
Antalya’da çiftçiler, artan maliyetler, düşük ürün fiyatları ve devlet desteğinin belirsizliği nedeniyle üretimden uzaklaşıyor.
Antalya’da toprak hâlâ bereketli, ama üretici tükenmiş durumda. Artan maliyetler, düşen ürün fiyatları ve belirsiz teşvik politikaları, çiftçileri toprağından uzaklaştırıyor. Bir zamanlar ihracatın kalbi sayılan seralarda artık sessizlik hâkim. Domates ve biber seralarının yerini boş tarlalar, umutsuz bekleyişler alıyor. Çiftçiler, “Toprak kutsal ama geçim yok” diyerek üretimin her geçen yıl biraz daha zorlaştığını anlatıyor.
Domates ve biber üretiminin yoğun olduğu bölgede birçok sera bu yıl boş kaldı.
Serik’in Eskiyürük, Kayaburnu ve Deniztepesi mahallelerinde üreticiler, yıllardır sürdürdükleri tek mahsul domates üretiminde bu yıl ciddi sıkıntılar yaşadıklarını söylüyor. Ağustos başında yapılan dikimlerin ardından, ihracatın durması ve iç pazarın da ürünleri kaldıramaması, üreticiyi zor durumda bıraktı.
“Bizim sattığımız domates burada 10 lirayken İstanbul’da 50 liraya satılıyor. Aradaki fark hep çiftçiye oluyor.”

MALİYETLER KATLANDI, TEŞVİKLER BELİRSİZ
Çiftçiler, gübre, fide ve enerji maliyetlerinin her geçen gün arttığını, en ucuz girdinin bile birkaç katına çıktığını ifade ediyor.
Geçtiğimiz yıl verilen bin 600 liralık devlet teşviklerinin bu yıl kaldırıldığı iddiaları ise üreticilerin moralini daha da bozmuş durumda. Resmî bir açıklama yapılmadığı için belirsizlik sürüyor.
Artan maliyetler nedeniyle Serik Ovası’ndaki ekim alanlarının yarısının boş kaldığı belirtiliyor. Üreticiler, gelir getirmeyen tarım yerine özel sektörde çalışmaya yöneliyor.
“35 bin lira maaşla özel sektörde çalışmak, üretimden daha kazançlı hale geldi. Artık köyden kente göç değil, tarladan fabrikaya geçiş yaşanıyor.”

SU SORUNU VE ESKİMİŞ ALTYAPI
Serik’teki sulama sistemleri 1960’lı yıllardan kalma. Üreticiler, çöken kanallar nedeniyle suyun tarlalara ulaşmadığını belirtiyor.
Köprü Çayı’ndan gelen suyun büyük kısmı Akdeniz’e akarken, çiftçiler pompalarla su basmak zorunda kalıyor. Bu da maliyeti artırıyor.
KÜÇÜK ÜRETİCİ AYAKTA KALMAKTA ZORLANIYOR
Küçük çiftçiler krediye erişemezken, büyük işletmeler için milyonluk desteklerin sağlanması tepki çekiyor.
Üreticiler, 3-10 dönümlük seralarla geçim sağlamanın artık mümkün olmadığını belirtiyor.
“100 dönüm tesis kurana milyonluk kredi veriliyor, ama biz kendimize kredi bulamıyoruz. Küçük çiftçi yok olmaya başladı.”

ÜRETİCİYLE TÜKETİCİ ARASINDA BÜYÜK UÇURUM
Serikli çiftçilerin en büyük şikâyeti, tarladan çıkan ürün ile tüketiciye ulaşan fiyat arasındaki fark.
Hal sistemi ve aracı sayısının fazlalığı, hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur ediyor.
“Biz domatesi 20 liraya satıyoruz, vatandaş 80 liraya alıyor. Aradaki farkın bu kadar büyük olmaması lazım.”
“55 DERECEDE ÜRETİYORUZ, KİMSE GÖRMÜYOR”
Sera içinde 50 derecenin üzerindeki sıcaklıkta çalışan üreticiler, yaşadıkları zorlukların kamuoyunda görünmez olduğunu söylüyor.
“Biz 55 derecede çalışıyoruz, haberlerde sadece ‘ürün pahalı’ deniyor. Ama ucuzken kimse çiftçiden bahsetmiyor.”

“ÜRETİCİYE POLİTİKA LAZIM”
Serikli üreticiler, tarımın devamı için taban fiyat uygulaması, ithalatın sınırlandırılması ve sulama altyapısının yenilenmesini talep ediyor.
“Ürünün fiyatı önceden belli olmalı ki biz de plan yapalım. Hayalle üretim olmaz.”

PROJENİN DİĞER HABERLERİ
Bu içerik Dijital Medya Araştırmaları Derneği’nin bir operasyonu olan NewsLabTurkey tarafından desteklenen bir medya geliştirme projesinin parçası olarak yayınlanmıştır. İçeriğin sorumluluğu tamamen Antalya Kent Haber’e aittir ve Dijital Medya Araştırmaları Derneği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.





