
Kaş Çevre ve Kültür Derneği’nin çağrısıyla yurttaşlar Antalya’nın Kaş ilçesinde Kaş–Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan Limanağzı’nda eski Bakan Erkan Mumcu’ya ait olan Egem Eko Turizm Yatırımları Anonim Şirketi tarafından başlatılan yol projesine karşı basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, sürecin hukuka aykırı olduğunu ve doğa tahribatının devam ettiğini bildirdi.
Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Antalya’nın Kaş ilçesinde Kaş–Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan Limanağzı’nda eski Kültür ve Turizm Bakan Erkan Mumcu’ya ait olan Egem Eko Turizm Yatırımları Anonim Şirketi tarafından başlatılan yol çalışmasına ilişkin bugün (14 Şubat) Kaş’taki Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması düzenlendi.
Basın açıklamasına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Cavit Arı, eski CHP Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk, CHP Antalya il Örgütü Başkanı Nail Kamacı, CHP Kaş İlçe Örgütü, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Kaş İlçe Örgütü ve yurttaşlar Limanağzı’nda eski bakan Erkan Mumcu’nun arazisine açılan yol iznini ve zeytinlik arazi üzerinde yapılan hukuksuz çalışmayı protesto etmek için bir araya geldi.
Yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Kaş–Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içinde yer alan Limanağzı;
3. Derece Doğal Sit, içerisinde üç adet 1. Derece Arkeolojik Sit ve bir adet Tarihi Sit alanı bulunan, neredeyse tamamı orman ve zeytinliklerden oluşan, çok sayıda koruma mevzuatıyla güvence altına alınmış eşsiz bir doğal ve kültürel mirastır.”
Bu mirasın siyasi nüfuz ve kişisel çıkarlar uğruna geri dönülmez biçimde tahrip edildiğini ifade edilen açıklamada, “Limanağzı’nda, eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’ya ait arazi üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı inşai faaliyetler yürütülmektedir” denildi.
Açıklamada, alanın uzun yıllardır yapılaşmaya kapalı olduğunun yargı kararları ve bilirkişi raporlarıyla tescillendiğini vurguladı.
Dernek açıklamasında, Likya Yolu’nun geçtiği Limanağzı’nın 2015 yılından bu yana önce “Turizm Alanı”, ardından “Eko Turizm Alanı” adı altında dört kez yapılaşmaya açılmak istendiği hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi:
“Bu girişimlerin tamamı, yerel halkın ve sivil toplumun mücadelesi sonucunda yargı tarafından iptal edilmiştir. Yani Limanağzı’nın yapılaşmaya kapalı olduğu defalarca tescillenmiştir.”
Açıklamada, ODTÜ, Dokuz Eylül ve Akdeniz Üniversitelerinden akademisyenlerin de yer aldığı şehir plancıları tarafından hazırlanan üç ayrı bilirkişi raporuna dikkat çekilerek, “Bu raporlarda Limanağzı’nda planlanan imar kararlarının kamu yararı taşımadığı, şehircilik esasları ve planlama ilkeleriyle uyumlu olmadığı açıkça ortaya konmuştur” denildi.
Dernek, bölgede karayolu ulaşımı bulunmadığını da vurgulayarak, “Limanağzı’nda sahilde faaliyet gösteren işletmeler bugüne kadar konaklamasız, günübirlik tesis statüsünde çalışmıştır. Bölgeye ulaşım yalnızca Kaş Limanı ile Limanağzı arasında yapılan tekne seferleriyle sağlanmaktadır” açıklamasını yaptı.
Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Limanağzı’nın doğal ve kültürel miras niteliğinin korunması gerektiğini belirterek, alanın yapılaşmaya açılmasına yönelik her türlü girişime karşı hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.
Dernek açıklamasında, 2025 yılı Aralık ayında Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Limanağzı’nda bulunan 16 dönümlük özel firmaya ait araziye ulaşım sağlanması amacıyla 3 bin 978 metrekare orman arazisinden yol açılmasına izin verildiği hatırlatıldı. Açıklamada, söz konusu yol güzergâhının 29 yıllığına Egem Eko Turizm Yatırımları A.Ş.’ye kiralandığı belirtildi.

“BU GEREKÇENIN KAMU VICDANINDA KARŞILIK BULMADIĞINI GÖSTERMEKTEDIR”
Dernek, izin belgelerinde yolun yalnızca ilgili şirketin kullanımına tahsis edildiğinin açıkça yer aldığını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:
“İzin belgelerinde gerekçe olarak ‘kamu yararı ve zaruriyet’ ifadesinin kullanıldığı görülmektedir. Ancak yolun yalnızca tek bir şirketin kullanımına verilmiş olması, bu gerekçenin kamu vicdanında karşılık bulmadığını göstermektedir.”
