka arkaya gelmesi halinde kaybın daha belirgin hale geldiği bildirildi.

2026’da yayımlanan başka bir araştırmada da gece sıcaklığındaki artışın daha kısa uyku süresiyle ilişkili olduğu ve yaşlı bireylerin sıcak gecelerden daha fazla etkilenebildiği bulundu.

Antalya gibi yaz döneminde sıcak gecelerin art arda yaşanabildiği bölgelerde bu birikimli etki özellikle önem taşıyor.

NEM DE UYKUYU ETKİLER Mİ?

Evet.

Vücut sıcak havada kendisini büyük ölçüde terin buharlaşmasıyla soğutuyor.

Nem yükseldiğinde terin buharlaşması zorlaşıyor. Böylece kişi terlese bile vücudundan ısı uzaklaştırmakta daha fazla zorlanabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü sıcak havalarda vücudun serin tutulmasını, evin gündüz aşırı ısınmasının önlenmesini ve mümkün olduğunda geceleri daha serin havadan yararlanılmasını öneriyor.

Bu nedenle termometrede aynı sıcaklık görülse bile yüksek nemli bir gecede uyku konforu daha düşük olabilir.

ANTALYA’DA GECE SICAKLIĞININ YÜKSEK KALMASI NEDEN ÖNEMLİ?

Gündüz sıcaklığının gece belirgin biçimde azalması hem binaların hem de insan vücudunun serinlemesine fırsat veriyor.

Gece sıcaklıkları yüksek kaldığında ise gün boyunca biriken ısı yeterince uzaklaştırılamayabiliyor.

Antalya’da 30 Ağustos 2026 için MGM tahmini gece yarısında 30 derece, saat 03.00’te 29 derece ve sabaha karşı 27 derece gösteriyor.

Bu rakamlar özellikle kliması veya yeterli doğal havalandırması bulunmayan konutlarda uyku ortamını zorlaştırabilir.

WHO da aşırı sıcak dönemlerinde evin gündüz güneş yükünün perde ve panjurlarla azaltılmasını, gece dış ortam daha serinse evin gece havasıyla soğutulmasını öneriyor.

UYKU İÇİN VÜCUDUN SERİNLEMESİ NEDEN GEREKİYOR?

Uyku başlangıcından önce el ve ayak gibi çevresel bölgelerde damarlar genişliyor. Böylece vücuttaki ısının çevreye aktarılması kolaylaşıyor.

Araştırmalar bu ısı kaybının uykuya dalma süresiyle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.

Çok sıcak bir odada çevre ile vücut arasındaki sıcaklık farkı azalınca vücudun fazla ısıyı uzaklaştırması zorlaşabiliyor.

Bu nedenle yaz gecelerinde “çok yorgunum ama uyuyamıyorum” yakınmasının nedenlerinden biri yüksek yatak odası sıcaklığı olabilir.

SICAKTA NEDEN DAHA SIK UYANILIYOR?

Uyku sırasında vücudun çevresel sıcaklık değişikliklerine verdiği yanıt uyanıklık döneminden farklı.

Özellikle REM uykusunda vücudun sıcaklık düzenleme kapasitesi daha sınırlı hale geliyor.

Sıcak ortam nedeniyle terleme, huzursuzluk, yatak örtüsünü değiştirme ihtiyacı veya susama gibi durumlar uyku döngülerini bölebiliyor.

2025 tarihli sıcak gece laboratuvar çalışmasında yüksek sıcaklığın uyku sonrası uyanık geçirilen süreyi artırdığı ve uyku evreleri arasındaki geçişleri çoğalttığı gösterildi.

KLİMA UYKUYU KOLAYLAŞTIRABİLİR Mİ?

Aşırı sıcak bir odanın serinletilmesi uyku açısından yararlı olabilir.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri ile Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü sağlıklı uyku ortamının serin, karanlık ve sessiz olması gerektiğini belirtiyor.

Ancak klima kullanımında amaç odanın mümkün olduğu kadar soğuk hale getirilmesi değil, rahat uyunabilecek istikrarlı bir ortam oluşturmak.

Herkes için tıbben zorunlu tek bir uyku sıcaklığı bulunmuyor. Yaş, sağlık durumu, kullanılan yatak tekstili, nem ve kişinin sıcaklık tercihi uygun ortamı değiştirebilir.

