Antalya’da yazlık bölgelere kargo teslimatı neden gecikebiliyor?

antalya yazlık bölgelere kargo teslimat antalya yazlık bölgelere kargo teslimat
Görsel: Yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Antalya’nın yazlık ilçelerinde kargo teslimatı; sezon yoğunluğu, trafik, adres yapısı ve dağıtım rotaları nedeniyle uzayabiliyor.

Antalya‘da yaz aylarında sahil ilçelerine verilen internet siparişlerinin artmasıyla birlikte kargo teslimat süreleri de yeniden gündeme geliyor. Özellikle Alanya, Manavgat, Kemer, Kaş, Kumluca, Finike ve Gazipaşa gibi turizm ve yazlık konut yoğunluğunun bulunduğu bölgelerde bir gönderinin ilçe merkezine ulaşması ile alıcının kapısına teslim edilmesi aynı süreç değil.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 22 Eylül 2026’da yayımladığı Türkiye Posta Sektörü Pazar Verileri Raporu, kargo trafiğinin ülke genelinde büyümeye devam ettiğini ortaya koyuyor. 2026’nın ilk altı ayında posta kolisi ve kargo gönderisi sayısı yaklaşık yüzde beş artarak 728 milyonun üzerine çıktı. Antalya ise İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından en fazla kargo teslimatı yapılan illerden biri oldu.

Ancak Antalya’da hangi ilçede teslimatın ortalama kaç gün sürdüğünü, yaz aylarında gecikmenin ne kadar arttığını veya en fazla gecikmenin hangi mahallelerde yaşandığını gösteren güncel ve kamuya açık ortak bir istatistik bulunmuyor.

Bu nedenle “Antalya’da kargolar en çok şu ilçede gecikiyor” şeklinde kesin bir sıralama yapmak mümkün değil.

Mevcut veriler ve kargo dağıtımının çalışma biçimi ise yazlık bölgelerde gecikme riskini artırabilecek başlıkları ortaya koyuyor.

Antalya Türkiye’nin en yoğun kargo illerinden biri

Kargo yoğunluğunun Antalya açısından önemi yalnızca turizm sezonuyla açıklanamaz.

BTK’nın 2026’nın ilk yarısına ilişkin posta sektörü verilerine göre Türkiye genelindeki posta kolisi ve kargo teslimatlarının en yoğun gerçekleştiği iller İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Kocaeli oldu.

Aynı dönemde Türkiye genelinde kargo ve koli gönderisi sayısı yaklaşık 728,31 milyona ulaştı. Bunun yüzde seksen üçten fazlası şehirler arası gönderilerden oluştu.

Bu tablo Antalya’daki dağıtım ağının zaten yıl boyunca yüksek bir gönderi hacmiyle çalıştığını gösteriyor.

Yaz sezonunda buna turistik ve dönemsel nüfus hareketliliğinin eklenmesi, özellikle son kilometre teslimatında şubelerin ve dağıtım araçlarının günlük iş yükünü artırabilir.

Yaz aylarında Antalya’daki hareketlilik ne kadar artıyor?

2026 verileri Antalya’daki yaz hareketliliğinin ölçeğini gösteriyor.

Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine dayanan güncel rakamlara göre kent, Ocak-Ağustos 2026 döneminde on bir milyonun üzerinde yabancı turist ağırladı.

Yalnızca Ağustos ayında Antalya’ya gelen yabancı turist sayısı yaklaşık iki milyon altı yüz altmış dört bin oldu.

Antalya Havalimanı’nın Ağustos ayındaki toplam yolcu trafiği ise iç ve dış hatlar birlikte yaklaşık beş milyon dokuz yüz bin kişiye ulaştı. Yılın ilk sekiz ayında havalimanının toplam yolcu trafiği yirmi üç milyonu geçti.

Bu rakamların tamamı Antalya’da yaşayan dönemsel nüfusu göstermiyor.

Ancak yaz aylarında kentin ulaşım, konaklama, perakende ve hizmet altyapısının çok daha yoğun kullanıldığını ortaya koyuyor.

Kargo dağıtımının aynı yol ağı ve yerleşim dokusu içerisinde yürütüldüğü düşünüldüğünde bu yoğunluk son kilometre teslimatını da etkileyebilecek koşullardan biri.

Turist sayısının artması doğrudan kargo gecikmesi anlamına gelir mi?

Hayır.

Antalya’ya daha fazla turist gelmesi tek başına belirli bir kargonun gecikeceğini kanıtlamaz.

