Nekropol Müzesi önünde basın açıklaması: “Kuşlar hala ölüyorsa bu somut adımlar neyi çözdü?” 

Yaşam hakkı savunucuları Nekropol Müzesi’nde yaşanan kuş ölümlerine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada,“Kaç kuş daha ölmeli? Kaç kuş daha ağlarda çırpınmalı? Kaç görüntü, kaç başvuru, kaç uyarı daha gerekiyor? Ve alınan önlemlere rağmen ölümler devam ediyorsa, bunun hesabını kim verecek?” ifadeleri kullanıldı. 

Nekropol Müzesi’nde gerçekleşen kuş ölümlerine ilişkin dün  (20 Eylül) müze önünde basın açıklaması gerçekleşti. Hayvan Hakları Platformu Türkiye, Antalya Hayvan Hakları Platformu, Attalos Pati Gönüllüleri tarafından gerçekleşen açıklamada, müzede mahsur kalarak, ağlara takılarak kuş ölümlerinin devam ettiği belirtilerek “Kaç kuş daha ölmeli? Kaç kuş daha ağlarda çırpınmalı? Kaç görüntü, kaç başvuru, kaç uyarı daha gerekiyor? Ve alınan önlemlere rağmen ölümler devam ediyorsa, bunun hesabını kim verecek?” ifadeleri kullanıldı. 

KUŞ ÖLÜMLERİNİN DEVAM ETTİĞİ AÇIKLAMASI

Nekropol Müzesi önünde dün saat 17.30’da yaşam hakkı savunucuları tarafından gerçekleşen basın açıklamasını Attalos Pati Gönüllüleri Platformu Temsilcisi Özlem Başargil okudu. Açıklamada, Müze’de kuş ölümlerin devam ettiği ifade edilerek “Artık söz değil, hesap ve sonuç istiyoruz” denildi. 

Açıklamada, kuşların uzun zamandır öldüğüne ilişkin şu açıklama yapıldı: 

“Antalya’nın göbeğinde, aylardır hatta yıllardır dile getirdiğimiz bir yaşam hakkı sorunu hâlâ devam ediyor. Nekropol Müzesi’nde kuşlar ağlara takılıyor, ağlarla çatı arasında sıkışıyor çıkış yolu bulamadıkları için açlık, susuzluk, sıcaklık ve korku içinde can veriyor.”

“DEFALARCA KURUMLARA BAŞVURU YAPILDI”

Açıklamanın devamında, kuşların ölümüne ilişkin sorunun bugün ortaya çıkmadığı, defalarca dile getirildiği, görüntülerle belgelendiği, ilgili kurumlara başvuru yapıldığı, kamuoyu bilgilendirildiği buna rağmen kuş ölümlerinin devam ettiği ifade edildi.

Kendilerine zaman zaman somut adımların atıldığını, önlemlerin alındığı şeklinde dönüş yapıldığı belirtilen açıklamada,”Kuşlar hala ölüyorsa bu somut adımlar neyi çözdü” denildi. 

Açıklamanın devamında, sonucun değişmediği kuşların hala aynı ağlara takılarak öldüğü ifade edildi. Sonucun değişmemesi kuşların ölmesinin devam etmesinin ardından “çalışma yapılıyor” açıklamasının arkasına sığınılmayacağı belirtildi.  

TALEP: “KUŞLARI KOVMAK DEĞİL, ONLARI ÖLDÜREN DÜZENEKLERİ ORTADAN KALDIRMAK”

Daha önce yapılan açıklamalarda kamuoyuna daha önce çeşitli düzenlemeler ile kuşları uzaklaştırmaya yönelik sistemlerin uygulanacağının açıklandığı ifade edildi. Talebin kuşları kovmak değil, onları öldüren düzenekleri ortadan kaldırmak olduğu, ultrasonik seslerle, yeni engellerle ya da başka yöntemlerle kuşları yaşam alanlarından uzaklaştırmanın çözüm olmadığı ifade edilerek, “Çözümün, ölüm tuzağına dönüşen ağların ve tehlikeli düzeneklerin tamamen kaldırılmasıdır” açıklaması yapıldı. 

Açıklamanın sonuna doğru şu ifadeler kullanıldı:

Buradan soruyoruz. Kaç kuş daha ölmeli? Kaç kuş daha ağlarda çırpınmalı?Kaç görüntü, kaç başvuru, kaç uyarı daha gerekiyor? Ve alınan önlemlere rağmen ölümler devam ediyorsa, bunun hesabını kim verecek? Artık yeni açıklamalar değil, somut sonuç istiyoruz.

Kuşların neden öldüğünün, bugüne kadar kaç kuşun yaşamını kaybettiğinin, hangi önlemlerin alındığının ve neden hâlâ yeterli olmadığının kamuoyuna açık ve belgeli biçimde açıklanmasını istiyoruz.Çünkü burada yalnızca bir müzenin teknik düzenlemesinden söz etmiyoruz. İnsan eliyle oluşturulmuş bir sistem nedeniyle yaşamını kaybeden canlılardan söz ediyoruz.

Bir kuş ağlara takıldığında çırpınıyor, kurtulmaya çalışıyor, gücü tükeniyor ve sonunda ölüyor. Bunu görüp hiçbir şey olmamış gibi yürüyüp gidebilir miyiz? Biz gidemeyiz. Çünkü vicdan yalnızca acıyı görmek değil, gördüğün acının devam etmesine itiraz etmektir.

Nekropol Müzesi’nde tek bir kuşun daha ölmemesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Artık söz değil, sonuç istiyoruz. Kuşları uzaklaştırmayın, ölüm tuzaklarını kaldırın. Ağları kaldırın. Yaşam hakkına saygı gösterin. Çünkü mesele yalnızca kuşlar değildir. Mesele, gözümüzün önünde bir canlı ölürken bizim ne yaptığımızdır.