Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, yurttaşlar bugün (21 Ağustos) Antalya Arkeoloji Müzesi önünde basın açıklaması yaptı.
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, yurttaşlar bugün saat 18.30’da Antalya Arkeoloji Müzesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Eyleme; Müze Çalışma Grubu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Cavit Arı, CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, CHP Konyaaltı İlçe Başkan adayı Ahmet Burak Zor, Antalya Barosu, Türk Tabipler Birliği (TTB) Antalya Şubesi, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, sendikalar ve yurttaşlar katıldı.

“ANTALYA MÜZESİ BİR MİMARLIK MİRASIDIR”
Müze Çalışma Grubu adına konuşan Prof. Dr. Gül Işın, Antalya Müzesi’nin yıkım kararına ilişkin yaptığı basın açıklamasında müzenin hem Cumhuriyet dönemi mimarisi hem de sahip olduğu kültürel değerler açısından korunması gerektiğini vurguladı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir” sözüne atıf yaparak konuşmasına başlayan Işın, kentin tarihsel gelişimine dikkat çekerek, “1957 yılı Antalya için planlı şehircilik hamlesinin başlangıcıdır. 1960 yılı, havaalanı inşasıyla kentin gelecekte turizm başkenti olmasının ilk adımıdır. 1964 ise Antalya Film Festivali’nin başlaması ve Antalya Müze Binası’nın projelendirilmesiyle kültürel kimliğin simgeleştiği yıldır” dedi.
1964 yılında açılan yarışmada birincilik ödülü alan proje ile inşa edilen müzenin Cumhuriyet tarihi açısından özel bir yeri olduğunu vurgulayan Işın, “Antalya Müze’miz, fonksiyonuna uygun biçimde inşa edilmiş, Akdeniz’in mimari kültüründen beslenen, 20. yüzyıl mimarlık tarihimizin nirengi noktasıdır” diye konuştu.
“DEPREM RAPORU KAMUOYUYLA PAYLAŞILMADI”
Yıkım kararının 20 Mart 2025’te açıklandığını hatırlatan Işın, “Gerekçe olarak gösterilen şey aslında bakımsız bırakılmadan kaynaklanan onarım ihtiyacıdır. Ancak resmi bir performans analizi raporu kamuoyuyla paylaşılmamıştır. 2021 tarihli olduğu söylenen rapor, ısrarlı taleplerimize rağmen Bakanlık yetkilileri dışında kimseye gösterilmemiştir. Sanal bir raporla müzenin yıkımı oldubittiye getirilmeye çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı.

“100 BİN ESER RİSK ALTINDA”
Müzede bulunan eserlerin korunmasına yönelik şeffaf bir planın açıklanmadığını belirten Işın, “100 bine yakın eşsiz eserin güvenliği konusunda da bugüne kadar şeffaf, uluslararası standartlara uygun, taşıma-paketleme-koruma uygulamalarına dair hiçbir açıklama yapmamıştır. İnşaat boyunca konteynerlerde muhafaza edileceği söylenen eserlerin taşınma süreçleri için sadece ‘bize güvenin’ denmekle yetinmişlerdir.” dedi.
“ANTALYA MÜZESİ HALKIN ORTAK MİRASIDIR”
Cumhuriyet’in kamusal değerlerinin son 20 yılda birer birer yok edilmeye çalışıldığını belirten Işın, “Cumhuriyet’in maddi ve manevi kamusal değerlerini Ankara’da, İstanbul’da, Anadolu’da bir bir hafızalardan silmeye çalıştığı son 20 yılda, ne yazık ki Antalya Müzesi de bu sıraya dahil edilmiştir” diye konuştu.

