
Döşemealtı’nın tarihi gelişimi, ilk yerleşimlerden Osmanlı’ya, Cumhuriyet döneminden günümüze uzanan zengin geçmişiyle anlatılıyor.
Antalya’nın kuzeybatısında yer alan Döşemealtı ilçesi, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış köklü bir geçmişe sahiptir. İlçenin tarihi Paleolitik Çağ’a (MÖ 600.000-100.000) kadar uzanır. Bu döneme ait bulgular Yağca Köyü yakınlarında yer alan Karain ve Öküzini Mağaralarında gün yüzüne çıkarılmıştır. Yine Gökhöyük ve Bademağacı Höyüklerinde yapılan kazılarda, Neolitik Çağ ve Maden Çağlarına (MÖ 3000–1200) ait arkeolojik kalıntılar bulunmuştur.
Bölgede Tunç Çağı’nın sonlarına doğru Anadolu’nun yerli halklarından Solymler yaşamıştır. Hititlerin yıkılmasının ardından Akalar bölgeye hâkim olmuş; M.Ö. 334 yılında ise Büyük İskender Termessos’u kuşatmış ancak ele geçirememiştir. Daha sonra Bergama Kralı Attalos’un Antalya’yı ele geçirmesiyle Döşemealtı üzerindeki Çubuk ve Yenice Boğazları stratejik önem kazanmıştır.
Roma döneminde imar hareketleri hız kazanırken, Hristiyanlığın yayılmaya başladığı MS 5. yüzyıldan itibaren Döşemealtı, Silyon ve Perge gibi antik kentlerle bağlantılı olarak misyonerlik yolları üzerinde yer aldı. 1207 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev’in bölgeyi fethetmesiyle Selçuklu egemenliği başlamış, kervansaraylar ve yollar inşa edilmiştir. Hamidoğulları döneminde Yörük aşiretlerinden Karakoyunlu ve Sarıkeçili toplulukları bölgeye yerleşerek kalıcı yerleşimler kurmuştur.

Osmanlı döneminde Döşemealtı, 1390’da Teke Sancağı ile birlikte Konya’ya bağlanmıştır. Cumhuriyet döneminde 1934 yılında Korkuteli-Kızılcadağ’dan gelen ailelerle birlikte Kıbrıs’tan göç eden 60 Türk ailesinin yerleştirilmesiyle Kırkgöz-Yeniköy adı verilen ilk yerleşim oluşmuştur. Zamanla yörüklerin de yerleşik düzene geçmesiyle köy genişlemiş, 1977 yılında belediye statüsü kazanarak “Döşemealtı kasabası” adını almıştır.
Döşemealtı ismini, antik dönemde Pamfilya ve Pisidia kentlerini birbirine bağlayan, Derbent Boğazı’nda bulunan döşeme taşlı yoldan alır. 4 metre genişliğindeki bu yol, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde aktif olarak kullanılmış, yakın zamana kadar göç yolları arasında yer almıştır.
1970’li yıllarda nahiye olan Döşemealtı’na çok sayıda köy bağlanmış ve 2008 yılında 5747 sayılı kanunla ilçeye dönüşmüştür. Bu kapsamda Yeşilbayır, Düzlerçamı ve Çığlık belediyeleri tüzel kişiliklerini kaybederek mahalle olarak Döşemealtı’na bağlanmıştır. Günümüzde ilçe 79.495 kişilik nüfusuyla Antalya’nın önemli merkezlerinden biridir.
Ekonomisi uzun yıllar tarıma dayalı olan ilçede pamuk, zeytin, buğday, narenciye ve sebze-meyve üretimi yaygındı. Hayvancılık ve halı dokumacılığı da önemli geçim kaynakları arasında yer aldı. Günümüzde ise Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nin etkisiyle sanayi ve hizmet sektörü ilçenin kalkınmasında başrolü üstlenmiştir.





