İMO Antalya Şubesi’nden Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına tepki: “Antalya’nın kültürel mirasını ve kamu kaynaklarını korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz”

TMMOB İMO Antalya Şubesi, çeşitli basın-yayın organlarında yer alan haberler ve yetkililerin yaptığı açıklamalarda, Antalya Müzesi’ne ilişkin deprem performans raporunun hazırlandığı ve bu rapora bağlı olarak müzenin yenileneceği yönündeki ifadelere ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi çeşitli basın-yayın organlarında yer alan haberler ve yetkililerin yaptığı açıklamalarda, Antalya Müzesi’ne ilişkin deprem performans raporunun hazırlandığı ve bu rapora bağlı olarak müzenin yenileneceği yönündeki ifadelere karşı bugün (25 Ağustos) saat 11.00’de İMO Antalya Şubesi – Atatürk Konferans Salonu’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

“Antalya Arkeoloji Müzesi’nde şeffaflık talebimizi tekrarlıyoruz” başlıklı açıklamada, “Antalya’nın en önemli kültürel miraslarından biri olan Antalya Arkeoloji Müzesi, 53 yıllık geçmişiyle kentin belleğinde derin izler bırakmış, sadece sergilediği eserlerle değil, bulunduğu konum ve taşıdığı simgesel değerle de Antalya’nın göz bebeği olmuştur” denildi.

Açıklamada, 20 Mart tarihinde Antalya Arkeoloji Müzesi hakkında düzenlenen toplantıda, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz’ün de katılımıyla müzenin “depreme dayanıksız ve depolama alanlarının yetersiz olduğu” gerekçesiyle yıkılacağı ifade edilmiş, yeni müze projesi tanıtıldığı hatırlatıldı.

imo antalya şubesi antalya arkeoloji müzesi

“YALNIZCA BETON SONUÇLARINDAN YOLA ÇIKARAK BİR YAPININ DEPREM DAYANIMI HAKKINDA KESİN BİR SONUCA VARILAMAZ”

Sürece ilişkin başından itibaren meslek odaları ve STK’lar ile paylaşılması gerekildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Ancak sürecin en başında; yapının yıkılmak istenmesindeki en büyük gerekçe olan depreme dayanıksız olduğu bilgisinin bilimsel raporlara dayandırılamadığı görülmüştür. Yetkililerden rapor talep edildiğinde ise önce ‘elimizde rapor var’ denmiş, raporun Meslek Odamız ile paylaşılması istendiğinde tarafımıza birkaç yıl önce yapılmış beton basınç deneyi sonuçları gönderilmiştir. Bilindiği gibi yalnızca beton sonuçlarından yola çıkarak bir yapının deprem dayanımı hakkında kesin bir sonuca varılamaz.”

Var olduğu iddia edilen Deprem Performans Analizi Hesap Raporu’nu resmi kanallardan yazılı olarak yaptığımız taleplere rağmen tarafımıza herhangi bir rapor gelmediği vurgulan açıklamada, şu sözler kullanıldı:

“7 Ağustos tarihinde Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın katılımıyla yeni bir toplantı düzenlenmiş ve bu toplantıda Gazi Üniversitesi’nden İnşaat Mühendisi Prof. Dr. Sebahattin Aykaç mevcut müze yapısıyla ilgili sahada yapılan bazı deney sonuçlarını ve topladığı verileri aktarmış, yapının yıkılması gerektiği sonucuna nasıl vardığını içeren bir sunum yapmıştır. Görüş belirten Meslek Odaları ve STK’ların çoğu mevcut müze binasının özgün halinin korunarak bir proje geliştirilmesi gerektiğini dile getirmiş, toplantıda meslek odamız tarafından incelenmek üzere Deprem Performans Analizi Hesap Raporu tekrar istenmiş ve bu kez Bakan Yardımcısı tarafından raporun bizimle paylaşılacağı söylenmiştir.”

İki hafta geçmesine rağmen İMO’ya bir raporun ulaşmadığı ifade edilen açıklamada, “Ana akım medyaya ait yazılı basında Antalya Arkeoloji Müzesi’ne ait Prof. Dr. Sebahattin Aykaç’ın hazırladığı Deprem Performans Analizi Hesap Raporuna ulaşıldığı ve rapora göre de yapının çökmek üzere olduğu yönünde haberler görmeye başladık” denildi.

Açıklamada, sürecinin geldiği nokta şu şekilde açıklandı:

1- Yıkım kararı çoktan alınmış ve uygulamaya koyulmuştur.

2- Meslek Odaları ve STK’ların görüşü dikkate alınmamıştır.

3- Antalya kamuoyu sürecin dışında bırakılmıştır.

4- Bilim ve akademinin sözü, göstermelik sunumların arkasına itilmiştir.