“DESTEK BÜYÜYOR”
5 Temmuz 2025’te 13 sivil toplum örgütünün katılımıyla ilk kitlesel eylemi gerçekleştirdiklerini hatırlatan Işın, şu ifadeleri kullandı:
“Bugüne geldiğimizde Antalya içinden ve dışından Müze Çalışma Grubuna destek veren Antalya Barosu, meslek odaları, sendikalar ve sivil toplum örgütleri 50’yi bulmuştur. Yalnızca bu örgütlerin üye sayıları bile destekçilerimizin on binleri çoktan aştığını göstermektedir. Bu kısa süreçte sosyal medyada görüşlerimize yağan destek, milyon ile telaffuz edilebilir.”
Işın, Antalya’da başlayan bu mücadelenin Türkiye genelinde “kentlilik bilinci” açısından tarihi bir önem taşıdığını vurgulayarak, “Antalya’da başlayan bu kıvılcım şimdiden 20. Yüzyıl Cumhuriyet Dönemi kamusal değerlerimizin hafızalardan asla silinemeyeceğini bir kez daha göstermiş toplumsal bilinç ve farkındalığın dayanışma ve örgütlülük bilincinden geçtiğini hatırlatmıştır” ifadelerini kullandı.

“BİZE SUNUM YAPILDI”
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi 2. Başkanı Erman Aydın, Antalya Müzesi’nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle gündeme gelen yıkım kararına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Aydın, meslek odalarının sürece gösterdiği ilginin haklı ve doğru gerekçelere dayandığını belirterek, “Bir yapının depreme dayanıklı olup olmadığını ortaya koymanın tek yolu performans analizidir. En başından bu raporu talep ettik, ‘Elinizde varsa bizimle paylaşın’ dedik. Ancak henüz elimize resmi bir rapor ulaşmadı” dedi.
Aydın, 2021 yılında yapılmış saha analizlerine dair bazı verilerin kendileriyle paylaşıldığını ifade ederek, “Bu veriler yapının depreme dayanıksız olduğunu kanıtlamaz. 7 Ağustos’ta Antalya’da bakan yardımcısının da katıldığı bir toplantı yapıldı. Burada Gazi Üniversitesi’nden bir hocamız çalışmalarına dair verileri aktardı. Ancak bunlar performans analiz raporu değildi, sadece bazı sonuçlardı” diye konuştu.
“RESMİ SÜRE DOLMAK ÜZERE”
8 Ağustos’ta performans analizi raporunu resmi yazıyla talep ettiklerini, sonrasında da iki kez telefonla hatırlatma yaptıklarını söyleyen Aydın, sürecin takipçisi olduklarını vurguladı.
Aydın, “Bizim hesaplamalarımıza göre resmi süre önümüzdeki cuma günü doluyor. Süre dolduktan sonra da konunun peşini bırakmayacağız. Bu binanın yıkımıyla ilgili en büyük gerekçe, depreme dayanıksızlığına dair rapordur. Bu raporu görmeden tepkimizi dile getirmekten çekinmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“HUKUK DEVLETİ İLKESİ AYAKLAR ALTINA ALINIYOR”
Antalya Barosu Genel Sekreteri Çevik Köken, Antalya Müzesi’nin yıkılmasına yönelik tartışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, müzenin kentin en önemli kültürel mirası olduğunu vurgulayarak, “Burası sadece bir bina değil, Anadolu’nun geçmişten bugüne taşıdığı birikimin yansımasıdır. Antalya Barosu olarak bu müzenin yıkılmaması için sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.
Köken, meselenin yalnızca müzenin yıkımı olmadığını belirterek, “Burada hukuk devleti ilkesi ayaklar altına alınıyor. Artık Türk devletinin, siyasilerin demeçlerinden ya da kitaplardan çıkıp kurumların iş ve işlemlerinde kendini göstermesi gerekiyor. Anayasa’mız tüm yurttaşlara tarihi ve doğal varlıkları koruma yükümlülüğü veriyor. Biz de bu anayasal görevle buradayız” diye konuştu.

“İŞLEMLER ŞEFFAF VE DENETLENEBİLİR OLSUN”
Karar süreçlerinde şeffaflığın önemine dikkat çeken Köken, “Biz kendimiz için bir menfaat istemiyoruz. Biz sadece hukuk ve adalet istiyoruz. Yapılan işlemler kamuoyuyla paylaşılsın, öngörülebilir olsun. Bir gün önceden kapıya yazı asarak ‘Yarın müzeyi kapatıyoruz’ denmesin. Bu işlemler denetlenebilir olsun, belgeler şeffaf şekilde paylaşılabilsin ki biz de davalarımızı rahat açabilelim” ifadelerini kullandı.
“TÜRK YARGISINA GÜVENİYORUZ”
Antalya Barosu olarak yargı sürecini başlattıklarını hatırlatan Köken, “Müze Çalışma Grubumuzla birlikte açtığımız davada çalışmalarımız sürüyor. Yakın zamanda yürütmeyi durdurma kararının çıkacağını, ardından işlemin iptal edileceğini umuyoruz. Yüce Türk yargısına güveniyoruz” dedi.

