Idyros Antik Kenti’nde planlanan otel projesine karşı Koruma Kurulu başvurusu: “Idyros Antik Kenti otele kurban edilmesin”  

Antalya’nın Kemer ilçesinde yer alan Idyros Antik Kenti’nin bulunduğu hazine arazisi üzerinde ÇED raporu ve ruhsat alınmadan başlatılan 900 yataklı otel inşaatı ile ilgili Idyros Antik Kenti’ne Dokunma Hareketi, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Kentin tümünün gün ışığına çıkarılmasını, hak ettiği koruma statüsüne kavuşturulmasını bekliyoruz” denildi.

Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan Ayışığı Koyu’nun hemen yanında ve Idyros Antik Kenti sınırları içinde yer alan eski Clup Med arazisine yeni bir otel yapılması planlanıyor.

Konuya ilişkin Idyros Antik Kenti’ne Dokunma Hareketi, Muratpaşa ilçesindeki Kaleiçi’nde yer alan Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu önünde bugün (29 Aralık) saat 13.00’de bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

ıdyros antik kenti başvurusu

Açıklamayı kurum adına Erol Malçok, okudu.

56 yıldır Kemer ilçesinde Idyros Antik Kenti’ne yapılan ‘kötülüğe’ karşı hayır demek için bir araya gelindiği ifade edilen açıklamada, “Bu kötülüğün birinci derecede sorumlularından olan Kültür Varlıklarını Koruma Antalya Bölge Kurulu’na itiraz dilekçelerimizi vermek üzere burada, kurul binası önünde toplanmış bulunuyoruz” denildi.

“ŞİRKETE DEĞİL, DEVLETİMİZE, BAKANLIĞIMIZA, KORUMA KURULUMUZA VE MÜZEMİZE GÜVENMEK İSTİYORUZ”

Açıklamada 56 yıldır yaşanan süreç şu şekilde özetlendi:

  • Henüz Kültür Bakanlığı’mız kurulmadan önce, 1969 yılında, Kemer Ayışığı Plajı ile Çalış Tepe Kalesi arasındaki kumsal ve orman alanı, Fransız Tatil Köyü zinciri olan ClubMed’e 49 yıllığına tahsis edilmişti. 1972 yılında Kültür Bakanlığı kurulunca başlatılan envanter çalışmaları kapsamında yapılan araştırmalarda, söz konusu otele tahsis edilen alanda Idyros Antik Kenti’ne ait çok sayıda kalıntı olduğu tespit edildi. Ancak uluslar arası bir turizm şirketiyle yapılan anlaşma ve zamanın “turizmi geliştirme rüzgarı” nedeniyle otel tahsisi iptal edilemedi.
  • 1976 – 77 yıllarında yapılan Idyros Antik Kenti kurtarma kazıları çok sınırlı bir bölgeyi kapsadı maalesef. Var olan otel nedeniyle kent sınırlarını bile tam olarak tespit etmek mümkün olmadı. Buna rağmen, kazının yayınlanan makalelerinden, Idyros Antik Kenti’nin ortasından Karayer Deresi’nin geçtiğini, kalıntıların bu derenin iki yanına dağılmış durumda olduğunu ve hatta otel alanı içinde hem yüzeyde hem de yüzey altında çok sayıda tarihi eser bulunduğunu öğreniyoruz. Bu kazılar sonucunda otele dokunulmamış, sadece “kör gözüm parmağına” denebilecek şekilde ortada görünen birkaç bina kalıntısı koruma alanı olarak tespit edilmişti. Kentin iki yakasını birbirine bağlayan Karayer Deresi üzerindeki antik köprü kalıntıları da korunan kalıntılardan biriydi.
  • 2017 yılında Akdeniz Üniversitesi tarafından Idyros’ta bilimsel kazı çalışmaları başlatıldığını duyduğumuzda çok sevinmiş ve ClubMed tarafından 49 yıldır işgal edilmiş olan antik kentin kurtarılacağı ümidine kapılmıştık ancak maalesef bu ümidimiz boşa çıktı. Kazılar Karayer Deresi’nin sadece bir kıyısında sınırlı kaldı, sanki köprü boşu boşuna yapılmış, antik kent karşı kıyıda devam etmiyormuş gibi davranıldı. Bugün devam etmekte olan kazıların kentin muhtemelen yarısından bile azını kapsadığı, bölgeyi ziyaret eden bütün dürüst arkeologların ortak fikridir. Nitekim, davetimiz üzerine Idyros Antik Kenti’ni inceleyen Türkiye Arkeologlar Derneği Antalya Şubesi arkeologları, var olan kazıların çok yetersiz olduğunu, araştırmaların köprünün Doğu kanadı tarafında, Çlış tepe ve Ertuğrul Tabyalarına kadar olan çok daha büyük alanda devam etmesi gerektiğini ortaya konan bir rapor yayınladılar. Söz konusu raporu, derneğin sosyal medya hesaplarında bugün de görmek mümkündür.
  • Arkeolojik kazı çalışmalarının neden bu kadar sınırlı bir alanda kaldığını anlamamız uzun sürmedi: Idyros Antik Kenti üzerine yeni bir otel tahsisi vardı!
  • ClubMed’in tahsis süresi 2018 yılında bitti. Bizler, artık Idyros Antik Kenti’nin gerçekten bilimsel kazılara kavuşacağı ümidine kapıldık. Ancak, bu alanda yeni bir otel tahsisi olacağını öğrendik. Nitekim, 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Idyros Antik Kenti resmi kazı alanına kadar dayanmış olan 293 bin metrekarelik tahsis alanı içinde kalan tarihi yapıların araştırılacağını, sit derecelerinin saptanacağını duyurdu. Yani Kültür Bakanlığı otel projesine hayır demiyor, sadece otel alanı içinde kalacak tarihi eselerin sit derecelerini saptayacağını bildiriyordu. Bu çalışma da Çalış Kalesine kadar uzanmıyor, sadece kıyıdaki çok küçük bir alanı kapsıyordu.
  • 2023 yılına geldiğimizde, eskiden ClubMed’e  tahsis edilmiş olan 293 bin metrekarelik orman ve kıyı  alanının 45 yıllığına Özak Gayrimenkul AŞ adlı bir şirkete devredildiğini öğrendik. Bir sır gibi saklanan otel projesinin 900 yataklı, -2 + 3 şeklinde derin kazıları da içeren beş katlı betonarme binalardan oluşan korkunç bir proje olduğu bilgisine ulaştık. Bu otelin yapılması durumunda Idyros Antik Kenti’nin gün yüzü görmemiş, henüz sınırları bile saptanamamış olan büyük bölümünün artık geri dönülmez şekilde kaybedileceği ortadadır.
  • Bu korkunç otel projesinin nasıl yapılabildiği sorusuna cevap aradığımızda karşımıza Kültür Varlıklarını Koruma Antalya Bölge Kurulu’nun verdiği izinler ve yaptığı sit alanı tespit kararları çıktı. Kurul, çok daha büyük bir alanı kapsadığı uzman raporları ve eski makalelerle kanıtlanmış olan Idyros Antik Kenti’ni Karayer Deresi’nin sadece bir kıyısına sıkıştırmıştı. Bugün halihazırda Antalya Üniversitesi tarafından yürütülen kazı çalışmalarının yapıldığı Batı kıyısını kentin tamamı olarak kabul etmişti. Sadece antik köprünün diğer tarafında yıllardır varlığı bilinen iki bina kalıntısını 1. derece sit alanı ilan etmiş, bu binaları da otelin neredeyse içinde bırakarak ileride herhangi bir bilimsel kazı çalışmasını olanaksız hale getirmişti. Gerisini, yani Çlış Tepeye kadar olan yüzbinlerce dönümlük potansiyel kent alanını araştırmaya bile gerek görmeden otelin insafına terk etmişti. Her zaman kullanılan “otel inşaatı sırasında kültür varlığı tespit edilirse koruma altına alınacak” ifadeleri burada tamamen anlamsız hale gelmektedir. Çünkü 293 bin metrekarelik tahsis alanının sadece 40 bin metrekaresi 3.derece ve 1. derece sit ilan edilmiştir. 251 bin metrekarelik alanda şirketin başında arkeolog olmadan kazı ve beton işleri yapılabilecektir. Şirketin insafına bırakılmak, potansiyel bir antik yerleşime yapılacak en kötü işlemlerden biridir diye düşünüyoruz. Şirkete değil, devletimize, bakanlığımıza, koruma kurulumuza ve müzemize güvenmek istiyoruz.

