İçeriğe geç
Antalya Kent HaberEn güzel şehrin habercisi
DestekleBağımsız Gazeteciliği DestekleAntalya Postası
Kırsal Haber

Mekke Anlaşması nedir? 16 maddede neler var?

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması TBMM'ye sunuldu. Ortak savunma ve askeri iş birliği hükümleri açıklandı.

Alp Hasdemir8 dk okuma
anlaşma
Görsel: Birgün

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin teklif, 20 Ekim 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunuldu. Toplam 16 maddeden oluşan anlaşma, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının üç ülkeye karşı gerçekleştirilmiş sayılmasını öngörüyor. Metinde ortak askeri yardım, savunma sanayisinde üretim ve teknoloji paylaşımı, istihbarat iş birliği, askeri eğitim ve lojistik destek gibi başlıklar bulunuyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi ise taraf ülkelerdeki onay süreçlerinin tamamlanmasına bağlı.

Mekke Anlaşması nedir?

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğini düzenleyen uluslararası bir anlaşma.

Üç ülke, anlaşmada çekirdek taraflar olarak tanımlanıyor. Metnin temel amaçları arasında ülkelerin egemenliğinin, bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının korunmasına yönelik ortak hareket edilmesi bulunuyor.

Anlaşma ayrıca askeri kurumlar arasındaki koordinasyonun artırılmasını, savunma teknolojilerinde ortak çalışmalar yürütülmesini ve güvenlik tehditlerine ilişkin bilgi paylaşımının geliştirilmesini düzenliyor.

Metin, yalnızca olası silahlı saldırılara karşı yardım hükümlerinden oluşmuyor. Üç ülke arasında kalıcı bir savunma iş birliği mekanizmasının kurulmasına yönelik idari ve kurumsal düzenlemeleri de kapsıyor.

Mekke Anlaşması ne zaman ve nerede imzalandı?

Anlaşma, 7 Ağustos 2026 tarihinde Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde imzalandı.

Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre imza törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif katıldı.

Üç ülke, anlaşmanın ortak savunma kapasitesini ve caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığını açıkladı.

Anlaşmanın imzalanmasının ardından kurumsal yapılanmaya ilişkin görüşmeler de gerçekleştirildi. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanları, 31 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul'da Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısında bir araya geldi.

Dışişleri Bakanlığı, aynı komitenin 5 Ekim 2026 tarihinde Riyad'da yeniden toplanmasının planlandığını duyurdu.

Mekke Anlaşması'nın 16 maddesi neler?

20 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan anlaşma metni 16 maddeden oluşuyor.

Maddelerin düzenlediği temel konular şöyle:

MaddeDüzenlenen konu

1

Bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğünün korunması

2

Silahlı saldırılara karşı ortak savunma ve karşılıklı yardım

3

Savunma, savunma sanayisi ve güvenlik iş birliği

4

Uluslararası güvenlik konularında istişare

5

Terörle mücadelede iş birliği

6

Askeri eğitim, personel değişimi ve ortak tatbikatlar

7

Ortak üretim, araştırma-geliştirme ve teknoloji paylaşımı

8

Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi ile sekretarya

9

İstihbarat paylaşımı

10

Askeri lojistik destek

11

Uluslararası hukuk ve ulusal mevzuat çerçevesinde uygulama

12

Mevcut uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülükler

13

Gizli bilgi ve belgelerin korunması

14

Anlaşmazlıkların çözümü

15

Anlaşmada değişiklik yapılması

16

Onay işlemleri ve yürürlüğe giriş

Anlaşmanın maddeleri, ülkeler arasında ortak savunma yükümlülüğü kurulmasının yanı sıra bu iş birliğinin nasıl yürütüleceğine ilişkin hükümler içeriyor.

Bir ülkeye saldırı üç ülkeye saldırı mı sayılacak?

Mekke Anlaşması'nın ikinci maddesi, ortak savunma yükümlülüğünü düzenliyor.

Buna göre taraflardan herhangi birinin dış kaynaklı silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması, bütün taraflara yönelik saldırı olarak kabul edilecek.

Diğer ülkelerin, saldırıya uğrayan tarafa mevcut karşılıklı yardım imkânları kapsamında destek sağlaması öngörülüyor.

Bu desteğin askeri imkân ve kabiliyetleri de kapsayabileceği belirtiliyor. Ancak yardımın kapsamının ve niteliğinin, ihtiyaçların değerlendirilmesinin ardından belirlenmesi düzenleniyor.

Madde ayrıca Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci maddesinde yer alan bireysel ve kolektif meşru müdafaa hakkına dayanıyor.

Dolayısıyla metin ortak savunma yükümlülüğü getirirken her durumda aynı ölçekte veya aynı türde askeri müdahale gerçekleştirileceği yönünde tek tip bir uygulama tanımlamıyor.

Mekke Anlaşması Türkiye'ye asker gönderme zorunluluğu getiriyor mu?

Anlaşmanın ikinci maddesi, taraflardan birinin saldırıya uğraması halinde karşılıklı yardım sağlanmasını öngörüyor.

Ancak açıklanan hükümler, her saldırı durumunda Türkiye'nin otomatik olarak belirli sayıda asker göndermesini düzenlemiyor.

Yardımın türü ve kapsamı, saldırının niteliği ile tarafların mevcut imkânları dikkate alınarak belirlenecek.

Askeri personelin yabancı ülkelere gönderilmesi veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması gibi işlemlerde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ilgili hükümleri ve ulusal hukuk çerçevesindeki yetki süreçleri de önem taşıyor.

Bu nedenle anlaşmadaki ortak savunma hükmü ile belirli bir askeri görevlendirme kararının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.

Savunma sanayisinde ortak üretim yapılacak mı?

Anlaşmanın üçüncü ve yedinci maddelerinde savunma sanayisindeki iş birliğine ilişkin hükümler yer alıyor.

Üç ülke arasında savunma teknolojilerinin geliştirilmesi, karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı ile ortak araştırma-geliştirme projelerinin desteklenmesi öngörülüyor.

Metin, savunma sanayisi kuruluşları arasında ortak üretim faaliyetlerinin geliştirilmesini de kapsıyor.

Ayrıca uzman personelin yetiştirilmesi ve tarafların teknolojik birikimlerinden karşılıklı yararlanılması hedefleniyor.

Ancak anlaşmada ortak üretim yapılmasına yönelik çerçeve hükümler bulunması, belirli bir silah sistemi veya savunma projesi için nihai üretim kararı alındığı anlamına gelmiyor.

Somut projelerin kapsamı, finansmanı ve uygulama takvimi ayrıca belirlenebilecek süreçler arasında bulunuyor.

Askeri eğitim ve ortak tatbikatlar nasıl düzenlenecek?

Altıncı madde, taraf ülkelerin silahlı kuvvetleri arasında eğitim ve ortak faaliyetlerin geliştirilmesini düzenliyor.

Bu kapsamda askeri personel değişimi, ortak eğitim programları ve müşterek tatbikatların gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Amaç, üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki koordinasyonun ve birlikte çalışabilme kapasitesinin geliştirilmesi olarak belirtiliyor.

Metinde karşılıklı mutabakat çerçevesinde askeri faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin hükümler de bulunuyor.

Ancak hangi ülkede, hangi tarihte ve hangi kapsamda tatbikat düzenleneceği gibi ayrıntılar, anlaşmanın genel hükümlerinden ayrı olarak belirlenebilecek uygulama kararlarına bağlı.

İstihbarat paylaşımı ve terörle mücadele nasıl olacak?

Anlaşmanın beşinci maddesi terörle mücadele alanındaki iş birliğini, dokuzuncu maddesi ise istihbarat paylaşımını kapsıyor.

Üç ülke arasında terörle mücadelede mevcut iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ortak çalışmaların geliştirilmesi düzenleniyor.

İstihbarat paylaşımında ise bilgi güvenliği, kişisel verilerin korunması ve gizlilik kurallarına uyulması öngörülüyor.

Tarafların karşılıklı mutabakatla belirlenecek güvenli iletişim kanallarını kullanması planlanıyor.

Bununla birlikte paylaşılacak bilgilerin kapsamı ve uygulanacak teknik yöntemler, açıklanan genel hükümlerden ayrı değerlendirilmesi gereken konular arasında yer alıyor.

Askeri lojistik destek hangi alanları kapsıyor?

Anlaşmanın onuncu maddesi, tarafların birbirlerine sağlayabileceği lojistik desteğe ilişkin hükümler içeriyor.

Bu kapsamda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve askeri teçhizat gibi malzemelerin teminine yönelik iş birliği düzenleniyor.

Lojistik destek, barış döneminde ve olağanüstü koşullarda yürütülebilecek faaliyetleri kapsıyor.

Ancak desteğin sağlanması mevcut imkânlara, malzeme ve hizmetlerin uygunluğuna ve ilgili tarafların uygulama koşullarına bağlı bulunuyor.

Bu nedenle söz konusu madde, üç ülke arasında her türlü askeri malzemenin herhangi bir sınırlama olmaksızın aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi ne yapacak?

Anlaşmanın sekizinci maddesi, ortak savunma iş birliğinin kurumsal yapısını belirliyor.

Buna göre tarafların dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarının katılımıyla Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi oluşturuluyor.

Komitenin görevleri arasında ortak savunmaya ilişkin stratejik yönlendirmelerde bulunmak, iş birliğini geliştirmek ve anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek konuları değerlendirmek yer alıyor.

Komitenin yılda iki kez, dönüşümlü ev sahipliğiyle toplanması öngörülüyor.

İhtiyaç duyulması halinde alt komiteler kurulabilmesi ve ilave protokoller hazırlanabilmesi de anlaşmanın hükümleri arasında bulunuyor.

31 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul'da yapılan toplantıda üç ülke, kurumsal yapılanmanın geliştirilmesi konusunda ortak açıklama yayımladı.

Mekke Anlaşması sekretaryası hangi ülkede olacak?

Anlaşma kapsamında daimi sekretaryanın Suudi Arabistan'da kurulması öngörülüyor.

Sekretaryanın, Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin çalışmalarına idari destek sağlaması ve anlaşmanın uygulanmasına ilişkin koordinasyonda görev üstlenmesi planlanıyor.

Genel sekreterlik görevinin üç yıllık dönemlerle çekirdek taraflar arasında dönüşümlü olarak yürütülmesi düzenleniyor.

İlk genel sekreterin Pakistan vatandaşı olması kararlaştırıldı.

Dışişleri Bakanlığının 31 Ağustos 2026 tarihli ortak açıklamasında da sekretaryanın Suudi Arabistan'da kurulacağı ve ilk genel sekreterin Pakistan'dan görevlendirileceği teyit edildi.

Mekke Anlaşması NATO ile çelişiyor mu?

Türkiye'nin NATO üyeliği nedeniyle Mekke Anlaşması'nın mevcut savunma yükümlülükleriyle ilişkisi de gündeme geldi.

NATO'nun Kuzey Atlantik Antlaşması'nın beşinci maddesi, belirlenen kapsamda bir üyeye yönelik silahlı saldırının diğer üyelere karşı yapılmış sayılması ilkesini düzenliyor.

Mekke Anlaşması'nın ikinci maddesinde de taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının bütün taraflara yönelik kabul edilmesi öngörülüyor.

Ancak iki anlaşmanın tarafları, coğrafi kapsamı, karar alma süreçleri ve hukuki hükümleri aynı değil.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 7 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Mekke Anlaşması'nın Türkiye'nin NATO kapsamındaki yükümlülükleriyle çelişmediğini ve bölgesel güvenlik iş birliğini tamamlayıcı nitelikte olduğunu savundu.

Mekke Anlaşması'nın 12'nci maddesi de tarafların daha önce imzaladıkları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerin korunmasına ilişkin hükümler içeriyor.

Bununla birlikte iki düzenlemenin olası bir uluslararası kriz sırasında nasıl birlikte uygulanacağı, somut olayın koşulları ve ilgili hukuki hükümler çerçevesinde değerlendirilebilecek bir konu.

Mekke Anlaşması'na başka ülkeler katılabilecek mi?

Anlaşmanın kurumsal hükümleri, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı çekirdek taraflar olarak tanımlıyor.

Metinde diğer ülkelerin katılımına ilişkin düzenlemeler de bulunuyor.

Yeni bir ülkenin anlaşmaya dahil olabilmesi için çekirdek tarafların ortak mutabakatının sağlanması öngörülüyor.

Dolayısıyla başka bir devletin tek taraflı başvurusu, anlaşmaya otomatik olarak katılabilmesi için yeterli değil.

22 Ekim 2026 itibarıyla anlaşmanın açıklanan çekirdek tarafları Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan olmaya devam ediyor.

Mekke Anlaşması'ndan çekilmek mümkün mü?

Kamuoyuna açıklanan metne göre anlaşmanın süresiz olması öngörülüyor.

Bununla birlikte tarafların anlaşmadan ayrılmasına yönelik koşullar da düzenleniyor.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesini izleyen ilk 10 yıl içerisinde tarafların çekilmesine izin verilmemesi öngörülüyor.

Bu sürenin ardından anlaşmadan ayrılmak isteyen tarafın en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunması gerekecek.

Dolayısıyla anlaşmadan çekilmeye ilişkin süre, imzalandığı tarihten değil yürürlüğe giriş tarihinden itibaren değerlendiriliyor.

Mekke Anlaşması yürürlüğe girdi mi?

Mekke Anlaşması, 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanmasının ardından Türkiye'deki onay süreci kapsamında 20 Ekim 2026 tarihinde TBMM'ye sunuldu.

Ancak bir uluslararası anlaşmanın imzalanması veya Meclise sunulması, bütün onay işlemlerinin tamamlandığı anlamına gelmiyor.

Anlaşmanın 16'ncı maddesine göre metnin yürürlüğe girmesi, her üç tarafın kendi iç hukukundaki onay işlemlerini tamamlamasına bağlı.

Son onay belgesinin ilgili sekretaryaya teslim edilmesiyle yürürlük koşulunun gerçekleşmesi öngörülüyor.

22 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye'deki Meclis sürecinin tamamlandığını ve üç ülkenin onay belgelerinin teslim edildiğini doğrulayan bir açıklama bulunmuyor.

Bu nedenle anlaşmanın imzalanmış olması ile tüm hükümleriyle yürürlüğe girmiş olması arasında ayrım yapılması gerekiyor.

Mekke Anlaşması Türkiye açısından ne anlama geliyor?

Mekke Anlaşması, Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile savunma ve güvenlik ilişkilerini ortak savunma hükümleri içeren kurumsal bir çerçeveye taşımasını öngörüyor.

Metin, silahlı saldırı durumunda karşılıklı yardım yükümlülüğünün yanı sıra savunma sanayisi, askeri eğitim, istihbarat ve lojistik alanlarında iş birliği düzenlemeleri getiriyor.

Öte yandan anlaşmanın uygulanması, tarafların ulusal hukukları, uluslararası yükümlülükleri ve ilgili onay süreçleriyle bağlantılı bulunuyor.

Anlaşmanın somut etkileri; kurulacak kurumların faaliyetleri, gerçekleştirilecek ortak projeler, savunma iş birliğine ilişkin kararlar ve yürürlük sürecinin tamamlanmasının ardından daha ayrıntılı biçimde değerlendirilebilecek.

22 Ekim 2026 itibarıyla temel gelişme, 16 maddelik anlaşma metninin kamuoyuna açıklanması ve Türkiye'deki onay sürecinin TBMM gündemine taşınması oldu.

Paylaş
Alp Hasdemir

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon bölümü mezunu. Sinema ve tiyatroyla küçük yaşlardan itibaren iç içe büyüdü; hikâye anlatıcılığı, psikolojik gerilim ve toplumsal dinamikler çalışmalarının merkezinde yer alıyor. Yönetmen ve senarist olarak psikolojik gerilim türünde İngilizce bir bitirme filmi çekti. Serbest videografi ve fotoğraf işlerinin yanı sıra kısa film senaryosu, kurgu ve yapım çalışmalarını sürdürüyor. Mart 2026'dan bu yana Antalya Kent Haber'de Reklam Sorumlusu olarak görev alıyor; aynı zamanda haber çekimlerini, video kurgularını ve SEO odaklı haber üretimini üstleniyor.

Bütün yazıları
Sıradaki haber ab bayrağıKırsal HaberMade in Europe taslağında Türkiye kapsam dışında kalabilirAB'nin otomotiv sektörüne yönelik Made in Europe düzenlemesinde İngiltere için yeni bir formül tartışılırken Türkiye'nin konumu belirsizliğini koruyor.