Fabrikadan DokumaPark’a: Antalya’nın sanayi hafızasında bir kamusal alan

dokumapark tarihi antalya dokuma fabrikası antalya sanayi tarihi dokumapark projesi fabrikadan dokumapark’a dönüşüm dokumapark tarihi antalya dokuma fabrikası antalya sanayi tarihi dokumapark projesi fabrikadan dokumapark’a dönüşüm
Fotoğraf: Kepez Belediyesi

Antalya’nın sanayileşme sürecinde önemli bir yer tutan Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası, pamuk üretiminden işçi emeğine, Fabrikalar Mahallesi’nin oluşumundan özelleştirme tartışmalarına, koruma kararlarından DokumaPark’a dönüşümüne kadar kentin üretim, emek ve kamusal alan hafızasını taşıyor. Kepez Belediyesi’nin DokumaPark için yeni bir proje hazırlığında olduğunun açıklanmasıyla birlikte, alanın tarihsel geçmişi ve kamusal niteliği yeniden gündeme geldi.

Yasin Çoban

Antalya’nın eski üretim merkezlerinden biri olan Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası, tarımda makineleşme, pamuk üretimi, sanayileşme, emek tarihi, özelleştirme süreci ve kamusal alan mücadelesiyle bugünkü DokumaPark’a uzanan çok katmanlı bir geçmişe sahip.

Kepez Belediyesi’nin DokumaPark için yeni bir proje üzerinde çalıştığı açıklamasının ardından, alanın tarihsel geçmişi ve kamusal niteliği yeniden gündeme geldi. Bugün müzeler, kütüphaneler, yeşil alanlar, kültür-sanat alanları ve sosyal kullanım birimleriyle kent yaşamında önemli bir yer tutan DokumaPark, eski Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası’nın bulunduğu alanda yer alıyor.

DokumaPark’ın hikâyesi, yalnızca kapanan bir fabrikanın yeniden işlevlendirilmesiyle sınırlı değil. Bu alan; Antalya Ovası’ndaki pamuk üretiminden Demokrat Parti döneminin sanayi politikalarına, Marshall yardımı sonrası tarımda makineleşmeden Sümerbank ve Antbirlik ortaklığına, 27 Mayıs sonrasında Yassıada’da sorulan hesaplardan 1980 sonrası sanayisizleşmeye, özelleştirme baskısından kamusal alan mücadelesine kadar uzanan geniş bir tarihsel süreci içinde barındırıyor.

MARSHALL YARDIMI, MAKİNELEŞME VE PAMUK ÜRETİMİ

Antalya Dokuma Fabrikası’nın kuruluş zemini, Türkiye’de 1950’li yıllarda hızlanan tarımsal makineleşme ve pamuk üretimindeki artışla bağlantılıydı. Demokrat Parti döneminde ABD’den alınan Marshall yardımı sonrası tarımda makine kullanımı yaygınlaşırken, o dönemin önemli sanayi hammaddelerinden biri olan pamuk üretimi de arttı.

Antalya Ovası’nda “beyaz altın” olarak anılan pamuk üretimindeki artış, pamuğun yerinde işlenmesi fikrini güçlendirdi. Kentte artan işsizlik sorununa çözüm üretmek ve bölgedeki tarımsal üretimi sanayiyle buluşturmak amacıyla bir mensucat fabrikası kurulması gündeme geldi.

Bu fikir etrafında bir araya gelen Müteşebbis Heyeti, kısa sürede yüzlerce girişimciden sermaye toplamayı başardı. Dönemin kaynaklarında, yaklaşık 700 girişim öncüsünden 6 milyon liralık sermaye toplandığı belirtiliyor. Bu sermaye, toplam yatırımın küçük bir bölümünü karşılamasına rağmen, Antalya’da yerel girişimciliğin ve sanayi talebinin güçlü bir göstergesi oldu.