Ancak turist sayısının arttığı dönemde:

trafik yoğunluğu,

konaklama tesislerinin doluluğu,

yazlık konutların kullanımı,

restoran ve ticari işletmelerin tedarik ihtiyacı,

internet üzerinden yapılan bireysel siparişler

aynı anda yükselebilir.

Bunların kargo dağıtımındaki etkisinin büyüklüğünü ölçen Antalya’ya özel kamu verisi bulunmuyor.

Dolayısıyla sezon yoğunluğunu gecikmenin tek nedeni olarak değil, dağıtım sisteminin günlük kapasitesini zorlayabilecek unsurlardan biri olarak değerlendirmek gerekiyor.

Asıl sorun çoğu zaman “son kilometre” teslimatı

Bir kargo İstanbul’dan Antalya’ya kısa sürede ulaşabilir ancak gönderinin Antalya’daki aktarma merkezinden yazlık konuta teslim edilmesi daha uzun sürebilir.

Lojistikte buna son kilometre teslimatı deniliyor.

Kargonun il merkezine veya ilçe şubesine ulaşmasından sonra dağıtım görevlisinin:

paketi araca yüklemesi,

adresleri rota haline getirmesi,

ilçe içerisindeki farklı mahallelere ulaşması,

alıcıyı adreste bulması

gerekiyor.

Kent merkezinde birbirine yakın onlarca teslimat kısa bir güzergâh üzerinde yapılabilir.

Dağınık yerleşimli bir sahil veya kırsal mahallede ise birkaç teslimat için çok daha uzun mesafe kat edilmesi gerekebilir.

Kaş gibi geniş ve dağınık ilçelerde mesafe neden önemli?

Antalya’nın sahil ilçelerindeki yerleşim her zaman tek bir yoğun merkezden oluşmuyor.

Örneğin Kaş ilçesinde Kaş merkez, Kalkan, Ova, Yeşilköy ve çok sayıda kırsal mahalle birbirinden farklı güzergâhlarda bulunuyor.

Benzer durum Alanya, Manavgat, Kumluca ve Gazipaşa’nın merkez dışındaki yerleşimlerinde de görülebiliyor.

Dağıtım aracının bir apartmanda arka arkaya on paket teslim etmesiyle farklı mahallelerdeki on ayrı konuta ulaşması arasında zaman açısından büyük fark bulunabilir.

Bu nedenle “ilçe şubesine ulaştı” bilgisi paketin birkaç saat içerisinde kapıya geleceği anlamına gelmeyebilir.

Köy ve kırsal mahallelerde dağıtım programı farklı olabilir

Kırsal yerleşimlerde teslimat düzeninin kent merkezinden farklı olabileceği PTT’nin resmi hizmet bilgilerinde de görülüyor.

PTT, köy dağıtımına tabi yerlere kargo gönderisinin kabul edildiğini ancak gönderilerin köy dağıtım sefer tarifesine göre dağıtıldığını belirtiyor.

Bu önemli bir ayrım.

Kent merkezinde her gün dağıtım yapılan bir adresle belirli dağıtım programına bağlı kırsal adresin teslim süresi aynı olmayabilir.

PTT ayrıca internet sitesindeki gönderi süresi bilgilerinin il merkezinden il merkezine öngörülen en kısa süre olduğunu; gönderinin türü ve alıcı adresinin özelliklerine göre teslim süresinin değişebildiğini açıkça belirtiyor.

Dolayısıyla internet sitesinde görülen tahmini süreyi her kırsal veya yazlık adres için kesin teslim zamanı olarak değerlendirmemek gerekiyor.

Yazlık siteler teslimatı neden zorlaştırabilir?

Sahil ilçelerinde çok sayıda konut site, apartman kompleksi veya villa yerleşimi biçiminde bulunuyor.

Bu durum tek başına gecikme nedeni değil.

Ancak açık adresin yalnızca site adıyla verilmesi, blok veya daire bilgisinin eksik olması ya da konutun navigasyon sistemlerinde farklı isimlerle görünmesi dağıtıcının adresi bulmasını güçleştirebilir.

Özellikle yazlık konutlarda alıcının adresi yılın yalnızca belirli dönemlerinde kullanması da iletişim problemlerine yol açabilir.

Bu konuda Antalya genelinde ölçülmüş bir resmi gecikme oranı bulunmuyor.

Ancak son kilometre dağıtımında açık adresin doğruluğu temel koşullardan biri.

