
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, TÜİK’in yayımladığı enflasyon verilerine karşı açıklama yayımladı. Acar, “Kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanması gereken verilerin manipüle edildiği düzende, emekçinin cebinden alınan her kuruş TÜİK eliyle meşrulaştırılıyor” dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2025 enflasyon verilerini dün (4 Ağustos) açıkladı. Buna göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,06, yılbaşına göre yüzde 19,08, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 33,52 arttı. On iki aylık ortalamalara göre ise enflasyon yüzde 41,13 olarak gerçekleşti.
En yüksek harcama payına sahip üç ana grubun yıllık artış oranları ise şu şekilde oldu:
- Gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 27,95
- Ulaştırmada yüzde 26,57
- Konutta yüzde 62,01
Bu grupların yıllık enflasyona etkisi sırasıyla yüzde,94, yüzde 4,35 ve yüzde 9,03 olarak hesaplandı.
Öte yandan Enflasyon Araştırma Grubu’na (ENAG) göre Temmuz ayında aylık enflasyon yüzde 3,75, yıllık enflasyon ise yüzde 65,15 olarak gerçekleşti.
“GEÇİM KOŞULLARI GÜN GEÇTİKÇE AĞIRLAŞIYOR”
TÜİK’in açıkladığı verilere karşı Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, “TÜİK verileri gerçek hayatla örtüşmüyor” başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı. Acar, “TÜİK tarafından her ay açıklanan veriler, ne yazık ki gerçek hayatla bağını giderek daha fazla yitiriyor. Açıklanan oranlar, halkın pazarda, markette, evinde yaşadığı gerçek enflasyonun üzerini örtmeye yarıyor. Kağıt üzerinde ‘düşüş’ olarak gösterilen rakamlar, mutfakta karşılığını bulmuyor. Tersine, yoksulluk daha da derinleşirken; geçim koşulları gün geçtikçe ağırlaşıyor” dedi.
Haziran ayında yıllık enflasyon artışı yüzde 35,05 olarak açıklandığını hatırlatan Acar, “Aylık artış yüzde 1,37 olarak gösterilmişti. Temmuz ayında ise yıllık enflasyon artışının yüzde 33,52’ye gerilediği iddia edilse de aylık artış yüzde 2,06’ya yükseldi. Halkın cebindeki para hızla erirken, TÜİK bir kez daha ‘enflasyon düşüyor’ masalını sürdürmeyi tercih etti. Bu rakamlar, emekçilerin yaşadığı gerçeklikle çelişmektedir” ifadelerini kullandı.
“BU YÖNTEM, EMEĞİN SİSTEMATİK BİÇİMDE DEĞERSİZLEŞTİRİLMESİDİR”
Acar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün emekçiler her sabaha daha yorgun başlıyor; çünkü her geceyi borçla, açlıkla, kaygıyla geçiriyor. Halk gıda, ulaşım, sağlık ve barınma gibi en temel ihtiyaçlara erişim giderek daha güç hale geliyor. TÜİK ise hala çarşıdan-pazardan değil, iktidarın masasından veri topluyor. Gerçek dışı verilerle maaş zamlarının baskılandığı, kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanması gereken verilerin manipüle edildiği düzende, emekçinin cebinden alınan her kuruş TÜİK eliyle meşrulaştırılıyor. Bu yöntem, emeğin sistematik biçimde değersizleştirilmesidir.”
Adaletsizliğe sessiz kalmayacaklarını söyleyen Acar, son olarak şunları söyledi:
“Emeğin örgütlü gücüyle, yalnızca istatistikleri değil, emekçinin hayatını değiştirmek için mücadele ediyoruz. Eğitim-İş olarak talebimiz ve TÜİK’e çağrımız nettir: Açıklanan veriler siyasi beklentileri değil, gerçek enflasyonu yansıtmalıdır. ‘Gerçek’ verilere göre açıklanacak olan enflasyon farkı, maaş ve ücretlere aylık olarak yansıtılmalıdır. Biz yoksulluğun kader olmadığını, eşitsizliğin meşrulaştırılamayacağını, bu düzenin değişebileceğini biliyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz. Sahte enflasyon verilerinin değil, halkın yaşadığı gerçekliğin tarafındayız. Emekçilerin sesini her yerde duyurmaya devam edeceğiz.”