“KENTİN SİT STATÜSÜNÜ YÜKSELTMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

Koruma Kurulu’na bu  konuda taleplerini içeren bir dilekçe vermek için toplandıkları ifade edilen açıklamada, “Bu dilekçeyle, Koruma Kurulunun Idyros Antik Kenti sınırlarını yeniden ve gerçekçi yani bilimsel bir yaklaşımla yeniden belirlemesini ve kentin sit statüsünü yükseltmesini talep ediyoruz. Aynı zamanda, antik kent üzerine verilmiş olan otel izninin de, sit alanlarının yenden değerlendirilmesi işlemi bitene kadar askıya alınmasını talep ediyoruz” sözleri kullanıldı.

Yapılan çalışmanın kültürel mirasa karşı bir görev olduğu vurgulanan açıklamada, “Idyros Antik Kenti otele kurban edilmesin  diyoruz. Jeoradar ve diğer teknolojik araçları kullanarak, acil kazılar ve sondajlar yapılarak, şeffaf bir çalışmayla kentin tümünün gün ışığına çıkarılmasını, hak ettiği koruma statüsüne kavuşturulmasını bekliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

ıdyros antik kenti başvurusu

“KÜLTÜREL MİRASIMIZA BİR İHANET OLARAK GÖRÜYORUZ”

Idyros Antik Kenti kazılarını yürüten Akdeniz Üniversitesi’ne seslenilen açıklamada son olarak şu ifadeler kullanıldı:

“Kültür varlığımıza karşı görevinizi yerine getirin. Orada bir otel tahsisi olmasaydı nasıl hareket edecektiyseniz, öyle yapın lütfen. Ayışığı Plajı’ndan Çalış Kalesi’ne kadar olan yüzlerce dönümlük alanda kazı yapma yetkisine sahip olan üniversitenizin, sadece küçücük bir alanda kazı yürütmesini kültürel mirasımıza bir ihanet olarak görüyoruz. Üniversitenin yetkisini kullanmasını, Karayer Deresi’nin doğusunda da kapsamlı araştırma ve kazılar yapmasını bekliyoruz. “

Açıklamanın ardından Hareket Antalya 2. Noter’e itiraz dilekçelerini sundular.