Site güvenliği teslimat süresini etkiler mi?

Yoğun yazlık sitelerde dağıtım aracı doğrudan konutun önüne ulaşamayabilir.

Güvenlik noktasında kayıt yapılması, blok bilgisinin sorulması veya site içerisinde araç girişinin sınırlı olması her teslimat için küçük bir ek süre oluşturabilir.

Tek bir pakette birkaç dakikalık fark önemsiz görünebilir.

Ancak aynı dağıtım görevlisinin gün içerisinde onlarca siteye girmesi halinde bu süreler birikebilir.

Bunun Antalya’daki kargo gecikmelerine ne kadar katkı yaptığına ilişkin kamuya açık istatistik olmadığı için bu etkeni ölçülmüş bir Antalya sonucu değil, son kilometre operasyonunun olası unsurlarından biri olarak değerlendirmek gerekiyor.

Yazlık konutta alıcı bulunamazsa ne oluyor?

Yazlık bölgelerde bir başka sorun alıcının teslimat saatinde adreste olmaması olabilir.

PTT’nin resmi uygulamasında adrese getirilen gönderinin alıcısı bulunamazsa kargo en yakın PTT iş yerine veya uygun durumlarda Kargomat’a yönlendirilebiliyor. Alıcıya bilgilendirme bırakılıyor ve belirlenen süre içerisinde alınmayan gönderi daha sonra göndericiye iade edilebiliyor.

Özel kargo şirketlerinin prosedürleri birbirinden farklı olabilir.

Bu nedenle “dağıtıma çıktı” kaydı her zaman aynı gün teslim gerçekleşeceği anlamına gelmez.

Alıcının telefon numarasının doğru olması ve teslimat bildirimlerinin takip edilmesi özellikle dönemsel kullanılan konutlarda önem taşıyor.

Antalya’da Kargomat gibi alternatif teslimat seçenekleri var mı?

Evet.

PTT’nin Kargomat sistemi Antalya’da hizmet veriyor.

Uygun gönderiler alıcının tercihiyle veya bazı durumlarda adreste bulunamaması halinde elektronik dolap sistemine bırakılabiliyor ve alıcı paketi günün herhangi bir saatinde teslim alabiliyor.

Bu tür teslimat noktaları özellikle gündüz saatlerinde evde bulunmayan kişiler açısından ikinci dağıtım ihtiyacını azaltabilir.

Ancak bütün gönderiler Kargomat için uygun değil ve bu sistem bütün kargo şirketlerini kapsayan ortak bir teslimat ağı değil.

Trafik kargo aracını nasıl etkiliyor?

Dağıtım aracı da diğer araçlarla aynı trafikte hareket ediyor.

Yaz sezonunda özellikle Alanya, Side-Manavgat, Kemer, Kaş ve kent merkezindeki sahil güzergâhlarında artan araç hareketliliği dağıtım rotasının tamamlanma süresini uzatabilir.

Ağustos 2026’da Antalya Havalimanı’nda yaklaşık 5,9 milyon yolculuk gerçekleşmesi ve aynı ay kente 2,6 milyondan fazla yabancı ziyaretçinin gelmesi yaz dönemindeki hareketliliğin ölçeğini gösteriyor.

Ancak resmi kaynaklarda “trafik nedeniyle Antalya’daki kargolar ortalama şu kadar dakika gecikti” şeklinde bir ölçüm bulunmuyor.

Bu nedenle trafik, gecikmeye katkı sağlayabilecek operasyonel koşullardan biri olarak değerlendirilebilir; bütün gecikmelerin nedeni olarak gösterilemez.

Kargo şubesine ulaşan paket neden aynı gün dağıtıma çıkmıyor?

Şubeye gelen her gönderinin aynı anda teslim aracına yüklenmesi mümkün olmayabilir.

Gönderilerin:

ayrıştırılması,

mahalle ve güzergâha göre sınıflandırılması,

dağıtım aracına yüklenmesi,

teslimat rotasının oluşturulması

gerekiyor.

Günlük gönderi sayısı dağıtım kapasitesini aşarsa bazı gönderiler bir sonraki rota planına kalabilir.

2026’nın ilk yarısında Antalya’nın Türkiye’de en fazla kargo teslimatı yapılan dördüncü sıradaki illerden biri olması dağıtım ağının taşıdığı hacmin büyüklüğünü gösteriyor.

Ancak şirketlerin Antalya ilçelerindeki günlük araç, kurye veya şube kapasitesi kamuya açık ortak bir veri olarak yayımlanmıyor.

