
Antalya’da kodlama, robotik ve yapay zekâ eğitimlerinin sayısı artıyor. Ancak kent genelindeki talep artışını ölçen ortak bir başvuru verisi yok.
Antalya’da yazılım, robotik kodlama, yapay zekâ ve diğer teknoloji eğitimleri son yıllarda belediyelerden üniversitelere, mesleki eğitim kurumlarından İŞKUR programlarına kadar farklı kanallarda daha görünür hale geliyor.
Özellikle çocuk ve gençlere yönelik robotik-kodlama programlarının tekrar açılması, bazı atölyelerin yoğun katılım görmesi ve üniversitelerde yapay zekâ ile bilişim programlarının kontenjanlarını doldurması teknoloji eğitimlerine yönelik güçlü bir talep bulunduğuna işaret ediyor.
Ancak “Antalya’da yazılım kurslarına başvuru son bir yılda yüzde şu kadar arttı” demeyi sağlayacak kent çapında, bütün kamu ve özel kursları kapsayan güncel bir istatistik bulunmuyor.
Bu nedenle mevcut tabloyu kesin bir başvuru artışından çok, teknoloji eğitimlerinin çeşitlenmesi ve talebin güçlü biçimde devam etmesi olarak değerlendirmek daha doğru.
Antalya’da teknoloji eğitimlerine ilginin arttığı söylenebilir mi?
Bazı yerel göstergeler bu yönde.
Kepez Belediyesi bünyesindeki Antalya Bilim Merkezi, robotik kodlama atölyesini merkezin en fazla katılım sağlanan atölyesi olarak tanımlıyor. Merkezde çocuk ve gençlere yapay zekâ, yazılım, robotik kodlama, mobil uygulama ve üç boyutlu tasarım gibi başlıklarda uygulamalı eğitimler veriliyor.
Muratpaşa Belediyesi ise robotik kodlama programlarını 2024, 2025 ve 2026 yıllarında tekrar açtı. 2025 faaliyet raporuna göre robotik kodlama eğitimlerine 70 öğrenci katıldı. Aynı raporda web yazılım, dijital pazarlama ve sosyal medya eğitimleri de ASSİM’in teknoloji ve girişimcilik faaliyetleri arasında yer aldı.
Bu göstergeler teknoloji eğitimlerinin geçici bir etkinlik olmaktan çıkıp düzenli programlara dönüştüğünü gösteriyor.
Buna karşılık bütün Antalya’yı kapsayan yıllık başvuru sayısı olmadığı için toplam ilginin ne ölçüde arttığı kesin olarak hesaplanamıyor.
Muratpaşa’da robotik kodlama eğitimleri devam ediyor
Muratpaşa Belediyesi 2026 yılı içerisinde robotik kodlama eğitimini birden fazla dönemde açtı.
Şubat ayında duyurulan program 10-14 yaş grubu için 40 kişilik kontenjanla planlandı. Öğrencilerin yazılım geliştirme, algoritma, elektronik devre, sensör ve üç boyutlu yazıcılarla çalışması öngörüldü.
Ağustos ayında ise yeni bir dönem daha açıldı. Bu kez 10-13 yaş arasındaki öğrenciler dört gruba ayrıldı ve her grup için 12 kişilik kontenjan belirlendi. Böylece program toplam 48 kişilik kapasiteyle planlandı. Eğitimde temel algoritma, blok tabanlı kodlama, eğitim robotları, sensörler ve 3D tasarım yer aldı.
Aynı yıl içerisinde kursun tekrar açılması, teknoloji eğitimlerine yönelik talebin sürdüğünü gösteren işaretlerden biri.
Ancak belediye 2026 dönemleri için toplam başvuru sayısını açıklamadığından kontenjanların kaç katı başvuru aldığı bilinmiyor.
2025’te 70 öğrenci robotik kodlama eğitimi aldı
Muratpaşa Belediyesi’nin 2025 Faaliyet Raporu daha somut bir veri sunuyor.
Rapora göre Temmuz ayında başlayan ve Eylül ayında tamamlanan robotik kodlama eğitimine 70 öğrenci katıldı.
Aynı yıl içerisinde ASSİM’de web yazılım eğitimleri Ocak-Haziran döneminin farklı aylarında devam ederken dijital pazarlama ve sosyal medya eğitimi de programlara eklendi. Mart ayında halka açık yapay zekâ konferansı düzenlendi.