KLİMAYI 18 DERECEYE AYARLAMAK GEREKİYOR MU?

Hayır.

İnternette uyku için tek bir “ideal derece” yaygın biçimde paylaşılmasına rağmen bütün insanlar için geçerli kesin bir sıcaklık bulunmuyor.

CDC’nin bazı uyku rehberlerinde birçok yetişkin için yaklaşık 18-20 derece civarında serin bir ortam örnek gösterilse de temel öneri yatak odasının “rahat biçimde serin” tutulması.

Antalya’da dış ortam sıcaklığının çok yüksek olduğu bir gecede klimayı gereksiz biçimde aşırı düşük sıcaklığa getirmek yerine kişinin rahat ettiği, terlemediği ve üşümediği istikrarlı bir ortam sağlanması daha makul.

VANTİLATÖR UYKUDA KULLANILABİLİR Mİ?

Hava hareketi terin buharlaşmasını kolaylaştırdığı için bazı koşullarda kişinin daha rahat hissetmesini sağlayabilir.

Ancak vantilatör odanın gerçek sıcaklığını klima gibi düşürmez.

Aşırı sıcak dönemlerinde yalnızca hava hareketinin yeterli olup olmadığı odanın sıcaklığına ve kişinin sağlık durumuna bağlı.

WHO, sıcak havalarda mümkün olduğunca serin ortam oluşturulmasını ve ev içerisindeki ısı yükünün azaltılmasını öneriyor.

GECE DUŞ ALMAK UYKUYA YARDIMCI OLABİLİR Mİ?

WHO sıcak havalarda vücudu serin tutmak amacıyla serin duş veya banyo yapılabileceğini belirtiyor.

Ancak buz gibi suyla vücudu hızla soğutmak gerekli değil.

Uyku açısından önemli olan kişinin aşırı ısınmış halde yatağa girmemesini sağlamak ve rahat bir uyku ortamı oluşturmak.

NHLBI de uyku öncesindeki sakin bir rutin içerisinde banyo veya rahatlama yöntemlerinin kullanılabileceğini belirtiyor.

İNCE ÇARŞAF KULLANMAK YARARLI MI?

Sıcak havalarda yatak tekstili de uyku konforunu etkileyebilir.

WHO’nun Haziran 2026 tarihli sıcak hava önerileri, sıcak gecelerde hafif kıyafet ve hafif yatak tekstili kullanılmasını tavsiye ediyor.

Çok kalın yorgan, battaniye veya hava geçirgenliği düşük tekstiller vücut çevresindeki ısının uzaklaşmasını güçleştirebilir.

Ancak belirli bir kumaş türünün herkes için en iyi seçenek olduğunu söylemek mümkün değil.

YAZIN UYKU SAATİ NEDEN GEÇİYOR?

Sıcaklık tek neden değil.

Yaz döneminde:

gündüz süresinin uzaması,

akşam aktivitelerinin artması,

geç saatlerde dışarıda kalınması,

tatil düzeni,

sosyal yaşam,

telefon ve ekran kullanımının uzaması

yatış saatinin ileri kaymasına neden olabilir.

Uyku-uyanıklık ritminin temel düzenleyicilerinden biri ışık.

NHLBI, ışığın biyolojik saati düzenleyen en güçlü çevresel sinyallerden biri olduğunu; gece yapay ışığa maruz kalmanın melatonin düzeyini etkileyerek uykuya dalmayı zorlaştırabileceğini belirtiyor.

TELEFON KULLANMAK YAZIN UYKUYU DAHA DA BOZABİLİR Mİ?

Gece geç saatlere kadar telefon, tablet veya bilgisayar kullanılması hem uyku saatinin ertelenmesine hem de ışık maruziyetinin artmasına neden olabiliyor.

CDC yatmadan en az 30 dakika önce elektronik cihazların kapatılmasını sağlıklı uyku alışkanlıkları arasında gösteriyor.

Ancak yalnızca “mavi ışık gözlüğü” kullanmanın sorunu çözeceğini düşünmek doğru değil.

2026 tarihli sistematik bir değerlendirmede mavi ışık filtreleyen gözlüklerin objektif uyku göstergelerinde belirgin ve tutarlı iyileşme sağladığını gösteren kanıtların sınırlı olduğu bildirildi. Daha temel yaklaşım gece ışık maruziyetini ve ekran kullanımını azaltmak.

