
Bu yıl 21’incisi düzenlenen Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin (İFF) Antalya gösterimleri, 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festivalin Antalya programı, bugün (17 Eylül) Muratpaşa’da bulunan Baküs Sahne’de düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. Festival, 26 Eylül saat 20.00’de Konyaaltı’nda bulunan Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek gala ile başlayacak. Basın açıklamasının ardından İFF Antalya Düzenleme Kurulu gönüllüleri Kutay Merinç ve Emine Büyüknohutçu, Antalya Kent Haber’in sorularını yanıtladı.
Nazlı Özbiçen-Alp Hasdemir
Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin (İFF) Antalya programına ilişkin basın toplantısı, bugün (17 Eylül) saat 18.00’de Muratpaşa’da bulunan Baküs Sahne’de gerçekleştirildi. Toplantıda basın açıklaması, İFF Antalya Düzenleme Kurulu adına festival sözcüsü Okan Cinemre okudu.
BU YILIN SLOGANI KES-TİK BAŞTAN ÇEKİYORUZ
Festivalin her yıl 1 Mayıs’ta İstanbul, Ankara ve İzmir’de başladığı belirtilen açıklamada, Antalya gösterimlerinin 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirileceği aktarıldı. Festivalin bu yıl “Kes-tik. Baştan çekiyoruz” sloganıyla düzenlendiği ifade edildi.
“YARIŞMASIZ, BİLETSİZ VE ÜCRETSİZ”
Festivalin Antalya’da 2009 yılında başladığı belirtilen açıklamada, festivalin sponsor alınmadan ve gönüllülerin katılımıyla düzenlendiği aktarıldı. Festivalin yarışmasız, biletsiz ve ücretsiz olduğu ifade edilen açıklamada, bu yıl 490 filmin başvurduğu ve festival komitesi tarafından 73 filmlik İFF 2026 seçkisinin oluşturulduğu belirtildi. Antalya’da 20’si belgesel olmak üzere 53 filmin gösterileceği, program kapsamında panel ve söyleşilerin de yapılacağı açıklandı.
“EMEK VE DAYANIŞMA PLAKETLERİ VERİLECEK”
Festivalin Antalya ayağının 26 Eylül Cumartesi günü saat 20.00’de Konyaaltı Nazım Hikmet Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek açılış gecesiyle başlayacağı açıklandı. Emine Büyüknohutçu’nun sunacağı gecede Baküs Sahne ekibinin kısa bir oyun sahneleyeceği, açılış programında İspanya’dan “Takım Elbise ve Yemek Kabı”, Türkiye’den “Gece Mesaisi” ve İsveç’ten “Zafer Treni” filmlerinin gösterileceği belirtildi. Açıklamada, gecede emek ve dayanışma plaketlerinin verileceği aktarıldı.
FESTİVAL KAPMANINDA GÖSTERİM YAPILACAK MEKANLAR
Film gösterimlerinin Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği, Antalya Halkevi, Baküs Sahne, Bilgece Kültür Evi, Büro Emekçileri Sendikası (BES), Eğitim-Sen teras, Elefante Pub, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı salonu, Kırmızı Kalem Sahne, Küçük Bi’Yer ve Lara’daki Yalımpark’ta yapılacağı açıklandı. Gösterimlerin saat 18.00, 19.00 ve 20.00’de gerçekleştirileceği belirtildi.
ÜÇ SENDİKA TEMSİLCİSİYLE PANEL YAPILACAK
Festival kapsamında 27 Eylül Pazar günü saat 15.00’te Konyaaltı Cemevi Korkmaz Tedik Salonu’nda “İşçi Sınıfı Hareketinin Yeni Doğrultusu” başlıklı panel düzenleneceği açıklandı. Panele Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu, DİSK Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin ve Öğretmen Sendikası Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy’un konuşmacı olarak katılacağı belirtildi.
Açıklamada festival programında Pelin Esmer’in dört filminin, Ken Loach’u konu alan “Ken Loach: Eylemcilik Sanatı” belgeselinin, Ahmed Arif’in yaşamını konu alan “Anadolu’nun Türküsü”nün, Fuat Saka’nın yaşamını anlatan “Bir Sürgünün Not Defteri”nin ve Kardeş Türküler’in 30 yılını konu alan bir belgeselin yer aldığı aktarıldı.