Bu faaliyetler Antalya’da teknoloji eğitiminin yalnız çocuklara yönelik temel kodlamadan oluşmadığını, yetişkin ve girişimcilik odaklı alanlara da yayıldığını gösteriyor.
Robotik kodlama Antalya’da yeni bir eğitim değil
Muratpaşa’daki robotik kodlama programlarının geçmişi 2026 ile başlamıyor.
2024 yılında ASSİM’deki eğitim beş grup halinde toplam 60 kişilik kontenjanla planlandı. İçerikte Scratch, Code.org, mBot robotları, Tinkercad ile 3D tasarım ve Arduino uygulamaları bulunuyordu.
2025’te aynı programın devam etmesi ve 70 öğrencinin eğitim alması, 2026’da da farklı dönemlerde yeni grupların açılması teknoloji eğitimlerinin birkaç yıldır düzenli biçimde sürdürüldüğünü ortaya koyuyor.
Bununla birlikte bu rakamlardan doğrusal bir “her yıl yüzde şu kadar talep artışı” hesaplamak mümkün değil. Programların kapasitesi, eğitim süresi ve yaş grupları yıllara göre değişiyor.
Kepez’de en yoğun atölyelerden biri robotik kodlama
Kepez Belediyesi bünyesindeki Antalya Bilim Merkezi de teknoloji eğitimlerinin önemli adreslerinden biri.
Merkezde matematik, fen bilimleri, ahşap tasarım ve STEAM atölyelerinin yanında Robotik Kodlama ve Yazılım Atölyesi bulunuyor. Eğitimlerde mekanik, elektronik ve yazılım birlikte ele alınıyor.
Belediyenin Nisan 2025 tarihli açıklamasında robotik kodlama atölyesi merkezin en fazla katılım sağlanan atölyesi olarak tanımlandı. Programlarda üç boyutlu modelleme, mobil uygulama, elektronik devre ve mBot programlama gibi konulara yer verildi.
Bu bilgi Antalya’da özellikle çocuk ve genç yaş grubunda teknoloji eğitimlerine belirgin bir ilginin bulunduğunu gösteriyor.
Yapay zekâ artık yalnız kurs başlığı değil
Teknoloji eğitimindeki değişimin önemli taraflarından biri de yapay zekânın ayrı bir eğitim ve kariyer alanına dönüşmesi.
Kepez Belediyesi ile Akdeniz Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisinin Temmuz 2026’da düzenlediği “Geleceğin Meslekleri” programında gençlere Robotik Kodlama ve Yapay Zekâ ile Yapay Zekâ ve Veri Mühendisliği alanları ayrıca tanıtıldı.
Bu durum yapay zekâ konusunun yalnız kısa süreli eğitimlerin değil üniversite ve meslek tercihlerinin de parçası haline geldiğini gösteriyor.
Üniversite tercihleri teknoloji ilgisini doğruluyor mu?
Üniversite yerleştirme verileri doğrudan kurs başvurusu değildir.
Buna rağmen gençlerin teknoloji alanlarına yönelimini anlamak açısından güçlü bir gösterge sunuyor.
Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde 2026 yılında Yapay Zekâ ve Veri Mühendisliği (İngilizce) programının 30 kişilik kontenjanının tamamı doldu. Program 48 bin 214 taban başarı sırasından öğrenci aldı.
Bilgisayar Mühendisliği programının 80 kişilik kontenjanı da tamamen dolarken taban başarı sırası 58 bin 483 olarak gerçekleşti.
Bu sonuçlar teknoloji alanlarının Antalya’daki yükseköğretim tercihlerinde de karşılık bulduğunu gösteriyor.
Robotik ve Yapay Zekâ ön lisans programı da tamamen doldu
Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulundaki Robotik ve Yapay Zekâ programı 2026 yılında 60 öğrenci kontenjanıyla açıldı ve kontenjanın tamamı doldu.
Aynı okulun Bilgisayar Programcılığı programındaki 50 kişilik kontenjan da yüzde 100 doluluğa ulaştı.
Bir önceki 2025-2026 döneminde de Robotik ve Yapay Zekâ ile Bilgisayar Programcılığı programları yüzde 100 dolmuştu.
Bu nedenle teknoloji alanlarına yönelik ilginin yalnız belediyelerin kısa süreli atölyeleriyle sınırlı olmadığı görülüyor.
Üniversite doluluğu kurs talebi anlamına gelir mi?
Doğrudan değil.
Bir öğrencinin Yapay Zekâ ve Veri Mühendisliği bölümünü tercih etmesi ile bir yazılım kursuna kayıt olması farklı kararlar.
