Antalya Arkeoloji Müzesi’nin “deprem raporu” açıklandı

antalya arkeoloji müzesi deprem raporu antalya arkeoloji müzesi deprem raporu

Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı verilen Antalya Arkeoloji Müzesi’nin “deprem raporu” 49 gün sonra ortaya çıktı; müze çalışanları tarafından girişe asılan raporda ise yalnızca içindekiler bölümü yer aldı.

Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı alınan ve 16 Temmuz 2025’ten bu yana kapalı tutulan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin “deprem raporu” 49 gün sonra Müze önüne asıldı.

1C Mühendislik Mimarlık Şirketi tarafından hazırlanan ve Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sabahattin Aykaç ile İnşaat Yüksek Mühendisi Yüksel Kaya’nın imzasını taşıyan belgenin yalnızca içindekiler kısmı ve son sayfası yayımlandı; raporda hazırlanma tarihine dair herhangi bir ibare bulunmadı.

Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Hilmi Uysal, bir yapıyla ilgili hazırlanan teknik raporda tarih bulunmamasına dikkat çekti. Uysal, belgenin geçerliliği açısından bunun önemli bir sorun olduğunu belirterek, “Bu kadar önemli bir konuda tarih mutlaka olmalı” dedi.

Raporda, söz konusu binanın “performans hedeflerini sağlamadığı” ve beklenen güvenlik seviyesini karşılamadığı ifade edildi. Bu nedenle yapının korunmasının mümkün olmadığı, yalnızca “kayıt altına alınmasının” önerildiği kaydedildi.

Uysal, raporda binanın güçlendirilmesine ilişkin kesin bir hüküm yer almadığını vurguladı. “Güçlendirilemez” ifadesinin bulunmadığını, yalnızca mevcut haliyle ciddi risk taşıdığı ve yönetmelik çerçevesinde güçlendirmenin ekonomik açıdan uygun görülmediğinin belirtildiğini aktardı. Uysal, bunun güçlendirmenin teknik olarak mümkün olabileceği ancak maliyet nedeniyle tercih edilmediği anlamına gelebileceğini söyledi.

Uysal, maliyetin net olarak belirtilmediğini, “Güçlendirme maliyeti iki buçuk milyar mı? Yeni bir müze yapmak mı daha ekonomik?” sorularının yanıtsız bırakıldığını dile getirdi. Raporda iki gerekçenin öne çıktığını belirtti: “hazineyi korumak” ve “bütçeyi gözetmek”.

“Bu karar gerçekten kamu yararına mı, yoksa ekonomik gerekçelerle kültürel ve tarihi bir yapının gözden çıkarılması mı?” sorusunu yönelten Uysal, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin devreye girmesi gerektiğini ifade etti.

Uysal ayrıca belgelerin sunum biçimine de eleştiride bulundu. Belgelerin “asılmak üzere gönderildiğini” ancak ilgili çalışma grubuna resmi olarak iletilmediğini belirterek bunun bilgi eksikliğine yol açtığını söyledi. Belgelerdeki tarih eksikliğinin ve belirsiz ifadelerin kamuoyunda güven sorununa neden olduğunu vurguladı.

Ayrıca bir yurttaşın yaptığı bilgi edinme talebine ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan şu yanıt verildi:

“1112460 numaralı başvuru sonucunuz aşağıda tarafınıza sunulmuştur.

“Söz konusu raporlar ilgili kurumlar tarafından hazırlanmıştır. Yapının malzeme özellikleri, beton kalitesi, taşıyıcı sisteminin güncel deprem yönetmeliğine göre tamamen yetersiz olması, sadece kısmi güçlendirme ile binanın güvenli hale getirilmesini mümkün kılmamaktadır. Güçlendirme halinde dahi hem mimari bütünlük hem de işlevsellik kaybolacağından yapının uzun vadeli güvenliği ve çağdaş müzecilik gerekleri sağlanamayacaktır. Yeni yapılacak müze binası, modern sergileme, konservasyon, depo, laboratuvar, ofis ve ziyaretçi alanlarını içeren uluslararası standartlarda bir kompleks olarak projelendirilmektedir. Maliyet kalemleri sadece yıkım ve kaba inşaatı değil iklimlendirme sistemleri, konservasyon laboratuvarları, depo güvenliği, dijital altyapı, çevre düzenlemesi ve sergileme sistemleri gibi çağdaş müzecilik gerekliliklerini de kapsamaktadır. Bu nedenle alınan karar, sadece ekonomik kıyaslamaya değil, güvenlik, fonksiyonellik ve ulusal müzecilik vizyonu çerçevesinde bilimsel değerlendirmelere dayalıdır.”