“DEPREME DAYANIKSIZ DENEN RAPOR NEREDE?”
CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Antalya Müzesi’nin yıkılmasına yönelik sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Konunun ilk duyulduğu andan itibaren meseleyi Meclis gündemine taşıdıklarını belirten Coşar, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’na sorular yönelttik, ancak bugüne kadar hiçbir yanıt alamadık” dedi.
Müzenin depreme dayanıksız olduğu yönündeki iddiaları hatırlatan Coşar, “Herkesin merak ettiği soru şu: Bu rapor nerede? Kentlerin hafızası vardır. Antalya’nın kültürel hafızası olan müze neden yıkılmak isteniyor? Kültür ve Turizm Bakanı maalesef Antalya’nın kıyıları ve kültürel değerleriyle ilgilenmemektedir. Nerede rant varsa Bakan orada” ifadelerini kullandı.

“ANTALYA MÜZESİ HALKINDIR”
Müzenin halkın ortak mirası olduğunu vurgulayan Coşar, “Antalya Müzesi’nin rant uğruna yok edilmesine karşı ilk günden bu yana sizlerle birlikte mücadele ediyoruz. Bu kültüre vurulmuş bir darbedir. Müzedeki tarihi eserler adeta yangından mal kaçırır gibi belirsiz bir şekilde paketleniyor, bizlere bilgi verilmiyor. Antalya’nın sahip olduğu bu eserlerden halkın dahi haberi yok” diye konuştu.
“MÜCADELENİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIZ”
Kültür ve Turizm Bakanı’na çağrıda bulunan Coşar, “Akademisyenler, meslek odaları, STK’lar bu süreçte görüşlerini açıkladı. Ancak Bakan’dan hâlâ tek bir açıklama yok. Antalya halkı olarak müzemizin yıkılmasına izin vermeyeceğiz, bu ranta boyun eğmeyeceğiz. Hep birlikte mücadele edeceğiz ve bu kültürel darbeye geçit vermeyeceğiz” dedi.
“ANTALYA’NIN EN BÜYÜK SAVUNUCUSU, ANTALYA’DAN ÇIKAN BİR BAKAN OLMALIDIR”
CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, Antalya Müzesi’nin yıkılmasına ilişkin tartışmalarda yaptığı açıklamada, kentin yalnızca “depreme dayanıklı değildir” gerekçesini kabul etmediğini belirtti.

Erdem, Kültür ve Turizm Bakanı’na seslenerek, “Sayın Bakan, siz Antalyalısınız. Antalya’ya ihanet edip buraya gelemezsiniz. Antalya’nın en büyük savunucusu, Antalya’dan çıkan bir bakan olmalıdır” dedi.

“MUHATABIMIZ SİYASİ İRADEDİR”
CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Antalya Müzesi’nin yıkımıyla ilgili tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Mücadeleyi birlikte sürdürdükleri için vatandaşları kutlayan Arı, “7 Temmuz’da ilk kıvılcımı verdik, bugün bu kıvılcım büyüdü ve hep birlikte buradayız” dedi.
Müzedeki süreçte asıl sorumlunun siyasi irade olduğunu vurgulayan Arı, “Burada bir müdür var ama muhatabımız o değil. Bizim muhatabımız Kültür ve Turizm Bakanı’dır. Çünkü verilen talimat Bakan’a aittir ve uygulanmaya çalışılmaktadır. Bu nedenle biz buradan Antalyalı’yı görmeyen, duymayan bakana sesleneceğiz” ifadelerini kullandı.
“BİR BUÇUK AYDIR SES YOK”
Arı, yaklaşık bir buçuk aydır Bakanlıktan herhangi bir açıklama gelmediğine dikkat çekerek, “Antalyalı bu müzeye sahip çıkıyor. Herkes müzenin korunması gerektiği görüşünde. Ancak tarihi eserlerin akıbeti konusunda ciddi kaygılar var. Çünkü bu iktidara kimse güvenmiyor. Türkiye’nin farklı yerlerinde kapanan, yıkılan müze örnekleri ortada. Aynı akıbete uğramamak için hep birlikte direneceğiz” dedi.
“KESİNLİKLE GÜVENMİYORUZ”
İktidarın kültürel değerlere zarar verdiğini söyleyen Arı, “Bu iktidar göreve geldiği günden beri ülkenin genel değerlerine ve şehirlerin mirasına saldırmakla meşgul. Müzenin bahçesini bile vatandaşlardan saklayanlara nasıl güveneceğiz? Kesinlikle güvenmiyoruz, kesinlikle inanmıyoruz” diye konuştu.