Ancak iki veri birlikte değerlendirildiğinde gençler arasında yazılım, yapay zekâ ve dijital teknolojilere ilişkin mesleklerin görünürlüğünün yükseldiği söylenebilir.
Bu görünürlük kısa süreli kurslara yönelik talebi de destekleyebilir.
Fakat bunu kanıtlayabilmek için kursların yıllara göre başvuru ve kontenjan verilerinin yayımlanması gerekiyor.
İŞKUR da yazılım ve teknoloji alanlarını ayrı destekliyor
Teknoloji eğitiminin yalnız belediyeler veya üniversiteler üzerinden yürütülmediği görülüyor.
İŞKUR’un Geleceğin Mesleklerinde İşbaşı Eğitim Programı, özellikle 18-29 yaş grubunu hedefliyor.
Programda siber güvenlik, kodlama, bulut teknolojileri ve benzeri geleceğin mesleklerinde gençlere dokuz aya kadar işbaşı eğitimi verilebiliyor. 2026 itibarıyla katılımcılara programa devam ettikleri gün başına 1.403,78 TL ödeme yapılıyor.
Bu model klasik kurslardan farklı olarak eğitimi doğrudan işyeri deneyimiyle birleştiriyor.
Hangi teknoloji meslekleri destekleniyor?
İŞKUR’un geleceğin meslekleri listesinde teknoloji alanında çok sayıda uzmanlık bulunuyor.
Bunlar arasında;
bilgi güvenlik uzmanı,
bilgisayar oyunları programcısı,
bulut bilişim uzmanı,
endüstriyel robot programcısı,
mobil yazılım geliştirme uzmanı,
uygulama programcısı,
veri tabanı analisti,
veri tabanı yöneticisi,
yazılım geliştiricisi,
yazılım mühendisi,
yazılım tasarımcısı,
yazılım ve veri tabanı uzmanı
gibi meslekler yer alıyor.
Bu liste teknoloji eğitiminin artık tek bir “bilgisayar kursu” başlığıyla açıklanamayacak kadar çeşitlendiğini gösteriyor.
Antalya’daki işverenler programlama bilgisi arıyor mu?
İŞKUR’un 2024 Antalya İşgücü Piyasası Araştırması, işverenlerin açık pozisyonlarda aradığı beceriler arasında bilgisayar kullanımı, analitik düşünme ve programlama dili bilgisini de sıralıyor.
Programlama dili bilgisi araştırmadaki beceriler arasında on ikinci sırada yer alıyor.
Bu veri 2024 işgücü piyasasını gösteriyor ve yalnız teknoloji şirketlerini kapsamıyor.
Ayrıca Antalya’daki açık işlerin büyük bölümü turizm, yeme-içme, perakende ve hizmet sektörlerinde yoğunlaşıyor.
Dolayısıyla yazılım eğitimi almak Antalya’da otomatik olarak geniş bir yerel yazılım iş piyasası bulunduğu anlamına gelmiyor.
Antalya turizm kenti olduğu için yazılım eğitimi gereksiz mi?
Hayır.
Teknoloji çalışanlarının yalnız teknoloji şirketlerinde istihdam edilmesi gerekmiyor.
Otel rezervasyon sistemleri, e-ticaret, dijital pazarlama, müşteri ilişkileri yazılımları, veri analizi, siber güvenlik ve otomasyon gibi alanlar turizm ve hizmet sektörlerinde de teknoloji bilgisi gerektiriyor.
Tarımda ise sensör, otomasyon ve veri tabanlı üretim sistemlerinin yaygınlaşması bilişim ile geleneksel sektörler arasındaki sınırı azaltıyor.
Bu nedenle Antalya’da teknoloji eğitiminin karşılığı yalnız “yazılım şirketinde programcı olmak” üzerinden değerlendirilmemeli.
Mesleki eğitim de teknolojiye dönüşüyor
Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2026’da Antalya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde Dijital İkiz Dönüşüm Atölyesi kurdu.
Türkiye genelinde pilot uygulama için seçilen on okuldan biri olan okulda öğrencilerin elektrik-elektronik, makine-tasarım ve motorlu araçlar alanlarında sektörün güncel yazılım ve donanımlarını kullanarak dijital ikiz teknolojileriyle uygulamalı eğitim almaları planlandı.
Bu örnek teknoloji eğitiminin yalnız bilgisayar programcılığı bölümlerinde değil klasik teknik mesleklerin içerisinde de yer almaya başladığını gösteriyor.
