İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı verilen Antalya Arkeoloji Müzesi’ne ilişkin hazırlanan “deprem raporu” hakkında açıklama yaptı. Açıklamada, “İçindekiler tabelasını asarak algı oluşturmak yerine, raporun tamamı ve içeriği kamuoyuyla paylaşılmalıdır” denildi.
Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı alınan ve 16 Temmuz 2025’ten bu yana kapalı tutulan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin “deprem raporu” 49 gün sonra Müze önüne asıldı.
1C Mühendislik Mimarlık Şirketi tarafından hazırlanan ve Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sabahattin Aykaç ile İnşaat Yüksek Mühendisi Yüksel Kaya’nın imzasını taşıyan belgenin yalnızca içindekiler kısmı ve son sayfası yayımlandı; raporda hazırlanma tarihine dair herhangi bir ibare bulunmamıştı.

İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Müze Çalışma Grubu ve yurttaşlar konuya ilişkin müze önünde bugün (3 Eylül) saat 18.30’da basın açıklaması yaptı.
Kurum adına basın açıklamasını İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Başkanı Mehmet Soner Akdoğan okudu.
Açıklamada, “Antalya’nın en önemli kültürel miraslarından biri olan Antalya Arkeoloji Müzesi, 53 yıllık geçmişiyle yalnızca sergilediği eserlerle değil, bulunduğu konumu ve taşıdığı simgesel değerle de kentimizin göz bebeği olmuştur. Ne var ki; 20 Mart tarihinde, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz’ün de katıldığı toplantıda müzenin ‘depreme dayanıksız ve depolama alanlarının yetersiz olduğu’ gerekçesiyle yıkılacağı açıklanmış, yeni müze projesi kamuoyuna duyurulmuştur” denildi.
“GÖSTERMELİK SUNUMLARLA KONUNUN ÜZERİ ÖRTÜLMÜŞTÜR”
Bilimsel raporların paylaşılmasını ve kamuoyunun yanıltılmamasını defalarca talep ettikleri belirtilen açıklamada, “Ancak gelinen noktada yıkım kararı çoktan alınmış ve uygulamaya konulmuş, meslek odaları ve STK’ların görüşleri dikkate alınmamış, Antalya kamuoyu sürecin dışında bırakılmış, bilimsel raporlar kamuoyundan gizlenmiş, göstermelik sunumlarla konunun üzeri örtülmüştür” ifadeleri kullanıldı.
“ELİMİZDE HERHANGİ BİR RAPOR YOKTUR”
Yetkililerin süreç boyunca “Deprem Performans Analizi Raporu var” diyerek kamuoyunu bilgilendirdiklerini iddia edildiği söylenen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Ancak talep ettiğimizde tarafımıza yalnızca yıllar önce yapılmış beton basınç deneyi sonuçları gönderilmiş, bu verilerin tek başına bir yapının deprem dayanımını kanıtlamaya yetmeyeceğini defalarca vurgulamamıza rağmen taleplerimiz yanıtsız bırakılmıştır. Daha sonra 7 Ağustos’ta Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın katılımıyla yapılan toplantıda Prof. Dr. Sebahattin Aykaç, sahada yaptığı bazı deneylerin sonuçlarını sunmuş, yapının yıkılması gerektiğini ileri sürmüştür. Bu toplantıda Meslek Odamız, Deprem Performans Analizi Hesap Raporu’nun tarafımıza iletilmesini yeniden talep etmiş, Bakan Yardımcısı da raporun paylaşılacağına dair söz vermiştir. Ancak aradan geçen süreye rağmen hâlâ elimizde herhangi bir rapor yoktur.”

“BU RAPORUN İHALESİ KİME, HANGİ YÖNTEMLE VERİLMİŞTİR?”
Dün (2 Eylül) Antalya Arkeoloji Müzesi’nin etrafına reklam panoları asılarak “işte deprem performans raporu” denildiği ifade edilen açıklamada, “Oysa asılan pano, binlerce sayfalık bilimsel raporların yerini tutmayan, yalnızca raporun içindekiler indeksi ve sonuç sayfasından ibarettir. İçindekiler tabelasını asarak algı oluşturmak yerine, raporun tamamı ve içeriği kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Bu durum, liyakatsiz kadroların süreci nasıl yönettiğinin en somut göstergesidir” denildi.
