Aksu’nun Tarihi ve Kültürel Zenginliği: Antalya’nın Doğusunda Bir Medeniyet Yolu

aksunun tarihi aksunun tarihi
Fotoğraf: Antalya Kent Haber

Antalya’nın doğusunda yer alan Aksu’nun tarihi, Perge Antik Kenti’nden Kurşunlu Şelalesi’ne uzanan eşsiz bir mirastır.

Antalya il merkezinin doğusunda, Düden ve Aksu çayları arasında konumlanan Aksu ilçesi, 30 Haziran 2008 tarihinde resmen ilçe statüsü kazanmıştır. Yüzölçümü 445 km² olan Aksu, batıda Kepez ve Muratpaşa, doğuda Serik, kuzeyde Burdur ili, kuzeybatıda Döşemealtı ile çevrilidir.

Aksu, yalnızca yakın tarih ile değil, binlerce yıl öncesine dayanan köklü geçmişiyle de dikkat çeker. M.Ö. 1200 yıllarına kadar uzanan bu tarihsel serüven; Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerini kapsamaktadır. İlçenin sınırları içinde yer alan Perge Antik Kenti ve Kurşunlu Şelalesi, bölgenin arkeolojik ve doğal mirasının en değerli hazinelerindendir.

Perge Antik Kenti: Aksu’nun Kalbinde Bir Medeniyet

Aksu’nun simgesi haline gelen Perge Antik Kenti, Truva Savaşı sonrası Yunan kolonistler tarafından yeniden inşa edilmiştir. Hititler döneminde “Parha” ismiyle anıldığı bilinen kent, M.Ö. 333 yılında Büyük İskender’in gelişiyle zenginleşmiş, sonrasında Roma İmparatorluğu’na katılmıştır. Bugün hala ayakta kalan yapılar arasında 15.000 kişilik amfitiyatro, 12.000 kişilik stadyum, antik çeşmeli bahçeler, agora, hamam, bazilika ve sokak boyunca dizilmiş dükkânlar yer alır.

“Şehir girişinde M.S 4 yılında yapılmış olan Septimius kapısı” hâlâ sapasağlam ayakta durmaktadır. Kentin iç kısımlarında ise “mükemmel şekilde dekore edilmiş olan çeşmeli bahçe, Pergeli Artemis tarafından Severus’a adanmıştır.” Bu heykel ve kalıntıların birçoğu bugün Antalya Müzesi’nde sergilenmektedir.

aksunun tarihi
Fotoğraf: Antalya Kent Haber

Kurşunlu Şelalesi: Doğayla İç İçe Bir Güzellik

Kurşunlu Şelalesi, Aksu’nun doğasında saklı bir cennet gibidir. Antalya-Isparta karayolunun 24. kilometresinde yer alan bu şelale, 18 metrelik yüksekten dökülen suyu ve birbirine bağlanan 7 küçük göletiyle 2 km’lik bir kanyonun içinde yer alır. 1986 yılında park olarak düzenlenen bu alan, 394 hektarlık doğal yapısıyla 1991’de “Tabiat Parkı” ilan edilmiştir.

Şelalenin bulunduğu bölgede kızılçam ormanlarının yanı sıra defne, doğu çınarı, incir, harnup ve yabani zeytin gibi zengin bir bitki örtüsü yer alır. Aynı zamanda bölgede sincap, tavşan, tilki, yarasa, yaban domuzu gibi birçok hayvan türü yaşamaktadır. Bu doğal zenginlik, yıl boyunca binlerce ziyaretçiyi kendine çeker.

İdari ve Ekonomik Yapı

1977 yılına kadar Antalya’ya bağlı bir bucak olan Aksu, bu tarihten sonra Aksu ve Çalkaya belediyeleriyle gelişmeye başlamıştır. 2008 yılında çıkarılan yasa ile birlikte Aksu, Pınarlı, Yurtpınar ve Çalkaya belediyeleri birleştirilmiş, yeni kurulan Aksu İlçesi haline getirilmiştir.

Aksu’nun ekonomik yapısı büyük ölçüde tarım ve tarım sanayisine dayalıdır. Özellikle turfanda sebzecilik ve narenciye üretimi oldukça yaygındır. Bunun yanı sıra, ilçede yer alan Kundu Turizm Bölgesi sayesinde turizm gelirleri de önemli bir paya sahiptir. Kültür ve Turizm Bakanlığı belgeli tesisler, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaktadır.

Aksu Çayı ve İsminin Kökeni

Aksu ilçesi, adını içinden geçen Aksu Çayı’ndan alır. Bu çayın eski adı “Kestros” olup, antik çağda hem nehre hem de çevresindeki bereketli ovaya bu isim verilmiştir. “Günümüzde ‘Aksu’ olarak anılan Antalya’nın bu güzide ilçesi, ismini de topraklarında bulundurduğu bu çaydan almış.”

Demografik Yapı

2022 yılı verilerine göre Aksu’nun nüfusu 77.623 kişidir. İlçede farklı etnik kökenlerden gelen insanların bir arada yaşaması, Aksu’nun sosyal ve kültürel açıdan zenginleşmesini sağlamıştır. Hem modern hem de geleneksel yaşam tarzlarının iç içe geçtiği bu ilçe, Antalya’nın en hızlı gelişen bölgeleri arasındadır.

Tarih, doğa ve kültürün bir arada yaşandığı Aksu, yalnızca geçmişin izlerini taşımakla kalmıyor; aynı zamanda geleceğe doğru sağlam adımlarla ilerleyen bir yaşam merkezidir.