Dijital ikiz teknolojisi neden önemli?
Dijital ikiz, fiziksel bir makine, sistem veya üretim sürecinin dijital ortamda modellenmesine dayanan bir teknoloji.
Sanayi, otomotiv, enerji ve üretimde gerçek sistemlerin performansını izlemek veya simüle etmek için kullanılabiliyor.
Antalya’daki pilot atölyenin elektrik-elektronik ve makine gibi geleneksel mesleki alanlarla yazılımı buluşturması, teknoloji eğitimlerinin yön değiştirdiğini gösteriyor.
Artık yalnız kod yazmayı öğrenmek değil, yazılımı belirli bir sektörde kullanabilmek de önem kazanıyor.
Kurslara çocuk yaşta başlanması ne anlama geliyor?
Antalya’daki belediye programlarının önemli bölümü 10-14 yaş gibi erken yaş gruplarına yönelik.
Bu eğitimlerin amacı doğrudan çocukları kısa sürede yazılım geliştiricisi yapmak değil.
Algoritmik düşünme, problem çözme, elektronik, tasarım ve teknoloji üretimi konusunda temel beceriler kazandırmak hedefleniyor.
Muratpaşa’nın Ağustos 2026 programında temel algoritma, blok tabanlı kodlama, robot programlama, basit devreler, sensörler ve üç boyutlu tasarım bir arada verildi.
Bu nedenle çocuk kursları ile yetişkinlere yönelik mesleki yazılım eğitimlerini aynı başarı ölçütüyle değerlendirmemek gerekiyor.
Çocuk kursu ile meslek kursu arasındaki fark ne?
Çocuklara yönelik robotik-kodlama programlarında temel hedef teknoloji okuryazarlığı ve düşünme becerisi.
Yetişkin veya iş arayan gençlere yönelik eğitimlerde ise hedef daha doğrudan mesleki yeterlilik ve istihdam.
İŞKUR’un geleceğin meslekleri programlarının gerçek işyerlerinde uygulanması bu farkı açık biçimde gösteriyor.
Bir çocuk için Scratch veya eğitim robotuyla kodlama doğru başlangıç olabilirken iş arayan yirmi beş yaşındaki biri için işverenlerin kullandığı programlama dili, veri tabanı, bulut altyapısı veya siber güvenlik araçlarında uygulama deneyimi daha önemli hale geliyor.
Özel yazılım kursları da ilginin göstergesi mi?
Antalya’da çeşitli özel eğitim kurumları tarafından yazılım, web geliştirme, veri analizi, yapay zekâ ve benzeri eğitimler sunuluyor.
Ancak özel kurs işletmelerinin kendi tanıtım metinleri kent genelindeki ilginin ölçüsü olarak kullanılamaz.
Kayıt sayıları, kursu tamamlama oranları ve mezunların işe geçiş verileri bağımsız veya ortak bir sistemde yayımlanmadığı sürece özel kursların sayısından “talep şu kadar arttı” sonucu çıkarmak doğru değil.
Bu nedenle güncel eğilim değerlendirilirken kamu kurumlarının kapasite, katılım ve yerleştirme verileri daha güvenilir göstergeler sunuyor.
ATASEM’de de kurslar dijital sistem üzerinden açılıyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi ATASEM kurslarını ilçe, kurs merkezi, alan ve yaş grubuna göre çevrim içi olarak yayımlıyor ve başvuruları dijital sistem üzerinden alıyor.
ATASEM sistemi mesleki ve teknik eğitimlerden yabancı dile, sanat ve farklı beceri alanlarına kadar geniş bir kurs yapısına sahip.
Ancak mevcut kamuya açık sayfada “yazılım ve teknoloji kurslarına kaç kişi başvurdu?” sorusunu yıllara göre yanıtlayan bir istatistik bulunmuyor.
Bu nedenle ATASEM üzerinden kent genelindeki teknoloji kursu talep artışını sayısallaştırmak mümkün değil.
Yazılım kursu bitirmek iş bulmaya yeterli mi?
Genellikle hayır.
İŞKUR’un Antalya İşgücü Piyasası Araştırması’nda işverenlerin aradığı beceriler arasında programlama dili bilgisi bulunmasına rağmen mesleki-teknik bilgi, iş deneyimi, takım çalışması, sorun çözme ve analitik düşünme de öne çıkıyor.
Bu nedenle yalnız bir kurs sertifikasına sahip olmak işe giriş garantisi vermiyor.