Açıklamada, şu sorular soruldu:
1. Var olduğu iddia edilen Deprem Performans Analizi Raporu neden hâlâ paylaşılmamaktadır?
2. Mevcut müzenin korunarak güçlendirilmesi seçeneği neden gündemden çıkarılmıştır?
3. Zemin etüt raporu ne zaman yapılmıştır, zemin grubu nedir?
4. Bu raporun ihalesi kime, hangi yöntemle verilmiştir?
5. Güçlendirme maliyeti nedir, neden kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?
6. Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık neden sağlanmamaktadır?
7. Müzenin yıkımı için bilimsel verilere değil, ısmarlama raporlara mı dayanılmaktadır?
8. 2002 yılında yapılmış olan bölüm riskli midir? Riskliyse, kamuya 2000 sonrası riskli bir yapı yapılmasında görev almış paydaşlara kamu zararı oluşturmaktan bir yaptırım uygulanacak mıdır?
Açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı:
“İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi olarak, kamu yararı ve bilimsel gerçekler doğrultusunda mücadelemizi sürdüreceğiz. Bilimsel raporlar kamuoyuyla paylaşılana kadar sorularımızı sormaya devam edeceğiz. Antalya’nın kültürel mirasının korunması için ısrarcı olacağız. Kamu kaynaklarının doğru kullanılmasının takipçisi olacağız. Antalya’nın simgelerinden biri olan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin geleceği, kapalı kapılar ardında değil; şeffaflık, ortak akıl ve bilimsel verilerin ışığında ve elbette Antalya kamuoyunun katılımıyla belirlenmelidir.”

Antalya Arkeoloji Müzesi Yıkım Süreci Kronolojisi
- 20 Mart 2025: Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından müze hakkında resmi yıkım duyurusu yapıldı. Yıkım gerekçesi olarak müze yöneticilerinin bakım eksiklikleri sonucu ortaya çıkan onarım ihtiyacı gösterildi.
- 27 Mart 2025: Antalya Kültürel Miras Derneği (ANKA), Antalya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na müzenin tescili için başvuruda bulundu.
- 10 Nisan 2025: Bölge Kurulu, ANKA’nın tescil başvurusunu olumsuz yanıtladı.
- 24 Nisan 2025: Serbest Mimarlar Derneği çatısı altında “Antalya Müzesini Yeniden Düşünmek” başlıklı bir panel düzenlendi. Antalya Bilim Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, “Diyaloglar ve Mimarlıklar” teması çerçevesinde bitirme projelerini sergiledi. Panelde müzenin yıkım kararının hatalı olduğu bilimsel bir platformda dile getirildi.
- 29 Mayıs 2025: ANKA, Bölge Kurulu’nun olumsuz tescil kararına itirazını Ankara’daki Yüksek Kurula taşıdı.
- 5 Haziran 2025: Yüksek Kurul kararı beklenirken müzenin taşınması için ihale yapıldı.
- 27 Haziran 2025: Yüksek Kurul, ANKA’nın itirazını olumsuz yanıtladı.
- 5 Temmuz 2025: Müze Çalışma Grubu adına gerçekleştirilen basın açıklaması, kamuoyu tarafından fark edilen ilk kitlesel eylem olarak kayıtlara geçti.
- 7 Temmuz 2025: Merkez Mimarlar Odası, Antalya Kurulu’nun olumsuz tescil kararını mahkemeye taşıdı. Davayı, “bir kültür varlığı adına verilmiş mücadelenin hukuksal zemini” olarak tanımladı.
- Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, Müze Çalışma Grubu’nun çağrısıyla 7 Temmuz Antalya Arkeoloji Müzesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
- 7 Temmuz 2025’te ICOMOS Türkiye, ISC20c Türkiye, ISCARSAH Türkiye, DOCOMOMO Türkiye ve KORDER ortak yayınladıkları görüş metninde, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin kültür varlığı niteliğini oluşturan özgün değerlerinin korunarak yaşatılması gerektiğini vurguladı. Metinde, müzenin güncel yönetmeliklere uygun şekilde güçlendirilip özgün mimari nitelikleri esas alınarak restore edilebileceği belirtilerek, Antalya Müzesi’nin Modern Mimarlık Mirası olarak korunmasının önemi dile getirildi.
- 13 Temmuz 2025: Müze Çalışma Grubu tarafından Müze Çalıştayı ve Forumu düzenlendi.
- 14 Temmuz 2025: Yurttaşlar Müze önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
- Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, yurttaşlar 15 Temmuz Antalya Arkeoloji Müzesi önünde eylem yaptı.
- 16 Temmuz 2025: Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Arkeoloji Müzesi’ni ziyaretçilere kapatma kararı aldı. Aynı gün, yurttaşlar Müze önündeki eylemlerini sürdürdü.
- 25 Temmuz 2025: İMO Antalya Şubesi’nin desteğiyle eylemler devam etti.
- 2 Ağustos 2025: Akdeniz Serbest Mimarlar Derneği (Akdeniz SMD) müze önünde basın açıklaması yaptı.
- 17 Ağustos 2025: İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkımına gerekçe gösterilen “Deprem Performans ve Analiz Raporu”nun hâlâ kamuoyu ile paylaşılmadığını açıkladı. Oda, raporu sürecin başından itibaren talep ettiklerini ancak hâlâ paylaşılmadığını belirterek durumun ciddi bir soru işareti yarattığını duyurdu.
- 17 Ağustos 2025’te ayrıca Müze Çalışma Grubu, haftalardır süren direnişini kitaplaştırdı. İlk protestosunu 5 Temmuz’da gerçekleştiren grup, o tarihten itibaren yapılan basın açıklamalarını, yıkım kararını çürüten bilimsel raporları, medyada yer alan haberleri ve değerlendirme yazılarını 338 sayfalık ve 7 bölümden oluşan bir e-kitapta bir araya getirdi. Eserin editörlüğünü Müze Çalışma Grubu akademisyenleri Prof. Dr. Gül Işın, Prof. Dr. T. Elvan Altan, Prof. Dr. Hilmi Uysal, Prof. Dr. Nihat Dipova ve Prof. Dr. Memduh Sami Taner üstlendi.
- 21 Ağustos’ta Müze Çalışma Grubu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Cavit Arı, CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, CHP Konyaaltı İlçe Başkan adayı Ahmet Burak Zor, Antalya Barosu, Türk Tabipler Birliği (TTB) Antalya Şubesi, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, sendikalar ve yurttaşların katılımıyla bir eylem gerçekleştirildi
- Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, yurttaşlar 23 Ağustos Antalya Arkeoloji Müzesi önünde canlı heykellerle “gece müzeciliği” etkinliği yaptı.
- Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı verilen Antalya Arkeoloji Müzesi’nin “deprem raporu” 49 gün (2 Eylül) sonra ortaya çıktı; müze çalışanları tarafından girişe asılan raporda ise yalnızca içindekiler bölümü yer aldı.
ANTALYA MÜZESİ’NİN KURULUŞUNDAN GÜNÜMÜZE YOLCULUĞU
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 1919’da İtalyanların Antalya’yı işgal yıllarında, açıkta bulunan eski eserlerin İtalyan Konsolosluğu’na taşınmak istenmesi üzerine Süleyman Fikri Erten harekete geçti. Antalya Lisesi’nde öğretmenlik yapan Erten, 15 Ekim 1919’da Antalya Mutasarrıflığı’na başvurarak kendisini fahri Asar-ı Atika Memuru tayin ettirdi ve müze kurma çalışmalarını başlattı.
İlk olarak şehir merkezinde bulunan eserler, Tekeli Mehmet Paşa Camii karşısındaki terk edilmiş Bayraktar Baba Türbesi’nde toplanarak “depo müze” oluşturuldu. 1922’de mübadele sonrasında Rumlardan kalan Panaya Kilisesi’ne (Alâaddin Camii) taşınan eserler, Antalya’nın ilk resmi müze binasının temelini oluşturdu. Müze, 1937’de Yivli Minare Camii’ne, 1972’de ise günümüzde kullanılan binasına taşındı.
Bugün 30 bin metrekarelik bir alanda hizmet veren Antalya Müzesi, kapalı sergi salonları ve açık hava galerilerinin yanı sıra çocuk bölümü, modern sanatlar sergi salonu, konferans salonu, kafeterya ve video gösterim salonuyla ziyaretçilerini ağırlıyor.
Alt Paleolitik Çağ’dan Bizans Dönemi’ne uzanan geniş koleksiyonuyla öne çıkan müzede; doğa tarihi ve prehistorya eserleri, klasik dönem seramikleri, Perge kökenli mitolojik heykeller, lahitler, takılar, sikkeler, mozaikler, ikonalar ile cam ve madeni eserler sergileniyor.
Özellikle Perge kazılarından çıkarılan Roma Dönemi heykeltıraşlık eserleri ve müze kurtarma kazılarından elde edilen ünik buluntular, Antalya Müzesi’ni uluslararası alanda özel bir konuma taşıyor. Müze, bu nitelikleriyle 1988 yılında **“Avrupa Konseyi Yılın Müzesi Özel Ödülü”**ne layık görüldü.
Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı






