Kuşların mahsur kalarak öldüğü Nekropol Müzesi’nde çözüm ve sürece ilişkin değerlendirmeler

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yer alan Nekropol Müzesi’nin cephesine yapılan ağlar nedeniyle güvercin ve kumruların mahsur kalarak ölmesiyle yaklaşık bir aydır gündemde yerini alıyor. Kuş gözlemcisi ve Veteriner Hekim Gökçe Coşkun, yanlış yapılmış bir mimarinin nelere neden olabileceğine ve çözüm önerilerine ilişkin, Attalos Pati Gönüllüleri Platformu temsilcisi Özlem Başargil ise süreçte yaşananlara yönelik Antalya Kent Haber’e açıklamalarda bulundu.

Ayşegül Erkaya Arslan

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yer alan Nekropol Müzesi yaklaşık bir aydır dış cephesine yapılan ağlar nedeniyle kuşların mahsur kalarak ölmesiyle  gündemde yer alıyor. Antalya Kent Haber’e değerlendirmelerde bulunan Kuş gözlemcisi ve Veteriner Hekim Gökçe Coşkun, en başta yapılan bir eksikten kaynaklı çok daha fazla problem yaşandığını, kuşların yaşamlarını kaybetmesinin çok acı ve trajik görüntü oluşturması haricinde mahsur kalan kuşların ölmesi ve diğer kuşların onlara temas etmesinin bulaşıcı hastalıkları yaygınlaştırması riskini artırdığını belirtti.

26 gündür müze önünde basın açıklaması düzenleyenlerden Attalos Pati Gönüllüleri Temsilcisi Özlem Başargil ise konuya ilişkin muhatap bulamadıklarını, çözüm olarak sunulanın kuşkonmaz çivilerin konulduğunu söylüyor. Başargil, öncelikle ağların, kuşkonmaz çivilerin kaldırılmasını talep ettiklerini daha önce gündemde yer alan sonar ses sistemine ilişkin sonar ses sistemini istemediklerini belirterek kuşların da yaşayabileceği doğal bir ortam yaratılabileceğini belirtti.

“YAPILAR, EKOLOJİK AÇIDAN DA DEĞERLENDİRİLEK YAPILMALI”

Kuş gözlemcisi ve Veteriner Hekim Gökçe Coşkun, Nekropol Müzesi’nde yaşanan kuş ölümlerine ilişkin bu tür yapıların yapılırken sadece mimari açıdan değil, ekolojik açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti:

“Özellikle insan ve doğa etkileşimleri günümüzde artık giderek arttı. Doğal alanlarda insan faaliyetlerin artması dışında artık şunun da bilinci dünya genelinde oluşuyor, şehirlerde doğanın parçası ve buna göre de çeşitli alanların yaratılması gerekiyor şehir içerisinde, bu da özellikle Avrupa, ve Amerika’da bunun üzerine ilerleme kat ediliyor ve buna aslında ekolojik restorasyon ismi altında yapılıyor.

Bir şehir içerisindeki kamuya açık bir alanın planlanmasından tutun özel bina veya apartmanların yapımına kadar artık o bölgedeki ekolojik yapının flora ve fauna açısından değerlendirilmesi yapılmakta. Bundan dolayı da bu yapıların oradaki yaşayan canlılara uygun yapılması önemli”

“TELLER KALDIRILMALI”

Coşkun, kuşların mahsur kalarak ölmesine sebebiyet veren tellere ilişkin oradaki tellerin kaldırılması gerektiğini, bu yapıların yapılırken buraya kuşların gelip girebileceği aslında düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Orada kirlilik yaratmaması için dışkıları buraya yuva yapmasın diye daha sonradan böyle bir şekilde orası kapatılmış olabileceğini belirten Coşkun, bu durumun en başta düşünülmesi gerektiğini belirtti, “Çünkü bu tür yapılar yapılırken sadece mimari açıdan değil, ekolojik açıdan da değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.

BULAŞICI HASTALIK RİSKİ

Coşkun, en başta yapılan eksiklikten kaynaklı çok daha fazla problem yaşandığını belirterek bulaşıcı hastalıkların yaygınlaşma riskinin olduğunu ifade etti. Kuşların yaşamlarını kaybetmesinin çok acı ve trajik görüntü oluşturduğunu ifade eden Coşkun, ayrıca mahsur kalan hayvanların ölme ve diğer kuşların onlarla temas etmesinin bulaşıcı hastalıkları yaygınlaştırması riskini artırdığını da söyledi.

Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bir çözüme gidilmesi gerektiğini ancak bu çözümün başka bir hataya yol açmaması gerektiğini söyleyen Coşkun, çözüm için öncelikle buradaki mimarinin hangi maksatla yapıldığını anlamının önemli olduğunu, amacın buradan kuşları uzaklaştırmak ise, borulu yapının yanlış yapıldığını, kuşların oraya girerek dışkılama yapılabileceğinin düşünülmesi gerektiğini aktardı:

“Şimdi şöyle bir durum var: bu telin yapılma amacı ne onu ilk önce onlardan dinlemek lazım. Eğer bu telin yapılma amacı oraya kuşlar girip pislik yapmasın, etrafa dışkı bulaşmasın diyorlarsa bununla ilgili çözüm üretilmesi lazım, çünkü orada borulu yapı var içeride o borulu yapı yapılırken aslında yanlış yapılmış. Yani buraya kuşların girebileceği burada dışkılama yapabileceği düşünülmesi gerekiyordu.

Yani eğer bundan rahatsız olunacaksa ‘ekolojik restorasyon’ demek, orada kuşların nasıl doğa ile birleşik bir yapı yapılması, örneğin ebabil yaşayan bir ortamda binalarda ebabil tuğlaları yuva tuğlaları konularak onların yuva yapılabileceği ayrı alanlar yapılıyor veya yarasaların işe yarasaların dışkılarından insanlar yakınıyor.

Oysaki insanla yaşayan ve sinekleri vesaire avlayan bir canlı, bu kadar yararlı bir canlı ama bundan yakınıyorlar. Avrupa’da bununla ilgili çözüm önerisi, parklarda yarasa yuvaları yapılıp yarasaları belli bir yerde yuvasını tutarak uzaklaştırma yapılabiliyor. Yani burada da aynı şey yapılabilirdi.”

Bina yapılırken buradaki kumru ve güvercin popülasyonu varsa tüneyebilecekleri alanların yapılarak oradan uzaklaştırılabilirdi diyen Coşkun, ayrıca içeride borulu yapı yapılmasaydı kuşlar zaten oraya sığınmazdı bunlar için ayrı bir sığınma noktası oluşturulabilirdi dedi.

“GEREKLİ ÖNLEMLER ALINACAK DİYEREK KUŞKONMAZ YERLEŞTİRİLDİ”

26 gündür Nekropol Müzesi önünde basın açıklaması düzenleyenlerden Attalos Pati Gönüllüleri Özlem Başargil, ilk bir yurttaşın sosyal medya paylaşımıyla fark edildiğini, ardından araştırmaya başladıklarını ve gerekli kurumlardan yanıt alamadıklarını söyledi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve daha birçok ilgili kuruma hukuki olarak başvurulduğunu ancak bir dönüş alamadıklarını söyleyen Başargil, kuş ölümlerine ilişkin çözüm için Turizm Bakanlığı müdürünün arkadaşlarıyla görüşerek üzüntüsünü dile getirdiğini ve gerekli önlemler alacağını söylediğini ardından kuşkonmaz çiviler yerleştirildiğini dile getirdi.

Başargil, ön taraftaki tabelanın üzerine de kuşkonmaz çivilerin yerleştirildiğini, “Kuşların hala uzak tutulmaya çalışıldığını” belirtti ve orası kuşların yaşam alanı dedi.

Ayrıca sonar ses sistemi yerleştirmenin gündemde yer almasına ilişkin bunu da uygun bulmadıklarını belirten Başargil, “Yine kuşları uzaklaştırma peşindeler ama o ağları oradan kaldırmayı hiç konuşmuyorlar o ağlar oradan kaldırılıncaya kadar kaçıncı gün olursa olsun biz nöbetimize devam edeceğiz” dedi.

“YAŞAM HAKKINA SAYGI DUYULARAK BİR ŞEYLER YAPILMASINI İSTİYORUZ”

Kuşkonmazların, kuşların kanatlarına gözlerine zarar verdiğini ifade eden Başargil, doğayla yaşamak zorundayız şeklinde ifade ederek, başka ülkelerde yapıların artmasıyla örneklerinin olduğunu, kuşların konabileceği alanların yapıldığını söyledi.

Başargil, “Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir kurumda kuşları nasıl uzaklaştırırız, nasıl yok ederiz bunun planları yapılıyor. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Her canlının yaşam hakkı vardır. Yaşam hakkına saygı duyularak bir şeyler yapılmasını istiyoruz.

Biz şu an öncelikli olarak ağların, kuşkonmaz çivilerin kaldırılmasını talep ediyoruz. Sonar sistemi de istemiyoruz. Yani bu üçünün haricinde oraya kuşların da yaşayabileceği doğal bir ortam yaratılarak Nekropol Müzesi’nin korunması sağlanabilir elbette.”

“Kuşların yaptığı şeyler zarar veriyor olabilir, bizim tarihe saygımız var, biz tarihe zarar versinler ama kuşlar burada kalsın demiyoruz ama uygun şekilde kuşlarla birlikte, kuşlar orada yaşıyorken yapılabilir.

Başargil, DKMP’nin önünde bir basın açıklaması yaptıkları zaman, dilekçelerini bırakarak, taleplerini bildirdiklerini ancak bir dönüş almadıklarını söyledi.

NE OLMUŞTU

14 Mayıs’ta bir genç kadının Nekropol Müzesi önünden video çekerek müzenin çevresindeki ağlardan güvercin ve kumruların içeride mahsur kalarak öldüğünü paylaşması üzerine, yaşam hakkı savunucuları harakete geçmişti.

Paylaşımda, 20- 30 tane kumru ve güvercinin mahsur kalarak can verdiğini açıklayan yazı ve video yer aldı. Ayrıca, “Yetkililerle görüştüğümde durumun farkında olduklarını çözüm olarak bit pire olmasın diye ilaçlama yapıp gitmişler” ifadesi yer aldı.

Attalos Pati Gönüllüleri ve Türkiye Hayvan Hakları Platformu 26 gündür Nekropol Müzesi önünde yetkililere seslenmeye ve kuşlarla bir arada yaşayabilecekleri bir çözüm talep ediyor ve kuşların mahsur kalarak ölmesine neden olan ağların ve kuşlara zarar verdiğini belirttiklerini kuşkonmazların kaldırılmasını talep ediyorlar.

Ayrıca, 18 Mayıs’ta Engelli Hayvanları Koruma ve Hayvan Hakları Derneği, Antalya Barosu’nun konuyla ilgili hukuki süreç başlatmasını talep ettiğini duyurmuştu

26 Mayıs’ta ise Kuş Kolektifi, Türetim Ekonomisi Derneği İklim Ekibi tarafından yönetilen Eko Alan tarafından Ece Tosun imzalı kampanyası başlatıldığını kamuoyuna  “Kuş Kolektifi olarak bu olayı üzüntüyle takip ediyor, kuşların yaşam hakkını koruyacak kalıcı önlemlerin bir an önce alınmasını istiyoruz” sözleriyle duyurmuştu