SABAH GÜNEŞ IŞIĞI UYKU DÜZENİNE YARDIMCI OLABİLİR Mİ?

Gündüz ve özellikle sabah saatlerindeki doğal ışık biyolojik saatin düzenlenmesine yardımcı oluyor.

CDC gündüz, özellikle günün erken bölümünde doğal ışığa maruz kalmanın uyku-uyanıklık ritminin desteklenmesi açısından yararlı olduğunu belirtiyor.

Bu nedenle yazın gece geç yatıp sabah giderek daha geç kalkmak yerine mümkün olduğunca düzenli kalkış saatinin korunması biyolojik ritmin kaymasını azaltabilir.

YAZIN GEÇ YEMEK UYKUYU ETKİLEYEBİLİR Mİ?

Evet.

Yaz aylarında akşam yemeklerinin daha geç saatlere kayması da uyku düzenini etkileyebilir.

NHLBI yatmadan birkaç saat önce ağır ve büyük öğünlerden kaçınılmasını öneriyor. Aynı şekilde gece geç saatlerde aşırı sıvı tüketimi de sık tuvalete kalkmaya neden olarak uykuyu bölebilir.

Antalya’da sıcak nedeniyle gün içinde iştahın azalması ve akşam saatlerinde daha ağır öğünlere yönelinmesi bu açıdan uyku düzenini etkileyebilecek bir alışkanlık olabilir.

ALKOL UYKUYA DALMAYI KOLAYLAŞTIRSA DA UYKUYU BOZABİLİR Mİ?

Evet.

Alkol başlangıçta uyku hali yaratabilse de kaliteli uyku sağladığı anlamına gelmiyor.

NHLBI, alkolün uykuya dalmayı kolaylaştırabilmesine rağmen gece uykusunun daha hafif hale gelmesine ve kişinin daha sık uyanmasına neden olabileceğini belirtiyor.

WHO da sıcak havalarda alkol tüketiminin sınırlandırılmasını, düzenli olarak su içilmesini öneriyor.

Sıcak gece, sıvı kaybı ve alkol birlikte değerlendirildiğinde uyku kalitesi daha da düşebilir.

KAHVE VE ENERJİ İÇECEKLERİ NE ZAMAN BIRAKILMALI?

Kafeinin etkisinin süresi kişiden kişiye değişiyor.

Bu nedenle herkese uygulanabilecek tek bir saat vermek doğru değil.

CDC öğleden sonra ve akşam saatlerinde kafeinden kaçınılmasını öneriyor.

Yazın gece geç saatlere kadar dışarıda kalmak amacıyla kahve veya yüksek kafeinli içecek tüketiminin artması uyku saatinin daha da ileri kaymasına neden olabilir.

GÜNDÜZ UZUN UYUMAK GECE UYKUSUNU BOZAR MI?

Özellikle sıcak nedeniyle geceleri iyi uyuyamayan kişiler gündüz uzun süre uyuma eğiliminde olabilir.

Bu durum kısa vadede yorgunluğu azaltabilir ancak uzun ve geç saatlere kayan gündüz uykusu gece tekrar uykuya dalmayı güçleştirebilir.

NHLBI, gece uykusunda sorun yaşayan kişilerin özellikle öğleden sonraki uzun şekerlemeleri sınırlandırmasını öneriyor.

UYKU SAATİNİ HER GÜN DEĞİŞTİRMEK SORUN YARATIR MI?

Düzenli uyku ve uyanma saatleri sağlıklı uyku alışkanlığının temel unsurlarından biri.

CDC, hafta sonları dahil mümkün olduğunca aynı saatlerde yatıp kalkılmasını öneriyor.

2026’da yayımlanan bir araştırma da geceden geceye çevresel sıcaklıktaki yüksek değişkenliğin uyku zamanlamasındaki düzensizlikle ilişkili olabileceğini gösterdi.

Yaz tatili veya değişen çalışma saatleri nedeniyle uyku saatinin her gün birkaç saat kayması biyolojik ritmin korunmasını zorlaştırabilir.

YAŞLILAR SICAK GECELERDEN DAHA FAZLA ETKİLENİYOR MU?

Bazı araştırmalarda yaşlı bireylerin gece sıcaklığındaki artışa karşı daha hassas olduğu görülüyor.

2026 tarihli geniş bir araştırmada sıcak gecelerin uyku süresindeki azalmayla ilişkili olduğu, ileri yaştaki kişilerin bu etkiden daha fazla zarar görebildiği bildirildi.

WHO da yaşlıları aşırı sıcaklardan daha fazla etkilenebilen gruplar arasında gösteriyor.

Bu nedenle yalnız yaşayan yaşlıların sıcak gecelerde hem uyku ortamı hem sıvı durumu açısından takip edilmesi önem taşıyabilir.

BEBEKLER VE ÇOCUKLAR İÇİN SICAK GECELER ÖNEMLİ Mİ?

Evet.

Bebekler ve küçük çocuklar sıcak havalardan daha fazla etkilenebilen gruplar arasında.

WHO, bebekler ve küçük çocukların aşırı sıcak dönemlerinde özel dikkat gerektirdiğini belirtiyor.

Çocukların uyuduğu odanın aşırı sıcak tutulmaması, kalın yatak tekstili kullanılmaması ve yeterli havalandırmanın sağlanması önemli.

Bebekler açısından uyku güvenliğiyle ilgili diğer kurallar da sıcaklık nedeniyle değiştirilmemeli; özel bir sağlık durumu varsa çocuk doktorunun önerileri esas alınmalı.

GECE BOYUNCA KLİMA AÇIK BIRAKILABİLİR Mİ?

Bu konuda herkes için “kesinlikle açık” veya “kesinlikle kapalı” şeklinde bir tıbbi kural bulunmuyor.

Önemli olan odanın aşırı ısınmasını engellemek ve kişinin rahat uyuyabileceği dengeli bir sıcaklık sağlaması.

Klimanın doğrudan yatağa veya kişinin yüzüne güçlü biçimde üflemesi konfor sorunlarına neden olabileceğinden hava akışının oda içine dengeli dağıtılması tercih edilebilir.

Klima kullanılmıyorsa dışarıdaki hava sıcaklığı düştüğünde gece havalandırmasından yararlanılabilir. WHO da sıcak havalarda evlerin mümkün olduğunca gece havasıyla serinletilmesini öneriyor.

YAZIN UYKU KALİTESİNİ ARTIRMAK İÇİN NE YAPILABİLİR?

Uyku sorununu yalnızca yatak odasını soğutarak çözmek her zaman mümkün değil.

CDC ve NHLBI’nin sağlıklı uyku önerileri doğrultusunda:

yatak ve kalkış saatleri mümkün olduğunca sabit tutulabilir,

oda serin, karanlık ve sessiz hale getirilebilir,

gündüz özellikle sabah doğal ışık alınabilir,

yatmadan önce parlak ışık ve ekran maruziyeti azaltılabilir,

akşam ağır yemeklerden kaçınılabilir,

öğleden sonra ve akşam kafein sınırlandırılabilir,

yatmadan önce alkol tüketilmemeli,

düzenli fiziksel aktivite gündüz saatlerine yerleştirilebilir.

Sıcak dönemlerde bunlara ek olarak hafif yatak tekstili kullanılması ve odanın gündüz güneşten korunması yararlı olabilir.

EVİN GÜNDÜZ ISINMASI NASIL AZALTILABİLİR?

Uyku ortamını serin tutmak için yalnızca gece klima çalıştırmak gerekmiyor.

WHO sıcak günlerde:

güneş alan pencerelerin perde veya panjurla kapatılmasını,

gereksiz elektrikli cihazların kapatılmasını,

dışarısı içeriden daha sıcak olduğunda sıcak havanın eve girişinin azaltılmasını,

gece dış hava serinlediğinde pencerelerin açılmasını

öneriyor.

Özellikle gün boyunca güneş alan odalarda bu önlemler gece yatak odasının başlangıç sıcaklığını azaltabilir.

UYKU BOZUKLUĞUNU SADECE SICAKLIĞA BAĞLAMAK DOĞRU MU?

Hayır.