Yazılım alanında;
gerçek proje geliştirmek,
Git ve benzeri geliştirme araçlarını kullanmak,
portföy oluşturmak,
problem çözmek,
veri tabanı kullanmak,
teknik İngilizceyi geliştirmek
gibi beceriler de önemli hale gelebiliyor.
İşbaşı eğitim modeli neden önem kazanıyor?
Teknoloji sektöründe işverenlerin sık aradığı koşullardan biri deneyim.
Yeni başlayan genç açısından ise deneyim kazanabilmek için önce işe girmek gerekiyor.
İŞKUR’un işbaşı eğitim modeli bu döngüyü azaltmayı hedefliyor. Programlar, teorik bilgi sahibi kişinin gerçek işyerinde uygulama ve mesleki deneyim kazanmasına dayanıyor.
Geleceğin mesleklerinde gençler için program süresinin dokuz aya kadar çıkarılabilmesi de yazılım ve teknoloji alanlarında daha uzun uygulama ihtiyacının kabul edildiğini gösteriyor.
Yapay zekâ kurslarına olan ilgi kalıcı mı?
Bunu bugünden kesin biçimde söylemek mümkün değil.
Yapay zekâ son dönemde yüksek görünürlüğe sahip olduğu için kısa süreli ilgi ile uzun vadeli meslek talebini birbirinden ayırmak gerekiyor.
Buna rağmen Akdeniz Üniversitesindeki Yapay Zekâ ve Veri Mühendisliği programının 2026’da yüzde 100 dolması ve 48 bin 214 taban başarı sırasına ulaşması, konunun yalnız kısa süreli atölyelerle sınırlı olmadığını gösteriyor.
İŞKUR’un üniversitelerle yaptığı mesleki eğitim iş birliklerinde de yapay zekâ ve siber güvenlik, dijitalleşen sanayinin ihtiyaç duyduğu yeni meslek alanları arasında özellikle belirtiliyor.
Siber güvenlik eğitimleri neden öne çıkıyor?
İşletmeler daha fazla dijital sistem kullandıkça bilgi güvenliği ihtiyacı da büyüyor.
İŞKUR siber güvenliği geleceğin meslekleri programının doğrudan hedef alanlarından biri olarak gösteriyor.
Programın meslek listesinde Bilgi Güvenlik Uzmanı ve Güvenlik Uzmanı gibi bilişim güvenliği görevleri de bulunuyor.
Ancak Antalya’da siber güvenlik kurslarına yıllık kaç kişinin katıldığını veya bu alanda kaç açık iş bulunduğunu gösteren güncel il bazlı veri açıklanmış değil.
Bu nedenle potansiyel ile mevcut yerel istihdamı birbirinden ayırmak gerekiyor.
Teknoloji kurslarında hangi eğitim daha işlevsel?
Tek bir doğru program yok.
Ama iş arayan bir genç açısından kurs içeriğinin yalnız başlığa değil uygulamaya dayanması önemli.
Örneğin “yapay zekâ eğitimi” birkaç saatlik genel tanıtım da olabilir, aylar süren Python, veri işleme, makine öğrenmesi ve proje geliştirme programı da.
Aynı şekilde “yazılım kursu” temel bilgisayar kullanımından profesyonel web veya mobil geliştirmeye kadar çok farklı seviyeleri ifade edebilir.
Bu nedenle kurs seçerken programın;
eğitim süresi,
uygulama oranı,
hangi teknolojileri kullandığı,
proje üretip üretmediği,
işbaşı eğitim içerip içermediği,
eğitmenin niteliği
gibi unsurlarına bakılması gerekiyor.
Sertifikadan çok portföy mü önemli?
Yazılım alanında uygulamalı üretim özellikle önemli.
Bir öğrencinin kurs sonunda çalışan bir web sitesi, mobil uygulama, otomasyon sistemi veya veri projesi ortaya koyması öğrendiği becerileri göstermesine yardımcı olabilir.
Sertifika kişinin eğitime katıldığını kanıtlayabilir ancak ne düzeyde kod yazabildiğini tek başına göstermeyebilir.
Bu nedenle teknoloji eğitimlerinde proje tabanlı modelin önemi giderek artıyor.
Muratpaşa’daki robotik kodlama programlarında öğrencilerin Arduino, sensör ve 3D tasarımla fiziksel projeler üretmesi; Antalya Bilim Merkezi’nin de uygulamalı atölye modelini kullanması bu yaklaşımın erken yaş eğitimindeki örnekleri.
Her genç yazılımcı olmak zorunda mı?
Hayır.
Teknoloji eğitiminin yaygınlaşması herkesin yazılım geliştiricisi olması gerektiği anlamına gelmiyor.
Dijital beceriler turizm, tarım, tasarım, lojistik, muhasebe, pazarlama ve üretimde de kullanılabiliyor.
Antalya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesindeki Dijital İkiz Dönüşüm Atölyesi bunun güncel örneği. Yazılım burada bağımsız bir meslek olarak değil elektrik-elektronik, makine ve otomotiv eğitiminin bir parçası olarak kullanılıyor.
Bu nedenle Antalya’daki teknoloji eğitimi tartışmasının yalnız “kaç yazılımcı yetişecek?” sorusuna indirgenmemesi gerekiyor.
Antalya’da teknoloji eğitiminin temel sorunu ne?
Mevcut verilere göre eğitim seçeneklerinin görünürlüğü artıyor ancak kurslardan istihdama geçişi kent çapında izleyen bir sistem bulunmuyor.
Örneğin kaç kişinin web yazılım kursunu tamamladığı, bunların kaçının altı ay içerisinde teknolojiyle ilişkili işe girdiği veya kaçının eğitimine devam ettiği düzenli olarak açıklanmıyor.
Benzer şekilde kamu ve özel kurumlardaki yazılım kurslarının toplam kapasitesi ve başvuru sayıları da ortak bir veri tabanında toplanmıyor.
Bu nedenle teknoloji eğitimine ilişkin tartışma çoğu zaman açılan kurs ve etkinlik sayısı üzerinden yürütülüyor.
İlginin gerçekten arttığını anlamak için hangi veriler gerekiyor?
Bunun için kursların her yıl;
başvuru sayısı,
kontenjan,
kursa başlayan kişi sayısı,
tamamlama oranı,
yaş dağılımı,
tekrar başvuru oranı,
mezuniyet sonrası eğitim veya işe geçiş
verilerinin yayımlanması gerekiyor.
Örneğin 50 kişilik kursa 500 kişi başvuruyorsa talebin kapasitenin çok üzerinde olduğu görülebilir.
Ancak yalnız “kontenjan 50 kişi ve kurs açıldı” bilgisi talebin gerçek büyüklüğünü göstermiyor.
Antalya’da yazılım ve teknoloji eğitimi veren kurslara ilgi artıyor mu?
Antalya’daki mevcut göstergeler teknoloji eğitimlerine güçlü ve süreklilik kazanan bir ilgi bulunduğunu, eğitim seçeneklerinin de çeşitlendiğini gösteriyor. Ancak bütün kurumları kapsayan yıllık başvuru istatistiği bulunmadığı için kent genelinde ilginin hangi oranda arttığını kesin olarak söylemek mümkün değil.
Muratpaşa’da robotik kodlama eğitimleri birkaç yıldır düzenli olarak devam ediyor; 2025 yılında programa 70 öğrenci katıldı ve 2026’da farklı dönemlerde yeni gruplar açıldı.
Kepez’deki Antalya Bilim Merkezi ise robotik kodlama atölyesini en fazla katılım sağlanan atölyesi olarak tanımlıyor. Merkezde yazılım, mobil uygulama, elektronik ve üç boyutlu tasarım uygulamaları birlikte yürütülüyor.
Üniversite tercihleri de teknoloji alanındaki ilgiyi destekleyen başka bir gösterge. Akdeniz Üniversitesinde 2026 yılında Yapay Zekâ ve Veri Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, Robotik ve Yapay Zekâ ile Bilgisayar Programcılığı programlarının kontenjanları tamamen doldu.
İŞKUR ise siber güvenlik, kodlama ve bulut teknolojileri gibi alanları “geleceğin meslekleri” kapsamında değerlendirerek 18-29 yaşındaki gençler için dokuz aya kadar işbaşı eğitim programları uyguluyor.
Ortaya çıkan tablo, Antalya’da teknoloji eğitiminin artık yalnız kısa süreli bilgisayar kurslarından ibaret olmadığını; robotik, yapay zekâ, veri, yazılım, siber güvenlik, dijital ikiz ve otomasyon gibi daha uzmanlaşmış alanlara doğru genişlediğini gösteriyor.
Bundan sonraki temel soru ise kaç kurs açıldığından çok, bu eğitimleri tamamlayan gençlerin ne kadarının edindiği beceriyi ileri eğitime, projeye veya sürdürülebilir istihdama dönüştürebildiği.