Açıklamanın devamında şu cümlelere yer verildi:
“Kurmaca ve belgesel filmler arasında konu çeşitliliği öne çıkıyor. Örneğin Türkiye-ABD ortak yapımı ‘Ekmek Mevsimi’ Kürt işçi sınıfı yaşamını bir aile üzerinden anlatırken, Fransa’dan ‘Robot T-0’ de bir anne ve kızının öyküsü üzerinden teknoloji çağında emeğin dönüşümü ve ayakta kalma hikayesine odaklanıyor.
Belgesellerde İsveç’ten ‘Zafer Treni’, Kıbrıs’ta Lefkoşa’da kasiyerlerin mücadelesini anlatan ‘Kasiyerler Ayağa’, ABD’den kentsel gıda kooperatifinin bir işletmede artırılmış gerçekliği kullandığı deneysel kısa film ‘Taze Değerler’ gibi çok sayıda film Antalya izleyicisinin karşısında olacak.”
“‘KENTİN VE DOĞANIN TALANINA KARŞI NE YAPMALI’ SÖYLEŞİSİ DÜZENLENECEK”
Festival programı kapsamında Hakan Tosun’un “Geleceğin İzinde: Bergama” belgeselinin 3 Ekim’de gösterileceği, gösterimin ardından aktivist Erol Malçok ve gazeteci Yusuf Yavuz’un katılımıyla söyleşi yapılacağı belirtildi.
Festivalin son günü olan 4 Ekim Pazar günü Lara’da bulunan Yalımpark’ta açık hava gösterimi yapılacağı açıklandı. Gösterimde “Roman Gibi” belgeselinin saat 19.00’da, “Parçalı Yıllar” filminin ise saat 20.15’te gösterileceği aktarıldı.
Basın açıklamasının ardından Antalya Kent Haber’in sorularını yanıtlayan İFF Antalya Düzenleme Kurulu gönüllüleri Kutay Merinç ve Emine Büyüknohutçu, festivale ilişkin düşüncelerini paylaştı.
İFF Antalya Düzenleme Kurulu’ndan Kutay Merinç, festivalin gönüllülük ve dayanışma temelinde yürütüldüğünü belirterek, “Festivalimiz tamamen gönüllülüğe dayalı olarak örgütlenen bir festival. Kesinlikle ne bir para alıyoruz ne de bir para veriyoruz. Festival tamamen bir dayanışma ağıyla sürdürülüyor. Gösterim yerlerimiz zaten kitle örgütlerinin ve sanat kurumlarının salonları oluyor. Bir salon parası da vermiyoruz. Aslında çok küçük bütçelerle yapıyoruz. Antalya’nın şu andaki bütçesi muhtemelen 60 bin lirayı geçmeyecek bir bütçe” dedi.

“BİZ İLKESEL OLARAK SANATIN ÜCRETSİZ OLMASI GEREKTİĞİNİ SAVUNUYORUZ”
Festivalin alternatif bir sinema festivali olduğunu ifade eden Merinç, “Geçen sene Altın Portakal’ın 135 milyon lira bütçesi vardı. Dolayısıyla meselenin para olmadığını düşünüyoruz. Zaten bu, endüstriyel sinema sektörünün dışında alternatif bir sinema festivali. Emeğin kendi doğası için mücadele edenlerin, çeşitli hak mücadelelerini sürdürenlerin tepkilerini, öfkelerini ve taleplerini yansıtan bir festival. Dolayısıyla ücretsiz bir festival. Zaten sanatın ve kültürün ilkesel olarak ücretsiz yapılmasından yana bir topluluğuz. İşçi Filmleri Festivali’nde de bunu sürdürüyoruz” diye konuştu.

“SANAT TOPLUMSAL SORUNLARI GÖRÜNÜR KILIYOR”
İFF Düzenleme Kurulu’ndan Emine Büyüknohutçu ise, sanatın toplumsal sorunların görünür hale getirilmesindeki rolüne dikkat çekerek, “Sanat her zaman ilgi çekici bir şey, anlatım açısından çok faydalı. Dolayısıyla hem ülkemizde hem dünyada yaşanan zorlukları sanat aracılığıyla daha görünür hale getirmek çok etkili bir yöntem. Bu nedenle İşçi Filmleri Festivali’nin buradaki konumu çok önemli” dedi.