2026’da Antalya’da teslimat şikâyetleri var mı?

Evet, bireysel kullanıcıların yayımladığı teslimat şikâyetleri bulunuyor.

Örneğin 2026 yılı içerisinde Alanya’da bazı kullanıcılar gönderilerinin şubede beklediğini, dağıtıma çıkmasına rağmen ulaşmadığını veya adres bilgisiyle ilgili sorun yaşandığını bildirdi.

Antalya genelinde de dağıtım ve teslimat gecikmesine ilişkin farklı bireysel kullanıcı kayıtları bulunuyor.

Ancak bu kayıtların önemli bir sınırı var.

Şikâyet platformuna yazılan kişiler bütün kargo kullanıcılarını temsil etmiyor ve şirketlerin toplam teslimat sayısıyla karşılaştırılmadıkça güvenilir bir “gecikme oranı” hesaplanamıyor.

Bu nedenle şikâyetler sorunun varlığına ilişkin örnek oluşturabilir ancak “Antalya’daki kargoların çoğu gecikiyor” sonucunu desteklemez.

Alanya’da şikâyet olması Alanya’nın en sorunlu ilçe olduğunu gösterir mi?

Hayır.

Alanya’nın nüfusu, turizm hareketliliği, internet alışverişi sayısı ve kargo teslimat hacmi başka ilçelerden farklı olabilir.

Daha fazla teslimat yapılan bir ilçede sayısal olarak daha fazla şikâyet görülmesi de mümkün.

İlçeler için:

toplam gönderi sayısı,

zamanında teslim edilen gönderi sayısı,

geciken gönderi oranı,

ortalama teslim süresi

birlikte bilinmeden sağlıklı karşılaştırma yapılamaz.

2026 itibarıyla Antalya’nın on dokuz ilçesini bu göstergelere göre karşılaştıran kamuya açık bir kargo performans tablosu bulunmuyor.

E-ticaret büyüdükçe kargo ağı üzerindeki yük de artıyor

Teslimat tartışmasının arkasında yalnızca Antalya’ya özgü bir sorun bulunmuyor.

Türkiye’de e-ticaret son yıllarda çok hızlı büyüdü.

Ticaret Bakanlığının 2026’da yayımladığı Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu’na göre 2025 yılında e-ticaret hacmi bir önceki yıla göre yüzde 52,2 artarak 4,57 trilyon lirayı aştı.

Aynı yıl toplam e-ticaret işlem sayısı yaklaşık 5,94 milyar olarak gerçekleşti. Perakende e-ticarette ise yaklaşık 1,94 milyar işlem yapıldı.

Bu işlemlerin tamamı fiziki kargoya dönüşmüyor.

Uçak bileti, yemek veya dijital hizmetler de e-ticaret içerisinde bulunuyor.

Ancak fiziki ürün siparişlerinin büyümesi kargo dağıtım sisteminin taşıdığı yükün artmasında temel etkenlerden biri.

Kargo gönderileri 2026’da da artmaya devam etti

BTK’nın henüz 22 Eylül’de yayımlanan en güncel posta sektörü verileri bu büyümenin 2026’da devam ettiğini gösteriyor.

2025’in ilk yarısında yaklaşık 691 milyon olan posta kolisi ve kargo gönderisi sayısı 2026’nın aynı döneminde yaklaşık yüzde beş artarak 728,31 milyona çıktı.

Posta sektörünün ilk altı aylık geliri de geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34,4 artarak yaklaşık 104,45 milyar liraya ulaştı.

Bu veriler kargo hizmetinin artık günlük yaşamın temel dağıtım altyapılarından biri haline geldiğini gösteriyor.

Teslim süresi internet sitesinde yazandan neden farklı olabilir?

PTT’nin resmi bilgilendirmesi bu konuda önemli bir ayrım yapıyor.

Gönderi süresi sorgulamasında verilen süreler il merkezinden il merkezine öngörülen en kısa süreyi ifade ediyor.

Gönderinin türü, özel hizmetleri ve alıcı adresinin özelliklerine göre gerçek teslimat süresi değişebiliyor.

Benzer şekilde özel şirketlerin internet sitesinde verilen tahmini teslim tarihleri de dağıtım ağındaki olağan koşullara göre hesaplanabiliyor.

Doğal afet, yol kapanması, aşırı yoğunluk, yanlış adres veya alıcıya ulaşılamaması gibi durumlar gerçek süreyi değiştirebilir.