Yazın kötü uyumanın nedeni sıcaklık olabilir ancak:

uyku apnesi,

huzursuz bacak sendromu,

anksiyete,

depresyon,

kronik ağrı,

tiroit hastalıkları,

bazı ilaçlar,

vardiyalı çalışma

gibi birçok başka neden de uyku kalitesini etkileyebilir.

Bu nedenle klima kullanıldığı ve oda serinletildiği halde uyku sorunu devam ediyorsa başka nedenlerin değerlendirilmesi gerekebilir.

HORLAMA VE NEFES DURMASI VARSA SICAKTAN MI?

Yüksek sesli horlama, uykuda nefesin durduğunun fark edilmesi, gece boğulur gibi uyanma ve gündüz aşırı uyku hali yalnızca sıcak havayla açıklanmamalı.

Bu belirtiler uyku apnesi gibi bir uyku bozukluğunun işareti olabilir.

NHLBI, kalıcı uyku sorunlarında altta yatan uyku bozukluklarının sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmesini öneriyor.

NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?

Sıcak havalar azaldığı veya uyku ortamı düzeltildiği halde sorun devam ediyorsa tıbbi değerlendirme düşünülebilir.

Özellikle:

uyku sorununun sürekli tekrarlaması,

gündüz iş veya okul performansını bozması,

araç kullanırken uyuklama,

şiddetli horlama,

uykuda nefes durması,

sabah sürekli baş ağrısı,

gün içerisinde kontrol edilemeyen uyku hali

bulunuyorsa sorun yalnızca yaz sıcaklarına bağlanmamalı.

CDC de yeterli uykuya rağmen sürekli yorgunluk veya uyku sorunu yaşayan kişilerin sağlık profesyoneliyle görüşmesini öneriyor.

ANTALYA’DA YAZIN UYKU BOZUKLUĞU NE KADAR ARTIYOR?

30 Ağustos 2026 itibarıyla Antalya’da yaz ve kış aylarındaki uyku bozukluğu başvurularını karşılaştıran güncel, kamuya açık kent geneli bir sağlık istatistiği bulunmuyor.

Bu nedenle Antalya’da “uykusuzluk yazın yüzde şu kadar artıyor” şeklinde doğrulanmış bir oran vermek mümkün değil.

Ancak sıcaklığın uyku üzerindeki etkisi çok sayıda bilimsel araştırmada gösterilmiş durumda. Sistematik incelemeler yüksek gece sıcaklıklarının uyku kalitesini ve süresini azaltabildiğini, etkinin sıcak bölgelerde ve sıcak dönemlerde daha belirgin olabileceğini ortaya koyuyor.

ANTALYA’DA YAZ AYLARINDA UYKU DÜZENİ NEDEN BOZULUYOR?

Antalya’da yaz uykusunu bozan faktörlerin başında gecelerin sıcak kalması geliyor.

Uykuya geçiş sırasında vücudun doğal olarak ısı kaybetmesi gerekiyor. Yüksek oda sıcaklığı ve nem bu süreci zorlaştırabiliyor; uykuya dalma gecikebiliyor, gece uyanmaları artabiliyor ve toplam uyku süresi azalabiliyor.

Buna yaz mevsiminde değişen günlük yaşam da ekleniyor. Daha geç yemek yemek, akşam saatlerinde sosyal aktivitelerin uzaması, telefon ve ekran kullanımının geceye kayması, kafein veya alkol tüketimi ve düzensiz yatış-kalkış saatleri biyolojik saatin daha da ileri kaymasına neden olabiliyor.

Antalya’da çözüm yalnızca klimayı daha düşük dereceye ayarlamak değil. Odanın gündüz ısınmasını önlemek, gece rahat biçimde serinletmek, hafif yatak tekstili kullanmak, düzenli uyku saatini korumak ve gece ışık maruziyetini azaltmak birlikte daha etkili bir yaklaşım oluşturuyor. WHO da sıcak dönemlerde evlerin serin tutulmasını, hafif yatak tekstili kullanılmasını ve gece serinliğinden yararlanılmasını öneriyor.

Sıcaklık kontrol altına alınmasına rağmen haftalar boyunca devam eden uyku sorunları, yoğun gündüz uykululuğu veya uykuda nefes durması gibi belirtiler varsa sorun yalnızca Antalya’nın yaz sıcaklarına bağlanmamalı ve sağlık değerlendirmesi alınmalı.