İSİG Meclisi: 2025’te en az 76 çocuk işçi yaşamını yitirdi

serik ismail günal iş cinayeti serik ismail günal iş cinayeti
Fotoğraf: Bianet

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2025’te şimdiye kadar en az 76 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

İSİG Meclisi, 2025 yılına ilişkin paylaştığı son verilerde bu yıl şu ana kadar en az 76 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Yapılan açıklamada, çocuk işçiliğin hâlâ ciddi bir toplumsal sorun olduğu vurgulanarak, “Bu yıl şu ana kadar tespit edebildiğimiz kadarıyla 76 çocuk işçi hayatını kaybetti” denildi.

İSİG Meclisi, kayıtlara geçen en fazla çocuk işçi ölümünün 2024 yılında yaşandığını belirterek, o yıl 71 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

isig çocuk işçiliği

ÇOCUK VE ÇOCUK İŞÇİ NEDİR?

Çocuk, on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade eder; ergin olsa bile bu sınıflandırma geçerlidir.

Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre çocuk işçiliği, çocukları çocukluklarını yaşamaktan alıkoyan, potansiyellerini ve saygınlıklarını azaltan, fiziksel ve zihinsel gelişimlerine zarar verici işlerde çalıştırılmasıdır. UNICEF ise çocuk işçiliğini, çocuğun yaşına ve işin türüne bağlı olarak, minimum çalışma saatini aşan ve çocuğa zararlı olan işler olarak tanımlamaktadır.

Yoksulluk, göç, eğitim eksikliği, işsizlik, denetimsizlik, mevzuattaki boşluklar ve işverenlerin çocuk iş gücüne olan talebi, çocuk işçiliğinin başlıca sebeplerindendir. Dünya genelinde 152 milyon çocuk işçi bulunmakta ve bunların 73 milyonu tehlikeli işlerde çalışmaktadır. Türkiye’de ise 2 milyonu aşkın çocuk işçi olduğu tahmin edilmektedir.

NEDEN İŞ CİNAYETİ?

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, iş cinayetleri için şu bilgilendirmeyi yapıyor:

İSİG Meclisi; bütün iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğunun bilinciyle, yaşanan işçi ölümlerini ‘iş kazası’ olarak değil ‘iş cinayeti’ olarak tanımlar. Bu noktada işçilerin sağlığının her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce geldiğini savunur. Çalışma ortamında emekçilerin ölümünün, sakat kalmasının, psikolojik ve fizyolojik sağlıklarını kaybetmelerinin gerçek nedenini, emeği sadece artı değer elde etme aracı olarak gören, emekçiyi bütünsel bir insan olarak kabul etmeyen kapitalist sistem olduğunu tespit eder.“