Açıklamada ayrıca, Egem Eko Turizm Yatırımları A.Ş.’nin sahibinin eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu olduğunun kamuoyuna yansıdığı hatırlatılarak, bu durumun verilen izinle ilgili soru işaretlerini artırdığı ifade edildi.
Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Limanağzı gibi çok sayıda koruma statüsüne sahip bir alanda, yalnızca bir kişi ve şirkete yarar sağlayacak şekilde orman arazisinden yol açılmasının “kamu yararı” kavramıyla bağdaşmadığını belirterek, izin sürecinin hukuki ve toplumsal açıdan sorgulanması gerektiğini kaydetti.
Açıklamada, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’ne şu sorular soruldu:
-Kamu yararı nerede?
– Bu yol Limanağzı’nda zeytinliği olan Kaş halkı için mi açıldı yoksa eski bir bakanın özel arazisine ulaşımı kolaylaştırmak için mi? Halk için açıldıysa neden yol Bakanın şirketine 29 yıllığına kiralandı?
Açıklamada, açılan yolun kamu için değil; bir kişiye çıkar sağlayacak şekilde açıldığı ifade edildi. Yurttaşlara verilmeyen izinlerin eski bakanlara verildiği vurgulandı.
Erkan Mumcu’nun ‘‘Çevre haini ilan edilmeyi haketmedim. İmar mevzuatının zorunlu kıldığı bir çalışma. Burada glamping tarzı bir işletme yapmayı hedefliyorum. Temelsiz yapılar olacak ama imar planının hazırlanması öncesi zemin etüdü yapılması yasal olarak zorunlu tutuluyor. Biz de zorunlu olarak arazide zemin etüdünü yaptırmak için orman arazisinden geçerek sondaj makinesini buraya getirmek zorundayız. İmar hakkı mülkiyet hakkının bir cüzüdür (ayrılmaz parçası).” açıklamasında atıfta bulunulan açıklamada, “Erkan Mumcu’nun kamuoyuna yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtmamaktadır.
Limanağzı’nda: Onaylı imar planı yoktur. Konaklama izni yoktur. Glamping dâhil hiçbir yapılaşma mümkün değildir. İmarsız bir alanda ‘imar mevzuatının zorunlu kıldığı çalışma’ olmaz. Bu açık bir hukuk çarpıtmasıdır” denildi.
Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Limanağzı’nda orman arazisinden yol açılması ve ardından yapılan çalışmalarla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, sürecin hukuka aykırı olduğunu ve doğa tahribatının devam ettiğini bildirdi.
Dernek açıklamasında, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından verilen yol izninin kamu yararından ziyade kişi çıkarına yönelik olduğu belirtilerek, “Bu iznin hukuka açıkça aykırı olduğu ve uygulanması halinde telafisi güç ya da imkânsız zararlar doğuracağı gerekçesiyle iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açılmıştır. Dava süreci devam etmekte olup henüz yürütmeyi durdurma kararı verilmemiştir. Bu süreçte yol açım çalışması tamamlanmıştır” denildi.
Açıklamada, yol yapımının ardından bölgede herhangi bir onaylı imar planı ve izin bulunmaksızın inşai faaliyetlerin sürdüğü ifade edildi. Eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun kamuoyuna yaptığı ikinci açıklamada, “Bir evlek yol açtık” ifadelerini kullandığı hatırlatıldı.
Ancak dernek, sahada yapılan incelemelerin bu açıklamalarla örtüşmediğini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:
“Zeytinlik niteliğindeki arazide üst kottan alt kota kadar altı adet denize paralel yol yapıldığı, arazinin üçte birindeki zeytinlik ve ormanlık alanın tıraşlandığı gözlenmiştir. İlçe Tarım Müdürlüğü’ne sorulmuş, herhangi bir izin verilmediği cevabı alınmıştır. Bunun üzerine yapılan tahribatın durdurulması için dilekçe verilmiştir.”
Alanda izinsiz taraçalandırma ve düzleştirme yapıldığı, zeytin ağaçlarının söküldüğü ve sahile paralel yollar açıldığı belirtilen açıklamada, bu durumun yalnızca doğa tahribatı değil, aynı zamanda Zeytincilik Kanunu ve koruma mevzuatının açık ihlali olduğu vurgulandı.
“KONAKLAMA YAPISI YASAL OLARAK MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Dernek açıklamasının sonuç bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:
“Limanağzı Bölgesi’nde, Erkan Mumcu’ya ait arazinin de bulunduğu alanda onaylı herhangi bir imar planı bulunmamaktadır. Bu nedenle ‘imar mevzuatının zorunlu kıldığı çalışmalar’ iddiasının hukuki bir karşılığı yoktur. İmarsız ve günübirlik tesis alanı statüsündeki bu bölgede zemin etüdü, glamping ya da herhangi bir konaklama yapısı yasal olarak mümkün değildir.”
Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nün yalnızca tek bir kişi ve şirketin yararlanacağı bir izni “kamu yararı” gerekçesiyle vermesinin kamu vicdanını yaraladığını belirterek, iznin iptal edilmesini ve Tarım İl Müdürlüğü’nün zeytinlik alanlardaki hukuk ihlallerine ilişkin derhal harekete geçmesini talep etti.
Basın açıklamasının ardından açıklama yapan CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Kaş ve Limanağzı bölgesinde devam eden çevre tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, Kaş’ın doğal güzelliklerinin ciddi bir tehdit altında olduğunu belirterek çevre mücadelesine destek veren yurttaşlara teşekkür etti.
Kaş’a yukarıdan bakıldığında dünyanın en güzel manzaralarından birinin görüldüğünü ifade eden Arı, “Kaş’a tepeden baktığınızda insanın içi açılır. Çünkü burası dünyanın en güzel yeridir. Böyle bir güzelliği korumak için aylarca, yıllarca çevre dostları büyük mücadeleler verdi. Kaş’ı korumak için mücadele eden tüm çevre gönüllülerini yürekten kutluyorum” dedi.

“BUNLARIN TAMAMI KAŞ HALKININ VE ÇEVRECILERIN MÜCADELESININ SONUCUDUR”
Arı, son yıllarda verilen çevre mücadeleleri sayesinde önemli kazanımlar elde edildiğini belirterek, “Gerenlik Koyu’nun Orman Bakanlığı tarafından cüzi bir bedelle ihaleye çıkarılmak istenmesine karşı hep birlikte mücadele ettik ve bu ihale iki kez iptal edildi. Yine Ağullu–Çukurbağ hattında tahribata yol açacak çevre yoluna karşı açılan davalar sonucunda ÇED raporu iptal edildi. Bunların tamamı Kaş halkının ve çevrecilerin mücadelesinin sonucudur” ifadelerini kullandı.
“DOĞANIN SISTEMATIK ŞEKILDE YOK EDILMESINE YOL AÇIYOR”
Orman ve tarım alanlarına ilişkin uygulamaları eleştiren Arı, “Orman köylerinde bir yurttaş bir dal kesse ağır cezalarla karşılaşırken, maden, HES, GES gibi projelere Orman ve Tarım Bakanlıkları hiç tereddüt etmeden izin verebiliyor. Bu anlayış doğanın sistematik şekilde yok edilmesine yol açıyor” diye konuştu.
Limanağzı’nda ormanlık ve zeytinlik alanlarda yol açılmasına izin verilmesini sert sözlerle eleştiren Arı, şunları söyledi:
“Bir Kaşlı yurttaş ‘buraya insani bir ihtiyaç var’ dese bu izin verilmezdi. Ama talepte bulunan kişi iktidara yakın, sırtını iktidara dayamış biri olunca kimse sorgulamıyor. Eski bir Turizm Bakanı buranın zeytinlik olduğunu bilmiyor muydu? Buraya tesis yapılamayacağını bilmiyor muydu? Buna rağmen ‘nasıl olsa günü gelir açtırırım’ anlayışıyla hareket edildiğini görüyoruz. Bu fırsatçılıktır ve görevin kötüye kullanılmasıdır.”
“KAŞ’IN DOĞAL GÜZELLIĞINI KORUMAK ADINA BU MÜCADELEYI HEP BIRLIKTE VERECEĞIZ”
Yapılan çalışmaların Kaş’ın eşsiz manzarasını geri dönülmez biçimde tehdit ettiğini vurgulayan Arı, “Zaten yeterince zarar verilmiş durumda. Orman ağaçları kesildi. Bizim mücadelemiz bu tahribatın daha da büyümesini önlemek içindir. Çünkü bir kere girildi mi bunun arkası gelir ve Kaş betonlaşma tehdidiyle karşı karşıya kalır” dedi.
Açıklamasının sonunda tüm Kaş halkına çağrıda bulunan Arı, “Kaş’ın doğal güzelliğini korumak adına bu mücadeleyi hep birlikte vereceğiz. Daha önce nasıl çevreye zarar verecek girişimleri engellediysek, bugün de bu yanlışı durduracağımıza inanıyorum. Tüm Kaş halkını bu mücadeleye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.