“Kargo şubeye geldi” ile “dağıtıma çıktı” aynı şey değil

Kargo takip sistemlerindeki ifadeler zaman zaman yanlış yorumlanabiliyor.

Gönderinin varış şubesine ulaşması, paketin henüz dağıtım aracına yüklenmediği anlamına gelebilir.

“Dağıtıma çıktı” kaydı ise paketin ilgili dağıtım turuna dahil edildiğini gösterir.

Ancak dağıtım görevlisinin günlük rotasını tamamlayamaması veya adrese erişememesi durumunda teslimat sonraki güne kalabilir.

Bu nedenle takip ekranındaki son hareketin ne anlama geldiğinin doğru okunması önemli.

Yazlık adrese sipariş verirken nelere dikkat edilmeli?

Teslimat sorununu tamamen önlemek mümkün değil ancak adres kaynaklı sorunların bir bölümü azaltılabilir.

Sipariş verirken:

mahalle adı,

cadde veya sokak,

bina ve daire numarası,

site ve blok adı,

ilçe,

güncel telefon numarası

eksiksiz yazılmalı.

Navigasyon sistemlerinde zor bulunan villa veya kırsal konumlarda sipariş platformu izin veriyorsa açık konum bilgisi eklemek teslimatı kolaylaştırabilir.

Site güvenliğinin paketi kabul edip etmediğini önceden bilmek de özellikle yazlık konutlarda yararlı olabilir.

Tatilcinin oteline veya pansiyona kargo siparişi verilebilir mi?

Bu durum konaklama tesisinin kendi politikasına bağlı.

Bir otelin veya pansiyonun misafir adına kargo kabul etmek zorunda olduğuna ilişkin genel bir kural bulunmuyor.

Bu nedenle tatildeyken konaklama tesisine ürün sipariş edecek kişinin önceden resepsiyonla görüşmesi daha güvenli.

Aksi halde kurye tesise ulaştığında paketin kabul edilmemesi yeni teslimat veya iade sürecine yol açabilir.

Kargo geciktiğinde satıcı mı yoksa kargo şirketi mi sorumlu?

İnternet alışverişlerinde tüketicinin muhatabı yalnızca kargo şirketi değil.

Ticaret Bakanlığının 17 Ağustos 2026 tarihli güncel Mesafeli Sözleşmeler Bilgilendirmesine göre satıcı, tüketiciye taahhüt ettiği süre içerisinde ürünü göndermek zorunda.

Taahhüt edilen ayrı bir süre bulunmuyorsa mal satışlarında süre kural olarak otuz günü geçemiyor.

Bakanlık ayrıca satıcının, ön bilgilendirmede belirtilen taşıyıcı aracılığıyla ürün tüketiciye teslim edilene kadar oluşabilecek kayıp ve hasardan sorumlu olduğunu belirtiyor.

Dolayısıyla internet alışverişinde “ürünü kargoya verdim, artık sorumluluk bitti” yaklaşımı her durumda tüketici mevzuatıyla örtüşmüyor.

Otuz gün her kargonun otuz gün bekletilebileceği anlamına mı geliyor?

Hayır.

Otuz günlük süre, mesafeli satışlarda kanuni üst sınır niteliğinde.

Satıcı sipariş sırasında “iki gün içinde teslim” gibi daha kısa bir süre taahhüt etmişse esas olan taahhüt edilen süre.

Ticaret Bakanlığı, satıcı veya sağlayıcının siparişi taahhüt ettiği sürede yerine getirmek zorunda olduğunu açıkça belirtiyor.

Bu nedenle günlük tüketici açısından sipariş ekranında belirtilen tahmini veya taahhüt edilen teslim tarihini saklamak önemli olabilir.

Ürün gönderilmezse tüketicinin hakkı ne?

Ticaret Bakanlığının güncel bilgilendirmesine göre satıcının yasal sürede yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde tüketici sözleşmeyi feshedebiliyor.

Fesih halinde teslimat giderleri dahil tahsil edilen ödemenin mevzuatta belirtilen şartlarda ve sürede tüketiciye iade edilmesi gerekiyor.

Tüketiciler ayrıca mesafeli sözleşmelerle ilgili teslimat ve ifa şikâyetlerini alışveriş yaptıkları platform üzerinden de iletebiliyor.

Uyuşmazlığın çözülememesi halinde 2026 yılı için ilgili parasal sınırlar çerçevesinde tüketici hakem heyetlerine başvurulabiliyor. Antalya Ticaret İl Müdürlüğü de başvuruların e-Devlet üzerinden yapılabileceğini belirtiyor.

Geciken kargo için önce ne yapılmalı?

İlk olarak gönderinin takip hareketleri kontrol edilmeli.

Paket aktarma merkezinde mi, varış şubesinde mi, yoksa dağıtımda mı olduğu görülmeli.

Daha sonra satıcının sipariş sırasında verdiği teslim tarihiyle mevcut durum karşılaştırılabilir.

Uzun süre hareket görmeyen gönderiler için hem satıcı hem kargo şirketi üzerinden kayıt oluşturmak önemli.

Çünkü kargonun gecikmesinin nedeni dağıtım şubesinde yoğunluk olabileceği gibi yanlış yönlendirme veya gönderinin kaybolması da olabilir.

Teslimat noktaları gecikmeyi azaltabilir mi?

Bazı bölgelerde ev teslimatına alternatif kargo dolapları veya teslim noktaları son kilometre iş yükünü azaltabilir.

Tek bir dağıtım görevlisinin aynı mahallede onlarca ayrı adrese gitmesi yerine paketlerin merkezi bir noktaya bırakılması mümkün olabilir.

PTT’nin Antalya’da da hizmet veren Kargomat sistemi bu yaklaşımın örneklerinden biri.

Özel kargo şirketlerinin de farklı teslimat noktası modelleri bulunabiliyor.

Ancak bunların Antalya’nın yazlık ilçelerinde ne kadar yaygın kullanıldığını gösteren ortak bir kamu verisi bulunmuyor.

Yazlık bölgelerde kargo altyapısı sezonluk olarak güçlendirilebilir mi?

Gönderi ve teslimat verileri şirketler tarafından mahalle ve dönem bazında analiz edildiğinde bu mümkün.

Örneğin Haziran-Eylül döneminde teslimat sayısı keskin biçimde artan bir bölgede:

ek dağıtım aracı,

geçici personel,

yeni teslimat noktası,

kargo dolabı,

daha sık kırsal rota

planlanabilir.

Ancak bunun için yalnızca yıllık ortalama nüfus değil fiili dönemsel talep dikkate alınmalı.

Antalya gibi turizm hareketliliğinin çok yüksek olduğu bir kentte yaz ve kış aylarının aynı operasyon kapasitesiyle değerlendirilmesi bazı bölgelerde darboğaz yaratabilir.

Antalya’da yazlık bölgelere kargo teslimatı neden gecikebiliyor?

Antalya’daki yazlık bölgelere yapılan bütün kargo teslimatlarının geciktiğini söylemek mümkün değil.

Buna karşılık güncel veriler kentteki teslimat ağının ciddi bir yük taşıdığını gösteriyor.

Antalya, 2026’nın ilk altı ayında Türkiye’de en fazla posta kolisi ve kargo teslimatı yapılan ilk beş il arasında yer aldı. Türkiye genelindeki gönderi sayısı da bir yılda yaklaşık yüzde beş artarak 728 milyonun üzerine çıktı.

Aynı zamanda yalnızca Ağustos ayında Antalya’ya iki milyon altı yüz binden fazla yabancı turist gelirken Antalya Havalimanı’nın aylık yolcu trafiği yaklaşık 5,9 milyona ulaştı.

Yazlık bölgelerdeki gecikme ihtimali bu nedenle tek bir nedene bağlanamaz.

Sezonluk hareketlilik, yoğun trafik, uzak ve dağınık yerleşim, kırsal dağıtım programları, eksik adres bilgisi, site girişleri, alıcının adreste bulunmaması ve şubenin günlük dağıtım kapasitesi aynı teslimat sürecinin farklı noktalarında etkili olabilir.

Ancak Antalya’nın ilçelerini karşılaştıran resmi gecikme oranları yayımlanmadığı için Kaş, Alanya, Kemer veya başka bir ilçeyi “en çok kargo geciken bölge” olarak tanımlamak mümkün değil.

Antalya’daki temel mesele, kargo sisteminin yalnızca kayıtlı nüfusa göre değil yaz aylarında fiilen artan kullanım, turizm hareketliliği ve dağınık sahil-kırsal yerleşim yapısına göre planlanması.

Yurttaş açısından ise doğru ve ayrıntılı adres vermek, teslimat bildirimlerini takip etmek ve mümkün olduğu durumlarda teslimat noktalarını kullanmak gecikme riskini azaltabilecek adımlar arasında yer alıyor.