SÜMERBANK, ANTBİRLİK VE BANKALAR ORTAK EDİLDİ

Antalya Pamuklu Dokuma Sanayi’nin kuruluş sürecinde yalnızca yerel sermaye değil, kamu kurumları ve bankalar da yer aldı. Dönemin İktisat ve Ticaret Bakanı Sıtkı Yırcalı’nın desteğiyle, şirkete Sümerbank, Antbirlik ve bazı bankalar ortak edildi.

Bu ortaklık yapısı, Dokuma Fabrikası’nın klasik anlamda yalnızca özel sektör yatırımı olmadığını gösteriyordu. Antalya halkının yerel sermayesi, tarımsal üretici örgütlenmesi, kamu bankaları ve Sümerbank’ın desteği aynı sanayi projesi etrafında buluştu.

Bu nedenle Antalya Dokuma Fabrikası, kuruluşundan itibaren hem yerel girişim hem de kamu desteğiyle şekillenen bir bölgesel kalkınma yatırımı niteliği taşıdı.

TEMELİ BAYAR VE MENDERES ATTI

Antalya Pamuklu Dokuma Sanayi’nin şirketleşme süreci 1950’li yılların ortasında tamamlandı. Fabrikanın temeli, 5 Ocak 1956’da dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakanı Adnan Menderes tarafından atıldı.

Temel atma töreni, Antalya açısından yalnızca bir sanayi tesisinin başlangıcı değil, kentin ekonomik geleceğine ilişkin önemli bir simgeydi. Fabrikanın kuruluş amacı; Antalya’da artan nüfusla birlikte büyüyen işsizlik sorununa çözüm üretmek, pamuğu yerinde işlemek ve kente yeni bir üretim merkezi kazandırmaktı.

Bu süreçte Antalya Milletvekili Burhanettin Onat’ın da ısrarlı çabaları olduğu kaynaklarda yer aldı. Ancak yatırım izinleri, plan ve proje hazırlıkları, ihale süreçleri ve makine ithalatı beklenenden uzun sürdü.

DOĞU ALMAN MAKİNELERİYLE ÜRETİME BAŞLADI

Fabrikanın üretime geçmesi, temel atma töreninden yıllar sonra mümkün oldu. Üretim tesisleri Doğu Almanya’dan getirilen makinelerle kuruldu. Fabrika, 1 Ekim 1961’de üretime başladığında Demokrat Parti iktidarı 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle devrilmişti.

Bu dönemde Sıtkı Yırcalı ve Burhanettin Onat da darbe sonrası yargılama süreçleriyle karşı karşıya kaldı. Antalya’da DP döneminde kurulan Dokuma, Ferrokrom ve Kepez Elektrik gibi tesisler, Yassıada yargılamaları sırasında Burhanettin Onat’a yöneltilen konular arasında yer aldı.

Hasan Üstün’ün Bianet’te 17 Nisan 2015’te yayımlanan yazısında ise dikkat çeken bir anekdot aktarıldı. Yazıya göre, Yassıada yargılamaları sırasında Burhanettin Onat’a, milletvekilliği nüfuzunu kullanarak Antalya’da fabrikalar yaptırdığı yönünde sorular yöneltildi. Onat’ın ise bu sorulara karşılık, nüfuzunu değil “zorbalığını” kullandığını; Ankara’da üzerine yürümediği genel müdür, tartışmadığı bakan kalmadığını söylediği aktarıldı. Bu ifade, Dokuma Fabrikası’nın Antalya’ya kazandırılması sürecinin merkezî idare nezdinde yürütülen ısrarlı bir yatırım mücadelesi olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

FABRİKA YALNIZCA ÜRETİM ALANI DEĞİLDİ

Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası, üretime başladıktan sonra kısa sürede kentin ekonomik ve sosyal yaşamında önemli bir yer edindi. Fabrika açıldığı yıl bin 650 ton pamuk kullanarak bin 350 ton iplik üretiyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri ve NATO güçleri için üniforma kumaşlarının da fabrikada üretildiği kaynaklarda yer aldı.

Dokuma Fabrikası yıllarca binlerce ailenin geçim kapısı oldu. Ancak fabrikanın önemi yalnızca ekonomik üretimle sınırlı değildi. Alan, çalışanların gündelik yaşamını da örgütleyen bir sanayi yerleşkesi niteliği taşıyordu.

Fabrika yerleşkesinde müdür lojmanı, personel lojmanları, nizamiye binası, fabrika işletme alanları, işletme binası, idari bina, ambarlar, kazan dairesi, itfaiye binası, trafo binası, marangozhane, inşaat atölyeleri ve kimya deposu gibi üretim ve teknik yapılar bulunuyordu.

Bunların yanında işçi ve memur yemekhanesi, kantin, kreş, misafirhane, revir, eğitim ve spor binası ile çocuk oyun alanları da yer alıyordu. Bu yönüyle Dokuma Fabrikası, yalnızca çalışma alanı değil; işçilerin, ailelerin ve çocukların gündelik yaşamında karşılığı olan bir sosyal alan işlevi de taşıdı.

FABRİKALAR MAHALLESİ’NİN OLUŞUMU

1950’li yıllarda başlayan sanayi yatırımları, Antalya’nın kuzeye açılan aksında yeni bir kentsel kimlik yarattı. Dokuma Fabrikası’nın yanı sıra Ferrokrom, Kepez Elektrik, Pil Fabrikası, Orman Ürünleri Sanayi, Yağ Sanayi ve Un Fabrikası gibi yatırımların çevresinde “Fabrikalar Mahallesi” oluştu.

Bu fabrikalar, Antalya’nın ekonomik ve sosyal yaşamını dönüştürdü. Kentin üretim kapasitesi arttı, işçi nüfusu genişledi, yeni mahalle dokuları oluştu ve Antalya’nın kentleşme süreci hızlandı.

“Dokuma”, “Fabrikalar”, “Yağ Sanayi” ve “Kepez” gibi adlar, zamanla yalnızca tesisleri değil, kentin hafızasında yer eden semt ve mahalle kimliklerini de ifade etmeye başladı.

1980 SONRASI SANAYİSİZLEŞME

1980 sonrasında Antalya ekonomisinde turizm ağırlıklı “bacasız sanayi” söylemi öne çıktı. Bu dönemde kent merkezinde kalan sanayi alanları, üretim işlevinden çok arsa değeri ve rant potansiyeliyle gündeme gelmeye başladı.

Kentin büyümesiyle birlikte eskiden kent dışı veya çeper sayılan fabrika alanları artık merkezî konumda kaldı. Fabrikalar Mahallesi’nin sanayi tesisleri birer birer üretimden çekilmeye başladı.

Dokuma Fabrikası da bu dönüşümden etkilendi. Üretimin zarar ettiği gerekçesiyle fabrikanın üretimi 13 Ocak 2003’te durduruldu. Bu tarih, Antalya’nın sanayi ve emek hafızasında önemli bir kırılma noktası oldu.

ÖZELLEŞTİRME SÜRECİ VE KEPEZ BELEDİYESİ’NE DEVİR

Üretimin durdurulmasının ardından fabrika alanı özelleştirme sürecine girdi. Alanın büyüklüğü ve kent içindeki konumu, Dokuma’yı Antalya’nın en değerli kamusal alanlarından biri haline getirdi.

Sümer Holding kayıtlarına göre Antalya Pamuklu Dokuma Sanayi T.A.Ş., Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 31 Ocak 2005 tarihli kararıyla 10 Şubat 2005’te Antalya Kepez Belediye Başkanlığı’na bedelsiz olarak devredildi.

Ancak devir sonrası alanın nasıl kullanılacağına ilişkin tartışmalar devam etti. Dokuma Fabrikası alanı için alışveriş merkezi, ticari alan, otel, iş merkezi veya yoğun yapılaşma içeren modeller gündeme geldi. Bu tartışmalar, Antalya’da meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, mahalle sakinleri ve yurttaşların kamusal alan hassasiyetini artırdı.