Açıklamada, ayrıca şu ifadelere yer verildi:

“Yetkililer, ‘zaten daha iyi bir müze yapılacak’ söylemiyle süreci basitleştirerek meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Ancak şeffaf olmayan, bilimsel verilerden yoksun ve toplumun fikrini hiçe sayan bir yönetim tarzı, daha en başında güvensizlik ortamı yaratmıştır.”

Açıklamada, bir yapıyı yıkmak ve yeniden yapmak; hem kültürel mirası onarılamaz şekilde zedeleyecek hem de kamu kaynaklarının doğru kullanılmaması riskini beraberinde getireceği vurgulandı.

Antalya’da yaşayan yurttaşların şu soruları sorduğu ifade edildi:

1- Var olduğu iddia edilen rapor neden hâlâ paylaşılmamaktadır?

2-Mevcut müzenin korunarak güçlendirilmesi seçeneği neden masadan kaldırılmıştır?

3- Kamuoyunun fikri neden yok sayılmaktadır?

İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi’nin kamu yararı ve bilimsel gerçekler doğrultusunda hareket etmeye devam edecekleri ifade edilen açıklamada şu şekilde sıralandı:

1- Bu sürecin takipçisi olmaktan vazgeçmeyeceğiz.

2- Bilimsel raporlar kamuoyuyla paylaşılana kadar ısrarla sorularımızı sormaya devam edeceğiz.

3- Antalya’nın kültürel mirasını ve kamu kaynaklarını korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Açıklamada, son olarak şu ifadelere yer verildi:

“Antalya’nın simgelerinden biri olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin geleceği, kapalı kapılar ardında değil; şeffaflık, ortak akıl ve bilimsel verilerin ışığında, ve tabii ki Antalya kamuoyunun katılımıyla belirlenmelidir.”

imo antalya şubesi antalya arkeoloji müzesi

NELER OLDU?

  1. 20 Mart 2025: Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından müze hakkında resmi yıkım duyurusu yapıldı. Yıkım gerekçesi olarak müze yöneticilerinin bakım eksiklikleri sonucu ortaya çıkan onarım ihtiyacı gösterildi.
  2. 27 Mart 2025: ANKA (Antalya Kültürel Miras Derneği), Antalya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na müzenin tescili için başvuruda bulundu.
  3. 10 Nisan 2025: Bölge Kurulu, ANKA’nın tescil başvurusunu olumsuz yanıtladı.
  4. 24 Nisan 2025: Serbest Mimarlar Derneği çatısı altında “Antalya Müzesini Yeniden Düşünmek” başlıklı bir panel düzenlendi. Antalya Bilim Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, “Diyaloglar ve Mimarlıklar” teması çerçevesinde bitirme projelerini sergiledi. Panelde müzenin yıkım kararının hatalı olduğu bilimsel bir platformda dile getirildi.
  5. 29 Mayıs 2025: ANKA, Bölge Kurulu’nun olumsuz tescil kararına itirazını Ankara’daki Yüksek Kurula taşıdı.
  6. 5 Haziran 2025: Yüksek Kurul kararı beklenirken müzenin taşınması için ihale yapıldı.
  7. 27 Haziran 2025: Yüksek Kurul, ANKA’nın itirazını olumsuz yanıtladı.
  8. 5 Temmuz 2025: Müze Çalışma Grubu adına gerçekleştirilen basın açıklaması, kamuoyu tarafından fark edilen ilk kitlesel eylem olarak kayıtlara geçti.
  9. 7 Temmuz 2025: Merkez Mimarlar Odası, Antalya Kurulu’nun olumsuz tescil kararını mahkemeye taşıdı. Davayı, “bir kültür varlığı adına verilmiş mücadelenin hukuksal zemini” olarak tanımladı.
  10. Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, Müze Çalışma Grubu’nun çağrısıyla 7 Temmuz Antalya Arkeoloji Müzesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
  11. 7 Temmuz 2025’te ICOMOS Türkiye, ISC20c Türkiye, ISCARSAH Türkiye, DOCOMOMO Türkiye ve KORDER ortak yayınladıkları görüş metninde, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin kültür varlığı niteliğini oluşturan özgün değerlerinin korunarak yaşatılması gerektiğini vurguladı. Metinde, müzenin güncel yönetmeliklere uygun şekilde güçlendirilip özgün mimari nitelikleri esas alınarak restore edilebileceği belirtilerek, Antalya Müzesi’nin Modern Mimarlık Mirası olarak korunmasının önemi dile getirildi.
  12. 13 Temmuz 2025: Müze Çalışma Grubu tarafından Müze Çalıştayı ve Forumu düzenlendi.
  13. 14 Temmuz 2025: Yurttaşlar Müze önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
  14. Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, yurttaşlar 15 Temmuz Antalya Arkeoloji Müzesi önünde eylem yaptı.
  15. 16 Temmuz 2025: Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Arkeoloji Müzesi’ni ziyaretçilere kapatma kararı aldı. Aynı gün, yurttaşlar Müze önündeki eylemlerini sürdürdü.
  16. 25 Temmuz 2025: İMO Antalya Şubesi’nin desteğiyle eylemler devam etti.
  17. 2 Ağustos 2025: Akdeniz Serbest Mimarlar Derneği (Akdeniz SMD) müze önünde basın açıklaması yaptı.
  18. 17 Ağustos 2025: İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkımına gerekçe gösterilen “Deprem Performans ve Analiz Raporu”nun hâlâ kamuoyu ile paylaşılmadığını açıkladı. Oda, raporu sürecin başından itibaren talep ettiklerini ancak hâlâ paylaşılmadığını belirterek durumun ciddi bir soru işareti yarattığını duyurdu.
  19. 17 Ağustos 2025’te ayrıca Müze Çalışma Grubu, haftalardır süren direnişini kitaplaştırdı. İlk protestosunu 5 Temmuz’da gerçekleştiren grup, o tarihten itibaren yapılan basın açıklamalarını, yıkım kararını çürüten bilimsel raporları, medyada yer alan haberleri ve değerlendirme yazılarını 338 sayfalık ve 7 bölümden oluşan bir e-kitapta bir araya getirdi. Eserin editörlüğünü Müze Çalışma Grubu akademisyenleri Prof. Dr. Gül Işın, Prof. Dr. T. Elvan Altan, Prof. Dr. Hilmi Uysal, Prof. Dr. Nihat Dipova ve Prof. Dr. Memduh Sami Taner üstlendi.
  20. 21 Ağustos’ta Müze Çalışma Grubu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Cavit Arı, CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, CHP Konyaaltı İlçe Başkan adayı Ahmet Burak Zor, Antalya Barosu, Türk Tabipler Birliği (TTB) Antalya Şubesi, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, sendikalar ve yurttaşların katılımıyla bir eylem gerçekleştirildi
  21. Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, yurttaşlar 23 Ağustos Antalya Arkeoloji Müzesi önünde canlı heykellerle “gece müzeciliği” etkinliği yaptı.
imo antalya şubesi antalya arkeoloji müzesi
Fotoğraf: Antalya Kent Haber

ANTALYA MÜZESİ’NİN KURULUŞUNDAN GÜNÜMÜZE YOLCULUĞU

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 1919’da İtalyanların Antalya’yı işgal yıllarında, açıkta bulunan eski eserlerin İtalyan Konsolosluğu’na taşınmak istenmesi üzerine Süleyman Fikri Erten harekete geçti. Antalya Lisesi’nde öğretmenlik yapan Erten, 15 Ekim 1919’da Antalya Mutasarrıflığı’na başvurarak kendisini fahri Asar-ı Atika Memuru tayin ettirdi ve müze kurma çalışmalarını başlattı.

İlk olarak şehir merkezinde bulunan eserler, Tekeli Mehmet Paşa Camii karşısındaki terk edilmiş Bayraktar Baba Türbesi’nde toplanarak “depo müze” oluşturuldu. 1922’de mübadele sonrasında Rumlardan kalan Panaya Kilisesi’ne (Alâaddin Camii) taşınan eserler, Antalya’nın ilk resmi müze binasının temelini oluşturdu. Müze, 1937’de Yivli Minare Camii’ne, 1972’de ise günümüzde kullanılan binasına taşındı.

Bugün 30 bin metrekarelik bir alanda hizmet veren Antalya Müzesi, kapalı sergi salonları ve açık hava galerilerinin yanı sıra çocuk bölümü, modern sanatlar sergi salonu, konferans salonu, kafeterya ve video gösterim salonuyla ziyaretçilerini ağırlıyor.

Alt Paleolitik Çağ’dan Bizans Dönemi’ne uzanan geniş koleksiyonuyla öne çıkan müzede; doğa tarihi ve prehistorya eserleri, klasik dönem seramikleri, Perge kökenli mitolojik heykeller, lahitler, takılar, sikkeler, mozaikler, ikonalar ile cam ve madeni eserler sergileniyor.

Özellikle Perge kazılarından çıkarılan Roma Dönemi heykeltıraşlık eserleri ve müze kurtarma kazılarından elde edilen ünik buluntular, Antalya Müzesi’ni uluslararası alanda özel bir konuma taşıyor. Müze, bu nitelikleriyle 1988 yılında **“Avrupa Konseyi Yılın Müzesi Özel Ödülü”**ne layık görüldü.

Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı