
Aralarında Kaş Çevre ve Kültür Derneği’nin de bulunduğu 146 ekoloji örgütü, zeytinlik alanların madenciliğe açılmasına yönelik kanun teklifine tepki göstermek amacıyla TBMM Dikmen Kapısı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Tarıma, hayvancılığa darbedir; halkın açlığa mahkum edilmesidir” denildi.
146 çevre, ekoloji, siyasi parti ve stk’dan oluşan Toprağımızı Vermiyoruz Kampanyası Çalışma Grubu 13 Haziran’da Meclis’e sunulan torba yasa teklifine karşı “Toprağımızı Vermeyeceğiz” başlığıyla bir kampanya başlattı.

Kampanya kapsamında dün (2 Temmuz) TBMM Dikmen Kapısı’nda zeytinlik alanların madenciliğe açılmasına yönelik kanun teklifine tepki göstermek amacıyla basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasını Funda Öz Akçura okudu. Ardından CHP, DEM Parti, İYİ Parti ziyaret edildi.
“MECLİS KOMİSYONLARI KAPILARINI HALKIN YÜZÜNE KAPATIRKEN, ŞİRKET TEMSİLCİLERİNE ARDINA KADAR AÇIYOR”
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu topraklar, bir haritanın kenarına iliştirilmiş sınır çizgilerinden ibaret değil. Burası birlikte nefes aldığımız, gölgesinde serinlediğimiz, suyunu kana kana içtiğimiz bir yaşamın bütünüdür. Ormanı, deresi, merası, sulak alanı, sit alanı, kıyısı, zeytinliği, merasıyla hep birlikte bir yaşam ağıdır burası. Ve şimdi bu ağ, bir işgal yasasıyla paramparça edilmek isteniyor.13 Haziran’da Meclis’e sunulan torba yasa teklifiyle iktidar, doğaya ve insana ait olan ne varsa şirketlere devretmenin yollarını arıyor. Yaşamı koruyan yasalar tek tek etkisiz hale getirilmek isteniyor. Meclis komisyonları kapılarını halkın yüzüne kapatırken, şirket temsilcilerine ardına kadar açıyor.”
Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) süreçleri etkisiz hale getirildiği ifade edilen açıklamada, “ Ormanlar, sulak alanlar, sit alanları, yaban hayatı sahaları, koruma bölgeleri maden ve enerji şirketlerinin kullanımına sunuluyor. Zeytinlikler kamulaştırma adı altında köylünün elinden alınıyor. Kaçak yatırımlar affediliyor, meralar tahsis ediliyor” denildi.

“TAPULARIMIZA, YAŞAM ALANLARIMIZA, ORTAK GELECEĞİMİZE DOKUNDURMAYACAĞIZ!”
Kamu yararı kılıfıyla şirketlerin çıkarı için halkın tapusu kağıt parçasına dönüştüğü vurgulanan açıklamada, şunlar söylendi:
“Yeni düzenlemeyle, kamulaştırma belgesi tapunun yerine geçiyor; mülk sahibi onay vermeden toprak el değiştiriyor. Bu, açıkça halkın mülksüzleştirilmesidir. Bu yasa teklifi, yalnızca doğaya değil, adalete, eşit yurttaşlığa ve ortak geleceğimize saldırıdır. Toprak gaspıdır. Su hakkına el koymadır. Tarıma, hayvancılığa darbedir; halkın açlığa mahkum edilmesidir. Mülkiyetin alenen yok sayılmasıdır. Bize ‘Süper İzin Yasası’ diye sundukları bu teklif, aslında bir talan fermanıdır. Kimin için? Kimseye hesap vermeyen, ülkeyi kar hırsıyla yöneten az sayıda şirket için.”
Yasa teklifinin bir tek maddesine bile geçit verilmeyeceği ifade edilen açıklamada, “Topraklarımızı, sularımızı, doğamızı, köylerimizi, yaşamı savunacağız. Toprağımızı vermeyeceğiz! Tapularımıza, yaşam alanlarımıza, ortak geleceğimize dokundurmayacağız! İşgal yasasını geri çektireceğiz” denildi.

İMZACI KURUMLAR:
2017 Bodrum Yurttaş İnsiyatifi
Adalar Sivil İnisiyatifi
Agonya Doğa Koruma Girişimi
Ahiköyler Mücadele Meclisi
Akhisar Çevre Derneği
Arkeologlar Derneği
Artur Çevre Platformu (ARÇEP )
Avdan Platformu
Artvin Çevre Platformu
Artvin Deriner Baraj Köyleri Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği
Ayvalık Tabiat Derneği
Ayvalık Tabiat Platformu
Balıkesir çevre platformu
Bakırtepe Çevre Platformu
Bartın Platformu
Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu
Bergama Çevre Platformu
BurHak Çalışma Merkezi
Burhaniye Çevre Platformu (BURÇEP)
Burhaniye Çevre Platformu Derneği (BURÇEP-DER)
Büyük Menderes İnisiyatifi (BMİ)
Caferli Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kuşadası Şubesi
Çaycuma Çevre Gönüllüleri Platformu
Çeşme Çevre Derneği
Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN)
Çine Yaşam Platformu
Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Derneği
Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği
Deştin Çevre Platformu
Didin Derneği
Doğa Derneği
Doğa Dostu ve Hayvanları Koruma Derneği
Doğa işin Sanat Derneği
Doğanın Çocukları
Edirne Çevre Derneği
Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP)
Ege Su Çalışma Grubu
Eğitim-Sen Muğla Şubesi
Eko Anarşizm Blok
Ekoloji Birliği
Ekoloji Politik
Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği
Emirdag Yaylaları Doğa Platformu
Erikli Çevre ve Güç Birliği Derneği
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu
Eskişehir Ekoloji Derneği
Ev-Eksenli Çalışanlar Derneği
Fenerbahçe & Kalamiş Dayanışması
Foça Çevre Platformu
Genç Düşünce Enstitüsü
Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu
Germencik Çevre ve Doğa Derneği
Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği
Gömeç Çevre Platformu
Gülder Güzelbahçe Çevre Kültür Derneği
Güllük Körfezi Koruma Platformu
Halkevleri Ekoloji
Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi
Heybeliada Mahalle Meclisi
İklim Adaleti koalisyonu
İklim İçin 350 Derneği
İstanbul Kent Savunması
İstanbul Tabip Odasi
İstanbul Tarım Platformu
İstanbul Veteriner Hekimler Odası
İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları
İzmit Yerel Gündem 21 Çevre Kooperatifi
Karadam Karacahisar Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği
Karaman Çevre Derneği
Karıncalar Karadeniz
Kaş Çevre ve Kültür Derneği
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği
Kent Politikaları Derneği
KESK Haber-Sen
Kırklareli Doğa ve Kültür Derneği
Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği
Kırşehir Kent Konseyi
Kırşehiri Koruma Platformu
Kıyı Hareketleri Dayanışma Ağı
Kızıl Parti
Kocaeli Çevre Savunması
Kuşadası Çevre Platformu
Kuzey Ormanları Savunması
Lapseki Çevre Koruma, Üretim ve Dayanışma Derneği
Latmos Platformu
Latmosu Koru Platformu
Magma Dergisi
Mardin Ekoloji Derneği
Marmaraereğlisi Çevre Gönüllüleri Derneği
Mezopotamya Ekoloji Hareketi
Muğla Çevre Platformu
Muçep Datça Meclisi
Muçep Fethiye Meclisi
Muğla Kadın Dayanışma ve Danışma Derneği
Munzur Çevre Derneği
Munzur Koruma Kurulu
Murat Dağı Yok Olmasın Platformu
Muzir.org
Polen Ekoloji Kolektifi
Proje Evi Kooperatifi
Reşadiye Kültür ve Dayanışma Derneği
Salda Gölü Koruma Derneği
Sarıyer CHP Çevre Doğa Hayvan Hakları Komisyonu
Sarıyer Kent Dayanışması
Saros Gönüllüleri
Serbest Veteriner Hekimler Derneği
Seferi Keçi Kültürevi ve Dergi
Seferihisar Doğa ve Hayvan Dostları Derneği (SEHAYDER)
Senoz Vadisi Koruma Platformu
Sinop Kent Hakları Derneği
Sinop Nükleer Karşıtı Platform Derneği
SOL Parti İstanbul İl Örgütü
Şezlongsuz Datça İnisiyatifi
TİP Ekoloji
Tarım Orkam Sen
Taşova Çevre platformu
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu
TMMOB Kırklareli İl Koordinasyon Kurulu
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube
Tokat Dernekler Federasyonu
Toplumsal Özgürlük Partisi
Tüketciyi Koruma Derneği
Tüm Tokatlılar Kültür ve Dayanışma Derneği
Türk Tabipleri Birliği
Türkiye Ormancılar Derneği
Türkiye Ormancılar Derneği Denizli Temsilciliği
Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi
Uskumruköy Platformu
Validebağ Gönüllüleri Derneği
Van Ekoloji
Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu
Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi
Yaşam ve Dayanışma Yolcuları
Yedigöller Platformu
Yeni Foça Forum
Yeryüzü Canları Derneği
Yeşil Artvin Derneği
Yeşil Sol İklim Krizi Çalışma Grubu
Yeşil Sol Parti Ankara
Yeşil Sol Parti Aydın
Zilan Ekoloji Platformu
ZEYTİNLİKLER MADENE AÇILIYOR: YENİ TEKLİF DOĞAL ALANLARI NASIL ETKİLEYECEK?
Meclis gündemindeki yasa teklifinin 11. maddesiyle, zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasının önü açılıyor. Düzenlemeye göre, maden yapılacak alanlarda bulunan zeytin ağaçları mümkünse aynı il veya ilçedeki başka bir bölgeye taşınacak. Bu sürecin tüm sorumluluğu ve masrafı ruhsat sahibi şirketlere ait olacak.
Ağaçların taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise, uzman görüşleri doğrultusunda aynı büyüklükte yeni bir zeytinlik sahası kurulması zorunlu hale getiriliyor.
ZEYTİNLİKLER ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR
Türkiye’de uzun süredir tartışma konusu olan zeytinliklerin madenciliğe açılması, çevre örgütlerinin tepkisini çekmeye devam ediyor. TEMA Vakfı, bu düzenlemeyle köylülerin geçim kaynaklarının, kültürlerinin ve anılarının yok olacağına dikkat çekiyor.
BBC Türkçe’ye konuşan TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Eylem Tuncaelli, yalnızca Muğla’nın Menteşe, Yatağan ve Milas ilçelerinde 59 köyün maden projeleri nedeniyle risk altında olduğunu belirtiyor. Tuncaelli, bu köylerin 15’inin kısmen, 10’unun ise tamamen yok edildiğini söylüyor.
YENİ BİR KURUL YETKİLENDİRİLİYOR
Teklifin 2. maddesiyle, Maden Kanunu’na eklenen tanımlar arasında yeni bir karar organı da yer alıyor. Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek olan kurul, ilgili bakanlardan oluşacak ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı tarafından yönetilecek.
Kritik veya stratejik olarak tanımlanan madenlerin yanı sıra, altın, gümüş, kömür ve bakır gibi 4. grup madenler için, ilgili kurumlar izin vermese bile kurul kararıyla işletme ruhsatı alınabilecek.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel, bu düzenlemenin Tarım ve Orman Bakanlığı gibi kurumların koruma ve denetim rollerini devre dışı bırakabileceğini belirtiyor.
STRATEJİK VE KRİTİK MADEN TANIMI GENİŞLETİLİYOR
Teklif ile “stratejik” ve “kritik” maden tanımları da yeniden düzenleniyor. Arz riski yüksek olan ve sanayi üretiminin temel girdileri arasında yer alan madenler kritik, ekonomik refah ve ulusal güvenlik açısından hayati önemde olanlar ise stratejik maden olarak sınıflandırılacak.
Bu madenler için acele kamulaştırma uygulanabilecek. Kararı ise yalnızca oluşturulacak özel kurul verecek.
ORMAN YETKİLERİ MAPEG’E DEVREDİLİYOR
Düzenlemeyle birlikte madencilik yapılacak ormanlık alanların kontrolü Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınıp, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) devrediliyor. MAPEG bu alanları ruhsatlandırabilecek.
Ayrıca izin verilen faaliyetlerin sonradan idari kararlarla durdurulmasının önüne geçiliyor. Öte yandan, kültür varlığı tespit edilen alanlarda ruhsat iptal edilebilecek; yatırımcıya ise tazminat ödenecek.
GES PROJELERİ VE ORMANLAR
Yeni düzenleme, orman alanlarını Güneş Enerjisi Santralleri (GES) için de erişilebilir hale getiriyor. TEMA Vakfı, iklim kriziyle mücadele için yenilenebilir enerji yatırımlarının önemli olduğunu kabul ediyor ancak üretim yerinin de çevresel etkiler açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
ÇED SÜRECİ KISALTILIYOR
Torba yasa, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinde önemli değişiklikler getiriyor. Projelerin ruhsat, teşvik ve izin süreçleri için “ÇED olumlu” kararını bekleme zorunluluğu kaldırılıyor. ÇED süreci dört ayla sınırlandırılıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı MAPEG, diğer kurumlardan en geç 3 ay içinde görüş toplayacak. Bu süre içinde yanıt gelmezse, görüş olumlu kabul edilecek.
TEMA ve WWF Türkiye, bu değişikliklerin ÇED süreçlerini zayıflattığı görüşünde. TEMA, üç ayda binlerce sayfalık raporların bilimsel olarak değerlendirilemeyeceğini savunuyor. WWF Türkiye ise istisnaları artırmak yerine mevcut sistemi güçlendirme çağrısı yapıyor.
ELEKTRİK ÜRETİM TESİSLERİNE İMAR AFFI
31 Aralık 2024’ten önce devreye alınmış ancak ruhsatsız elektrik üretim tesisleri, uygunluk belgesiyle yasal statü kazanacak. Bu belge hem yapı ruhsatı hem işletme izni yerine geçecek.
TEMA, bu düzenlemeyi “zımni imar affı” olarak tanımlıyor ve acele kamulaştırma gibi istisnai yetkilerin olağan hale getirilmesinin halkın mülkiyet haklarını ihlal edeceği görüşünde.
SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Yasa teklifi TBMM Genel Kurulu’nda oylanacak. Salt çoğunlukla kabul edilirse, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayının ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.
Daha önce benzer şekilde Meclis Çevre Komisyonu’ndan geçen İklim Kanunu teklifi, Genel Kurul aşamasında geri çekilmişti.