İyi günler dileriz.”

antalya arkeoloji müzesi deprem raporu

Ayrıca Antalya Arkeoloji Müzesi’ndeki inşaat çalışmaları ise halen devam ediyor.

Antalya Arkeoloji Müzesi Yıkım Süreci Kronolojisi

  1. 20 Mart 2025: Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından müze hakkında resmi yıkım duyurusu yapıldı. Yıkım gerekçesi olarak müze yöneticilerinin bakım eksiklikleri sonucu ortaya çıkan onarım ihtiyacı gösterildi.
  2. 27 Mart 2025: Antalya Kültürel Miras Derneği (ANKA), Antalya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na müzenin tescili için başvuruda bulundu.
  3. 10 Nisan 2025: Bölge Kurulu, ANKA’nın tescil başvurusunu olumsuz yanıtladı.
  4. 24 Nisan 2025: Serbest Mimarlar Derneği çatısı altında “Antalya Müzesini Yeniden Düşünmek” başlıklı bir panel düzenlendi. Antalya Bilim Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, “Diyaloglar ve Mimarlıklar” teması çerçevesinde bitirme projelerini sergiledi. Panelde müzenin yıkım kararının hatalı olduğu bilimsel bir platformda dile getirildi.
  5. 29 Mayıs 2025: ANKA, Bölge Kurulu’nun olumsuz tescil kararına itirazını Ankara’daki Yüksek Kurula taşıdı.
  6. 5 Haziran 2025: Yüksek Kurul kararı beklenirken müzenin taşınması için ihale yapıldı.
  7. 27 Haziran 2025: Yüksek Kurul, ANKA’nın itirazını olumsuz yanıtladı.
  8. 5 Temmuz 2025: Müze Çalışma Grubu adına gerçekleştirilen basın açıklaması, kamuoyu tarafından fark edilen ilk kitlesel eylem olarak kayıtlara geçti.
  9. 7 Temmuz 2025: Merkez Mimarlar Odası, Antalya Kurulu’nun olumsuz tescil kararını mahkemeye taşıdı. Davayı, “bir kültür varlığı adına verilmiş mücadelenin hukuksal zemini” olarak tanımladı.
  10. Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, Müze Çalışma Grubu’nun çağrısıyla 7 Temmuz Antalya Arkeoloji Müzesi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
  11. 7 Temmuz 2025’te ICOMOS Türkiye, ISC20c Türkiye, ISCARSAH Türkiye, DOCOMOMO Türkiye ve KORDER ortak yayınladıkları görüş metninde, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin kültür varlığı niteliğini oluşturan özgün değerlerinin korunarak yaşatılması gerektiğini vurguladı. Metinde, müzenin güncel yönetmeliklere uygun şekilde güçlendirilip özgün mimari nitelikleri esas alınarak restore edilebileceği belirtilerek, Antalya Müzesi’nin Modern Mimarlık Mirası olarak korunmasının önemi dile getirildi.
  12. 13 Temmuz 2025: Müze Çalışma Grubu tarafından Müze Çalıştayı ve Forumu düzenlendi.
  13. 14 Temmuz 2025: Yurttaşlar Müze önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
  14. Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, yurttaşlar 15 Temmuz Antalya Arkeoloji Müzesi önünde eylem yaptı.
  15. 16 Temmuz 2025: Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Arkeoloji Müzesi’ni ziyaretçilere kapatma kararı aldı. Aynı gün, yurttaşlar Müze önündeki eylemlerini sürdürdü.
  16. 25 Temmuz 2025: İMO Antalya Şubesi’nin desteğiyle eylemler devam etti.
  17. 2 Ağustos 2025: Akdeniz Serbest Mimarlar Derneği (Akdeniz SMD) müze önünde basın açıklaması yaptı.
  18. 17 Ağustos 2025: İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkımına gerekçe gösterilen “Deprem Performans ve Analiz Raporu”nun hâlâ kamuoyu ile paylaşılmadığını açıkladı. Oda, raporu sürecin başından itibaren talep ettiklerini ancak hâlâ paylaşılmadığını belirterek durumun ciddi bir soru işareti yarattığını duyurdu.
  19. 17 Ağustos 2025’te ayrıca Müze Çalışma Grubu, haftalardır süren direnişini kitaplaştırdı. İlk protestosunu 5 Temmuz’da gerçekleştiren grup, o tarihten itibaren yapılan basın açıklamalarını, yıkım kararını çürüten bilimsel raporları, medyada yer alan haberleri ve değerlendirme yazılarını 338 sayfalık ve 7 bölümden oluşan bir e-kitapta bir araya getirdi. Eserin editörlüğünü Müze Çalışma Grubu akademisyenleri Prof. Dr. Gül Işın, Prof. Dr. T. Elvan Altan, Prof. Dr. Hilmi Uysal, Prof. Dr. Nihat Dipova ve Prof. Dr. Memduh Sami Taner üstlendi.
  20. 21 Ağustos’ta Müze Çalışma Grubu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Cavit Arı, CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, CHP Konyaaltı İlçe Başkan adayı Ahmet Burak Zor, Antalya Barosu, Türk Tabipler Birliği (TTB) Antalya Şubesi, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, sendikalar ve yurttaşların katılımıyla bir eylem gerçekleştirildi
  21. Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkım kararına karşı, yurttaşlar 23 Ağustos Antalya Arkeoloji Müzesi önünde canlı heykellerle “gece müzeciliği” etkinliği yaptı.
antalya arkeoloji müzesi deprem raporu

ANTALYA MÜZESİ’NİN KURULUŞUNDAN GÜNÜMÜZE YOLCULUĞU

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 1919’da İtalyanların Antalya’yı işgal yıllarında, açıkta bulunan eski eserlerin İtalyan Konsolosluğu’na taşınmak istenmesi üzerine Süleyman Fikri Erten harekete geçti. Antalya Lisesi’nde öğretmenlik yapan Erten, 15 Ekim 1919’da Antalya Mutasarrıflığı’na başvurarak kendisini fahri Asar-ı Atika Memuru tayin ettirdi ve müze kurma çalışmalarını başlattı.

İlk olarak şehir merkezinde bulunan eserler, Tekeli Mehmet Paşa Camii karşısındaki terk edilmiş Bayraktar Baba Türbesi’nde toplanarak “depo müze” oluşturuldu. 1922’de mübadele sonrasında Rumlardan kalan Panaya Kilisesi’ne (Alâaddin Camii) taşınan eserler, Antalya’nın ilk resmi müze binasının temelini oluşturdu. Müze, 1937’de Yivli Minare Camii’ne, 1972’de ise günümüzde kullanılan binasına taşındı.

Bugün 30 bin metrekarelik bir alanda hizmet veren Antalya Müzesi, kapalı sergi salonları ve açık hava galerilerinin yanı sıra çocuk bölümü, modern sanatlar sergi salonu, konferans salonu, kafeterya ve video gösterim salonuyla ziyaretçilerini ağırlıyor.

Alt Paleolitik Çağ’dan Bizans Dönemi’ne uzanan geniş koleksiyonuyla öne çıkan müzede; doğa tarihi ve prehistorya eserleri, klasik dönem seramikleri, Perge kökenli mitolojik heykeller, lahitler, takılar, sikkeler, mozaikler, ikonalar ile cam ve madeni eserler sergileniyor.

Özellikle Perge kazılarından çıkarılan Roma Dönemi heykeltıraşlık eserleri ve müze kurtarma kazılarından elde edilen ünik buluntular, Antalya Müzesi’ni uluslararası alanda özel bir konuma taşıyor. Müze, bu nitelikleriyle 1988 yılında **“Avrupa Konseyi Yılın Müzesi Özel Ödülü”**ne layık görüldü.

Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı