Kumluca’da Sabiha İnce için eylem yapıldı

Batı Antalya Kadın Platformu, Antalya’nın Kumluca ilçesinde yaşayan Sabiha İnce için maruz bırakıldığı şiddete ve karşılaştığı kurumsal engellere dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması düzenledi.

Kumluca’da yaşayan Sabiha İnce boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından ağır şiddete ve öldürme teşebbüsüyle karşı karşıya kalmıştı. İnce için Batı Antalya Kadın Platformu Kumluca Cumhuriyet Meydanı’nda dün (8 Nisan) saat 18.45’te bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamayı Platform adına Hacer Taşçene okudu.

Açıklamada, İnce’nin evli olduğu erkek tarafından uzun süre şiddet gördüğü ve boşanma aşamasında can güvenliğinden şüphe edildiği için yaşanılanların kamuoyu ile paylaşılmak üzere toplanıldığı belirtildi.

Açıklamada, iktidarın 2025 yılını “Aile Yılı” ilan ettiğini. Ardından “Aile yılı”nı  10 yıl süreyle uzattığı belirtildi. “Aile Yılı”nın, kadınları aileye mahkumetmek olduğunu, aile diye dayatılanın kadınların sosyal haklarını kaybetmesinin beraberinde bakım yükümlüğünün kadınların alması olması belirtildi.

Açıklamada; “Evde, sokakta, işte; kadınlara karşı taciz, tehdit, şiddet, cinayet işleniyor ama ardından cezasızlık geliyor. Kadınların beyanı yok sayılıyor, 6284’ü uygulamayıp tartışmaya açıyorlar, nafaka hakkımıza saldırıyorlar, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıktık diyorlar. Koruma kararlarını işletmiyorlar” denildi. Açıklamada, kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin cezasız bırakıldığı ve bu cezasızlık durumunun failleri cesaretlendirildiği belirtildi.

“Aile Yılı” ilan edilen 2025 yılında 294 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü belirtilen açıklamada, 297 kadının ölümü ise şüpheli bulunduğu belirtildi. Yaşam hakları ellerinden alınan kadınların yarısından fazlasının evli olduğu ya da eskiden evli olduğu erkek tarafından ya da birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldüğü belirtildi. Ocak ayında 22 kadın, Şubat ayında 23 kadın ve Mart ayında da 31 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü ifade edildi.

UZAKLAŞTIRMA KARARI İHLAL EDİLDİ

Açıklamada, Sabiha İnce’nin, 2022 yılından itibaren uğradığı şiddet olaylarına ilişkin şikayetlerini olduğu ancak bu şikâyetlerin çoğu takipsizlikle sonuçlandırıldığı, ayrıca İnce’nin 2023 Eylül tarihli şikayeti ise sürüncemede kaldırıldığı belirtildi. Polisin, Sabiha İnce’nin şikayetlerini işleme koymadığı hatta, ‘yine mi sen geldin’ dediğini belirtildi. İnce’nin kendisine şiddet uygulayan erkek hakkında uzaklaştırma kararı aldığını, uzaklaştırma kararları defalarca ihlal edilmesine rağmen kolluk tarafından hiçbir işlem yapılmadığı belirtildi.

Açıklamada, İnce’nin avukatının uzaklaştırma süreçlerine ilişkin geçmiş tarihli şikayetleri tekrardan işleme aldırmak için uğraştığı, kolluk güçleriyle birçok kez görüşerek evrak temin etmeye çalıştığı, ancak kolluğun bu süreçte ciddi bir zorluk çıkardığını ve ciddi tartışmalar yaşadığı kaydedildi.

İnce’nin avukatının, İnce’nin Eylül 2023’te uğramış olduğu şiddet ve Mayıs 2024’te uğramış olduğu şiddet olaylarına ilişkin dosyaların açılmasını sağlayabildiği, diğer yapılan şikâyetler ise takipsizlikle sonuçlandığı, yapılan itirazların  Sulh Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiği belirtildi.

Açıklamada dava sürecine ilişkin şu bilgiler verildi:

”Eylül 2023’teki ceza dosyası Kumluca 2. Asliye Ceza’da, Mayıs 2024’teki ceza dosyası ise Kumluca 3. Asliye Ceza’da görülmeye başlandı. Bu sırada başka bir hukuki garabet ortaya çıktı: Evli olduğu erkek tarafından ağır şiddet gören Sabiha İnce, bu iki şiddet davası dosyasında da ‘müşteki sanık’ olarak yer alıyordu.”

Açıklamada, İnce’nin uğramış olduğu darp eylemlerine ilişkin, boşanma aşamasındaki eşi tarafından atılan iftiralar neticesinde kendisi de hakaret ve yaralama suçlarından yargılanmaya başladığını ve dava dosyalardan beraat ettiği belirtildi.

Açıklamada, ayrıca “Kumluca 3. Asliye Ceza’da görülen Mayıs 2024 tarihli şiddet olayında, Sabiha İnce’nin avukatı tarafından defalarca belirtilmesine ve adli raporlar ve emsal kararlar sunulmasına rağmen dosya kadına karşı yaralama olarak açıldı. Oysa ki olayın niteliği itibarıyla dosyanın görevsizlikle ağır cezaya gönderilmesi gerekirdi. Avukatının iddiası, fail Ü.İ.’nin eylemlerinin öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğunun son derece açık olduğudur. Ancak mahkeme bu ısrarlı taleplerine rağmen, görevsizlik itirazlarını reddetti” denildi.

Açıklamada, İnce’nin Mayıs 2024 tarihinde uğramış olduğu bu ağır şiddet dosyasında tutuklama kararı alınmadığı, adli kontrol şartıyla fail Ü.İ’nin serbest bırakıldığı söylendi. hakkında hem uzaklaştırma hem de adli kontrol hükümleri olmasına karşın Ü.İ’nin adli kontrol hükümlerini ihlal ettiği ancak mahkeme tutuklama kararı çıkarmadığı belirtildi.

Açıklamada, yargılamalar sürerken karşı tarafın Sabiha İnce’yi sindirmeye yönelik basın açıklamaları, televizyon programları ve sosyal medya paylaşımlarının dahi takip edilerek ekran görüntüleriyle kayıt altına alındığı belirtildi. Bu süreçte Sabiha İnce’nin görünür olma ve sesini duyurma çabalarının kısıtlanmaya çalışıldığı kaydedildi. Ayrıca ortak konut şerhi bulunan evden tahliye ettirilmeye çalışıldığı kaydedildi. 6284 sayılı kanunda “müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi gerektiği” düzenlemesinin yer aldığı ifade edildi.

Sabiha İnce’nin yaşadığı sağlık sorunlarına dikkat çekilen açıklamada şiddet sürecini derinleştirdiği özellikle “karnında unutulan ameliyat iğnesi” olayına dikkat çekildi. Sabiha İnce’nin, Ü.İ. tarafından itirazına rağmen tüp bebek tedavisine zorlandığı ve tedavi sürecinin doktor ve çevresi tarafından belirlendiği belirtildi. 2023 yılı Ocak ayında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan ameliyat sonrası karnında iğne unutulduğu, bunun uzun süre fark edilmediği ifade edildi.

Açıklamada , ameliyat sonrası yaşanan ağrı ve batma şikayetlerinin “normal” denilerek geçiştirildiği belirtildi. Durumun ancak Mayıs 2024’te yapılan darp raporu sürecinde ortaya çıktığı açıklandı.

Açıklamada Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin, ilgili doktorun Sabiha İnce’ye ait tahlil, tetkik ve adres bilgilerinin paylaşıldığı belirtildi . Bu durumun da kişisel veri ihlali niteliğinde olduğu değerlendirmesi yapıldı. Sabiha İnce’nin bu süreçte hem sağlık sorunları hem de hukuki süreçlerle mücadele ettiği, buna rağmen tedavi sürecinin “baskı aracı” olarak kullanıldığı ifade edildi.

Açıklamada yargılamalara ilişkin olarak Kumluca 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyada Ü.İ. hakkında göstermelik bir ceza verildiği, kadına karşı silahla yaralamaya teşebbüs suçlamasında ise beraat kararı verildiği kaydedildi.

Ayrıca açıklamada Kumluca 3. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında kasten yaralama ve kadına karşı tehdit suçlarından ceza verildiği ifade edildi. Her iki dosyanın istinaf aşamasında olduğu, boşanma davasının ise devam ettiği ve yarın (9 Nisan) duruşmasının bulunduğu açıklandı.

Açıklamada, Sabiha İnce’nin avukatının değerlendirmesinde, yaşanan hukuki sürecin “garabet” olarak nitelendirildiği, ancak en ağır durumun takipsiz bırakılan şikayetler olduğu ifade edildi. 6284 sayılı kanunun etkin uygulanması durumunda şiddet döngüsünün erken aşamada durdurulabileceği ilk başvurudan sonra farklı bir sonucun mümkün olduğu belirtildi.

Açıklamada, Sabiha İnce’nin zaman zaman destek alması gereken kişi ve kurumlar tarafından da yalnız bırakıldığı belirtildi. Kumluca’nın merkezden uzak olması nedeniyle avukatlar, baro gözlemcileri ve kadın örgütlerinin her zaman etkin destek sağlayamadığı ifade edildi.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİREYSEL DEĞİL SİSTEMATİK BİR SORUN

Açıklamada ayrıca ana muhalefet partisi ilçe teşkilatına yönelik eleştiriler yer aldı. Şiddet faili erkeği savunan avukatlardan birinin teşkilat yöneticisi olduğunun bilinmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığı ifade edildi. Bu durumun “söylem ve eylem tutarsızlığı” yarattığı belirtilirken, kadına yönelik şiddetin sadece bireysel değil “sistematik bir sorun” olduğu vurgulandı.

Açıklamada, Ü.İ. hakkında verilen adli kontrol kararlarının kaldırıldığı, elektronik kelepçe süresinin 16 Nisan 2026’da sona ereceği belirtildi. Mevcut tedbirlerin yetersiz olduğu, Sabiha İnce’nin savunmasız bırakıldığı ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmaması halinde benzer olayların yaşanabileceği vurgulandı. Kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.

Açıklama “Kadın cinayetleri politiktir”, “Kadın yaşam özgürlük” sloganlarıyla bitirildi.