Dokuma alanı, bu süreçte yalnızca belediyenin tasarruf edeceği bir mülk olarak değil, Antalya’nın ortak kent hafızası olarak savunuldu.

KORUMA KURULU KARARLARI VE AĞAÇ DOKUSU

Dokuma Fabrikası alanına ilişkin koruma tartışmaları da bu dönemde güçlendi. Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, fabrika alanının kent kimliğindeki yerinin korunarak yaşatılması gerektiği yönünde kararlar aldı.

Kurul, giriş kapısı ve bu girişi çevreleyen yönetim binası, yemekhane ve depoların taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmesine karar verdi. Fabrika binası ve kreşin de tasarım verisi olarak değerlendirilmesi istendi.

Kararlarda, fabrika yerleşkesinin yalnızca bir çalışma alanı olmadığı, sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik bir sürecin fiziksel izlerini taşıdığı vurgulandı. Alandaki ağaçların da kent dokusunu tanımlayan ve kent imajına etkisi olan ağaç grubu olarak korunması gerektiği belirtildi.

Bu kararlar, Dokuma’nın yalnızca binalardan ibaret olmadığını; üretim yapıları, sosyal tesisleri, ağaç dokusu, peyzajı ve emek hafızasıyla birlikte korunması gereken bütünlüklü bir endüstri mirası alanı olduğunu ortaya koydu.

ORTAK AKIL SÜRECİ VE DOKUMAPARK’A DÖNÜŞÜM

Kepez Belediyesi, ilerleyen süreçte alanın geleceğine ilişkin sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve siyasi parti temsilcilerinin de yer aldığı Ortak Akıl Komisyonu kurdu. Bu süreçte fabrikanın geleceğine ilişkin kararların Antalyalılarla birlikte alınacağı ifade edildi.

Ortak Akıl Komisyonu kararları doğrultusunda Antalya İplik ve Pamuklu Dokuma Fabrikası alanının adı DokumaPark olarak değiştirildi. Kepez Belediyesi, fabrika yapılarının doğal dokusunu bozmadan ve fabrika bahçesindeki ağaçları koruyarak dönüşüm çalışmalarının yapıldığını duyurdu.

DokumaPark’ın ilk etabı, 30 Aralık 2015’te halkın kullanımına açıldı. Kepez Belediyesi’nin tanıtım metinlerinde, 238 bin metrekarelik alandaki yeşil alanlar, kafeteryalar ve spor alanlarından oluşan ilk etabın yurttaşların kullanımına kazandırıldığı belirtildi.

MÜZELER, KÜTÜPHANELER VE KÜLTÜR ALANLARI

DokumaPark’a dönüşüm sürecinde eski fabrika yapılarının bir bölümü yeni kamusal işlevlerle değerlendirildi. Bir zamanlar kreş olarak kullanılan alan Anadolu Oyuncak Müzesi’ne dönüştürüldü. Eski idari bina Bir Zamanlar Antalya Müzesi olarak düzenlendi. Fabrika yemekhanesi Modern Sanatlar Galerisi’ne çevrildi. Alan içinde bilim merkezi, müzeler, kütüphaneler, spor alanları ve yeşil alanlar oluşturuldu.

Bugün DokumaPark içinde Antalya Bilim Merkezi, Bir Zamanlar Antalya Müzesi, Anadolu Şehitler Müzesi, Anadolu Oyuncak Müzesi, Nostaljik Araçlar Müzesi, Tekstil Müzesi, Modern Sanatlar Galerisi, Cemil Meriç Kütüphanesi, Dokuma Açık Hava Müzesi, Dr. Burhanettin Onat Çocuk Kütüphanesi, çocuk oyun parkları, spor alanları, kafeteryalar, botanik bahçesi, portakal bahçesi, zeytin bahçesi ve Dokuma Fabrikası Camii bulunuyor.

Bu yönüyle DokumaPark, eski sanayi alanının kültür, eğitim, müze, kütüphane, yeşil alan ve sosyal kullanım işlevleriyle yeniden kamusal yaşama kazandırıldığı bir alan haline geldi.

2018 FİKİR PROJESİ YARIŞMASI

Dokuma alanının geleceğine ilişkin tartışmalardan biri de 2018 yılında düzenlenen Dokuma Alanı Fikir Projesi Yarışması oldu. Yarışmada farklı mimar, şehir plancısı ve peyzaj mimarlarının yer aldığı ekipler proje önerileri sundu. Yarışma, Dokuma alanının tasarım, koruma, peyzaj ve kamusal kullanım başlıkları üzerinden ele alınması bakımından önemli bir aşama oldu.

Bu süreç, Dokuma’nın tek bir müdahaleyle tamamlanan bir alan olmadığını; farklı dönemlerde planlama, koruma, kullanım ve yeniden işlevlendirme tartışmalarıyla şekillendiğini gösterdi.

DOKUMAPARK NEDEN HASSAS BİR ALAN?

Bugün DokumaPark için yeni bir proje hazırlanacağı açıklanırken, alanın tarihsel geçmişi bu süreci daha hassas hale getiriyor. Çünkü DokumaPark, üzerinde yeni proje geliştirilecek boş bir belediye arazisi değildir.

Bu alanın kökeninde Antalya Ovası’ndaki pamuk üretimi, DP dönemi sanayileşme politikaları, Marshall yardımı sonrası tarımsal makineleşme, yerel girişimciliğin sermaye birikimi, Sümerbank ve Antbirlik ortaklığı, Burhanettin Onat’ın sanayi yatırımları için yürüttüğü siyasi mücadele, binlerce işçinin emeği ve Antalya’nın kentleşme tarihi bulunuyor.

Aynı zamanda DokumaPark; 1980 sonrası sanayisizleşme, özelleştirme baskısı, rant tartışmaları, koruma kurulu kararları, meslek odaları ve yurttaşların kamusal alan duyarlılığıyla da şekillenen bir alan.

Bu nedenle DokumaPark’a ilişkin hazırlanacak her proje, yalnızca fiziki düzenleme olarak görülemez. Projenin; alanın sanayi mirası kimliğini, yeşil alan varlığını, ağaç dokusunu, müzelerini, kütüphanelerini, kamusal kullanım hakkını ve kent hafızasını nasıl etkileyeceği kamuoyuna açık biçimde paylaşılmalıdır.

GELECEK PROJE TARİHSEL SÜREKLİLİĞİ DİKKATE ALMALI

Kepez Belediyesi’nin DokumaPark için üzerinde çalıştığı proje, bu tarihsel arka plan nedeniyle kamu yararı, şeffaflık, koruma ve katılım ilkeleriyle değerlendirilmelidir.

DokumaPark’ın geleceğine ilişkin her proje; planı, bütçesi, ihalesi, kullanım modeli, imar planı boyutu, yeşil alanlara etkisi, sanayi mirasına yaklaşımı ve yurttaşların kullanım hakkı üzerinden kamuoyuna açıklanmalıdır.

Antalya Kent Haber, DokumaPark’a ilişkin süreci; kamusal kullanım hakkı, kent hafızası, yeşil alan varlığı, sanayi mirası, bütçe, ihale, planlama ve katılım başlıkları üzerinden izlemeyi sürdürecek.

DokumaPark’ın geçmişi, Antalya’nın üretimden turizme, sanayiden hizmet ekonomisine, özelleştirme baskısından kamusal alan mücadelesine uzanan dönüşümünü gösteriyor. Bu nedenle korunması gereken yalnızca eski fabrika binaları değil; o binaların, ağaçların, yolların, sosyal tesislerin ve emek hikâyelerinin taşıdığı tarihsel sürekliliktir.

Antalya Kent Haber olarak, 6 Temmuz’da projeye ilişkin Kepez Belediyesi ve CİMER’e yaptığımız bilgi edinme başvurularına henüz yanıt verilmedi.