NELER OLMUŞTU?
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, Müze Çalışma Grubu’nun çağrısıyla 5 Temmuz’da Antalya Arkeoloji Müzesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, Müze Çalışma Grubu’nun çağrısıyla 7 Temmuz’da Antalya Arkeoloji Müzesi önünde basın açıklaması gerçekleştirmişti.
Kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşlarının çabalarına rağmen, ödüllü müze binasının tesciliyle ilgili başvuruyu reddeden Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptali için Mimarlar Odası tarafından dava açıldı.
13 Temmuz’da ise Müze Çalışma Grubu tarafından Müze Çalıştayı ve Forumu düzenlendi.
Yurttaşlar 14 Temmuz’da Müze önünde basın açıklaması yaptı
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin önde gelen arkeoloji müzelerinden Antalya Arkeoloji Müzesi’ni 16 Temmuz 2025 tarihinde ziyaretçilere kapatma kararı aldı.
16 Temmuz’da yurttaşlar Müze önündeki eylemlerini sürdürdü
25 Temmuz’da İMO Antalya Şubesi desteği ile eylemler sürdürüldü.
2 Ağustos’ta Akdeniz Serbest Mimarlar Derneği (Akdeniz SMD) müze önünde açıklama yaptı

ANTALYA ARKEOLOJİ MÜZESİ HAKKINDA
I. Dünya Savaşı’nın ardından, 1919 yılında İtalyanların Antalya’yı işgali sırasında açıkta bulunan eski eserlerin İtalyan Konsolosluğu’na taşınmak istenmesi üzerine Antalya Lisesi öğretmeni Süleyman Fikri Erten, 15 Ekim 1919’da Antalya Mutasarrıflığına başvurarak kendisini fahri Asar-ı Atika memuru olarak tayin ettirdi. Müze kurma çalışmaları bu tarihte başladı.
İlk olarak Antalya Merkez’deki eski eserler, Tekeli Mehmet Paşa Camii karşısındaki terk edilmiş Bayraktar Baba Türbesi’nde toplanarak geçici bir depo müze oluşturuldu. 1922 yılında bu eserler, mübadele sonrasında boş kalan Panaya Kilisesi’ne (Alâaddin Camii) taşındı ve burada ilk müze binası kuruldu. 1937 yılında müze, Yivli Minare Camii’ne; 1972 yılında ise hâlâ kullanılan modern binaya taşındı.
1988 yılında “Avrupa Konseyi Yılın Müzesi Özel Ödülü”ne layık görüldü. 30 bin metrekarelik bir alana yayılan müzede kapalı sergi salonları, açık hava galerileri, çocuk bölümü, modern sanatlar sergi salonu, konferans salonu, kafeterya ve video gösterim alanı bulunuyor.
Müze koleksiyonu, Alt Paleolitik Çağ’dan Bizans dönemine kadar geniş bir zaman dilimini kapsıyor. Doğa Tarihi ve Prehistorya Koleksiyonu, bölge kazılarından elde edilen eserler, Roma dönemi çömlekleri, Perge kökenli mitolojik heykeller, lahitler, takılar, mozaikler, ikonalar, madeni ve cam eserler koleksiyonun öne çıkan parçaları. Özellikle Perge’de bulunan Roma dönemi heykeltıraşlık eserleri ve müze kurtarma kazılarından elde edilen ünik buluntularla Antalya Müzesi, dünyanın sayılı arkeoloji müzeleri arasında yer alıyor.
Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı






